Güncel Sorular
Teknoloji, iş hayatı, tıp ve ekonomiye dair yeni sorular. 228 soru ve cevap.
Oruç ve Ramazan Hakkında Güncel Sorular
Güncel sorular, klasik fıkıh kitaplarında doğrudan yer almayan ancak teknoloji, tıp, iş hayatı ve ekonomideki gelişmelerle ortaya çıkan; elektronik sigara, insülin pompası, dijital zekât ödemesi, uzaktan çalışma ve yeni tedavi yöntemleri gibi konulara dair meseleleri kapsar. Bu sorular, fıkhın temel ilkeleri ve Din İşleri Yüksek Kurulu kararları ışığında cevaplanır.
İslam hukukçuları, yeni meseleleri çözerken kıyas yoluyla eski hükümlerle benzerlik kurar. Örneğin orucu bozan şeylerin temel ölçüsü, bir maddenin doğal bir yoldan vücut boşluğuna ulaşmasıdır. Bu ölçüye göre buhar veya duman halinde solunan elektronik sigara orucu bozarken, deriden emilen yamalar ve deri altı iğneler bozmaz. Endoskopi, anjiyo ve benzeri tıbbi işlemlerin hükmü ise işlemin türüne ve kullanılan maddelere göre değişir.
Ekonomik konularda da yeni sorular gündeme gelmektedir: Kripto paralar, borsa hisseleri, döviz ve altın hesaplarının zekâtı; zekât ve fitrenin internet üzerinden güvenilir kurumlara ödenmesi; bağış kampanyaları gibi. Bu konularda kural olarak, zekâta tabi malın nisaba ulaşıp üzerinden bir yıl geçmesi ve zekâtın hak sahibine ulaşması esas alınır. Online ödeme, zekâtın vekâleten verilmesi niteliğindedir.
Güncel meselelerde görüşler zamanla gelişebilir. Bu nedenle bu bölümdeki cevaplar Diyanet'in yayımladığı son açıklamalar esas alınarak hazırlanmıştır; kişisel durumunuz için Alo 190 Fetva Hattı'na danışabilirsiniz. Uzaktan çalışma, vardiyalı mesai ve gece hayatının yoğunlaştığı günümüz şartları da Ramazan'ın yaşanma biçimini etkilemektedir. İş yerinde oruçlu olmayan arkadaşlara karşı hoşgörülü davranmak, oruçlu çalışanlara da iftar saatinde kolaylık sağlamak güzel bir davranıştır. Sosyal medyada paylaşılan ve kaynağı belirsiz fetvalara itibar etmeden, güvenilir kurumların açıklamalarını esas almak gerekir.
- Yeni meseleler kıyas ve temel ilkelerle çözülür.
- Elektronik sigara orucu bozar.
- Deri yaması ve deri altı iğne orucu bozmaz.
- Güvenilir kurumlara online zekât ödemesi geçerlidir.
Sık Sorulan Sorular
Kan nakli (kan almak) dinen caiz mi?
Evet, ihtiyaç hâlinde kan nakli caizdir. Ameliyat, kaza, doğum veya kan hastalıklarında hayatı kurtarmak için başkasının kanını almak zaruret kapsamındadır. Kan bağışı da karşılık beklemeden yapıldığında bir iyilik ve yardımlaşmadır. Kan satın almak veya satmak ise uygun görülmez; ancak kan bulunamayan zorunlu hâllerde hasta tarafının ücret ödemesi zaruret sebebiyle mazur görülür. Kan nakli, süt emme gibi akrabalık veya evlenme yasağı doğurmaz.
Ramazan’da “her satıştan bağış” kampanyası yapmak caiz mi?
Evet, söz verilen bağış gerçekten yapılıyorsa caizdir ve hayra vesile olabilir. Ancak bağış miktarının açıkça belirtilmesi, sözün eksiksiz yerine getirilmesi ve bağışın duyurulan yere ulaştırılması gerekir. Müşteri bu vaade güvenerek alışveriş ettiği için vaadi tutmamak aldatma olur. Bağış yalnızca reklam amacıyla abartılıyor veya hiç yapılmıyorsa bu kul hakkıdır. Sadakanın asıl sevabı gösterişte değil ihlastadır; yine de iyiliğe teşvik etmek için duyurmakta sakınca yoktur.
Enflasyon varken yıllar önce aldığım borcu aynı miktarda ödemek doğru mu?
Hukuken borç, alınan miktar kadardır; fakat yüksek enflasyonda alacaklının mağdur olmaması için ahlaken ve ihtiyaten değer kaybını telafi etmek tavsiye edilir. Borç verirken baştan fazla ödeme şartı koşmak faizdir. Ancak şart koşulmadan, borçlunun kendi gönlüyle fazla ödemesi Hz. Peygamber’in uygulamasında da görülen güzel bir davranıştır; o, aldığı hayvandan daha iyisini geri vermiştir. Günümüzde bazı âlimler ve Diyanet, borcu altın veya döviz gibi değerini koruyan bir birimle kayıt altına almayı önerir. Aile ve akraba arasındaki borçlarda bu konuyu baştan konuşmak, ileride kırgınlıkları önler.
Kan verdiğim kişiyle aramızda akrabalık oluşur mu, evlenebilir miyiz?
Hayır, kan nakli herhangi bir akrabalık veya evlenme yasağı doğurmaz. İslâm hukukunda evlenme yasakları nesep (kan bağı), evlilik yoluyla oluşan hısımlık ve süt emme ile sınırlıdır. Kan nakli, süt emzirmeye kıyas edilmez; çünkü süt kardeşliği bebeklik döneminde beslenme yoluyla gerçekleşen özel bir durumdur. Dolayısıyla kan verdiğiniz veya aldığınız kişiyle, başka bir engel yoksa evlenmeniz caizdir. Organ nakli için de aynı hüküm geçerlidir.
Ramazan reklamlarında dinî duyguları kullanmak doğru mu?
Ramazan’ın güzelliklerini saygılı bir dille anmak sakıncalı değildir; fakat ayet, hadis ve kutsal değerleri satış malzemesi hâline getirmek hoş değildir. Paylaşma, aile, sofra bereketi gibi temaları işlemek toplumsal değerleri yaşatabilir. Ancak dinî duyguları istismar ederek abartılı vaatlerde bulunmak, “bu ürünü alan sevap kazanır” gibi ifadeler kullanmak yanıltıcıdır. Kur’an ayetlerinin dinî bir sebep olmadan ticarî ambalaj veya afişlerde kullanılması da saygı açısından uygun görülmez.
Telefonun ekranına Kur’an ayeti veya Allah lafzı koymak caiz mi?
Evet, caizdir; ancak saygıya uygun kullanım gerekir. Ayeti görüp hatırlamak ve tefekkür etmek güzel bir niyettir. Dikkat edilmesi gereken, telefonun tuvalet gibi yerlere götürülmesi ve ekranın açılması durumudur; bu gibi yerlerde ayetin ekranda görünmemesine özen göstermek edebe daha uygundur. Ekranın kilit ekranında sürekli açılıp kapanması tek başına saygısızlık değildir. Bu konuda endişe yaşayanlar, ayet yerine sade bir tezhip, hat deseni veya “Bismillah” gibi kısa bir yazı tercih edebilir. Önemli olan ayeti ekranda değil, kalpte ve hayatta taşımaktır.
Anne sütü bankası caiz mi?
Diyanet, sütün kimden geldiğinin belirsiz olduğu anne sütü bankalarını caiz görmez. Çünkü süt emme, emen çocuk ile sütün sahibi kadın ve onun çocukları arasında evlenme yasağı doğurur. Kimin sütünü emdiği bilinmeyen çocuk, ileride farkında olmadan süt kardeşiyle evlenebilir. Buna karşılık süt veren anne ile alan çocuğun kayıt altına alındığı ve ailelerin bilgilendirildiği bir sistemde, özellikle erken doğan bebekler için süt paylaşımı değerlendirilebilir. Konuyla ilgili müftülüğe danışılabilir.
Borç verdiğim kişiden hediye veya iyilik beklemek faiz olur mu?
Borç sebebiyle şart koşulan veya örf hâline gelen her menfaat faize girer; bu yüzden borç karşılığında hediye, hizmet ya da ayrıcalık beklemek doğru değildir. Fıkıhta “menfaat sağlayan her borç ribadır” anlamında yaygın bir kaide vardır. Örneğin borç verene evini ücretsiz kiralatmak, dükkânından indirimli alışveriş şartı koşmak bu kapsamdadır. Buna karşılık borçlunun, borçtan önce de var olan dostluk ve alışkanlık gereği hediye vermesi ya da ödemede kendiliğinden fazlasını vermesi sakıncalı sayılmaz. Karz-ı hasen, yani yalnızca Allah rızası için verilen borç, en faziletli yoldur.
Ezan veya Kur’an okuyuşunu telefon zil sesi yapmak doğru mu?
Uygun görülmez. Ezan ve Kur’an tilaveti, belirli bir amaç ve saygı içinde dinlenmesi gereken seslerdir. Zil sesi olarak kullanıldığında, telefonun açılmasıyla ayetin veya ezanın yarıda kesilmesi, tuvalet gibi uygunsuz yerlerde çalması ve sıradan bir uyarı sesine dönüşmesi söz konusu olur. Diyanet de bu kullanımın, Kur’an’a ve ezana gösterilmesi gereken saygıyla bağdaşmadığını belirtmiştir. Bunun yerine sade bir melodi veya zil sesi kullanmak daha uygundur. Kur’an ve ezanı dinlemek için ayrı, bilinçli vakitler ayırmak daha doğrudur.
Ramazan’da borcunu ödeyemeyen müşteriye süre tanımak sevap mı?
