Bürûc Suresi Tanıtımı: Burçlu Gök, Ashâb-ı Uhdûd Kıssası ve İmanda Sebat
Bürûc Suresi’nin 22 ayetlik içeriği: burçlu göğe yemin, ateş hendeklerinde inananlara yapılan zulüm (Ashâb-ı Uhdûd), tevbe kapısı, Allah’ın isimleri ve levh-i mahfuz.
- Burçlu gök ve şahit olunan gün
- Ashâb-ı Uhdûd
- Kıssanın yeri ve tarihsel tartışma
Bürûc Suresi, Mushaf’ta 85. sırada yer alan, yirmi iki ayetlik bir Mekke suresidir. Burçlu göğe, vaat edilen güne, şahit ve şahit olunana yeminle başlar; iman ettikleri için ateş hendeklerine atılanların kıssasını anlatır ve Allah’ın güçlü, bağışlayan ve sevgi dolu isimlerini hatırlatır. Sure inananların sabrını ve Allah’ın şahitliğini vurgular.
Burçlu gök ve şahit olunan gün
Sure “Burçlar sahibi göğe, vaat edilen güne, şahit olana ve şahit olunana andolsun” diye başlar. Müfessirler burçları büyük yıldızlar veya gökyüzünde konaklar olarak yorumlar. Vaat edilen gün kıyamet, şahit cuma veya hacı grubu gibi farklı biçimlerde açıklanmıştır. Bu yeminin cevabı “hendek sahiplerinin kahrolması” şeklindedir.
Ashâb-ı Uhdûd
4-8. ayetler, odunu çok olan ateş dolu hendek sahiplerinin helak olduğunu bildirir. Onlar kenarında oturmuş, müminlere yapılanı seyrediyorlardı. Müminlere olan kızgınlıkları ise sırf güçlü, övgüye layık Allah’a iman etmeleri yüzündendi. Müslim’de Suheyb’den nakledilen uzun bir hadise göre, eski bir kral, bir kahin, bir keşiş ve yetenekli bir genç vardı. Genç, keşişin yanında iman etmiş ve halkı İslam’a (tevhide) çağırmıştı. Kral onu öldürmek için çeşitli yollara başvurdu; sonunda genç, “Bismillahi rabbi’l-gulam” denerek ok atılması önerisini kendisi sundu ve öldü. Halk “Gulamın Rabbine inandık” diyerek iman etti. Kral hendekler kazdırıp inananları ateşe attı. Bir kadının çocuğunun “Anne sabret, sen haksın” sözüyle ateşe girdiği de rivayetin içinde yer alır.
Kıssanın yeri ve tarihsel tartışma
Müfessirler, olayın geçtiği yerin Yemen’deki Necran olduğunu, Zû Nüvâs adlı kralın Hıristiyan halka yaptıklarına işaret ettiğini söyler; fakat başka yer ve kişilerle ilgili rivayetler de vardır. Kur’an’ın kıssayı isimsiz ve genel bırakması, ayrıntıdan çok dersin önemli olduğunu gösterir: İnanç uğruna zulüm gören mümin, Allah’ın gözü önündedir. Bu ayetler, Mekke’deki ilk Müslümanların maruz kaldıkları baskı karşısında teselli de sunmuştur.
Tevbe kapısı ve müjde
10. ayet inanan erkek ve kadınlara işkence edip sonra tevbe etmeyenlerin cehennem azabına ve yakıcı bir ateşe çarptırılacağını bildirir. “Tevbe etmeyen” ifadesi dikkat çekicidir; zalimler için bile tevbe kapısının açık olduğunu ima eder. Hasan-ı Basrî’ye atfedilen bir yorumda, “Bunlar öldürüp yakan kimseler, hâlâ onlara tevbe kapısı açıkken Allah’ın cömertliğine bakın” dendiği nakledilir. İman edip salih amel işleyenlere ise altından ırmaklar akan cennetler vardır ve bu büyük kurtuluştur.
Allah’ın isimleri ve levh-i mahfuz
12-16. ayetler Allah’ın şiddetli yakalayışını bildirir ve peşinden sevgi dolu isimleri sayar: O başlatır ve geri döndürür, Gafûr’dur, Vedûd’dur, Arş’ın sahibidir, Mecîd’dir ve dilediğini yapandır. Böylece sureyi baştan sona saran bir denge görülür: zalimlere karşı şiddet, mümine karşı sevgi ve bağışlama. Firavun ve Semûd ordularının hikâyesi hatırlatılır; kâfirler yalanlama içindedir ama Allah onları kuşatmıştır. Kur’an şanlı bir Kur’an olup levh-i mahfuzdadır.
İmanda sebat dersi
Bürûc, sabrın ve imanda sebatın surelerinden biri olarak kabul edilir. Ashâb-ı Uhdûd’un hikâyesi, farklı dönemlerde dinî baskı altında kalan topluluklar için moral kaynağı olmuştur. Meryem ve Kehf surelerindeki kıssalar, dinî hayatını koruma mücadelesini işleyen benzer örneklerdir. Zalimlere verilen sonuç için Tebbet ve ahiret hesabı için Nebe’ sureleri de okunabilir.
Şahit ve şahit olunan
3. ayetteki “şâhid ve meşhûd” kelimeleri tefsirde çeşitli şekillerde açıklanır. Ebû Hüreyre’ye nispet edilen bir yoruma göre şahit Cuma günü, şahit olunan Arefe günü veya kıyamet günüdür. Başka yorumlarda şahit, peygamber veya Allah; şahit olunan ise ümmet veya kıyamet gününde tanıklık edilecek kimselerdir. Bu çeşitlilik, kelimelerin birden fazla anlam taşımasından gelir. Önemli olan, yeminin cevabında zalimlerin akıbetine geçilmesidir: tanıklık, bilgi ve hesap düşüncesi ile hendek sahiplerinin hikâyesi ilişkilendirilir. Mazlumların acısı karşısında Allah’ın bilgisi ve şahitliğinin sürdüğü, bu bölümün teselli yönünü oluşturur.
Sıkça Sorulan Sorular
Ashâb-ı Uhdûd kimlerdir?
Hendek sahipleri anlamına gelir. Sure, inananları ateş dolu hendeklere atan zalimlerin kıssasını anlatır. Müslim’de Suheyb’den nakledilen rivayet ayrıntılar verir.
Burç kelimesi sure bağlamında ne demektir?
İlk ayetteki “burçlar sahibi gök” ifadesi, gökyüzündeki yıldız kümelerine veya büyük yıldız konaklarına işaret eder. Astrolojik anlam taşımaz.
Allah’ın hangi isimleri geçer?
Sure, Allah’ı Azîz, Hamîd, Gafûr, Vedûd, Zü’l-Arş, Mecîd ve Fa‘‘âlün li-mâ yürîd olarak tanıtır.
Bürûc Suresi kaç ayettir?
Yirmi iki ayettir ve Mekke döneminde inmiştir. Mushaf sırası 85’tir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bürûc Sûresi" maddesi; Müslim, Zühd; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Tefsir
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bürûc Sûresi" maddesi
- Müslim, Zühd
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Tefsir
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.