Vasiyet Nedir? Hükümleri ve Sınırları
Vasiyetin tanımı, hükmü, üçte bir sınırı, mirasçıya vasiyet meselesi, manevi vasiyet ve vasiyetname hazırlarken dikkat edilecek hususlar.
- Vasiyet Nedir?
- Vasiyetin Hükmü
- Üçte Bir Sınırı
Vasiyet Nedir?
Vasiyet, kişinin vefatından sonra geçerli olmak üzere malının bir kısmını bir kimseye veya bir hayır kurumuna bağışlaması ya da ölümünden sonra yapılmasını istediği işleri bildirmesidir. Kur’an-ı Kerim vasiyetten pek çok ayette söz eder ve miras paylarının “yapılan vasiyetten ve borçtan sonra” dağıtılacağını bildirir (Nisâ Suresi, 4/11-12).
Hz. Peygamber, “Vasiyet edecek bir şeyi bulunan müslümanın, vasiyeti yanında yazılı olmadan iki gece geçirmesi doğru değildir” buyurmuştur (Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Vasiyye). Sahabi Abdullah b. Ömer bu hadisi duyduktan sonra vasiyeti yanında olmadan bir gece bile geçirmediğini söylemiştir.
Vasiyetin Hükmü
Vasiyet genel olarak müstehaptır. Ancak kişinin üzerinde ödenmemiş borçlar, emanetler, kaza edilmemiş namaz ve oruçlar, ödenmemiş zekât veya hac gibi Allah’a ve kullara ait yükümlülükler varsa, bunların yerine getirilmesini vasiyet etmesi vaciptir. Bir kimsenin haram bir işin yapılmasını vasiyet etmesi ise geçersizdir.
Üçte Bir Sınırı
Sa’d b. Ebû Vakkas hastalandığında, tek kızı olduğunu belirterek malının tamamını veya yarısını vasiyet etmek istemiş, Hz. Peygamber bunu uygun görmemiştir. Sa’d üçte birini sorunca “Üçte bir olabilir, üçte bir de çoktur. Mirasçılarını zengin bırakman, onları insanlara el açar hâlde bırakmandan daha hayırlıdır” buyurmuştur (Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Vasiyye).
Bu hadise dayanarak âlimler, vasiyetin borçlar ödendikten sonra kalan malın üçte birini aşamayacağı konusunda görüş birliğine varmıştır. Üçte birden fazla yapılan vasiyet, fazla kısım için mirasçıların, vefattan sonra rıza göstermesine bağlıdır. Mirasçıların ihtiyaç içinde olduğu durumlarda üçte birden daha az vasiyet etmek daha faziletli görülmüştür.
Mirasçıya Vasiyet
Hz. Peygamber, “Allah her hak sahibine hakkını vermiştir; artık mirasçıya vasiyet yoktur” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Vesâyâ; Tirmizî, Vesâyâ). Buna göre Kur’an’ın belirlediği mirasçılardan birine, payına ek olarak vasiyet yapılması, diğer mirasçılar kabul etmedikçe geçerli değildir. Bu kural, mirasçılar arasında adaletsizliğin ve kırgınlıkların önüne geçmeyi amaçlar. Mirasçı olmayan akrabalara, örneğin daha önce vefat eden oğlun çocuklarına (torunlara) vasiyet yapılması ise güzel bir davranıştır.
Vasiyetin Geçerlilik Şartları
- Vasiyet edenin ehliyeti: Akıllı, ergen ve kendi iradesiyle hareket eden biri olması gerekir.
- Vasiyet edilen kişi: Vasiyet edilen kişinin, vasiyet edeni kasten öldürmemiş olması gerekir. Hayır kurumlarına, camilere, okullara vasiyet caizdir.
- Vasiyet edilen mal: Mülkiyete konu olabilen ve helal bir mal olmalıdır.
- Kabul: Belirli bir kişiye yapılan vasiyet, vasiyet edenin vefatından sonra o kişinin kabulüyle kesinleşir.
Kişi hayatta iken vasiyetinden dönebilir, onu değiştirebilir. Vasiyet ancak vefattan sonra hüküm doğurur.
Manevi Vasiyet
Vasiyet yalnızca malla ilgili değildir. Kur’an, Hz. İbrâhim ve Hz. Yakub’un oğullarına Allah’ın seçtiği dine bağlı kalmalarını vasiyet ettiklerini bildirir (Bakara Suresi, 2/132-133). Bir müslümanın, çocuklarına ve yakınlarına imanlarını korumalarını, namazı terk etmemelerini, birbirleriyle iyi geçinmelerini, cenazesinin sünnete uygun şekilde kaldırılmasını ve kendisi için dua edilmesini vasiyet etmesi çok değerlidir.
Cenazesinin belirli bir yere defnedilmesini veya belirli bir kişi tarafından namazının kıldırılmasını istemek de caizdir; ancak bu vasiyetler geride kalanlara aşırı zorluk yüklüyorsa yerine getirilmesi zorunlu değildir. Dinen uygun olmayan uygulamaları, israfı veya ölüye yüklenen bid’atleri vasiyet etmek ise geçersizdir.
Vasiyetname Hazırlarken
- Vasiyetin yazılı yapılması ve şahit tutulması Kur’an’ın öğüdüdür (Mâide Suresi, 5/106).
- Türkiye’de vasiyetin hukuken geçerli olabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen şekil şartlarına (resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname veya sözlü vasiyetname) uyulmalıdır. Noter aracılığıyla yapılan resmî vasiyetname en güvenli yoldur.
- Kanundaki saklı pay kuralları da göz önünde bulundurulmalıdır.
- Borçlar, alacaklar ve emanetler ayrıntılı olarak listelenmeli, kaza borçları için fidye vasiyeti yapılacaksa açıkça belirtilmelidir.
Vasiyeti Yerine Getirmek
Vasiyeti değiştirmek veya yerine getirmemek büyük bir vebaldir. Kur’an, vasiyeti işittikten sonra onu değiştirenlerin günahının, değiştirenlerin boynuna olduğunu bildirir (Bakara Suresi, 2/181). Mirasçıların ve vasiyeti yerine getirmekle görevli kişinin (vasî), ölenin meşru isteklerini titizlikle uygulaması gerekir.
Ancak vasiyet edenin mirasçılar arasında haksızlık yapmak veya birini mağdur etmek amacıyla vasiyette bulunduğu anlaşılırsa, Kur’an bu durumda aralarını düzeltmenin günah olmadığını belirtir (Bakara Suresi, 2/182). Vasiyetin uygulanmasında aile içi barışın korunması, mirasçıların birbirine karşı anlayışlı davranması önemlidir. Vasî olarak seçilecek kişinin güvenilir, dürüst ve işini bilen biri olmasına dikkat edilmelidir. Vasiyet eden kişinin, vasiyetini zaman zaman gözden geçirip güncellemesi de tavsiye edilir.
Vasiyetle ilgili dinî sorularınız için müftülüklere, fetva.diyanet.gov.tr adresine veya Alo 190 hattına; hukuki işlemler için bir notere veya avukata başvurabilirsiniz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/132-133, 2/180-182); Nisâ Suresi (4/11-12); Mâide Suresi (5/106); Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Vasiyye; Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Vasiyye; Ebû Dâvûd, Vesâyâ; Tirmizî, Vesâyâ; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Vasiyet" md.
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/132-133, 2/180-182)
- Nisâ Suresi (4/11-12)
- Mâide Suresi (5/106)
- Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Vasiyye
- Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Vasiyye
- Ebû Dâvûd, Vesâyâ; Tirmizî, Vesâyâ
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Vasiyet" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.