Evet, darda kalan borçluya süre tanımak Kur’an’ın açıkça teşvik ettiği bir iyiliktir. Bakara suresinde borçlu sıkıntıdaysa onun durumu düzelene kadar beklenmesi, alacağın bağışlanmasının ise daha hayırlı olduğu bildirilir. Peygamberimiz de darda kalana kolaylık gösteren kişiye Allah’ın kolaylık göstereceğini haber vermiştir. Ramazan’da bu iyiliği yapan esnaf hem müşterisinin gönlünü kazanır hem de ayın bereketinden pay alır. Borcu tamamen silmek ise sadaka hükmündedir.
Bankadan kredi çeken birine kefil olmak caiz mi?
Kefalet kendi başına meşru bir yardımlaşmadır; ancak faizli bir krediye kefil olmak, faizli işleme destek olmak anlamı taşıdığı için sakıncalıdır. Hadiste faizi yiyen, yediren, yazan ve şahitlik eden birlikte kınanmıştır; faizli akde kefil olmak da bu işlemin gerçekleşmesine yardım etmektir. Faizsiz borç, katılım bankası finansmanı veya kira gibi meşru işlemlerde kefil olmak ise sevaplı bir iyiliktir. Kefil olacak kişi, borçlu ödemezse borcu kendisinin ödemek zorunda kalacağını bilmeli ve gücünü aşan kefaletlerden kaçınmalıdır. Aile içindeki baskılar karşısında durumu nazikçe açıklamak ve alternatif yollar önermek uygundur.
Domuz kaynaklı kalp kapağı veya ilaç kullanmak caiz mi?
Başka bir alternatif yoksa, zaruret gereği caizdir. Kur’an domuz etini haram kılarken, darda kalan kişi için istisna tanır. Domuz kaynaklı kalp kapağı, bazı insülin veya heparin türleri gibi tedaviler, hayati bir ihtiyaç bulunduğunda ve helal bir muadili temin edilemediğinde kullanılabilir. Eşdeğer etkide helal kaynaklı bir seçenek varsa onun tercih edilmesi gerekir. Bu konuda hekiminizle alternatifleri konuşmanız uygun olur.
Ramazan’da yapılan ticaretin bereketi daha mı fazladır?
Ramazan’a özgü “ticaret bereketi” hakkında sahih bir rivayet bilinmemektedir; ancak helal ve dürüst ticaret her zaman bereket vesilesidir. Ramazan, iyiliklerin ve sadakanın çoğaldığı bir aydır; bu atmosferde dürüst davranan, ölçüyü tam veren, fiyatı fahiş şekilde artırmayan esnafın kazancı manevi olarak da kıymetlidir. Bereketi getiren şey ayın kendisinden çok, kazancın temizliği ve kazançtan hak sahiplerine pay ayrılmasıdır. Zekât ve sadaka, malın bereketini artıran başlıca ibadetlerdir.
Sahura kalkmak için ezanı alarm sesi yapmak uygun mu?
Tavsiye edilmez. Ezan, namaz vaktinin girdiğini bildiren bir çağrıdır. Sahur için alarm olarak kurulduğunda, vakit girmeden ezan sesi duyulur; bu hem yanlış algıya (ezan okundu, imsak geçti) yol açabilir hem de ezanın, alarmı susturmak için yarıda kesilmesine sebep olur. Ezanın yarıda kesilmesini ve sıradan bir uyarı sesine dönüşmesini önlemek için sade bir alarm sesi kullanmak daha doğrudur. Namaz vaktinde vakti hatırlatan ezan bildirimleri ise amacına uygun olduğu için sakıncalı görülmez; ancak orada da sesi keserken saygıya özen göstermek güzeldir.
Faizli işlem yapan bir bankada çalışmak caiz mi?
Doğrudan faizli işlemleri yürüten, yazan veya pazarlayan görevlerde çalışmak sakıncalıdır; faizle ilgisi olmayan destek görevleri ise daha hafif değerlendirilir. Hadiste faizi yazan ve şahitlik eden de kınandığı için kredi pazarlaması, faiz hesaplama gibi işler dinen problemlidir. Temizlik, güvenlik, bilgi işlem gibi faizle doğrudan bağlantısı olmayan görevlerde çalışmayı bazı âlimler caiz görmüştür. Bu konuda ihtiyatlı olan, imkân bulunduğunda katılım bankası veya başka bir iş alanına geçmektir. Ancak kişi geçimini sağlayacak başka bir iş bulana kadar işini aniden bırakmakla yükümlü tutulmaz; kendi durumu için müftülüğe danışması uygun olur.
Hayvandan insana organ veya doku nakli caiz mi?
Evet, tedavi amacıyla ve zaruret hâlinde caizdir. Eti yenen hayvanlardan (sığır gibi) alınan doku ve kapakların kullanılmasında bir sakınca yoktur. Domuz gibi eti haram olan hayvanlardan yapılan nakiller ise ancak hayati zorunluluk ve alternatifin bulunmaması durumunda caiz görülür. Deneysel aşamadaki uygulamalarda ise hastanın hayatını gereksiz riske atmamak da gözetilmelidir. Kararı uzman hekimle birlikte vermek gerekir.
İçinde Kur’an uygulaması olan telefonu yere koymak veya üzerine oturmak günah mı?
Hayır, ekranı kapalıyken telefon mushaf hükmünde değildir; yere koymak günah sayılmaz. Telefondaki Kur’an, dijital veri olarak saklanır; ekranda açık olmadığı sürece telefona sıradan bir eşya gibi davranılabilir. Ekranda ayet açıkken ise mushafa gösterilen saygıya benzer bir edep gözetmek, telefonu yere atmamak ve üzerine oturmamak güzel olur. Hanefî âlimlerin çoğu, ekranda Kur’an açıkken abdestsiz dokunmanın da mushafa dokunmak gibi olmadığını belirtir, çünkü ekran ve yazı birbirinden ayrıdır; yine de ihtiyatla davranmak edebe uygundur.
Ramazan’da işimi bırakıp tamamen ibadete çekilmek daha mı faziletli?
Hayır, geçim sorumluluğu olan birinin işini bırakıp tamamen ibadete çekilmesi daha faziletli değildir. İslam’da helal kazanç için çalışmak da bir ibadettir; aileyi geçindirmek ve başkalarına muhtaç olmamak dinin emirlerindendir. Sahabe Ramazan’da da ticaretini, tarlasını ve işini sürdürmüştür. İmkânı olanlar son on günde itikâfa girebilir veya izin kullanabilir; ancak bu, ailenin haklarını ihmal etmeden yapılmalıdır. Çalışırken dil zikirle, kalp niyetle ibadete bağlanabilir.
Kasko ve trafik sigortası yaptırmak caiz mi?
Yasal zorunluluk olan trafik sigortası gibi sigortaları yaptırmakta sakınca yoktur. İsteğe bağlı sigortalarda ise Diyanet, belirsizlik (garar) ve faizle ilişkili yatırım unsurları nedeniyle klasik ticari sigorta yerine yardımlaşma esasına dayanan katılım (tekâfül) sigortasını tercih etmeyi tavsiye eder. Katılım sigortasında poliçe sahipleri ortak bir fonda yardımlaşır; şirket bu fonu yönetip ücret alır ve fon faizsiz yatırımlarla değerlendirilir. Bu imkân bulunduğunda kasko, konut, sağlık gibi sigortalar için katılım sigortası seçilmelidir. İşverenin zorunlu tuttuğu sigortalar ile yasal sosyal güvenlik sistemleri ise kişinin iradesi dışında olduğu için sorumluluk doğurmaz.
Oruçluyken helal kazanç için çalışmak ibadet sayılır mı?
Evet, Allah rızası gözetilerek helal kazanç için çalışmak ibadet değeri taşır. Peygamberimiz hiç kimsenin elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek yemediğini, Hz. Dâvûd’un da kendi el emeğiyle geçindiğini bildirmiştir. Oruçlu kişinin açlık ve yorgunluğa rağmen dürüstçe çalışması, orucun sabır eğitimini günlük hayata taşır. Niyetin düzeltilmesi, yani ailesini geçindirmek ve kimseye muhtaç olmamak için çalıştığını bilmek, sıradan bir işi bile sevaba dönüştürür.
Otopsi yapılması dinen caiz mi?
Evet, gerekli hâllerde caizdir. Ölüm sebebinin tespiti, adaletin sağlanması, bir suçun aydınlatılması veya bulaşıcı bir hastalığın belirlenmesi gibi kamu yararı bulunan durumlarda otopsi meşrudur. Ölünün saygınlığı esas olmakla birlikte, adli ve tıbbi zorunluluk bu saygıyla çelişmez; işlem saygılı biçimde yapılır ve beden ailesine teslim edilir. Otopsi defni bir süre geciktirebilir; bu, zaruret sebebiyle mazur görülür. Cenaze daha sonra yıkanıp namazı kılınarak defnedilir.
Telefonumdaki Kur’an uygulamasını silmek günah mı?
Hayır, günah değildir. Uygulamayı silmek, Kur’an’ı veya ayetleri yok etmek anlamına gelmez; sadece o yazılımın telefonunuzdaki kopyası kaldırılmış olur. Yer açmak, daha iyi bir uygulamaya geçmek veya telefonu değiştirmek gibi sebeplerle uygulama silinebilir. Burada önemli olan niyettir; Kur’an’ı küçümseme maksadıyla yapılan bir davranış elbette doğru olmaz. Aynı şekilde telefondaki ayet görsellerini, dijital dosyaları silmek de mushafı yakmak veya atmak gibi değerlendirilmez. Uygulamayı sildiyseniz, Kur’an okumayı başka bir yoldan sürdürmeniz yeterlidir.
Bireysel emeklilik sistemine (BES) girmek caiz mi?
Faizsiz (katılım) fonlarda değerlendirildiği sürece caizdir. BES, kişinin birikimini emeklilik şirketinin fonlarında yatırıma yönlendirdiği bir sistemdir. Fonlar faizli devlet tahvili, mevduat gibi araçlara yatırılırsa elde edilen gelir faiz içerir. Diyanet, katılımcının birikimini faizsiz ilkelere göre işletilen katılım fonlarında tutmasını şart görür. Otomatik katılımda da kişi fon tercihini katılım fonları olarak değiştirebilir. Devlet katkısı ise faiz değil, teşvik amaçlı bir destek olduğundan alınmasında sakınca yoktur. Birikimin zekâtı ile ilgili hükümler ayrı bir konudur; kesin bilgi için müftülüğe danışılabilir.
