Evlilikte Eşlerin Hakları ve Sorumlulukları
Kur'an ve sünnete göre karı-kocanın birbirine karşı hakları, nafaka, iyi geçim, istişare ve aile içi şiddetin haramlığı üzerine temel bilgiler.
- Evlilik Karşılıklı Bir Emanettir
- Eşlerin Ortak Hakları
- Kadının Hakları
Evlilik Karşılıklı Bir Emanettir
İslam evliliği iki tarafa da hak ve sorumluluk yükleyen bir sözleşme olarak görür. Kur’an-ı Kerim, kadınların, yükümlülükleri kadar örfe uygun hakları da bulunduğunu açıkça bildirir (Bakara Suresi, 2/228). Eşler birbirinin elbisesi olarak nitelenir (Bakara Suresi, 2/187); elbise nasıl insanı örter, korur ve süslerse, eşler de birbirinin ayıbını örten, koruyan ve onurunu yücelten kişiler olmalıdır.
Hz. Peygamber, Veda Hutbesi’nde kadınların hakları konusunda Allah’tan korkulmasını öğütlemiş, onların Allah’ın emaneti olarak alındığını hatırlatmıştır (Müslim, Hac). Bir başka hadiste ise “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır” buyurmuştur (Tirmizî, Menâkıb).
Eşlerin Ortak Hakları
- İyi geçim (muaşeret bi’l-ma’rûf): “Onlarla iyi geçinin” emri (Nisâ Suresi, 4/19), eşlerin birbirine nazik, saygılı ve anlayışlı davranmasını kapsar. Kaba söz, aşağılama, hakaret ve küsme bu emre aykırıdır.
- Sevgi ve merhamet: Evliliğin amacı huzurdur. Eşler birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarını gözetmeli, sıkıntı anında destek olmalıdır.
- İffet ve sadakat: Her iki eş de birbirine sadık kalmakla yükümlüdür. İffeti koruma yükümlülüğü yalnız kadına değil erkeğe de aittir.
- Mahremiyetin korunması: Eşlerin özel hayatlarını başkalarına anlatmaları doğru değildir. Hz. Peygamber, eşler arasındaki mahrem hâllerin ifşa edilmesini ağır biçimde kınamıştır (Müslim, Nikâh).
- Miras hakkı: Geçerli bir evlilik devam ederken eşlerden biri vefat ederse diğeri ona mirasçı olur.
- İstişare: Aile ile ilgili kararların, özellikle çocukların eğitimi, oturulacak yer ve harcamalar gibi konuların karşılıklı danışma ile alınması Kur’an’ın müminleri övdüğü istişare ilkesinin bir gereğidir (Şûrâ Suresi, 42/38).
Kadının Hakları
Mehir
Mehir kadının kişisel hakkıdır; kocanın veya ailesinin bu mal üzerinde hakkı yoktur. Kadın isterse gönül rızasıyla bir kısmını veya tamamını bağışlayabilir (Nisâ Suresi, 4/4).
Nafaka
Kocanın, imkânı ölçüsünde eşinin yiyecek, giyecek, barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılaması farzdır (Talâk Suresi, 65/7). Kadın zengin olsa bile bu yükümlülük kalkmaz. Kadının kendi kazancı ve malı kendisine aittir; aile bütçesine katkısı, gönül rızasına bağlı bir iyiliktir. Günümüzde pek çok ailede eşler bütçeye birlikte katkı sunmaktadır; bu durumda adil paylaşım ve karşılıklı rıza gözetilmelidir.
Adalet ve Güzel Muamele
Kadın, eşinden şefkat, saygı ve adalet görme hakkına sahiptir. Onu ailesiyle görüşmekten tamamen alıkoymak, eğitim ve ibadet imkânlarından mahrum bırakmak doğru değildir.
Erkeğin Hakları
Kur’an, aile yönetiminde erkeğe nafaka yükümlülüğü sebebiyle bir sorumluluk (kavvâmlık) yükler (Nisâ Suresi, 4/34). Bu sorumluluk bir üstünlük veya baskı yetkisi değil; ailenin geçimini sağlama, koruma ve gözetme görevidir. Kadının da eşinin meşru isteklerine saygı göstermesi, evin düzenini birlikte koruması, eşinin istemediği kimseleri eve almaması ve aile sırlarını koruması beklenir.
Aile İçi Şiddet Haramdır
Hz. Peygamber hayatı boyunca hiçbir kadına ve hizmetçiye el kaldırmamıştır (Müslim, Fezâil). Eşine şiddet uygulamak, onu fiziksel ya da psikolojik olarak incitmek, tehdit etmek ve hakaret etmek dinen haramdır ve kul hakkıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı, kadına yönelik şiddetin hiçbir dinî gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını açıkça ifade etmektedir. Şiddete maruz kalan kişilerin resmî makamlardan yardım istemesi hem hukuki hem dinî bir haktır.
Anlaşmazlıklarda Ne Yapılmalı?
Kur’an, eşler arasında geçimsizlik korkusu ortaya çıktığında, her iki tarafın ailesinden birer hakem gönderilerek barışın sağlanmasını öğütler (Nisâ Suresi, 4/35). Günümüzde müftülüklerin bünyesindeki Aile ve Dinî Rehberlik Büroları bu alanda ücretsiz danışmanlık hizmeti vermektedir. Sorunlar büyümeden bir uzmana veya güvenilir bir aile büyüğüne danışmak, evliliği korumanın en sağlıklı yoludur.
Ev İşleri ve Çocukların Bakımı
Hz. Âişe’ye Hz. Peygamber’in evinde ne yaptığı sorulduğunda, onun ailesinin işlerine yardım ettiğini, namaz vakti gelince de namaza çıktığını söylemiştir (Buhârî, Ezân). Başka rivayetlerde onun elbisesini yamadığı, ayakkabısını tamir ettiği ve keçisini sağdığı anlatılır. Bu örnek, ev işlerinin yalnızca kadına ait bir yük olarak görülmemesi gerektiğini gösterir.
Klasik Hanefî fıkhında ev işlerinin kadına hukuken zorunlu olmadığı, bunun örf ve karşılıklı anlayışla yürüdüğü belirtilmiştir. Günümüzde eşlerin ev işlerini ve çocukların bakımını adil bir şekilde paylaşması, ailede huzurun ve sevginin artmasına vesile olur. Çocukların eğitimi, dinî ve ahlaki gelişimi her iki ebeveynin ortak sorumluluğudur. Eşlerin çocukların yanında birbirine saygılı davranması, onlara verilebilecek en güzel terbiyedir.
Evlilikle ilgili sorularınız için bulunduğunuz ilin müftülüğüne, fetva.diyanet.gov.tr adresine veya Alo 190 hattına başvurabilirsiniz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/187, 2/228); Nisâ Suresi (4/4, 4/19, 4/34-35); Talâk Suresi (65/7); Şûrâ Suresi (42/38); Müslim, Hac; Tirmizî, Menâkıb; Müslim, Nikâh; Müslim, Fezâil; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/187, 2/228)
- Nisâ Suresi (4/4, 4/19, 4/34-35)
- Talâk Suresi (65/7)
- Şûrâ Suresi (42/38)
- Müslim, Hac
- Tirmizî, Menâkıb
- Müslim, Nikâh
- Müslim, Fezâil
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.