🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Esmaül Hüsna – 99 İsim ve Anlamları

Temel Dini BilgilerGüncelleme: 21 Eylül 202610 dk okuma

Allah'ın en güzel isimleri Esmâ-i Hüsnâ: Tirmizî rivayetindeki sırayla 99 ismin tamamı, kısa Türkçe anlamları ve bu isimlerle dua etmenin fazileti.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Esmâ-i Hüsnâ Nedir?
  • 99 Sayısı Hakkında
  • Doksan Dokuz İsim ve Anlamları

Esmâ-i Hüsnâ Nedir?

Esmâ-i Hüsnâ, “en güzel isimler” demektir ve Allah Teâlâ’nın Kur’an-ı Kerim ve sahih hadislerde bildirilen isimlerini ifade eder. Kur’an’da şöyle buyrulur: “En güzel isimler Allah’ındır. O hâlde O’na o isimlerle dua edin” (A’râf Suresi, 7/180). Bu anlam İsrâ Suresi (17/110), Tâhâ Suresi (20/8) ve Haşr Suresi’nde (59/22-24) de tekrarlanır. Haşr Suresi’nin son üç ayeti, pek çok ilahi ismi bir arada zikreden ayetlerdir.

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır; yüzden bir eksik. Kim onları ihsâ ederse cennete girer” (Buhârî, Tevhîd 12; Müslim, Zikir 5-6). Âlimler buradaki “ihsâ” kelimesini, bu isimleri ezberlemek, anlamlarını öğrenmek, onlara inanmak ve bu isimlerin gerektirdiği ahlakla ahlaklanmaya çalışmak şeklinde açıklamışlardır.

99 Sayısı Hakkında

Buhârî ve Müslim’in rivayetinde isimlerin sayısı bildirilmiş, fakat tek tek sayılmamıştır. İsimlerin sıralı listesi, Tirmizî’nin Sünen‘inde (Deavât 82) yer alan rivayettedir. Âlimler bu listenin, hadisi rivayet eden râvilerden birinin açıklaması olabileceğini belirtmişlerdir. Ayrıca Allah’ın isimleri doksan dokuzla sınırlı değildir; hadis, bu doksan dokuz ismi sayanın cennete gireceğini bildirir, başka ismin bulunmadığını söylemez. Nitekim Peygamberimizin bir duasında, Allah’ın kendi katında gizli tuttuğu isimlerden de söz edilmiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned).

Aşağıda, Türkiye’de yaygın olan ve Diyanet yayınlarında da benimsenen şekliyle, ism-i zât olan “Allah” lafzı başta olmak üzere Tirmizî rivayetindeki sıraya göre doksan dokuz isim verilmiştir. Anlamlar, her ismin temel manasını yansıtan kısa açıklamalardır; her ismin çok daha geniş bir anlam dünyası vardır.