İşyerinde mescit veya namaz odası istemek doğru mu?
Evet, işverenden nazik bir dille namaz kılınacak uygun bir alan talep etmek meşru ve makul bir istektir. Pek çok işyeri, alışveriş merkezi ve kurum bu ihtiyacı karşılamak için küçük mescitler düzenlemektedir. Talep ederken diğer çalışanların ihtiyaçlarını ve işyerinin imkânlarını gözetmek, çözüm önermek faydalıdır. Ayrı bir oda yoksa temiz bir köşe, toplantı odası veya depo da kullanılabilir; namaz için yerin temiz olması yeterlidir. Peygamberimiz yeryüzünün mescit kılındığını bildirmiştir.
Kur’an kaydını hızlandırılmış (1,5x–2x) dinleyerek hatim yapılır mı?
Dinlemek sevaplıdır ama hatim, esasen Kur’an’ı baştan sona okumakla olur. Kur’an’ı dinlemek de ibadettir ve dinleyen sevap kazanır. Ancak kaydı hızlandırmak harfleri, medleri ve tecvidi bozar; bozuk bir tilaveti dinlemek, Kur’an’ı ağır ağır, tane tane okuma emriyle bağdaşmaz. Sahabe de Kur’an’ı aceleyle okumayı hoş karşılamamıştır. Zamanınız kısıtlıysa hızlandırmak yerine daha az miktarı normal hızda ve anlayarak dinlemek daha faziletlidir. Kendiniz okuyamıyorsanız dinleyerek takip etmek güzeldir; bunu “okuma hatmi” yerine “dinleme hatmi” olarak düşünmek yerinde olur.
Ölünce bedenimi tıp fakültesine kadavra olarak bağışlayabilir miyim?
Âlimlerin önemli bir kısmı, tıp eğitiminin zorunlu ihtiyacı sebebiyle bunu caiz görmüştür. Hekim yetiştirmek toplumun farz-ı kifâye ihtiyaçlarındandır ve kadavra ile eğitim bu sürecin önemli bir parçasıdır. Ancak bedenin saygıyla kullanılması, eğitim bittikten sonra kalıntıların dinî usule uygun şekilde defnedilmesi gözetilmelidir. Bağış kararı, kişinin kendi hür iradesiyle ve yakınlarını bilgilendirerek verilmelidir. Ayrıntılar için müftülüğe danışılabilir.
Devlet tahvili veya hazine bonosu almak caiz mi?
Hayır, sabit faiz getirisi olan klasik devlet tahvili ve hazine bonoları faizli borç senedi olduğu için caiz değildir. Bu senetleri alan kişi devlete borç vermiş, karşılığında önceden belirlenmiş bir fazlalık almış olur; bu da faizin tanımına uyar. Borç verilenin devlet olması hükmü değiştirmez. Buna karşılık kira sertifikası (sukuk) gibi, bir varlığın kirasından veya gelirinden pay veren ve faiz yerine meşru akitlere dayanan menkul kıymetler caiz kabul edilir. Diyanet de kira sertifikalarını faizsiz yatırım aracı olarak değerlendirmektedir. Yatırım yapmadan önce ürünün hangi akde dayandığını öğrenmek gerekir.
Dükkânıma iftar vaktinde gelen müşteriye iftarlık ikram etmek sevap mı?
Evet, iftar vaktinde dükkânda bulunan oruçluya bir hurma, bir bardak su veya küçük bir ikramda bulunmak iftar ettirme sevabına vesile olur. Peygamberimiz oruçluyu iftar ettirene, oruçlunun sevabı kadar sevap verileceğini bildirmiştir; bunun için büyük bir sofra kurmak şart değildir. Bu küçük jest müşteriyle esnaf arasındaki bağı da güçlendirir. İkramın ticarî bir karşılık beklentisiyle değil, iyilik niyetiyle yapılması sevabı artırır.
Kur’an’ı yapay zekâ ile üretilmiş bir sesten dinlemek caiz mi?
İhtiyatla yaklaşılması gereken bir konudur; insan hâfızların kayıtlarını tercih etmek daha doğrudur. Yapay ses, harfleri ve tecvid kurallarını hatalı üretebilir; anlamı değiştiren bir hata Kur’an’da ciddi bir sorundur. Ayrıca yaşayan veya vefat etmiş ünlü bir hâfızın sesini taklit edip ona okumadığı ayetleri okutmak, kişiye ait olmayanı ona nispet etmek olur ve kul hakkı doğurabilir. Kur’an dinlemek için tanınmış hâfızların gerçek kayıtları veya Diyanet’in yayınları güvenilir seçeneklerdir. Konu yeni olduğundan ayrıntı için müftülüğe danışabilirsiniz.
Ötanazi (ağır hastanın ölümüne yardım) caiz mi?
Hayır, aktif ötanazi kesinlikle caiz değildir. Hayat Allah’ın bir emanetidir; kişinin kendi hayatına son vermesi de, başkasının hayatına son verilmesi de haramdır. Hastanın ağır acı çekmesi veya bunu istemesi bu hükmü değiştirmez. İslâm, hastaya ağrı kesici ve palyatif bakımla acısını hafifletmeyi, onu yalnız bırakmamayı ve dua etmeyi öğütler. Hastalık, sabredene günahlarına kefaret olan bir imtihan olarak görülür.
Beyin ölümü gerçekleşen yakınımın cihazlarının kapatılmasına izin vermek günah mı?
Hayır, uzman hekimler kesin beyin ölümüne karar vermişse günah sayılmaz. Bu durumda cihazlar hayatı sürdürmüyor, yalnızca bazı organların çalışmasını yapay olarak devam ettiriyordur; kişi fiilen vefat etmiştir. Bu karar ötanaziden farklıdır. Ancak yoğun bakımda olup beyin ölümü gerçekleşmemiş, iyileşme umudu az da olsa yaşayan bir hastanın tedavisini onu öldürmek amacıyla kesmek caiz değildir. Tereddüt yaşayan aileler hekimlerle ve müftülükle görüşebilir.
Camide ezanı müezzin yerine kayıttan okutmak caiz mi?
Hayır, ezanın canlı olarak bir müezzin tarafından okunması esastır. Ezan, vakti bildiren ve cemaati namaza davet eden bir ibadettir; kayıttan çalınan ses bu ibadetin yerine geçmez. Bu nedenle kayıttan çalınan sesle ezan sünneti yerine getirilmiş olmaz. Diyanet uygulamasında da ezanın canlı okunması esas alınır. Müezzin bulunmayan yerlerde, cemaatten sesi ve tecvidi uygun birinin ezanı okuması tavsiye edilir. Evde namaz kılan kişinin kısaca ezan ve kamet getirmesi de sünnete uygundur.
Faiz geliri olan kişinin orucu kabul olur mu?
Evet, orucun şartlarına uyarak tutulan oruç fıkhen geçerlidir ve kaza gerekmez; ancak faiz almak ayrı bir büyük günah olarak kalır. Oruç ile faiz iki ayrı konudur: Biri yerine getirilen bir farz, diğeri terk edilmesi gereken bir haramdır. Bir farzı yapmak, başka bir haramı meşru kılmaz; bir haram da farzın geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte hadiste, yiyeceği, içeceği ve giyeceği haramdan olan kişinin duasının nasıl kabul edileceği sorgulanmıştır. Bu sebeple Ramazan, faizli kazançtan kurtulmak için güzel bir fırsattır. Kişi tövbe eder, faizli hesapları kapatır ve elindeki faiz gelirini sevap beklemeden ihtiyaç sahiplerine verir.
Gece çalışan işçilere sahur ve iftar yemeğini işverenin sağlaması gerekir mi?
Dinen bir zorunluluk değildir; bu konu iş sözleşmesine ve mevzuata göre belirlenir. Ancak yemek verilen işyerlerinde, Ramazan’da yemek saatini sahur ve iftar vaktine göre düzenlemek güzel bir kolaylık ve iyiliktir. Çalışanına oruç tutma imkânı tanıyan işveren, hem iftar ettirme sevabından pay alır hem de çalışanların gönlünü kazanır. Gece vardiyasında iftar ve sahur için kısa bir mola tanımak da çalışanın sağlığı ve iş güvenliği açısından yararlıdır.
Fitre ve zekât kredi kartıyla ödenebilir mi?
Evet, kurum kredi kartıyla bağış kabul ediyorsa fitre ve zekât kartla ödenebilir; çünkü ihtiyaç sahibine veya vekil kuruma para o anda ulaşmış olur. Kişi bu durumda bankaya borçlanır ve borcunu ekstre tarihinde faize düşmeden ödemesi gerekir. Taksitle ödeme seçilirse ve taksitler faiz içermiyorsa bu da caiz kabul edilir. Ancak ödeyemeyeceği bir borçla zekât veya sadaka vermek doğru değildir; zekât zaten ihtiyaç fazlası maldan verilen bir ibadettir. Güvenilir, yetkili kurumlar tercih edilmeli ve bağışın hangi amaçla (fitre, zekât, fidye) yapıldığı açıkça belirtilmelidir.
Organ bağış kartı doldurmak sadaka-i câriye sayılır mı?
Bu konuda açık bir nas bulunmamakla birlikte, iyi niyetle yapılan organ bağışının sevabının kişinin ölümünden sonra da devam etmesi umulur. Sadaka-i câriye, hadiste geçen sürekli fayda sağlayan iyiliklere verilen addır. Bir kişinin organıyla başka biri yıllarca yaşıyor, ibadet ediyor ve ailesine bakıyorsa, bu iyiliğin karşılığını Allah’tan beklemek yersiz değildir. Ancak sevabın miktarını ve şeklini kesin olarak bilen yalnız Allah’tır. Bağış kararı yakınlarla konuşularak verilmelidir.
