🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kur’an’da Durak İşaretleri (Secâvend): Nerede Durulur, Geçilir?

Kur'an ve TefsirGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Kur’an’da Takva Ne Demek? Müttaki Kimdir, Özellikleri Nedir?

Mushaf'taki mim, tı, cim, ze, lâ gibi durak işaretleri ne anlama gelir? Vakf ve ibtidâ kurallarını, nefes yetmediğinde ne yapılacağını anlatıyoruz.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Vakf ve ibtidâ neden önemlidir?
  • Durak işaretleri ve anlamları
  • Sekte: nefes almadan kısa bir duraklama

Mushaf’ta ayet içlerinde ve sonlarında görülen küçük harfler secâvend adı verilen durak işaretleridir. Kısaca: mim mutlaka durulacak yeri, tı durmanın uygun olduğu yeri, cim durmanın da geçmenin de caiz olduğu yeri, ze ve sad geçmenin daha iyi olduğu yeri, lâ ise durulmaması gereken yeri gösterir. Bu işaretler Kur’an metninin parçası değildir; anlamın bozulmaması için âlimlerin koyduğu yardımcı işaretlerdir.

Vakf ve ibtidâ neden önemlidir?

Vakf, okumaya devam etmek niyetiyle bir kelimenin sonunda sesi kesip nefes almaktır. İbtidâ ise durduktan sonra okumaya yeniden başlamaktır. Bir cümlenin ortasında rastgele durmak veya uygun olmayan bir yerden başlamak anlamı eksik bırakabilir, hatta tersine çevirebilir. Örneğin Mâûn Suresi’nde “Yazıklar olsun o namaz kılanlara” (107/4) ayetinde durup okumayı bırakmak, ardından gelen “onlar ki namazlarını ciddiye almazlar” açıklaması okunmadığında eksik bir anlam doğurur. Hz. Ali’ye nispet edilen tertil tarifinde “durakları bilmek” ifadesinin yer alması bu yüzdendir.

Durak işaretlerini sistemleştiren kişi, hicrî altıncı yüzyılda yaşamış kıraat âlimi Muhammed b. Tayfûr es-Secâvendî’dir. İşaretler onun adına nispetle “secâvend” diye anılır.

Durak işaretleri ve anlamları

  • Mim (م) – vakf-ı lâzım: Durmak gerekir. Geçilirse anlamın yanlış anlaşılma ihtimali vardır.
  • Tı (ط) – vakf-ı mutlak: Durmak uygundur. Söz burada tamamlanmış, sonraki cümle yeni bir söz olarak başlamıştır.
  • Cim (ج) – vakf-ı câiz: Durmak da geçmek de caizdir; durmak daha uygundur.
  • Ze (ز) – vakf-ı mücevvez: Durulabilir, fakat geçmek daha uygundur.
  • Sad (ص) – vakf-ı murahhas: Cümle uzun olduğu için nefes yetmezse durmaya izin verilen yerdir; aslolan geçmektir.
  • Lâ (لا): Durulmaz. Durulursa geriden alınarak devam edilir. Ayet sonunda bulunuyorsa durulabilir ve geriden almaya gerek yoktur; çünkü ayet sonlarında durmak sünnettir.
  • Kaf (ق): “Burada durulabileceği de söylenmiştir” anlamındadır; geçmek daha uygundur.
  • Kıf (قف): “Dur” demektir; durmak daha iyidir.
  • Üç nokta (muâneka): Birbirine yakın iki yerde üçer nokta bulunur. Bunlardan yalnızca birinde durulur; birinde durulduysa diğerinde durulmaz. Bakara Suresi’nin ikinci ayetindeki “lâ raybe – fîh” buna örnektir.
  • Ayın (ع): Sayfa kenarında bulunur; konu bütünlüğünün tamamlandığı yeri gösterir. Namazda rükûya gitmek için uygun yer olduğundan “rükû işareti” de denir.

Sekte: nefes almadan kısa bir duraklama

Sekte, nefes almadan sesi kısa bir an kesip okumaya devam etmektir. Âsım kıraatinin Hafs rivayetinde dört yerde sekte yapılır: Kehf Suresi’nin birinci ayetinin sonu ile ikinci ayetinin başı arasında, Yâsîn Suresi 52. ayette “min merkadinâ” kelimesinden sonra, Kıyâme Suresi 27. ayette “men” kelimesinden sonra ve Mutaffifîn Suresi 14. ayette “bel” kelimesinden sonra. Mushaflarda bu yerler küçük bir sin harfi veya “sekte” kelimesiyle gösterilir.

