🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Tövbe ve İstiğfar Adabı

İslam AhlakıGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Tövbenin anlamı, kabul şartları, tövbe-i nasûh, istiğfar duaları ve Seyyidü'l-istiğfar; Kur'an ve sahih hadislerle tövbe adabı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Tövbe ve İstiğfar Nedir?
  • Kur'an'da Tövbe
  • Tövbenin Şartları

Tövbe ve İstiğfar Nedir?

Tövbe, sözlükte “dönmek” anlamına gelir. Dini bir kavram olarak, işlenen günahtan pişman olup Allah’a yönelmek ve bir daha o günaha dönmemeye kesin karar vermektir. İstiğfar ise Allah’tan bağışlanma dilemek demektir. İkisi birbirine yakın kavramlardır: İstiğfar dilin bağışlanma talebi, tövbe ise kalbin ve hayatın yön değiştirmesidir.

İslam’a göre insan hata yapabilen bir varlıktır. Peygamberimiz “Âdemoğlunun hepsi hata eder; hata edenlerin en hayırlısı ise tövbe edenlerdir” buyurmuştur (Tirmizî, Kıyâmet 49; İbn Mâce, Zühd 30). Önemli olan hiç hata yapmamak değil, hatada ısrar etmemek ve Allah’a dönmektir.

Kur’an’da Tövbe

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın tövbeleri kabul eden (Tevvâb) ve bağışlayan (Gafûr) olduğu sıkça vurgulanır. Zümer Suresi’nin 53. ayeti bu konuda umut veren en önemli ayetlerden biridir: “De ki: Ey kendi aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Tahrîm Suresi’nde müminlere samimi bir tövbe ile Allah’a dönmeleri emredilir (Tahrîm Suresi, 66/8). Bu ayette geçen “tövbe-i nasûh”, katıksız, samimi ve bir daha günaha dönmemek üzere yapılan tövbe demektir. Furkân Suresi’nde ise tövbe edip iman eden ve salih amel işleyenlerin kötülüklerinin iyiliklere çevrileceği müjdelenir (Furkân Suresi, 25/70).

Bakara Suresi’nde “Allah çok tövbe edenleri ve çok temizlenenleri sever” buyrulur (Bakara Suresi, 2/222).

Tövbenin Şartları

Âlimler, Allah hakkıyla ilgili günahlarda tövbenin kabulü için üç şart saymışlardır:

  1. Günahı hemen terk etmek: Günaha devam ederken yapılan tövbe samimi değildir.
  2. Pişmanlık duymak: Peygamberimiz “Pişmanlık tövbedir” buyurmuştur (İbn Mâce, Zühd 30). Pişmanlık, tövbenin özüdür.
  3. Bir daha yapmamaya kesin karar vermek: Bu kararın samimi olması gerekir. Sonradan tekrar aynı günaha düşülse bile önceki tövbe geçerlidir; yeniden tövbe edilir.

Günah kul hakkıyla ilgiliyse dördüncü bir şart eklenir: Hakkı sahibine iade etmek veya helallik almak.

Terk edilmiş farz ibadetler varsa, tövbe ile birlikte bunların kazası da gerekir. Örneğin kılınmamış namazlar ve tutulmamış oruçlar kaza edilir, verilmemiş zekât ödenir.

Tövbenin Vakti

Tövbenin kapısı, ölüm anındaki can çekişme (gargara) hâline kadar açıktır. Peygamberimiz, Allah’ın kulun tövbesini can boğaza gelmedikçe kabul edeceğini bildirmiştir (Tirmizî, Deavât 98; İbn Mâce, Zühd 30). Ayrıca güneş batıdan doğmadıkça tövbe kapısının açık olduğu rivayet edilmiştir (Müslim, Tevbe 31). Ancak kişinin bu süreye güvenip tövbeyi ertelemesi büyük bir aldanıştır; çünkü ölümün ne zaman geleceği bilinmez (Nisâ Suresi, 4/17-18).

Allah’ın Tövbeden Duyduğu Hoşnutluk

Peygamberimiz, Allah’ın kulunun tövbesinden duyduğu sevinci şöyle bir misalle anlatmıştır: Çölde yiyecek ve içeceği üzerindeki devesini kaybedip ümidini kesen bir adam, uyanınca devesini başında bulur. Allah, kulunun tövbesine bu adamın sevincinden daha çok sevinir (Buhârî, Deavât 4; Müslim, Tevbe 1-7).

İstiğfar ve Peygamberimiz

Resûlullah, “Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah’a istiğfar eder ve tövbe ederim” buyurmuştur (Buhârî, Deavât 3). Müslim’in bir rivayetinde ise yüz defa ifadesi geçer (Müslim, Zikir 42). Günahtan korunmuş olan Peygamberimizin bu kadar istiğfar etmesi, istiğfarın yalnızca günahkârlara özgü olmadığını, bir kulluk bilinci olduğunu gösterir.

Seyyidü’l-İstiğfar

Peygamberimizin “istiğfarın efendisi” olarak nitelediği dua şudur (Buhârî, Deavât 2):

“Allâhümme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abdük, ve ene alâ ahdike ve va’dike mesteta’tü, eûzü bike min şerri mâ sana’tü, ebûü leke bi-ni’metike aleyye, ve ebûü bi-zenbî, fağfir lî, fe-innehû lâ yağfiru’z-zünûbe illâ ente.”

Anlamı: Allah’ım, sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni sen yarattın, ben senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim söz ve ahdin üzerindeyim. Yaptıklarımın kötülüğünden sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri ikrar ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü günahları senden başka bağışlayan yoktur.

Hadiste, kim buna inanarak gündüz okur ve akşam olmadan ölürse cennetliklerden olacağı, gece okuyup sabaha çıkmadan ölürse yine cennetliklerden olacağı bildirilmiştir.

Tövbe Adabı

  • Mümkünse abdest alıp iki rekât namaz kılmak ve ardından tövbe etmek. Hz. Ebû Bekir’den gelen bir rivayette, günah işleyen kişinin güzelce abdest alıp iki rekât namaz kılarak istiğfar etmesi hâlinde Allah’ın onu bağışlayacağı bildirilir (Ebû Dâvûd, Vitir 26; Tirmizî, Salât).
  • Seher vakitlerinde istiğfar etmek (Âl-i İmrân Suresi, 3/17; Zâriyât Suresi, 51/18).
  • Günahları insanlara anlatmamak; Allah’ın örttüğünü açmamak.
  • Günahın ardından bir iyilik yapmak; çünkü iyilikler kötülükleri giderir (Hûd Suresi, 11/114).
  • Ümitsizliğe düşmemek; tövbeyi bozduysa tekrar tövbe etmek.

Sonuç

Tövbe, Allah’ın kullarına açık tuttuğu bir rahmet kapısıdır. Hiçbir günah Allah’ın rahmetinden büyük değildir. Samimi bir pişmanlık ve kararlı bir dönüş, insanı yeniden temiz bir sayfaya kavuşturur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Zümer Suresi (39/53); Tahrîm Suresi (66/8); Furkân Suresi (25/70); Buhârî, Deavât 2, 3, 4; Müslim, Tevbe 1-7; Müslim, Zikir 42; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tövbe" ve "İstiğfar" md.

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Zümer Suresi (39/53); Tahrîm Suresi (66/8); Furkân Suresi (25/70)
  2. Buhârî, Deavât 2, 3, 4
  3. Müslim, Tevbe 1-7; Müslim, Zikir 42
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tövbe" ve "İstiğfar" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.