Oruçluyken iş kazası geçirirsem orucum ne olur?
Kaza tek başına orucu bozmaz; yaralanma, kanama veya dışarıdan pansuman orucu etkilemez. Ancak tedavi sırasında ağızdan ilaç veya sıvı alınması, serum takılması gibi işlemler orucu bozabilir; bu durumda yalnızca kaza gerekir, kefaret gerekmez. Sağlık tehlikesi söz konusuysa oruca devam etmekte ısrar edilmemeli, hekimin önerisine uyulmalıdır. Kişinin kendini tehlikeye atmaması dinin temel ilkelerindendir. Tutulamayan gün iyileştikten sonra kaza edilir.
Telefondan veya akıllı hoparlörden gelen ezanı tekrarlamak (icabet) gerekir mi?
Kayıttan çalınan ezana icabet etmek gerekmez; canlı yayındaki ezanı tekrarlamak ise güzeldir. Ezanı duyan kişinin müezzinin sözlerini tekrarlaması ve ardından ezan duasını okuması sünnettir. Âlimler bu sünnetin, vakitte canlı okunan ezana ait olduğunu belirtir. Radyo ve televizyondan canlı olarak yayınlanan ezanı tekrarlamak sevap umulan bir davranıştır. Uygulamadan veya hoparlörden çalınan önceden kaydedilmiş ezan ise gerçek bir ezan hükmünde olmadığı için icabet sünneti söz konusu olmaz; yine de o sırada sessizce dinlemek ve vakti hatırlayıp namaza hazırlanmak güzeldir.
Cuma hutbesini ve namazını internetten canlı takip etmek camiye gitmenin yerine geçer mi?
Hayır, geçmez. Cuma namazı, camide cemaatle birlikte kılınması gereken bir farzdır; imama uymak için aynı mekânda bulunmak şarttır. Ekran başında hutbe dinleyip namazı imamla kılmaya çalışmak cuma namazı yerine geçmez. Cuma’ya gitmesi mazeret sebebiyle mümkün olmayan hasta, yaşlı veya yolcu kişi, o gün öğle namazını kılar. İnternetten hutbe dinlemek bilgi ve öğüt açısından faydalıdır, ancak bir ibadet yükümlülüğünü karşılamaz. Mazereti olmayan kişilerin camiye gitmesi gerekir.
Nakledilen organla işlenen günah veya sevap organın eski sahibine mi yazılır?
Hayır, her insan kendi yaptıklarından sorumludur. Kur’an, kimsenin başkasının günah yükünü taşımayacağını açıkça bildirir. Nakledilen organ artık alıcının bedeninin bir parçasıdır ve o organla yapılan her iş alıcıya aittir. Bağışçı ise yalnızca bağıştaki iyi niyetinin karşılığını alır. Bu nedenle “organım kötü birine giderse günahına ortak olurum” endişesinin dinî bir dayanağı yoktur.
Piyango bileti veya kazı kazan almak caiz mi?
Hayır, para karşılığı katılınan ve kazancı tamamen şansa bağlı olan piyango, kazı kazan ve benzeri oyunlar kumar hükmündedir; caiz değildir. Kur’an içki ile birlikte kumarı (meysir) şeytan işi pislik olarak niteler ve ondan kaçınmayı emreder. Bu oyunlarda çok sayıda kişinin parası, emek ve alışveriş olmaksızın birkaç kişiye aktarılır; kaybedenlerin zararı kazananın kazancı olur. Yılbaşı gibi özel günlerde veya “hayır amaçlı” denilerek düzenlenmesi hükmü değiştirmez. Böyle bir yolla ikramiye kazanan kişi bu parayı kendisi için kullanmamalı, sevap beklemeden ihtiyaç sahiplerine vermelidir.
Ramazan’da işsiz kalan kişi fitre vermek zorunda mı?
Bu, işsizliğe değil kişinin elindeki mala bağlıdır. Hanefî mezhebine göre bayramın birinci günü sabahı temel ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı malı bulunan kişi fitre verir. İşsiz kalmış olsa bile birikimi nisaba ulaşıyorsa fitre gerekir; birikimi yoksa gerekmez, hatta fitre alabilecek duruma gelmiş olabilir. Şâfiî mezhebinde ise bayram günü ve gecesinin nafakasından fazlası olan kişiye fitre gerekir. Durumunuz belirsizse müftülüğe danışabilirsiniz.
Canlı organ bağışı ameliyatını Ramazan’da olmak için orucu bırakabilir miyim?
Evet, hekimin belirlediği tarih ertelenemiyorsa oruç tutulmaz ve sonra kaza edilir. Ameliyat ve sonrasındaki iyileşme süreci, Kur’an’da oruca ruhsat tanınan hastalık hâline girer; hem bağışçı hem alıcı için bu ruhsat geçerlidir. Alıcının hayatı söz konusu olduğundan ameliyatı sırf oruç için geciktirmek uygun değildir. Ancak tarih sağlık açısından fark etmiyorsa, ameliyatı Ramazan sonrasına planlamak orucu korumak açısından daha iyidir. Tutulamayan günler kefaretsiz kaza edilir.
İddaa ve internetten bahis oynamak caiz mi?
Hayır, spor bahisleri ve internet üzerinden oynanan her türlü bahis kumardır ve haramdır. Bahiste para yatıranların bir kısmı kaybeder, bir kısmı onların parasıyla kazanır; ortada meşru bir emek veya mal değişimi yoktur. Ayrıca yasa dışı bahis siteleri dolandırıcılık, borç batağı ve aile yıkımına yol açmaktadır. Kumarın bağımlılık hâline geldiği durumlarda yalnızca irade yetmeyebilir; bir uzmandan veya bağımlılıkla mücadele merkezlerinden profesyonel destek almak gerekir. Ramazan, kötü alışkanlıkları bırakmak için elverişli bir zamandır; orucun kazandırdığı nefis terbiyesi bu yolda kişiye güç verir.
Kur’an okumayı internetten (online) öğrenmek doğru mu?
Evet, canlı ve ehil bir hocadan alındığı sürece faydalı ve caizdir. Kur’an öğrenimi, harflerin doğru çıkarılması için hocanın dinleyip düzeltmesini gerektirir; bu, görüntülü canlı derslerle de sağlanabilir. Sadece kayıtlı videolarla, hiç kimseye okumadan öğrenmek ise hataların fark edilmemesine yol açabilir. Hocanın ehliyetine, kurumun güvenilirliğine ve ders ortamının edebine dikkat etmek gerekir. Müftülükler ve Diyanet’e bağlı Kur’an kursları da çevrim içi imkânlar sunmaktadır. Ramazan, Kur’an’a başlamak için güzel bir zamandır.
Ramazan’da yeni bir işe başlamak veya dükkân açmak uğurlu mudur?
Ramazan’da işe başlamanın özel bir uğur getirdiğine dair sahih bir kaynak yoktur; halk arasında yaygın bir düşüncedir. İslam’da uğur ve uğursuzluk inancı değil, tevekkül ve çalışma esastır. Bununla birlikte Ramazan gibi mübarek bir zamanda helal bir işe dua ederek başlamak güzeldir. İşe besmeleyle başlamak, kazancı helal yoldan aramak ve hak sahiplerine payını vermek bereketin asıl sebepleridir. Açılışta sadaka vermek veya dua ettirmek de caizdir.
Estetik ameliyat dinen caiz mi?
Tedavi amaçlıysa caizdir; sırf güzelleşmek için yaratılışı değiştirmek ise uygun görülmez. İslâm âlimleri estetik müdahaleleri ikiye ayırır. Doğuştan gelen bir kusuru, kaza, yanık veya hastalık sonrası oluşan bozulmayı gidermek ve kişinin ruhen de rahatsız olduğu belirgin bir şekil bozukluğunu düzeltmek tedavi sayılır ve caizdir. Normal görünümdeki bir organı, moda veya daha güzel görünme arzusuyla değiştirmek ise Allah’ın yaratışını değiştirme kapsamında değerlendirilir. Ölçü, gerçek bir ihtiyaç ve zararın bulunup bulunmamasıdır.
İşyerinde gündüz yapılan kutlamada pasta dağıtılırsa oruçlu ne yapmalı?
Oruçlu kişi kutlamaya katılıp tebrik edebilir, fakat pastayı yemez; isterse payını iftarda yemek üzere ayırabilir. Başkalarının yemesi orucunuzu etkilemez. Çalışma arkadaşının sevincine ortak olmak güzel bir davranıştır ve oruç buna engel değildir. Ramazan’da yapılacak kutlamaları iftar saatine veya mesai sonuna almayı önermek, oruçlu çalışanların da rahatça katılmasını sağlar. Bu tür bir öneri nezaketle yapıldığında çoğu zaman memnuniyetle karşılanır.
Online Kur’an dersini karşı cinsten bir hocadan almak caiz mi?
Ölçülü ve edebe uygun bir ortamda, ihtiyaç hâlinde caizdir; ancak mümkünse aynı cinsten hoca tercih edilmesi daha uygundur. İslâm, kadın ve erkek arasında ciddi, amaca yönelik ve saygılı bir iletişimi yasaklamaz. Bununla birlikte dersin ders amacıyla sınırlı kalması, kıyafet ve konuşmada ölçünün korunması, özel yazışmalara ve gereksiz sohbetlere girilmemesi gerekir. Grup dersleri, kurum aracılığıyla verilen dersler veya bir yakının hazır bulunduğu dersler daha emniyetlidir. Kur’an dersi, adabın en çok gözetilmesi gereken bir ortamdır.
Sosyal medyadaki ücretsiz hediye çekilişlerine katılmak caiz mi?
