🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Adak (Nezir) Nedir? Hükümleri ve Şartları

Aile ve Toplum FıkhıGüncelleme: 21 Eylül 20266 dk okuma

Adak nedir, nasıl adanır, geçerlilik şartları, adak kurbanının eti, adağı yerine getiremeyen kişinin durumu ve adakla ilgili yanlış inanışlar.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Adak Nedir?
  • Adak Tavsiye Edilir mi?
  • Adağın Geçerlilik Şartları

Adak Nedir?

Adak (nezir), kişinin dinen yapmakla yükümlü olmadığı bir ibadeti, Allah rızası için kendi üzerine vacip kılmasıdır. Örneğin “Hastalığım iyileşirse Allah rızası için bir kurban keseceğim” veya “Oğlum sınavı kazanırsa üç gün oruç tutacağım” demek birer adaktır. Adak sözlü olarak yapılır; yalnızca kalpten geçirmekle adak gerçekleşmiş olmaz.

Kur’an-ı Kerim, iyi kulları övürken onların adaklarını yerine getirdiklerini bildirir (İnsan Suresi, 76/7). Hac Suresi’nde de adakların yerine getirilmesi emredilir (Hac Suresi, 22/29). Hz. Peygamber ise “Kim Allah’a itaat etmeyi adarsa ona itaat etsin; kim Allah’a isyan etmeyi adarsa ona isyan etmesin” buyurmuştur (Buhârî, Eymân).

Adak Tavsiye Edilir mi?

Hz. Peygamber, adakta bulunmayı teşvik etmemiş, adağın kaderi değiştirmediğini, onunla ancak cimrinin elinden bir şey çıkarıldığını bildirmiştir (Buhârî, Kader; Müslim, Nezr). Bu hadis, “şu olursa şunu yaparım” şeklinde Allah ile pazarlığa benzeyen adakların pek de makbul görülmediğini gösterir. Bir iyilik yapmak isteyen kişinin, bir şarta bağlamadan doğrudan sadaka vermesi, oruç tutması veya namaz kılması daha faziletlidir. Bununla birlikte adak yapılmışsa yerine getirilmesi vaciptir.

Adağın Geçerlilik Şartları

Hanefî mezhebine göre adağın geçerli olması için şu şartlar aranır:

  1. Adanan şey, cinsinden farz veya vacip bir ibadet bulunan bir ibadet olmalıdır. Namaz, oruç, sadaka, kurban ve itikâf bu türdendir. Cami temizliği, hasta ziyareti gibi cinsinden farz ibadet bulunmayan işler adanırsa bağlayıcı olmaz.
  2. Adanan şey kendi başına bir ibadet olmalıdır. Abdest almak gibi başka bir ibadetin vesilesi olan fiiller adanamaz.
  3. Adanan şey zaten farz veya vacip olan bir ibadet olmamalıdır. Beş vakit namaz veya Ramazan orucu adanamaz.
  4. Adanan şey günah olmamalıdır. İçki içmeyi, akraba ile küsmeyi veya haram bir işi adamak geçersizdir.
  5. Adanan şey, kişinin mülkiyetinde olmayan başkasının malı olmamalıdır.

Adak Türleri

  • Şarta bağlı adak: “Hastam iyileşirse kurban keseceğim” gibi. Şart gerçekleşince adak vacip olur.
  • Şarta bağlı olmayan adak: “Allah rızası için üç gün oruç tutmak üzerime borç olsun” gibi. Hemen vacip olur.
  • Belirli bir zamana bağlı adak: Hanefîlere göre adanan ibadetin belirtilen gün, yer veya kişi ile yapılması şart değildir. Örneğin cuma günü Kâbe’de iki rekât namaz adayan, başka bir gün ve yerde kılarak adağını yerine getirebilir.

Adak Kurbanı

Adak olarak kesilen kurbanın eti tamamen fakirlere dağıtılır. Adak sahibi, eşi, çocukları, torunları, anne-babası ve dedeleri bu etten yiyemez; zengin kimselere de verilemez. Bir kimse bu kişilerden birine yedirirse, yenen kısmın değerini fakirlere sadaka olarak vermesi gerekir. Adak kurbanının yaşı ve kusursuzluğu kurbandaki şartlarla aynıdır.

Adak kurbanını belirli bir türbede, yatırda veya mezarın yanında kesmek gerekmez. Adağın bir ölüye, türbeye veya evliyaya yapılması, bu varlıkların bir şey kazandıracağı inancıyla yapılıyorsa tevhid inancıyla bağdaşmaz. Adak yalnızca Allah’a yapılır.

Adağı Yerine Getiremeyen Kişi

Adadığı ibadeti yapmaya gücü yetmeyen kişi, gücü yetince yerine getirir. Oruç adamış olup hastalık veya yaşlılık sebebiyle hiç tutamayacak durumda olan kimse, her gün için bir fidye verir. Adağı yerine getirmeden vefat eden kişinin, adağın yerine getirilmesini vasiyet etmesi gerekir. Kişi adağını yerine getiremeyeceği bir şeyi adamışsa, bazı durumlarda yemin kefareti gerektiği de kabul edilmiştir; ancak Hanefîlerde asıl olan adanan ibadetin yerine getirilmesidir.

Yanlış İnanış ve Uygulamalar

  • Adağı yerine getirmeyenin başına bir felaket geleceği yönündeki korkutucu inanışların dinde yeri yoktur; ancak geçerli adak dinen bir borçtur ve ödenmelidir.
  • Ağaçlara bez bağlamak, türbe duvarlarına mum yakmak gibi uygulamalar adak sayılmaz ve dinen uygun değildir.
  • Adak kurbanı illa koç veya horoz olmak zorunda değildir; adanan şey neyse o yerine getirilir.

Adak ile Sadaka Arasındaki Fark

Adak ile sadaka arasında önemli farklar vardır. Sadaka gönüllü bir iyiliktir; verilip verilmemesi, miktarı ve kime verileceği kişinin tercihine bağlıdır. Adak ise kişinin kendi sözüyle üzerine vacip kıldığı bir yükümlülüktür ve yerine getirilmesi borçtur. Adak olarak verilen mal ve etler yalnızca fakirlere verilebilirken, sadakadan zenginler de hediye olarak faydalanabilir.

Bu nedenle bir işin gerçekleşmesini isteyen kimsenin, şarta bağlı adak yerine, o işin hayırla sonuçlanması için önceden sadaka vermesi ve dua etmesi daha güzeldir. Hz. Peygamber, sadakanın belaları defettiğini ve Rabbin öfkesini söndürdüğünü bildiren rivayetlerle sadakayı teşvik etmiştir. Adak yapılmışsa da geciktirmeden, bir an önce yerine getirmek gerekir; çünkü ölüm ne zaman gelir bilinmez ve yerine getirilmemiş adak kişinin boynunda bir borç olarak kalır.

Adakla ilgili özel durumunuz için müftülüklere, fetva.diyanet.gov.tr adresine veya Alo 190 hattına danışabilirsiniz.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İnsan Suresi (76/7); Hac Suresi (22/29); Buhârî, Eymân; Buhârî, Kader; Müslim, Nezr; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I: İman ve İbadetler; Kâsânî, Bedâiu's-sanâi', Kitâbü'n-Nezr; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nezir" md.

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. İnsan Suresi (76/7)
  2. Hac Suresi (22/29)
  3. Buhârî, Eymân
  4. Buhârî, Kader; Müslim, Nezr
  5. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I: İman ve İbadetler
  6. Kâsânî, Bedâiu's-sanâi', Kitâbü'n-Nezr
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nezir" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.