Durulan kelimenin sonu nasıl okunur?

Arapçada hareke üzerinde durulmaz, harekeyle başlanır. Durulan kelimenin son harfi şu şekilde okunur:

  1. Son harf üstün, esre veya ötreli ise hareke düşürülür, harf sakin okunur.
  2. İki esre ve iki ötre tenvinli ise tenvin düşürülür, harf sakin okunur.
  3. İki üstün tenvinli ise tenvin elife çevrilir ve bir elif miktarı uzatılır: “alîmen” yerine “alîmâ” denir.
  4. Kelimenin sonunda yuvarlak te (tâ-i merbûta) varsa he olarak okunur: “cenneten” yerine “cenneh” denir.
  5. Son harf med harfi ise olduğu gibi bırakılır.

Nefes yetmediğinde ne yapılır?

Uzun ayetlerde işaret bulunmayan bir yerde nefesin bitmesi olağandır. Bu durumda kelimenin ortasında değil sonunda durulur, nefes alınır ve anlam bütünlüğünü sağlayacak şekilde bir-iki kelime geriden alınarak devam edilir. Buna “ıztırârî vakf” denir ve okuyucu için bir kusur değildir. Kusur olan, kelime ortasında nefes almak veya nefes almadan durmuş gibi yapıp kelimeyi bölmektir. Anlam bilmeyen okuyucu, geriden alırken bir önceki durak işaretini esas alabilir.

Ayet sonlarında durmak Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) uygulamasıdır. Ümmü Seleme (r.a.) validemiz, onun Fâtiha’yı ayet ayet durarak okuduğunu nakletmiştir (Ebû Dâvûd; Tirmizî). Bu sebeple nefes yetse bile ayet sonlarında durmak güzeldir.

Vakf çeşitleri: tam, kâfî, hasen ve kabîh

Kıraat âlimleri durulan yerleri anlam açısından dörde ayırmıştır. Vakf-ı tâm, sözün hem lafız hem anlam bakımından tamamlandığı yerde durmaktır; sure ve kıssa sonları böyledir. Vakf-ı kâfî, cümlenin tamamlandığı ama konunun devam ettiği yerde durmaktır. Vakf-ı hasen, durulan yerin kendi içinde anlamlı olduğu, fakat sonrasının dil bilgisi yönünden öncesine bağlı bulunduğu duruştur; burada durulabilir, ancak ayet sonu değilse geriden alınarak devam edilir. Vakf-ı kabîh ise anlamın eksik veya yanlış kaldığı yerde durmaktır; zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Secâvend işaretleri, Arapça bilmeyen okuyucunun bu ayrımı kendi başına yapamayacağı düşünülerek konulmuş pratik kılavuzlardır.

Sık Sorulan Sorular

Durak işaretine uymamak günah mıdır?

Durak işaretleri ictihada dayalı yardımcı işaretlerdir; onlara uymamak tek başına günah değildir. Ancak anlamı bilerek ve kasten bozacak biçimde durmak veya başlamak caiz değildir. İşaretlere uymak, anlam bilmeyen okuyucuyu bu tehlikeden korur.

“Lâ” işaretinde durursam namaz bozulur mu?

Hayır, bozulmaz. Nefes yetmediği için durulmuşsa uygun bir yerden geri alınarak devam edilir. Ayet sonundaki “lâ” işaretlerinde ise geri almaya gerek yoktur.

Farklı Mushaflarda işaretler neden değişik?

Ülkemizde basılan Mushaflarda secâvend işaretleri kullanılır. Medine baskısı gibi bazı Mushaflarda ise farklı bir işaret sistemi (kalî, salî, cim, mim gibi) tercih edilmiştir. Sistemler farklı olsa da amaç aynıdır: anlamı koruyarak durmak ve başlamak.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Mâûn Suresi (107/4-5); Ebû Dâvûd; Tirmizî (Ümmü Seleme rivayeti, ayet ayet okuma); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Secâvend", "Vakf ve İbtidâ", "Sekte" maddeleri; İsmail Karaçam, Kur'ân-ı Kerîm'in Faziletleri ve Okunma Kaideleri

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Mâûn Suresi (107/4-5)
  2. Ebû Dâvûd; Tirmizî (Ümmü Seleme rivayeti, ayet ayet okuma)
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Secâvend", "Vakf ve İbtidâ", "Sekte" maddeleri
  4. İsmail Karaçam, Kur'ân-ı Kerîm'in Faziletleri ve Okunma Kaideleri

İlgili Yazılar