Evet, katılım için para ödenmiyorsa bu tür çekilişlere katılmak caizdir. Kumarın temel unsuru, herkesin bir bedel ortaya koyup kazananın kaybedenlerin parasını almasıdır. Takip etmek, beğenmek veya paylaşmak şartıyla yapılan ücretsiz çekilişlerde kimse para kaybetmez; kazanana verilen şey, firmanın tanıtım amaçlı hediyesidir. Katılım için ürün satın almak veya ücretli bir kod almak şart koşuluyorsa değerlendirme değişebilir; alışverişin gerçek bir ihtiyaç için yapılması hâlinde bazı âlimler bunu hediye kapsamında görmüştür. Sahte çekiliş hesaplarının kişisel bilgi toplama veya dolandırıcılık amacı taşıyabileceği de unutulmamalıdır.
Burun estetiği yaptırmak günah mı?
Nefes almayı zorlaştıran bir sorun, kırık veya belirgin bir şekil bozukluğu varsa caizdir. Burun kemiği eğriliği gibi tıbbi sebeplerle yapılan ameliyatlar tedavidir. Kişiyi ciddi biçimde rahatsız eden, toplum içinde üzüntüye yol açan bir bozukluğun düzeltilmesi de ihtiyaç kapsamında görülebilir. Peygamber Efendimiz savaşta burnu kesilen bir sahâbîye altından burun yaptırmasına izin vermiştir. Ancak normal bir burnu sadece modaya uymak için değiştirmek konusunda âlimler olumsuz görüş bildirir.
Oruçlu bir yönetici çalışanlarına karşı nasıl davranmalı?
Oruçlu yönetici, yetkisini sabır ve adaletle kullanmalı; açlığın verdiği gerginliği çalışanlarına yansıtmamalıdır. Peygamberimiz insanların işlerini üstlenen kişinin onlara kolaylık göstermesini öğütlemiş, idarecinin yönettiklerinden sorumlu olduğunu bildirmiştir. Ramazan’da hata yapan bir çalışana sert çıkmak yerine uygun bir zamanda sakin bir dille konuşmak, iş yükünü dengeli dağıtmak ve oruç tutan-tutmayan ayrımı yapmamak yöneticinin sorumluluğudur. Orucun kazandırdığı öz denetim, yönetim becerisine de yansımalıdır.
Ramazan’da dinî podcast veya sesli kitap dinlemek sevap mı?
Evet, faydalı ilim öğrenmek niyetiyle dinlemek sevap umulan güzel bir uğraştır. Hz. Peygamber, ilim öğrenmek için yola çıkana Allah’ın cennet yolunu kolaylaştıracağını bildirmiştir. Yolda, işte veya ev işleri yaparken dinî sohbet, siyer ve tefsir dinlemek, Ramazan’ın vaktini bereketlendirir. Dikkat edilecek nokta, konuşmacının ilmî güvenilirliğidir; aşırı, mezhep düşmanlığı yapan veya kaynaksız bilgi veren içeriklerden uzak durun. Dinlediklerinizi hayata geçirmek ve önemli bir hüküm öğrendiğinizde güvenilir bir kaynaktan kontrol etmek faydayı artırır.
Saadet zinciri ve ağ pazarlama (MLM) sistemleri caiz mi?
Kazancın gerçek ürün satışından değil, sisteme yeni üye getirmekten elde edildiği saadet zinciri (piramit) yapıları caiz değildir. Bu sistemlerde erken girenler sonradan gelenlerin parasıyla kazanır; yeni üye akışı durduğunda en alttakiler zarara uğrar. Bu yönüyle aldatma, belirsizlik ve kumar unsurları taşır. Gerçek ve makul fiyatlı bir ürünün satıldığı, kazancın satılan ürün miktarına bağlı olduğu, üyelik için zorunlu yüksek ücret alınmayan ağ pazarlama modelleri ise ayrıca değerlendirilir ve şartlarına göre caiz olabilir. Katılmadan önce şirketin yasal durumunu araştırmak ve “kısa sürede zengin olma” vaatlerine karşı temkinli olmak gerekir.
Dinî içerikli videolardan reklam geliri elde etmek helal mi?
Emek karşılığı kazanç olarak helaldir; ancak reklamların içeriğine ve niyete dikkat etmek gerekir. Faydalı içerik hazırlamak zaman ve emek ister; bundan meşru yolla kazanç sağlamak yasak değildir. Ancak videolarda kumar, alkol, faizli ürün veya müstehcen reklamların gösterilmesi, mümkün olduğunca engellenmelidir; platformların reklam filtreleme ayarlarını kullanmak bu açıdan önemlidir. Tıklanma uğruna abartılı başlıklar, korkutucu vaatler ve kaynaksız bilgiler kullanmak ise hem dinî hem ahlaki açıdan sorunludur. Asıl hedef insanlara doğru bilgiyi ulaştırmak olmalı, kazanç bunu takip etmelidir.
Dükkânın bereketi için Ramazan’da okunacak özel bir dua var mı?
Ramazan’a ve dükkâna özgü, sahih kaynaklarda belirlenmiş özel bir dua yoktur; kişi rızık ve bereket için dilediği güzel duayı edebilir. Kur’an’da geçen “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver” duası bunun en kapsamlılarındandır. Dükkânın duvarına asılan bazı “bereket muskaları” veya belirli sayıda okunmadıkça fayda vermeyeceği söylenen metinler halk arasında yaygındır, fakat sahih bir dayanağı yoktur. Bereketin yolu dürüstlük, helal kazanç ve zekâttır.
Meme küçültme veya kanser sonrası meme onarımı caiz mi?
Evet, caizdir. Aşırı büyüklüğü sebebiyle bel, boyun ve sırt ağrısına yol açan göğüslerin küçültülmesi tedavi amaçlıdır. Meme kanseri nedeniyle alınan memenin yeniden yapılması da kaybedilen bir organın onarılmasıdır ve kadının ruh sağlığı açısından önemlidir. Bu tür ameliyatlar yaratılışı değiştirme değil, bozulanı eski hâline getirme sayılır. Sırf daha çekici görünmek için normal göğüslerin büyütülmesi ise âlimlerce uygun görülmez.
Tefeciden borç almak veya tefecilik yapmak hakkında hüküm nedir?
Tefecilik, faizin en ağır biçimlerinden biridir ve kesin olarak haramdır. Kur’an, faizden vazgeçmeyenlere Allah ve Resulü tarafından savaş açıldığını bildirecek kadar sert bir uyarı yapar. Tefeciler genellikle çaresiz kalmış insanların durumunu istismar eder, borcu kısa sürede katlanarak büyütür ve tehditle tahsil yoluna gider; bu hem dinen hem de hukuken suçtur. Borç batağına düşen kişi tefeciye başvurmak yerine ailesinden, güvenilir hayır kurumlarından, sosyal yardım birimlerinden destek aramalıdır. Tefeci baskısına maruz kalan kişi hukuki yollara başvurmalıdır; bu, kendini ve ailesini korumanın meşru bir yoludur.
Başkasının hazırladığı dinî videoyu kendi hesabımda izinsiz yayınlamak caiz mi?
Hayır, özellikle kendi eseriniz gibi göstererek veya kazanç sağlayarak yayınlamak caiz değildir. Bir içerik hazırlamak emek gerektirir ve bu emek kişinin hakkıdır. Videoyu platformun kendi paylaşım özelliğiyle, sahibini belirterek yaymak genellikle sorun oluşturmaz. Ancak indirip kendi kanalınızda yeniden yüklemek, kaynağı silmek veya bundan gelir elde etmek, telif hakkını çiğnemek ve başkasının emeğini sahiplenmek olur; bu kul hakkıdır. İyi niyetle, “insanlar faydalansın” düşüncesi bile bu hakkı ortadan kaldırmaz. Mümkünse içerik sahibinden izin isteyin.
Ramazan’da iş almak için yetkiliye hediye kolisi göndermek rüşvet olur mu?
Evet, bir işin kendi lehine sonuçlanması amacıyla karar verici kişiye gönderilen hediye rüşvet hükmündedir. Peygamberimiz rüşvet vereni de alanı da lanetlemiştir. Ramazan kolisi, bayram hediyesi gibi masum görünen adlar bu hükmü değiştirmez; asıl ölçü, hediyenin bir menfaat karşılığında verilip verilmediğidir. Herkese eşit şekilde verilen, bir işle bağlantısı olmayan küçük tanıtım hediyeleri ise bu kapsamda değerlendirilmez. Şüphede kalınan durumlarda hediye vermemek daha temkinli bir tutumdur.
Senet veya çek kırdırmak (iskonto) caiz mi?
Hayır, vadesi gelmemiş bir senedi veya çeki değerinden daha düşük bir nakit karşılığında bankaya ya da kişiye vermek faizli işlem sayılır. Örneğin üç ay sonra ödenecek 10.000 liralık senet için bugün 9.000 lira almak, 9.000 lira borç alıp üç ay sonra 10.000 lira ödemek anlamına gelir. Paranın parayla değişiminde vade farkı faizdir. Ticari hayatta nakit sıkışıklığı yaşayan esnafın bu duruma düşmemesi için katılım bankalarının faizsiz finansman ürünleri veya karz-ı hasen gibi yollar araştırılmalıdır. Senetle vadeli mal satışı ise, fiyat baştan belirlendiği için ayrı bir durumdur ve caizdir.
Yağ aldırma (liposuction) caiz mi?
Sağlığı tehdit eden bir durum veya ciddi bir şekil bozukluğu varsa caiz görülebilir. Obezitenin sağlığa verdiği zararı azaltmak, hekimin önerisiyle yapılan bir tedavi olarak değerlendirilir. Ancak bu tür işlemlerin de riskleri vardır; Kur’an kendimizi tehlikeye atmamamızı ister. Sırf moda bir vücut şekline ulaşmak için ciddi riskler alınması uygun değildir. Önce beslenme ve hareket gibi sağlıklı yolları denemek, işleme karar vermeden önce uzman görüşü almak gerekir.