Doksan Dokuz İsim ve Anlamları

  1. Allah: Bütün isim ve sıfatları kendinde toplayan, varlığı zorunlu olan yüce zatın özel adı (ism-i zât).
  2. er-Rahmân: Dünyada bütün yaratılmışlara merhamet eden.
  3. er-Rahîm: Ahirette müminlere özel olarak merhamet eden.
  4. el-Melik: Mülkün ve bütün varlıkların gerçek sahibi, hükümdarı.
  5. el-Kuddûs: Her türlü eksiklikten uzak, tertemiz olan.
  6. es-Selâm: Kullarını esenliğe çıkaran, her türlü kusurdan salim olan.
  7. el-Mü’min: Güven veren, kalplere iman nuru veren.
  8. el-Müheymin: Her şeyi gözetip koruyan.
  9. el-Azîz: İzzet sahibi, mağlup edilmesi imkânsız olan.
  10. el-Cebbâr: Dilediğini yaptırmaya gücü yeten, eksikleri tamamlayan.
  11. el-Mütekebbir: Büyüklükte eşi olmayan, yüceliği kendine has olan.
  12. el-Hâlık: Her şeyi yoktan yaratan.
  13. el-Bâri’: Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan.
  14. el-Musavvir: Varlıklara şekil ve suret veren.
  15. el-Gaffâr: Günahları çokça bağışlayan.
  16. el-Kahhâr: Her şeye galip gelen, her şeyi hükmü altında tutan.
  17. el-Vehhâb: Karşılıksız olarak bol bol veren.
  18. er-Rezzâk: Bütün canlıların rızkını veren.
  19. el-Fettâh: Hayır kapılarını açan, hükmeden.
  20. el-Alîm: Her şeyi hakkıyla bilen.
  21. el-Kābız: Dilediğine rızkı daraltan, ruhları alan.
  22. el-Bâsıt: Dilediğine rızkı genişleten.
  23. el-Hâfıd: Dilediğini alçaltan.
  24. er-Râfi’: Dilediğini yükselten.
  25. el-Muiz: Dilediğini aziz kılan.
  26. el-Müzil: Dilediğini zelil kılan.
  27. es-Semî’: Her şeyi hakkıyla işiten.
  28. el-Basîr: Her şeyi hakkıyla gören.
  29. el-Hakem: Mutlak hüküm sahibi, hakkı batıldan ayıran.
  30. el-Adl: Mutlak adalet sahibi.
  31. el-Latîf: Lütuf sahibi, en ince işleri bilen.
  32. el-Habîr: Her şeyin iç yüzünden haberdar olan.
  33. el-Halîm: Cezalandırmada acele etmeyen, yumuşak davranan.
  34. el-Azîm: Pek büyük ve yüce olan.
  35. el-Gafûr: Bağışlaması çok olan.
  36. eş-Şekûr: Az amele çok karşılık veren.
  37. el-Aliyy: Yüceler yücesi.
  38. el-Kebîr: Pek büyük olan.
  39. el-Hafîz: Her şeyi koruyan ve muhafaza eden.
  40. el-Mukît: Bütün canlıların azığını ve gıdasını veren.
  41. el-Hasîb: Kulların hesabını gören, herkese yeten.
  42. el-Celîl: Celâl ve azamet sahibi.
  43. el-Kerîm: Cömertliği ve ikramı bol olan.
  44. er-Rakîb: Her şeyi gözetleyen ve kontrolü altında tutan.
  45. el-Mucîb: Duaları kabul eden.
  46. el-Vâsi’: İlmi, rahmeti ve kudreti her şeyi kuşatan.
  47. el-Hakîm: Her işi hikmetli olan.
  48. el-Vedûd: Kullarını seven ve sevilmeye layık olan.
  49. el-Mecîd: Şanı yüce, şerefi üstün olan.
  50. el-Bâis: Ölüleri dirilten, peygamber gönderen.
  51. eş-Şehîd: Her şeye şahit olan.
  52. el-Hak: Varlığı hiç değişmeden duran, gerçeğin ta kendisi.
  53. el-Vekîl: Kendisine güvenilen, işleri yoluna koyan.
  54. el-Kaviyy: Kudreti en üstün ve kuvvetli olan.
  55. el-Metîn: Kuvvet ve kudreti sarsılmaz olan.
  56. el-Veliyy: Müminlerin dostu ve yardımcısı.
  57. el-Hamîd: Övgüye layık olan.
  58. el-Muhsî: Her şeyin sayısını bilen.
  59. el-Mübdi’: Varlıkları ilk defa yaratan.
  60. el-Muîd: Yarattıklarını yok ettikten sonra yeniden dirilten.
  61. el-Muhyî: Hayat veren.
  62. el-Mümît: Ölümü yaratan.
  63. el-Hayy: Ezelî ve ebedî diri olan.
  64. el-Kayyûm: Varlıkları ayakta tutan, kendi zatıyla var olan.
  65. el-Vâcid: İstediğini istediği anda bulan, hiçbir şeye muhtaç olmayan.
  66. el-Mâcid: Kadri ve şanı büyük, cömert olan.
  67. el-Vâhid: Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde tek olan.
  68. es-Samed: Hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu.
  69. el-Kādir: Her şeye gücü yeten.
  70. el-Muktedir: Kudret sahiplerini de kudreti altında tutan.
  71. el-Mukaddim: Dilediğini öne alan.
  72. el-Muahhir: Dilediğini geriye bırakan.
  73. el-Evvel: Varlığının başlangıcı olmayan.
  74. el-Âhir: Varlığının sonu olmayan.
  75. ez-Zâhir: Varlığı delilleriyle apaçık olan.
  76. el-Bâtın: Zatının mahiyeti akıllarca kavranamayan.
  77. el-Vâlî: Bütün kâinatı yöneten.
  78. el-Müteâlî: Yaratılmışlara ait bütün noksanlıklardan yüce olan.
  79. el-Berr: İyiliği ve ihsanı bol olan.
  80. et-Tevvâb: Tövbeleri çokça kabul eden.
  81. el-Müntakim: Suçluları adaletle cezalandıran.
  82. el-Afüvv: Affı çok olan, günahları silen.
  83. er-Raûf: Çok şefkatli olan.
  84. Mâlikü’l-mülk: Mülkün ebedî sahibi.
  85. Zü’l-celâli ve’l-ikrâm: Celâl ve ikram sahibi.
  86. el-Muksit: Her işi adaletle yapan.
  87. el-Câmi’: İstediğini istediği yerde toplayan; kıyamet günü herkesi bir araya getiren.
  88. el-Ganiyy: Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, zengin olan.
  89. el-Muğnî: Dilediğini zengin eden.
  90. el-Mâni’: Dilemediği şeye engel olan.
  91. ed-Dârr: Elem ve zarar verici şeyleri de yaratan.
  92. en-Nâfi’: Fayda veren şeyleri yaratan.
  93. en-Nûr: Âlemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.
  94. el-Hâdî: Hidayet veren, doğru yolu gösteren.
  95. el-Bedî’: Eşsiz ve örneksiz yaratan.
  96. el-Bâkī: Varlığının sonu olmayan, ebedî olan.
  97. el-Vâris: Her şeyin gerçek sahibi, bütün varlıklar yok olduktan sonra da baki kalan.
  98. er-Reşîd: Bütün işleri doğru ve yerinde olan, kullarını doğru yola ileten.
  99. es-Sabûr: Çok sabırlı olan, cezalandırmada acele etmeyen.

