Komşu Hakkı
İslam'da komşuluk ilişkileri, komşu hakkının önemi, komşu çeşitleri ve komşuya karşı sorumluluklarımız; ayet ve hadislerle.
- İslam'da Komşuluğun Önemi
- Kur'an'da Komşu
- Hadislerde Komşu Hakkı
İslam’da Komşuluğun Önemi
Komşuluk, aile bağlarından sonra insanın en sık ve en yakın ilişki kurduğu sosyal bağdır. İslam, komşuluğa o kadar önem vermiştir ki komşu hakkı, dinin ahlaki öğretisinin en belirgin başlıklarından biri hâline gelmiştir. Eski Türk ve İslam toplumlarında “Ev alma, komşu al” sözünün dilden dile dolaşması da bu anlayışın hayata yansımasıdır.
Kur’an’da Komşu
Nisâ Suresi’nin 36. ayetinde Allah’a kulluk ve O’na ortak koşmama emrinin ardından anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya ve yanındaki arkadaşa iyilik emredilir. Bu ayet, komşu hakkını tevhid ve anne baba hakkıyla aynı cümlede anarak ne kadar ciddi bir yükümlülük olduğunu ortaya koyar.
Ayetteki “yakın komşu” ve “uzak komşu” ifadeleri müfessirlerce farklı şekillerde açıklanmıştır. Bir görüşe göre yakın komşu evi bitişik olan, uzak komşu ise biraz daha uzakta oturan kimsedir. Diğer bir görüşe göre yakın komşu akraba olan, uzak komşu akraba olmayan komşudur. Hangi yorum alınırsa alınsın, ayet komşuluk çevresini geniş tutmaktadır.
Hadislerde Komşu Hakkı
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Cebrâil bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki, neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım” (Buhârî, Edeb 28; Müslim, Birr 140).
Bir başka hadiste Resûlullah üç defa “Vallahi iman etmiş olmaz” buyurmuş, “Kim ey Allah’ın Resûlü?” diye sorulunca “Komşusu kötülüklerinden emin olmayan kimse” cevabını vermiştir (Buhârî, Edeb 29).
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna eziyet etmesin” (Buhârî, Edeb 31; Müslim, Îmân 75) hadisi de imanla komşuluk arasındaki bağı açıkça gösterir.
Peygamberimiz Hz. Ebû Zer’e, çorba pişirdiğinde suyunu biraz fazla koymasını ve komşularını gözetmesini tavsiye etmiştir (Müslim, Birr 142). Bu küçük örnek, komşu hakkının günlük hayatın en sıradan anlarına kadar uzandığını gösterir. Kadınlara hitaben de “Hiçbir komşu kadın, komşusuna bir koyun paçası bile olsa hediye göndermeyi küçük görmesin” buyurulmuştur (Buhârî; Müslim).
Komşu Çeşitleri
İslam âlimleri, komşuların haklarını şu şekilde derecelendirmiştir:
- Hem akraba hem Müslüman komşu: Üç hakkı vardır; komşuluk, akrabalık ve din kardeşliği hakkı.
- Müslüman komşu: İki hakkı vardır; komşuluk ve din kardeşliği hakkı.
- Müslüman olmayan komşu: Bir hakkı vardır; komşuluk hakkı.
Bu sınıflandırma, gayrimüslim komşunun da haklarının bulunduğunu açıkça ortaya koyar. Abdullah b. Amr’ın evinde bir koyun kesildiğinde, Yahudi komşularına pay ayrılıp ayrılmadığını sorduğu ve komşu hakkına dair hadisi hatırlattığı rivayet edilir (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî, Birr).
Komşuya Karşı Sorumluluklarımız
Zarar Vermemek
- Gürültü yaparak huzurunu kaçırmamak, özellikle gece ve dinlenme saatlerinde dikkatli olmak,
- Ortak alanları temiz tutmak, çöpü ve eşyayı komşunun önüne bırakmamak,
- Mahremiyetine saygı göstermek, evine bakmamak, sırlarını araştırmamak,
- Gıybetini yapmamak, hakkında söz taşımamak,
- Binasına, bahçesine, aracına zarar vermemek.
İyilik Etmek
- Selam vermek, güler yüz göstermek,
- Hastalandığında ziyaret etmek, sevincini ve üzüntüsünü paylaşmak,
- İhtiyacı olduğunda yardım etmek, ödünç istediğinde imkân ölçüsünde vermek,
- Pişirilen yemekten, bayram ve kurban etinden pay ayırmak,
- Vefat olduğunda cenazesine katılmak, ailesine destek olmak.
Komşunun Eziyetine Sabretmek
İslam ahlakı yalnızca komşuya eziyet etmemeyi değil, onun eziyetine güzel bir şekilde sabretmeyi de fazilet sayar. Kötülüğe iyilikle karşılık vermek, Kur’an’ın tavsiye ettiği bir tavırdır (Fussilet Suresi, 41/34). Ancak ciddi bir hak ihlali varsa hakkı meşru yollarla aramak da caizdir.
Günümüzde Komşuluk
Apartman hayatında pek çok insan yan dairede oturanın adını bile bilmez hâle gelmiştir. Oysa komşu hakkı, şehirleşmeyle ortadan kalkmış değildir. Yeni taşınan komşuya hoş geldin demek, yaşlı komşunun alışverişine yardım etmek, asansörde selam vermek gibi küçük davranışlar bu sünneti yaşatır. Yine yüksek sesli müzik, geç saatte tadilat, park yerini işgal gibi davranışlar komşuya eziyet kapsamında düşünülmelidir.
Komşuluğu Güçlendiren Küçük Adımlar
Komşuluk ilişkileri çoğu zaman küçük jestlerle güçlenir. Ramazan’da bir tabak iftarlık göndermek, bayramlarda kapı çalmak, tatile giden komşunun çiçeklerini sulamak, yeni doğan bebeği tebrik etmek, sınav dönemindeki çocuklar için sessizliğe özen göstermek bunlardan bazılarıdır. Hz. Âişe, iki komşusundan hangisine hediye göndermesi gerektiğini sorduğunda Peygamberimiz, kapısı kendisine daha yakın olana göndermesini söylemiştir (Buhârî, Edeb 32). Bu da en yakın komşunun önceliğini gösterir.
Sonuç
Komşu hakkı, kul hakkının en somut görünümlerinden biridir. Komşusu kendisinden emin olmayan kişinin imanı tam değildir. Huzurlu bir mahalle, huzurlu bir toplumun temelidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nisâ Suresi (4/36); Fussilet Suresi (41/34); Buhârî, Edeb 28, 29, 31; Müslim, Birr 140, 142; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Komşu" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Nisâ Suresi (4/36); Fussilet Suresi (41/34)
- Buhârî, Edeb 28, 29, 31; Müslim, Birr 140, 142
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Komşu" md.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.