Farz, Vacip, Sünnet, Mekruh Nedir?
Fıkıhta şer'i hükümler: farz (farz-ı ayn, farz-ı kifâye), vacip, sünnet (müekkede, gayr-i müekkede), müstehap, mübah, mekruh ve haram; örneklerle.
- Şer'î Hüküm Nedir?
- Yapılması İstenen Fiiller
- Serbest Bırakılan Fiiller
Şer’î Hüküm Nedir?
İslam fıkhında, mükellef (akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış) kişilerin fiillerine ilişkin Allah’ın koyduğu hükümlere şer’î hüküm denir. Bir Müslümanın yaptığı her davranışın dini açıdan bir hükmü vardır: Ya yapılması istenmiştir, ya yapılmaması istenmiştir ya da kişi serbest bırakılmıştır. Âlimler bu hükümleri, delilin kesinlik derecesine ve talebin kuvvetine göre farklı kategorilere ayırmışlardır.
Aşağıda Hanefî mezhebinin sınıflandırması esas alınmıştır. Şâfiî ve diğer mezhepler farz ile vacibi aynı anlamda kullanır ve ayrı bir vacip kategorisi kabul etmez.
Yapılması İstenen Fiiller
Farz
Farz, Allah’ın kesin bir delille (Kur’an’ın açık ayeti veya mütevatir sünnet) yapılmasını kesin olarak emrettiği fiildir. Farzı yapan sevap kazanır; özürsüz olarak terk eden büyük günah işlemiş olur ve azabı hak eder. Farz olduğu kesin olan bir hükmü inkâr etmek ise imanı zedeler. Beş vakit namaz, Ramazan orucu, zekât ve imkânı olana hac farzdır.
Farz ikiye ayrılır:
- Farz-ı ayn: Her mükellefin bizzat yerine getirmesi gereken farzdır. Beş vakit namaz ve Ramazan orucu gibi. Bir kişinin yapması diğerlerinin üzerinden sorumluluğu kaldırmaz.
- Farz-ı kifâye: Toplumun bir kısmı tarafından yerine getirildiğinde diğerlerinin üzerinden sorumluluğun düştüğü farzdır. Cenaze namazı kılmak, selam almak ve toplumun ihtiyaç duyduğu ilim ve meslekleri öğrenmek gibi. Hiç kimse yapmazsa bütün toplum sorumlu olur.
Vacip
Vacip, yapılması istenen, ancak delili farz derecesinde kesin olmayan (zannî) fiildir. Hanefî mezhebine özgü bir kavramdır. Vacibi terk etmek günahtır; ancak farzı terk etmek kadar ağır değildir. Vacibi inkâr eden kimse ise dinden çıkmış olmaz. Vitir namazı, bayram namazları, fıtır sadakası, imkânı olana kurban kesmek ve tilavet secdesi Hanefîlere göre vaciptir. Namazın vaciplerinden biri yanılarak terk edilirse sehiv secdesi yapılır.
Sünnet
Sünnet, Peygamberimizin farz ve vacip dışında yaptığı, yapılmasını tavsiye ettiği veya onayladığı fiillerdir. Sünneti yapan sevap kazanır; terk eden günaha girmez, ancak devamlı terk etmek kınanmayı gerektirir ve Peygamberimizin şefaatinden mahrum kalmaya sebep olabilir.
- Sünnet-i müekkede: Peygamberimizin devamlı yaptığı, pek az terk ettiği sünnetlerdir. Sabah namazının sünneti, öğlenin ilk ve son sünneti, akşam ve yatsının sünnetleri, ezan ve kamet, cemaatle namaz bu gruptandır. Sabah namazının sünneti, sünnetlerin en kuvvetlisidir.
- Sünnet-i gayr-i müekkede: Peygamberimizin zaman zaman yapıp zaman zaman terk ettiği sünnetlerdir. İkindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetleri bunlara örnektir.
Müstehap (Mendup)
Peygamberimizin ara sıra yaptığı veya yapılmasını teşvik ettiği, yapılması sevap olan, terk edilmesinde bir sakınca bulunmayan fiillerdir. Nafile oruçlar, kuşluk namazı, sadaka vermek ve abdestte sağdan başlamak müstehap fiillerdendir. Fıkıh kitaplarında bu fiiller için adab, fazilet ve nafile gibi terimler de kullanılır.
Serbest Bırakılan Fiiller
Mübah
Mübah, yapılıp yapılmaması kişinin tercihine bırakılan fiildir. Yapılmasında sevap, terk edilmesinde günah yoktur. Yemek, içmek, uyumak, gezmek ve helal yollarla çalışmak gibi günlük işlerin çoğu mübahtır. Ancak mübah bir fiil, güzel bir niyetle yapıldığında ibadete dönüşebilir. Örneğin ibadete güç kazanmak niyetiyle uyumak veya ailesinin nafakasını kazanmak için çalışmak sevap kazandırır.
Yapılmaması İstenen Fiiller
Mekruh
Mekruh, dinin yapılmamasını istediği, ancak haram derecesinde kesin olarak yasaklamadığı fiildir. Hanefîler mekruhu ikiye ayırır:
- Tahrîmen mekruh: Harama yakın olan mekruhtur. Zannî bir delille yasaklanmıştır ve işlenmesi günahtır. Güneşin doğuşu, tam tepede olduğu an ve batışı sırasında namaz kılmak, cuma ezanı okunduktan sonra alışverişle meşgul olmak gibi.
- Tenzîhen mekruh: Helale yakın olan mekruhtur. Terk edilmesi daha iyidir; işlenmesi günah değildir, ancak kınanmayı gerektirir. Abdestte suyu gereğinden fazla kullanmak gibi.
Haram
Haram, Allah’ın kesin bir delille yapılmasını yasakladığı fiildir. Haramdan kaçınan sevap kazanır; işleyen büyük günaha girer. Haram olduğu kesin olan bir şeyi helal saymak imanı zedeler. İçki içmek, kumar oynamak, faiz almak, zina etmek, yalan söylemek, gıybet etmek ve hırsızlık yapmak haramdır.
Özet Tablo Yerine Kısa Liste
- Farz: Yapılması kesin emredilen; terki büyük günah. Örnek: Beş vakit namaz.
- Vacip: Yapılması emredilen, delili zannî; terki günah. Örnek: Vitir namazı.
- Sünnet: Peygamberimizin yolu; yapılması sevap, terki kınanır. Örnek: Sabah namazının sünneti.
- Müstehap: Yapılması sevap, terki sakıncasız. Örnek: Nafile oruç.
- Mübah: Serbest bırakılan. Örnek: Helal yiyecekleri yemek.
- Mekruh: Yapılmaması istenen. Örnek: Kerahat vakitlerinde namaz kılmak.
- Haram: Kesin olarak yasaklanan. Örnek: İçki içmek.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I: İman ve İbadetler; Serahsî, Usûlü's-Serahsî; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Farz", "Vâcip", "Sünnet", "Mekruh" md.
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I: İman ve İbadetler
- Serahsî, Usûlü's-Serahsî
- İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Farz", "Vâcip", "Sünnet", "Mekruh" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.