Hesabımda para olmadığını bile bile çek yazmak günah mı?
Evet, karşılığının olmayacağını bilerek çek vermek aldatma ve kul hakkıdır. Çek, alan kişi için belirli bir tarihte ödeme yapılacağına dair bir güvencedir; bu güvenceyi bilerek boşa çıkarmak emanete hıyanet ve verilen sözden dönmektir. Kur’an müminlerden ahitlerini yerine getirmelerini ister; hadislerde de sözünde durmamak münafıklık alametleri arasında sayılır. Beklenmedik bir sebeple ödeme yapamayacağını anlayan kişinin, vade gelmeden karşı tarafı bilgilendirmesi, ödeme planı önermesi ve borcunu en kısa sürede ödemesi gerekir. Oruç tutan kişinin ticari sözlerine de sadakat göstermesi, orucun takva hedefinin bir parçasıdır.
İnternette ücret karşılığı hatim indirme veya dua ettirme hizmeti almak doğru mu?
Tavsiye edilmez; özellikle “garantili sonuç” vaat eden hizmetlerden uzak durulmalıdır. Hanefî âlimlerin büyük çoğunluğu, sevabı bağışlanmak üzere ücret karşılığı Kur’an okunmasını caiz görmemiştir; çünkü ücret için yapılan okuyuşun sevabı tartışmalıdır. Kur’an öğretimi gibi hizmetler için ücret alınması ise ihtiyaca binaen caiz görülmüştür. İnternette “isteğiniz kabul olur”, “şu kadar kişi dua edecek” gibi vaatlerle para toplayan sitelerin önemli bir kısmı istismar amaçlıdır. Bunun yerine kendiniz dua etmek, yakınlarınızla hatim yapmak veya o parayı ihtiyaç sahibine sadaka olarak vermek daha faziletlidir.
Kamu görevlisi olarak Ramazan’da hediye kolisi kabul edebilir miyim?
Görevinizle ilgili kişi veya firmalardan gelen hediyeleri kabul etmemeniz gerekir. Peygamberimiz zekât toplamakla görevlendirdiği bir sahabinin “bu da bana hediye edildi” demesi üzerine, evinde otursaydı bu hediyenin gelip gelmeyeceğini sormuş ve görevliye verilen hediyeyi uygun görmemiştir. Bu ilke, görevi sebebiyle kendisine hediye verilen bütün memurlar için geçerlidir. Ayrıca kamu görevlileri için mevzuatta da hediye kabulüne sınırlamalar bulunmaktadır. Aile ve dostlardan gelen görevle ilgisiz hediyeler ise bu kapsamda değildir.
Yaşlılık kırışıklıkları için yüz germe yaptırmak caiz mi?
Âlimlerin çoğu, yalnızca yaşlılığın doğal izlerini gidermek amacıyla yapılan yüz germeyi uygun görmez. Yaşlanma, Allah’ın koyduğu bir yasadır ve bir kusur değildir. Ancak yüz felci, yanık veya hastalık sonrası oluşan sarkma ve bozulmaların düzeltilmesi tedavi kapsamındadır. Aşırı ve erken yaşlanma sebebiyle ruhen ciddi sıkıntı çeken kişilerin durumu ise tartışmalıdır. Kişisel durumunuz için müftülüğe danışabilirsiniz.
İşten çıkıp iftara yetişmek için hız sınırını aşmak doğru mu?
Hayır, iftara yetişmek için kendini ve başkalarını tehlikeye atmak doğru değildir. İftarı geciktirmemek sünnettir; fakat yolda iftar vakti giren kişi yanında bulunan su veya bir yiyecekle orucunu açabilir, yoksa ilk uygun yerde açar ve bunda bir sakınca yoktur. Trafik kurallarını çiğnemek başkalarının can güvenliğini ilgilendirdiği için kul hakkına girer. Ramazan akşamlarında kazaların arttığı bilinmektedir. Aracınızda su ve hurma bulundurmak telaşı ortadan kaldırır.
Kalıcı makyaj veya kaş kontürü gusle ve abdeste engel olur mu?
Hayır, deri altına işlenen boya suyun deriye ulaşmasını engellemediği için abdest ve guslün sahih olmasına mani olmaz. Ancak bu, uygulamanın dinen tavsiye edildiği anlamına gelmez. Dövme niteliği taşıyan kalıcı makyaj, hadiste yerilen dövme yaptırma kapsamında değerlendirildiğinden uygun görülmez. Daha önce yaptırmış olan kişinin tövbe etmesi yeterlidir; zarar verecekse çıkartması gerekmez. Yüzeyde kalan ve su geçirmeyen makyaj malzemeleri ise abdestten önce temizlenmelidir.
Satış ortaklığı (affiliate) linkleriyle komisyon kazanmak caiz mi?
Evet, helal ürünler için ve dürüst tanıtımla yapıldığında caizdir. Satış ortaklığı fıkıhta simsarlık (aracılık) ve cuâle (belirli bir iş karşılığı ücret) kapsamında değerlendirilir; satıcı, kendi ürününü satışa yönlendiren kişiye önceden belirlenmiş bir komisyon öder. Dikkat edilmesi gerekenler: Tanıtılan ürün ve hizmet haram olmamalı (kumar, alkol, faizli kredi gibi); ürün hakkında abartılı veya yanlış bilgi verilmemeli; bağlantının reklam olduğu takipçilerden gizlenmemelidir. Denemeden “kullandım, çok memnunum” demek yalan olur. Kazancın helal olması, verilen bilginin doğruluğuna bağlıdır.
Sosyal medyada canlı yayın yaparak Ramazan’da bağış toplamak caiz mi?
Şeffaf ve güvenilir bir yapıyla yapılırsa caizdir; ancak ciddi bir sorumluluk gerektirir. Toplanan her kuruş bir emanettir ve bağışçının niyet ettiği yere ulaştırılmalıdır. Türkiye’de izinsiz yardım toplamak yasal düzenlemelere aykırı olabilir; bu nedenle resmî izni olan kurumlar aracılığıyla hareket etmek önemlidir. İhtiyaç sahiplerini yayında teşhir ederek onların onurunu zedelemek de uygun değildir. Bağışçıların da yayının güvenilirliğini, toplanan paranın nereye gittiğini araştırmaları gerekir. Emanete riayet etmeyenler hakkında Kur’an’da ağır uyarılar vardır.
İpek kirpik veya takma kirpik yaptırmak caiz mi, abdeste engel mi?
Takma veya ipek kirpik, hadiste yerilen saç ekleme (vasl) uygulamasına benzediği için âlimlerin çoğu tarafından uygun görülmez. Abdest açısından ise, kirpiğin kendisi yıkanan yüz bölgesinin ana derisini kapatmıyorsa abdeste engel sayılmaz; ancak yapıştırıcının cilde temas eden kısmı suyun ulaşmasını engelliyorsa abdest ve gusül sahih olmaz. Bu yüzden yapıştırıcı kalıntısı bulunan durumlarda dikkatli olmak gerekir. Kesin bilgi için müftülüğe danışılabilir.
İş yerinde çalışanlar arasında Ramazan hatmi düzenlemek güzel mi?
Evet, gönüllülük esasına dayanan ve işi aksatmayan bir hatim düzenlemek güzel bir uygulamadır. Cüzleri çalışanlar arasında paylaştırıp herkesin boş vaktinde okuması, Ramazan boyunca Kur’an’la bağı güçlendirir; son günde topluca hatim duası yapılabilir. Peygamberimiz Ramazan’da Cebrail ile Kur’an’ı karşılıklı okurdu. Katılmak istemeyenlere baskı yapılmamalı, okumanın mesai saatleri dışında veya mola aralarında yapılmasına dikkat edilmelidir.
Ramazan’ı ve dinî değerleri reklam içeriğinde kullanmak doğru mu?
Saygılı ve dürüst olduğu sürece caizdir; ancak dinî değerleri satış aracı olarak istismar etmek doğru değildir. Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu hatırlatan, doğru bilgi veren reklamlarda sakınca yoktur. Buna karşılık bir ürünü “Ramazan bereketi”, “kutsal” gibi ifadelerle abartmak, orucu veya ibadeti hafife alan esprilerle tanıtmak ya da israfı teşvik etmek uygun değildir. Ürün hakkında yanıltıcı bilgi vermek aldatmadır ve Hz. Peygamber aldatanı kınamıştır. İçerik üreticileri, reklam olduğunu açıkça belirtmeli ve takipçilerine karşı dürüst olmalıdır.
Sosyal medyada reklam olduğunu belirtmeden ürün tanıtmak caiz mi?
Hayır, para veya hediye karşılığı yapılan bir tanıtımı kişisel tavsiye gibi sunmak takipçileri yanıltmaktır ve aldatma kapsamına girer. İnsanlar tarafsız bir görüş aldıklarını düşünerek karar verir; oysa tanıtımın arkasında ticari bir anlaşma vardır. Reklam yapmak ve bundan ücret almak caizdir; sorun, bu ilişkinin gizlenmesidir. Ürünü hiç kullanmadan övmek, kusurlarını bilerek saklamak veya gerçek dışı sonuç vaat etmek de ayrıca yalan olur. Özellikle Ramazan’da “şifalı”, “zayıflatan” gibi iddialarla satılan ürünlerde sağlık konusunda yanıltıcı vaatlerde bulunmak, hem kul hakkı hem de insan sağlığını riske atmaktır.
Çalıştığım işte haram kazanç şüphesi varsa orucum kabul olur mu?
Orucun fıkhî geçerliliği kazancın durumuna bağlı değildir; şartlarına uygun tutulan oruç sahihtir ve kaza gerektirmez. Ancak kazancın helal olması, ibadetlerin manevi değeri ve duaların kabulü açısından çok önemlidir. Peygamberimiz Allah’ın temiz olduğunu ve yalnızca temiz olanı kabul ettiğini bildirmiştir. Kazancınızda şüphe varsa bunu araştırmak, gerekirse işinizi değiştirmek veya haram kısmı sevap beklemeden ihtiyaç sahiplerine vermek gerekir. Ayrıntı için müftülüğe danışabilirsiniz.
