🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ashâb-ı Kehf Kıssası

Peygamberler TarihiGüncelleme: 21 Eylül 20266 dk okuma

Kehf Suresi'nde anlatılan, imanları uğruna mağaraya sığınan ve yıllarca uyutulan gençlerin kıssası, sayıları, yerleri, duaları ve dersleri.

Mağara Arkadaşları

Ashâb-ı Kehf, “mağara arkadaşları” demektir. Kehf Suresi’nde (18/9-26) anlatılan bu kıssa, putperest bir toplumda imanlarını korumak için bir mağaraya sığınan ve Allah’ın mucizesiyle uzun yıllar uyutulan gençleri konu alır. Kur’an kıssaya şöyle başlar: “Yoksa sen, Ashâb-ı Kehf ve Rakîm’in bizim şaşılacak ayetlerimizden olduğunu mu sandın?” (Kehf Suresi, 18/9). “Rakîm” kelimesinin, gençlerin isimlerinin yazıldığı bir kitabe, mağaranın bulunduğu vadi veya köpeğin adı olduğu gibi farklı yorumları vardır.

Tefsir kaynaklarına göre bu sure, müşriklerin Hz. Peygamber’e sorduğu sorulara cevap olarak inmiştir. Hz. Peygamber, Kehf Suresi’nin ilk on ayetini ezberleyenin Deccâl’in fitnesinden korunacağını bildirmiştir (Müslim, Müsâfirîn).

Gençlerin İmanı

Kur’an onları şöyle tanıtır: “Onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi. Biz de onların hidayetlerini artırdık. Kalplerini sağlamlaştırdık. Hani onlar kalkıp ‘Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’ndan başkasına asla ilah demeyiz’ demişlerdi.” (Kehf Suresi, 18/13-14). Kavimlerinin Allah’tan başka ilahlar edindiğini, bunlara dair açık bir delil getiremediklerini söylemişler ve onlardan uzaklaşıp mağaraya sığınmaya karar vermişlerdir (18/15-16). Kıssanın gençleri öne çıkarması, iman ve cesaretin gençlikle buluştuğunda ne kadar güçlü olabileceğini gösterir.

Duaları

Mağaraya sığınırken yaptıkları dua şudur: “Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ reşedâ” “Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizde doğruyu kolaylaştır.” (Kehf Suresi, 18/10). Bu dua, çıkış yolu bulunamayan durumlarda Allah’ın rahmetini ve doğru yola yönlendirmesini istemenin güzel bir örneğidir.

Uzun Uyku

Allah onları mağarada yıllarca uyutmuştur (Kehf Suresi, 18/11). Güneş doğarken mağaralarının sağına meyleder, batarken de sollarından geçerdi; onlar mağaranın geniş bir yerindeydiler (18/17). Uyudukları hâlde onları görenler uyanık sanırdı; Allah onları sağa sola çeviriyordu. Köpekleri de mağaranın girişinde ön ayaklarını uzatmış yatıyordu. Onları görenler korkuyla dolup kaçacak hâle gelirdi (18/18).

Kur’an, mağarada üç yüz yıl kaldıklarını ve buna dokuz yıl eklendiğini bildirir (Kehf Suresi, 18/25). Müfessirler bu farkın güneş ve ay takvimleri arasındaki farka işaret ettiğini söylemiştir: Üç yüz güneş yılı yaklaşık üç yüz dokuz ay yılına denk gelir. Ardından “De ki: Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir” buyrulur (18/26).

Uyanış

Uyandıklarında birbirlerine ne kadar kaldıklarını sormuş, “bir gün veya günün bir kısmı” demişlerdir. İçlerinden birini gümüş paralarıyla şehre, temiz bir yiyecek almaya göndermişler ve ona dikkatli olmasını, kendilerini kimseye fark ettirmemesini tembihlemişlerdir (Kehf Suresi, 18/19-20). Böylece Allah, insanları onların durumundan haberdar etmiş ve öldükten sonra dirilişin ve kıyametin gerçek olduğunu göstermiştir (18/21). Kıssa, dirilişi inkâr edenlere karşı somut bir delil niteliğindedir.

Sayıları ve Yerleri

Kur’an, sayıları konusunda insanların farklı görüşler ileri süreceğini haber verir: Bazıları “üç, dördüncüleri köpekleri”, bazıları “beş, altıncıları köpekleri” diyecek; bunlar karanlığa taş atmaktır. Bazıları ise “yedi, sekizincileri köpekleri” diyecektir. “De ki: Rabbim onların sayısını daha iyi bilir” (Kehf Suresi, 18/22). Müfessirlerin çoğu, ilk iki görüşün “karanlığa taş atmak” diye nitelenmesinden hareketle yedi sayısını daha kuvvetli bulmuştur.

Gençlerin ve köpeklerinin isimleri (köpek için Kıtmîr gibi), hükümdarın Dakyanus olduğu ve olayın hangi yüzyılda gerçekleştiği gibi ayrıntılar İsrâilî rivayetlerde ve tarih kaynaklarında geçer, Kur’an’da yoktur. Mağaranın yeri konusunda da Efes, Tarsus, Afşin (Kahramanmaraş), Ürdün’deki Amman yakınları gibi farklı yerler gösterilir; bunların hiçbiri kesin değildir. Hıristiyan geleneğinde bu kıssa “Yedi Uyurlar” adıyla bilinir.

“İnşallah” Demek

Kıssanın ortasında Hz. Peygamber’e bir edep öğretilir: “Hiçbir şey için ‘Bunu yarın mutlaka yapacağım’ deme; ancak ‘Allah dilerse’ de. Unuttuğun zaman Rabbini an.” (Kehf Suresi, 18/23-24). Rivayete göre Hz. Peygamber, sorulara ertesi gün cevap vereceğini söylemiş fakat “inşallah” demeyi unutmuş, vahiy bir süre gecikmiştir.

Kehf Suresi’nin cuma günü okunmasının fazileti hakkında da rivayetler vardır (Hâkim, Müstedrek; Beyhakî). Bu sebeple pek çok Müslüman cuma günleri bu sureyi okumayı âdet edinmiştir.

Alınacak Dersler

  • İmanını korumak için gerektiğinde çevreyi değiştirmek bir kulluk görevidir.
  • Allah, kendisine sığınanları hiç beklemedikleri yollardan korur.
  • Öldükten sonra diriliş, Allah’ın kudreti için zor değildir.
  • Kur’an’ın önem vermediği ayrıntılar üzerinde tartışmak yerine ibrete odaklanmak gerekir.
  • Gelecekle ilgili her işte “inşallah” demek, müminin edebidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kehf Suresi (18/9-26); Müslim, Müsâfirîn (Kehf Suresi'nin ilk on ayeti hadisi); İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ ve Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm, Kehf Suresi; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ashâb-ı Kehf" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Kehf 9-26 tefsiri

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kehf Suresi (18/9-26)
  2. Müslim, Müsâfirîn (Kehf Suresi'nin ilk on ayeti hadisi)
  3. İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ ve Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm, Kehf Suresi
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ashâb-ı Kehf" md.
  5. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Kehf 9-26 tefsiri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.