Dua Ederken Kıbleye Dönmek ve El Açmak: Adab Rehberi
Dua ederken kıbleye yönelmek, elleri açmak, abdestli olmak ve duayı bitirirken yüzü sıvazlamak hakkında rivayetler ve âlimlerin değerlendirmeleri.
- Kıbleye yönelmek
- Elleri açmak
- Abdestli olmak ve temiz bir ortam
Dua için zorunlu bir beden duruşu yoktur; ancak Hz. Peygamber’in uygulamalarından hareketle kıbleye dönmek, elleri açmak, abdestli olmak ve huşu içinde bulunmak edepten sayılmıştır. Bu davranışlar duayı kabul şartı yapmak için değil, kalbin hazırlanması ve Allah’a saygı için önerilir.
Kıbleye yönelmek
Buhârî ve Müslim’de Hz. Peygamber’in bazı durumlarda kıbleye dönerek, elleri açarak dua ettiği anlatılır. Yağmur duası (istiskā) ve arefe günü dua, bunun bilinen örnekleridir. Âlimler bu tutumu müstehap kabul eder. Yolda yürürken, araçta giderken ya da çalışırken yapılan dualar için kıbleye dönme şartı aranmaz.
Elleri açmak
Rivayetlerde Hz. Peygamber’in dua ederken ellerini kaldırdığı birçok yerde geçer. Elleri açıp avuç içlerini göğe doğru tutmak, Allah’tan istemenin sembolik ifadesi olarak yorumlanır. Ellerin ne kadar yükseleceği konusunda sabit bir ölçü verilmemiştir; omuz hizası ve göğüs hizası gibi tarifler vardır. Önemli olan acele etmeden, ağırbaşlı bir tavırla durmaktır. Ebû Dâvûd’da geçen bir rivayete göre Allah, kendisine açılan elleri boş çevirmekten haya eder.
Abdestli olmak ve temiz bir ortam
Abdestli olmak duanın şartı değildir, fakat Hz. Peygamber’in bazı durumlarda abdest alıp sonra dua ettiği nakledilir. Bu yüzden abdestli, temiz kıyafetle ve sakin bir ortamda dua etmek güzel bir adap kabul edilir. Telefonun elde olduğu, dikkatin dağıldığı bir anda yapılan dua yine de geçersiz sayılmaz; fakat huşu açısından sessiz bir ortam daha uygundur.
Duanın başı ve sonu
Dua Allah’a hamd ve Hz. Peygamber’e salavatla başlar, yine salavat ve “âmin” ile biter. Bu sıra için dua öncesi hamd ve salavat yazısına bakabilirsiniz. Duayı bitirirken ellerle yüzü sıvazlama konusunda rivayetlerin tamamı güçlü bulunmaz; bu sebeple bazı mezhepler bunu müstehap sayarken bazıları şart koşmaz.
Ses tonu ve kalp hâli
A’râf Suresi’nde (7/55) dua edenlere “yalvararak ve gizlice” dua etmeleri, haddi aşmamaları söylenir. Bağırmak veya gösteriş yapmak yerine alçak sesle, kalbi hazır halde dua etmek esastır. Cemaatle yapılan dualarda imamın yüksek sesle okuması, cemaatin de “âmin” demesi mümkündür. Kalp dağınıksa bile dua bırakılmaz; kişi dikkatini toparlayarak devam eder.
Daha geniş bir bakış için duanın adabı ve kabul vakitleri yazısı, dua kavramının kendisi için dua nedir yazısı okunabilir.
Duanın bitişi ve devamlılığı
Dua ederken beden duruşu kadar tekrar ve ısrar da önemlidir. Hadislerde Hz. Peygamber’in önemli bir isteği üç kez tekrar ettiği anlatılır. Bu, kişinin ısrarla ve ümitle istemesine bir örnek olarak görülür. Kabulün gecikmesi durumunda “dua ettim, olmadı” diyerek vazgeçmek ise edep dışı sayılır. Dua bittiğinde kişi Allah’ın en hayırlısını vereceğine güvenerek günlük işine döner.
Özel durumlar
Hasta yatağında, yolculukta ya da kıbleyi bilmediğiniz bir yerde olabilirsiniz. Böyle anlarda şeklî edepler aranmaz; kalp Allah’a dönükse dua yapılmış olur. Kadınların özel hâlleri sırasında da dua etmek serbesttir; ibadetlerin yasak olduğu bu günlerde dua, zikir ve istiğfar kapısı açıktır. Çocuklara dua öğretirken de önce kısa cümleler, sonra el açma ve kıbleye dönme gibi edepler gösterilerek ilerlemek daha etkili olur.
Gösterişten kaçınmak
Dua edepleri bir gösteri hâline gelirse asıl amaç kaybolur. Başkasına iyi görünmek için uzun uzun el açmak, sesi yükseltmek ya da ağlamaya zorlanmak, ihlası zedeler. Hz. Peygamber’in yolunda esas olan, duanın kalpten gelmesidir. Şekil ancak bu kalbi destekledikçe değer taşır. Bu hassasiyet, hem bireysel hem cemaatle yapılan dualarda geçerlidir. Dua öncesinde yapılacak kısa bir hamd ve salavat bile kalbi toparlamaya yardımcı olur.
Son olarak, bu adapları öğrenirken kendimizi ve başkalarını yormamak gerekir. Eksik edeple yapılan dua da Allah katında değerlidir; edepler ise kişiyi daha bilinçli ve huzurlu kılan bir tamamlayıcıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Dua ederken abdestli olmak şart mı?
Şart değildir. Abdestli olmak edeptendir ve tavsiye edilir, ancak abdestsiz, yürürken ya da yatarken de dua edilebilir.
Kıbleye dönmeden dua geçerli olur mu?
Evet. Kıbleye dönmek müstehaptır; zorunlu değildir. Yolculukta ya da işe giderken yapılan dualar da makbuldür.
Dua sonunda yüzü sıvazlamak sünnet midir?
Bu konuda rivayetlerin senedi hakkında farklı değerlendirmeler vardır. Bazı âlimler yapılmasını güzel görür, bazıları ise sünnet olarak sabit saymaz. Yapmak da bırakmak da dua için sorun oluşturmaz.
Eller göğse mi, yüze mi doğru açılır?
Rivayetlerde genel olarak ellerin omuz hizasında, avuç içleri yukarı bakacak biçimde açıldığı anlaşılır; kesin bir ölçü yoktur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Dua" maddesi; Buhârî; Müslim (Duâ bölümleri); Ebû Dâvûd, Salât
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Dua" maddesi
- Buhârî; Müslim (Duâ bölümleri)
- Ebû Dâvûd, Salât
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.