Ramazan’da camide selfie veya fotoğraf çekmek uygun mu?
Namaz ve ibadet ortamını bozmadığı sürece caizdir, ancak adaba dikkat etmek gerekir. Caminin mimarisini veya hatıra bir anı fotoğraflamak günah değildir. Fakat namaz kılanların önünden geçmek, flaş kullanmak, ibadet edenleri izinsiz görüntülemek veya teravih sırasında telefonla meşgul olmak camiye ve cemaate saygısızlıktır. Kendi ibadetini gösteriş amacıyla fotoğraflamak da riya tehlikesi taşır. Fotoğraf çekmek istiyorsanız namaz vakitleri dışını tercih edin, sessiz olun ve kimsenin mahremiyetini ihlal etmeyin. Camide asıl amaç ibadet ve huzurdur.
Saçı dökülen kişinin peruk veya protez saç kullanması caiz mi?
Hadiste başkasının saçını kendi saçına ekleyenler yerilmiştir; bu yüzden âlimler özellikle insan saçından yapılmış eklentiye olumsuz bakar. Ancak kanser tedavisi, alopesi gibi hastalıklar sebebiyle saçı tamamen dökülen kişinin sentetik bir peruk kullanması, kusuru örtme ve ruhsal sıkıntıyı giderme ihtiyacı sebebiyle hoş görülür. Kendi saçının ekilmesi ise caizdir. Kalıcı olarak yapıştırılan protezlerde, suyun deriye ulaşmaması gusle engel olabileceğinden ayrıca dikkat edilmelidir.
Ücretsiz deneme süresinden faydalanmak için sürekli yeni hesap açmak caiz mi?
Hayır, firmanın kişi başı bir kez sunduğu ücretsiz denemeyi farklı kimliklerle tekrar tekrar kullanmak, hizmet sağlayıcıyı aldatmak ve hakkını çiğnemektir. Kampanya şartları bir tür sözleşmedir; kişi bu şartları kabul ederek hizmeti almıştır. Sahte bilgi vermek yalan, şartlara aykırı biçimde hizmetten yararlanmak ise kul hakkı niteliği taşır. Ücretsiz denemeyi şartlarına uygun biçimde bir kez kullanmak, beğenilmezse süresi bitmeden iptal etmek ise tamamen meşrudur. Küçük görünen bu tür davranışlar, kişinin günlük hayatta helal-haram hassasiyetinin bir göstergesidir; Ramazan bu hassasiyeti tazelemek için iyi bir vesiledir.
“Sıfır faizli” kredi kampanyalarından yararlanmak caiz mi?
Gerçekten faiz alınmıyor, masraflar hizmet bedeliyle sınırlı ve gecikmede faiz işlemiyorsa caizdir. Ancak bu kampanyaların bir kısmında faiz, “dosya masrafı”, “komisyon” veya zorunlu sigorta primi adı altında krediye eklenir; borç miktarına ve vadeye göre artan bu ücretler gerçekte faiz niteliği taşır. Ayrıca sözleşmede gecikme hâlinde faiz işletileceği yazıyorsa, borcun zamanında ödenmesine özen gösterilmelidir; ödeyememe riski yüksek olan kişinin bu yola girmemesi ihtiyata uygundur. Sözleşmedeki toplam geri ödeme tutarının çekilen miktara eşit olup olmadığına bakmak basit ve etkili bir kontroldür.
Diş beyazlatma veya diş teli taktırmak caiz mi?
Evet, caizdir. Diş teli, çarpık dişlerin düzeltilmesi ve çiğneme ile konuşma işlevlerinin iyileştirilmesi için yapılan bir tedavidir. Diş beyazlatma da dişin doğal rengini geri kazandırmaya yönelik bir temizlik ve bakım işlemi sayılır. Hadiste yerilen, sağlıklı dişleri sırf güzellik için törpüleyip aralamaktır. Diş teli, kaplama ve dolgu, suyun ulaşmasını engellese bile zaruret sebebiyle abdest ve gusle mani değildir.
Faizli işlem yapan bir bankada çalışan kişinin orucu geçerli mi?
Evet, oruç şartlarına uygun tutulduğu sürece geçerlidir; çalışılan yer orucun sıhhatini etkilemez. Faizin haram olduğu ise Kur’an’da açıkça bildirilmiştir; faizli işlemleri doğrudan yürüten, kaydeden ve aracılık eden kişinin sorumluluğu bu yüzden ayrı bir meseledir. Bankada faizle doğrudan ilgisi olmayan teknik veya destek görevlerinde çalışanların durumu farklı değerlendirilebilir. Kişinin mümkünse faizle doğrudan ilgili olmayan bir işe yönelmesi tavsiye edilir. Kendi durumunuz için müftülüğe veya Alo 190’a danışınız.
Kabir ziyaretinde fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşmak doğru mu?
Kabir ziyaretinin ruhuna uygun değildir; özellikle eğlenceli pozlar ve gösteriş amaçlı paylaşımlar yakışık almaz. Kabir ziyareti, ölümü hatırlamak, ibret almak ve vefat edenlere dua etmek için yapılır. Bu ortamda poz vermek, gülerek fotoğraf çekmek veya başkalarının yakınlarının kabirlerini izinsiz görüntülemek, hem ölülere hem de oradaki ailelere saygısızlık olabilir. Bir yakınının kabrinin fotoğrafını hatıra olarak saklamak veya ailesiyle paylaşmak ise tek başına günah değildir. Ziyaret süresini telefonla değil, Fâtiha, dua ve tefekkürle geçirmek daha faziletlidir.
Dudak dolgusu ve yüz dolgusu yaptırmak günah mı?
Sırf daha çekici görünmek amacıyla yapılan dudak büyütme gibi uygulamaları âlimlerin çoğu uygun görmez. Bunlar hastalıkla ilgisi olmayan, yaratılışı moda doğrultusunda değiştirme niteliği taşıyan işlemlerdir. Buna karşılık yüzdeki yanık izi, hastalık veya ilaç kaynaklı çökmelerin giderilmesi tedavi kapsamında caizdir. Bu tür uygulamaların sağlık riskleri de vardır; güvenilir bir hekime danışmadan yapılmamalıdır. Ayrıca oruçluyken dolgu ile ilgili hüküm için ilgili soruya bakabilirsiniz.
Ramazan’da sahur yüzünden dükkânı geç açmak rızkı azaltır mı?
Rızkı azalttığına dair kesin bir hüküm yoktur; ancak sabah erken saatlerin bereketli olduğu bildirilmiştir. Peygamberimiz ümmetinin sabah erkenciliğinin bereketli kılınması için dua etmiş, bir tüccar sahabi de ticaretini sabah erken başlattığı için kazancının arttığını anlatmıştır. Bu, esnafı sabah namazından sonra uyumadan işe koyulmaya teşvik eder. Bununla birlikte Ramazan’da uyku düzeni değişebilir; sağlığınızı koruyacak şekilde saatleri ayarlamak ve müşterilere çalışma saatlerini açıkça duyurmak makul bir yoldur.
Satış gerçekleşmezse aldığım kaporayı iade etmem gerekir mi?
Hanefî mezhebine göre alıcı vazgeçtiğinde satıcının kaporayı karşılıksız alıkoyması caiz görülmez; kapora ya iade edilir ya da satış bedelinden düşülür. Hanbelî mezhebi ise tarafların baştan anlaşması şartıyla, alıcı vazgeçerse kaporanın satıcıda kalmasını caiz kabul eder. Günümüzde yaygın görüş, satıcının alıcının vazgeçmesi yüzünden gerçekten uğradığı zararı (örneğin özel sipariş için yapılan masraf) kaporadan karşılayabileceği, fazlasını iade etmesi gerektiği yönündedir. Satış satıcı yüzünden gerçekleşmezse kaporanın tamamı iade edilmelidir. Anlaşmazlıkları önlemek için kapora şartları baştan yazılı olarak belirlenmelidir.
Vefat eden yakınımın sesini yapay zekâyla canlandırmak caiz mi?
İhtiyatla yaklaşılması gereken bir konudur; ölen kişiye söylemediği sözleri söyletmek uygun değildir. Hatıra olarak saklanan gerçek ses kayıtlarını dinlemekte sakınca yoktur. Ancak yapay zekâyla vefat eden kişinin ağzından yeni cümleler üretmek, ona ait olmayan sözleri ona nispet etmek ve yas sürecini sağlıksız biçimde uzatmak gibi sakıncalar taşır. İslâm, ölümü kabullenmeyi, sabretmeyi ve vefat edenler için dua etmeyi öğütler. Kaybın acısı ağır geliyorsa yakınlarınızdan ve gerekirse bir uzmandan destek almak faydalı olur. Konu yeni olduğundan müftülüğe danışabilirsiniz.
İsteğe bağlı estetik ameliyatı Ramazan’a denk getirip oruç tutmamak caiz mi?
Hayır, doğru değildir. Hastalık ruhsatı, gerçek bir tedavi ihtiyacı için tanınmıştır. Ertelenebilecek, zorunlu olmayan bir işlemi bile bile Ramazan’a planlayıp farz orucu bırakmak, ruhsatı amacı dışında kullanmak olur. Böyle bir ameliyat Ramazan sonrasına kolayca kaydırılabilir. Tedavi zorunluluğu olan ve ertelenemeyen ameliyatlar ise bundan farklıdır; o durumda oruç tutulmaz ve sonra kaza edilir. Planlamayı hekiminizle bu gözle yapmanız tavsiye edilir.
Ramazan’da bir çalışanı işten çıkarmak günah mı?
