Hindistan Müslümanları Tarihi: Müslüman Kimliğinin Oluşumu ve Gelişimi
Hindistan Müslümanlarının tarihi: Delhi Sultanlığı, Babür çağı, Akbar ve Evrengzib, 1857 isyanı, Aligarh ve Devbend, Hilafet Hareketi, bölünme ve bağımsız Hindistan.
- Delhi Sultanlığı (1206-1526)
- Babür İmparatorluğu (1526-1857)
- Gerileme ve Bölgesel Güçler
Hindistan Müslümanlarının tarihi; Delhi Sultanlığı ve Babür İmparatorluğu’nun siyasi hâkimiyetinden, 1857 isyanı sonrası İngiliz yönetimine, Aligarh ve Devbend gibi eğitim hareketlerinden Hilafet Hareketi’ne ve 1947 bölünmesi sonrasında bağımsız Hindistan’daki azınlık konumuna uzanan geniş bir süreci kapsar.
Delhi Sultanlığı (1206-1526)
Delhi Sultanlığı beş hanedan tarafından yönetildi: Memlük (Köle), Hilcî, Tuğluk, Seyyid ve Lodi. Kutbeddin Aybek, İltutmuş, Gıyaseddin Balaban, Alaeddin Hilcî ve Muhammed bin Tuğluk bu çağın tanınan hükümdarlarıdır. Raziye Sultan (1236-1240), Delhi tahtına çıkan nadir kadın hükümdardır. Alaeddin Hilcî güney Hindistan’a seferler düzenleyip iktisadi düzenlemeler yaptı; Moğol akınlarını da başarıyla karşıladı. Delhi Sultanlığı aynı zamanda İbn Battûta’nın ziyaret ettiği ve Muhammed bin Tuğluk’un hizmetinde kadılık yaptığı bir devletti. Dönemin yönetim yapısı ve ilmî kurumları için Delhi Sultanlığı maddesine bakılabilir. İlk Müslümanlaşma süreci ise İslam’la tanışma yazısında anlatılmaktadır.
Babür İmparatorluğu (1526-1857)
Zahireddin Muhammed Babür, Timur’un soyundan gelen bir Türk-Moğol prensiydi. 1526’da Birinci Panipat Savaşı’nı kazanarak Delhi’yi ele geçirdi. Oğlu Hümayun, Şir Şah Sûrî’ye yenilip bir süre İran’a sığındı, ardından tahtı geri aldı. Ekber Şah (1556-1605) imparatorluğu büyüttü ve çok dinli bir toplumu yönetmek için “sulh-i kül” (evrensel barış) ilkesini benimsedi; cizyeyi kaldırdı ve farklı dinlerin âlimleriyle müzakereler düzenledi. “Din-i İlahî” adlı sentez girişimi ise Müslüman âlimlerce tepkiyle karşılandı. Şah Cihan (1628-1658) döneminde Tac Mahal, Kızıl Kale ve Cuma Camii inşa edildi. Evrengzib (1658-1707) döneminde imparatorluk en geniş sınırlarına ulaştı; şeriata vurgu yaptığı ve bazı politikaları nedeniyle tartışmalı bir figür olarak değerlendirilir. Tarihçiler bu dönemi farklı yorumlarla ele alır: bazıları katı bir din politikası görürken, bazıları siyasi ve idari gerekçelere dikkat çeker.
Gerileme ve Bölgesel Güçler
Evrengzib’den sonra Babür gücü zayıfladı. Marathalar, Sihler, Haydarabad Nizamları, Avadh Nevvabları ve Bengal Nevvabları gibi bölgesel güçler yükseldi. 1739’da Nadir Şah’ın Delhi’yi yağmalaması imparatorluğun otoritesini daha da sarstı. Aynı dönemde Şah Veliyyullah ed-Dihlevî (1703-1762) Müslüman toplumun ahlaki ve fikrî canlanması için çağrıda bulundu. Mysore’da Haydar Ali ve Tipu Sultan, İngiliz yayılmasına karşı direniş gösterdi; Tipu Sultan 1799’da Srirangapatna’da şehit düştü. İngiliz Doğu Hindistan Şirketi 1757 Plassey ve 1764 Buksar savaşlarından sonra alt kıtada egemenliğini pekiştirdi.
1857 İsyanı ve Sonrası
1857 isyanı İngiliz yönetimine karşı geniş bir ayaklanmaydı. Delhi’de son Babür padişahı II. Bahadır Şah sembolik lider olarak ilan edildi. İsyan bastırıldıktan sonra Bahadır Şah Burma’ya sürüldü ve Babür hanedanı sona erdi. İngilizler, Müslümanları isyanın başlıca suçlusu sayarak ağır cezalandırdı; Delhi’de yüzlerce kişi idam edildi. Bu dönem, Müslüman toplumda siyasi yenilgi ve kimlik arayışı duygusu yarattı. Birçok âlim ve aydın, toplumun yeniden yapılanması için eğitim ve ıslah hareketlerine yöneldi.
Devbend ve Aligarh: İki Yol
1866’da Muhammed Kâsım Nânevtevî ve Reşid Ahmed Gengûhî önderliğinde Devbend’de Darul Ulum kuruldu; amaç, İslami ilimlerin geleneksel yöntemle korunmasıydı. 1875’te Seyyid Ahmed Han Aligarh’ta Muhammedan Anglo-Oriental Koleji’ni kurdu (sonradan Aligarh Müslüman Üniversitesi); amacı, Müslümanların modern bilim ve İngilizce eğitimle kamu hizmetlerinde yer almasıydı. 1894’te Lucknow’da Nedvetü’l-Ulema kuruldu; geleneksel eğitimle modern ihtiyaçları bir araya getirmeyi hedefledi. Ahmed Rıza Han Barelvî çizgisi ise tasavvuf ve Hz. Peygamber sevgisi vurgusuyla ayrı bir ekol oluşturdu. Bu çeşitlilik, Hindistan Müslümanlarının dinî ve eğitim hayatını bugüne kadar şekillendirmiştir.