Esmâ-i Hüsnâ ile Dua

Allah’a, isteğe uygun isimleriyle dua etmek Kur’an’ın öğrettiği bir edeptir. Bağışlanma dilerken “Yâ Gafûr, yâ Gaffâr”, rızık isterken “Yâ Rezzâk”, şifa dilerken “Yâ Şâfî”, hidayet isterken “Yâ Hâdî” diye yalvarmak bu edebe uygundur. Peygamberimiz, sıkıntılı anlarında “Yâ Hayyu yâ Kayyûm, bi-rahmetike esteğîs” (Ey Hayy, ey Kayyûm, rahmetinle yardım diliyorum) diye dua ederdi (Tirmizî, Deavât 91).

Kur’an’daki bazı dualar da ilahi isimlerle biter: “Rabbenâ tekabbel minnâ inneke ente’s-Semîu’l-Alîm” (Rabbimiz, bizden kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin) (Bakara Suresi, 2/127).

Esmâ-i Hüsnâ ve Ahlak

İslam ahlakçıları, ilahi isimlerin kulun ahlakını da şekillendirmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Rahmân ve Rahîm isimlerini bilen merhametli olmaya, Afüvv ismini bilen affetmeye, Settâr anlamını düşünen başkalarının ayıbını örtmeye, Adl ismini bilen adaletli olmaya çalışır. Elbette kulun bu sıfatlardan payı sınırlıdır; Allah’ın sıfatları ise sonsuz ve eksiksizdir. Gazzâlî’nin el-Maksadü’l-esnâ adlı eseri, her ismin kul için taşıdığı ahlaki anlamı işleyen klasik bir kaynaktır.

Dikkat Edilecek Hususlar

  • Allah’a, kendisinin bildirmediği bir isim verilmez; ilahi isimler “tevkîfî”dir, yani vahye dayanır.
  • İsimleri belirli sayılarda okumanın belirli dünyevi sonuçlar doğuracağına dair yaygın listelerin sahih bir dayanağı yoktur. Esmâ-i Hüsnâ, Allah’ı tanımak ve O’na yönelmek için okunur.
  • İnsanlara isim verilirken ilahi isimlerin başına “Abd” (kul) eklenir: Abdullah, Abdurrahman, Abdülkerim gibi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: A'râf Suresi (7/180); Haşr Suresi (59/22-24); Buhârî, Tevhîd 12; Müslim, Zikir 5-6; Tirmizî, Deavât 82; Gazzâlî, el-Maksadü'l-esnâ fî şerhi esmâillâhi'l-hüsnâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Esmâ-i Hüsnâ" md.

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. A'râf Suresi (7/180); Haşr Suresi (59/22-24)
  2. Buhârî, Tevhîd 12; Müslim, Zikir 5-6
  3. Tirmizî, Deavât 82
  4. Gazzâlî, el-Maksadü'l-esnâ fî şerhi esmâillâhi'l-hüsnâ
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Esmâ-i Hüsnâ" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.