Haklı bir sebeple ve hukuka uygun şekilde yapılan işten çıkarma, Ramazan’da olsa bile tek başına günah değildir. Ancak Ramazan ve bayram öncesi bir kişiyi işsiz bırakmanın onun ailesine yükleyeceği sıkıntı göz önünde bulundurulmalı, mümkünse zamanlama konusunda merhametli davranılmalıdır. Çalışanın tüm haklarını eksiksiz ve zamanında ödemek dinî bir yükümlülüktür. Haksız yere, kin veya bahaneyle işten çıkarmak ise kul hakkıdır. Hukukî ayrıntılar için bir uzmana başvurulmalıdır.
Satış yaparken sık sık yemin etmek günah mı?
Doğru olsa bile satışta sık yemin etmek mekruh, yalan yere yemin etmek ise büyük günahtır. Hz. Peygamber, yeminin malı sattırsa da bereketi götürdüğünü bildirmiştir. “Vallahi maliyetine veriyorum”, “Billahi bundan iyisi yok” gibi sözler, çoğu zaman gerçeği yansıtmaz ve alıcıyı Allah’ın adını kullanarak etkilemeye yöneliktir. Yalan yere yeminle mal satanın, kıyamet günü Allah’ın rahmet nazarından mahrum kalacaklar arasında sayıldığı da rivayet edilmiştir. Oruçlu esnafın dilini hem yalandan hem de gereksiz yeminden koruması, ticaretinin bereketi ve orucunun sevabı için önemlidir.
Vefat eden bir yakınımın sosyal medya hesabını ne yapmalıyım?
Hesabı ya kapatmak ya da anma hesabına dönüştürmek; varsa içindeki uygunsuz paylaşımları kaldırmak uygun olur. Kişinin hesabında kul hakkı doğuran, başkalarını inciten, müstehcen veya günah içeren paylaşımlar varsa bunların silinmesi, ölen için de hayırlıdır; çünkü insanların görmeye devam ettiği kötü paylaşımlar kişiye vebal olarak yazılabilir. Faydalı paylaşımlar ise onun için sadaka-i câriye gibi olabilir. Hesabın şifreleri başkalarına ait özel yazışmalar içerdiğinden mahremiyete de saygı gösterilmelidir. Platformların vefat eden kullanıcılar için sunduğu resmî yolları kullanmak en doğrusudur.
Cinsiyet değiştirme ameliyatı dinen caiz mi?
Sağlıklı bir bedende kişinin biyolojik cinsiyetini değiştirmeye yönelik ameliyatlar İslâm âlimlerince caiz görülmez. Ancak cinsiyet organlarının doğuştan belirsiz olduğu durumlar (interseks, klasik fıkıhtaki adıyla hünsâ) tamamen farklıdır. Bu durumda uzman hekimlerin tespitine göre baskın cinsiyetin belirlenip tedavi edilmesi caizdir ve bir ihtiyaçtır. Bu tür hassas konularda kişinin onuruna saygı gösterilmeli, ruhsal destek için uzmanlara başvurulmalı, dinî bilgi için müftülüğe danışılmalıdır.
Dükkânda gün boyu Kur’an yayını açık tutmak uygun mu?
Dinleyenlerin saygıyla dinleyebildiği bir ortamda caizdir; ancak kimsenin dinlemediği, gürültülü bir ortamda Kur’an’ı fon sesi gibi çalmak uygun görülmez. Kur’an okunduğunda dinlenmesi ve susulması istenmiştir. Pazarlık, şaka ve tartışmanın sürdüğü bir dükkânda sürekli açık tutulan kıraat, bu edebe uymayabilir. Kur’an’ı dinlemek isteyen esnafın, müşterinin az olduğu saatlerde, kısık sesle ve bizzat dinleyerek açması daha uygundur. Bereket için Kur’an’ı yalnızca arka planda çalmanın özel bir fazileti bildirilmemiştir.
İftar menüsünde oruç tutanlara özel indirim yapmak caiz mi?
Evet, satıcının belirli bir gruba indirim uygulaması kendi tasarrufundadır ve caizdir; oruçluya kolaylık sağlama niyeti taşıyorsa sevaba da vesile olabilir. Hz. Peygamber oruçluyu iftar ettirmenin faziletini bildirmiştir; indirim yoluyla iftarı kolaylaştırmak da bu anlamda güzel bir davranıştır. Ancak indirimi alabilmek için kimsenin oruçlu olup olmadığını sorgulamak, ispat istemek veya insanları mahcup etmek uygun değildir; bu, kişinin kendisiyle Allah arasındaki bir ibadettir. İndirim ilanının abartılı ya da yanıltıcı olmaması, “indirimli” denilen fiyatın gerçekten normal fiyattan düşük olması gerekir.
Vefat eden birinin sosyal medya profiline dua ve mesaj yazmak ona ulaşır mı?
Duanın kendisi ölüye fayda verir; ancak bunun için profile yazmak şart değildir. Ehl-i Sünnet’e göre yaşayanların ölüler için yaptığı dua ve istiğfar onlara fayda sağlar. Allah, duayı bir ekrana veya mekâna bağlı olmadan işitir. Profile yazılan mesajlar, yakınlarını teselli etmek ve onu hayırla anmak bakımından güzel olabilir. Ancak ölen kişiye hitaben “Beni duyuyor musun?” gibi mesajlar, kalıcı bir ibadet yerine alışkanlığa dönüşebilir. En güzeli, kalpten dua etmek, onun adına sadaka vermek ve hayırla anmaktır.
Birinin bana yazdığı özel mesajın ekran görüntüsünü başkalarıyla paylaşmak günah mı?
Evet, izinsiz ve kişiyi rahatsız edecek şekilde paylaşmak emanete hıyanettir. Hz. Peygamber, bir kişinin konuşurken etrafına bakınması hâlinde söylediğinin bir emanet olduğunu bildirmiştir. Özel yazışmalar, açıkça gizli denmese bile genellikle emanet sayılır. Bunları alay etmek, kişiyi küçük düşürmek veya bir tartışmayı kazanmak için yaymak gıybet, bazen de iftira kapsamına girer ve kul hakkı doğurur. Bir zulmü veya dolandırıcılığı belgelemek için yetkililere iletmek gibi meşru bir amaç varsa durum farklıdır. Oruçlu kişi, başkalarının sırrını korumaya özellikle dikkat etmelidir.
Borcum varken Ramazan’da umreye gitmek doğru mu?
Vadesi gelmiş ve alacaklının beklediği bir borcu ödemek, nafile bir ibadet olan umreden önce gelir. Umre sünnet bir ibadettir; kul hakkı olan borcun ödenmesi ise farzdır. Hadislerde, şehitliğin bile borç dışında bütün günahlara kefaret olduğu bildirilerek borcun önemine dikkat çekilmiştir. Vadesi henüz gelmemiş, düzenli ödenen bir borç (örneğin taksitler) varsa ve umre masrafı ödemeleri aksatmayacaksa gitmekte sakınca yoktur. Alacaklının izni alınarak da gidilebilir. Ancak borç alarak veya kredi kartını faize düşürecek şekilde umre yapmak doğru değildir; ibadet, gücü yetenin yükümlülüğüdür.
İşe çok erken gittiğim için sahuru atlamam doğru mu?
Sahuru atlamak orucu geçersiz kılmaz; ancak sahur sünnettir ve terk edilmemesi tavsiye edilir. Peygamberimiz sahur yapılmasını istemiş, sahurda bereket olduğunu bildirmiştir. Ağır veya uzun mesaisi olan biri için sahur ayrıca günün yükünü taşımak için gereklidir. Çok erken çıkılıyorsa sahuru biraz daha erken yapmak, bir bardak su ve birkaç hurmayla da olsa sahur sünnetini yerine getirmek mümkündür. Sahur vaktinin imsakten hemen öncesi olması daha faziletli kabul edilir.
Tüplerin bağlanması veya vazektomi (kalıcı kısırlaştırma) caiz mi?
Tıbbi bir zorunluluk olmadıkça kalıcı kısırlaştırma uygun görülmez. İslâm, doğum kontrolünü geçici yöntemlerle caiz görür; ancak üreme yeteneğini kalıcı olarak ortadan kaldırmak nesli koruma ilkesiyle bağdaşmaz. Buna karşılık yeni bir gebeliğin annenin hayatını ciddi tehlikeye sokacağı, hekimlerce tespit edilmiş durumlarda tüplerin bağlanması zaruret sebebiyle caizdir. Karar mutlaka eşlerin ortak rızası ve uzman hekim görüşüyle verilmelidir.
İnternette yanlış yazılmış çok ucuz fiyattan ürün almak caiz mi?
Fiyatın açıkça bir hata olduğu anlaşılıyorsa bunu fırsata çevirmek doğru değildir. Fıkıhta satışın geçerliliği için tarafların gerçek rızası esastır; satıcının 10.000 liralık ürünü yanlışlıkla 100 lira yazması, onun bu fiyata satmaya razı olduğunu göstermez. Bu hatayı bile bile toplu sipariş vermek, satıcının zararına kazanç sağlamak anlamına gelir ve kul hakkı doğurabilir. Satıcı hatayı fark edip iptal ederse bu durumu kabullenmek gerekir. Makul bir indirim gibi görünen, hata olduğundan emin olunmayan fiyatlarda ise alıcı sorumlu tutulmaz. Dürüst davranış, hatayı satıcıya bildirmektir.
Kürtaj (isteğe bağlı gebeliği sonlandırma) dinen caiz mi?
Hayır, meşru bir zaruret olmaksızın gebeliği sonlandırmak caiz değildir. Diyanet’in çizgisine göre döllenmeyle birlikte başlayan hayat saygındır ve ona son verilmesi günahtır. Kur’an, geçim endişesiyle çocukları öldürmeyi yasaklar. Ancak gebeliğin devamının annenin hayatını ciddi bir tehlikeye soktuğu, uzman hekimlerce tespit edilmiş durumlarda annenin hayatını kurtarmak için gebeliğin sonlandırılması caizdir. Ağır sağlık sorunları gibi hassas durumlar için müftülüğe veya Alo 190’a danışılmalıdır.