Hilafet Hareketi ve Siyasi Mücadele
1906’da Müslüman Birliği kuruldu. Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı hilafetinin geleceği Hindistan Müslümanlarını yoğun biçimde ilgilendirdi. 1919-1924 yılları arasında Muhammed Ali Cevher, Şevket Ali ve Ebu’l-Kelam Azad gibi isimlerin öncülüğünde Hilafet Hareketi örgütlendi. Gandhi bu harekete destek vererek Hindu-Müslüman iş birliğini sağlamaya çalıştı. 1924’te Türkiye’de hilafetin kaldırılması hareketin dayanağını ortadan kaldırdı. Bu süreç, Hindistan Müslümanlarının Osmanlı ve Türkiye ile manevi bağını gösteren önemli bir tarih bölümüdür.
Bölünme ve Bağımsızlık
1940’larda Müslüman Birliği Muhammed Ali Cinnah önderliğinde Müslüman çoğunluklu bölgeler için ayrı bir devlet talep etti. Kongre ve Müslüman Birliği arasındaki müzakereler uzlaşmayla sonuçlanmadı. 1947’de Hindistan bölündü; Pakistan ve Hindistan bağımsız oldu. Bölünme sırasında yaşanan şiddet ve göçler yüz binlerce kişinin hayatına mal oldu. Hindistan’da kalan Müslümanlar için yeni bir dönem başladı. Aralarında Ebu’l-Kelam Azad (bağımsız Hindistan’ın ilk Eğitim Bakanı) gibi isimler Hindistan’da kalıp ülkenin kuruluşuna katkı sağladı. Bu olayın Güney Asya’daki diğer sonuçları için Pakistanlıların tarihi ve Bangladeşlilerin tarihi yazıları okunabilir.
Bağımsız Hindistan’da Müslümanlar
Hindistan Anayasası (1950) laik bir cumhuriyet kurdu ve dinî azınlıkların haklarını güvence altına aldı. Müslümanlar için kişisel hukuk (evlilik, boşanma, miras) şeriat esaslı olarak 1937 tarihli Müslüman Kişisel Hukuku (Şeriat) Uygulama Yasası’yla düzenlenir. Bağımsızlıktan bu yana Müslümanlar siyaset, ekonomi ve kültürde önemli roller üstlenmiştir; üç Müslüman cumhurbaşkanı (Zakir Hüseyin, Fahrettin Ali Ahmed, A. P. J. Abdül Kalam) ülkeye hizmet etmiştir. Aynı zamanda eğitim, istihdam ve temsil konularında Müslümanlar arasında ortaya çıkan yoksunluklar, Sachar Komitesi Raporu (2006) gibi çalışmalarla belgelenmiştir. 1992’de Babri Mescidi’nin yıkılması ve 2019’daki yargı kararı gibi olaylar toplumsal tartışmaları derinleştirmiştir. Bu konularda farklı siyasi görüşler ve akademik yorumlar bulunur; dengeli bir okuma için çeşitli kaynaklardan yararlanılmalıdır. Güncel durum için Hindistan Müslümanları bugün yazısı okunabilir.
Kısaca Kronoloji
- 1206: Delhi Sultanlığı’nın kuruluşu.
- 1526: Birinci Panipat Savaşı ve Babür İmparatorluğu’nun kuruluşu.
- 1707: Evrengzib’in vefatı.
- 1857: Büyük isyan ve Babür hanedanının sona ermesi.
- 1866: Devbend Darul Ulum’un kuruluşu.
- 1875: Aligarh Koleji’nin kuruluşu.
- 1919-1924: Hilafet Hareketi.
- 1947: Bölünme ve bağımsızlık.
Hindistan Müslümanları tarihinin bir diğer yönü, çeşitli ulemâ ve düşünürlerin farklı çözüm yolları aramasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Babür İmparatorluğu ne zaman kuruldu?
Zahireddin Muhammed Babür, 1526’da Birinci Panipat Savaşı’nda İbrahim Lodi’yi yenerek kurdu. İmparatorluk fiilen 1857’ye kadar devam etti ve son Babür padişahı II. Bahadır Şah sürgüne gönderildi.
Hilafet Hareketi nedir?
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı hilafetinin korunmasını talep eden, 1919-1924 arasında Hindistan Müslümanlarınca yürütülen siyasi harekettir. Muhammed Ali ve Şevket Ali kardeşler öne çıkan isimlerdir.
Aligarh Hareketi nedir?
Seyyid Ahmed Han’ın 1875’te kurduğu Muhammedan Anglo-Oriental Koleji çevresinde şekillenen, Müslümanlar için modern eğitimi savunan harekettir. Kolej sonradan Aligarh Müslüman Üniversitesi olmuştur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hindistan" ve "Babürlüler" maddeleri; Barbara D. Metcalf ve Thomas R. Metcalf, A Concise History of Modern India; Francis Robinson, Separatism among Indian Muslims; Ayesha Jalal, Self and Sovereignty
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hindistan" ve "Babürlüler" maddeleri
- Barbara D. Metcalf ve Thomas R. Metcalf, A Concise History of Modern India
- Francis Robinson, Separatism among Indian Muslims
- Ayesha Jalal, Self and Sovereignty
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.