Naat Nedir? Ünlü Naatlar ve Şairleri
Naat nedir? Peygamber Efendimiz'i öven şiir türü, Hassân b. Sâbit'ten Nâbî ve Mehmet Akif'e naat geleneği, ünlü naatlar ve naat okuma edebi anlatılıyor.
- Naatın tanımı
- Naatın tarihî temeli
- Türk edebiyatında naat
Naat, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) şahsiyetini, ahlakını ve peygamberliğini öven şiir türüdür. Divan edebiyatında hamd, tevhid ve münâcât ile birlikte dinî şiirin temel türlerinden biri olarak kabul edilir ve Peygamber sevgisini dile getirir.
Naatın tanımı
Naat, Arapça “na’t” yani “vasıf, nitelik” kelimesinden gelir; Peygamber Efendimiz’in güzel sıfatlarını anlatan şiirlerdir. Naat yazan şair, onun ahlakını, mucizelerini, şefaatini ve ümmetine olan merhametini anlatır. Türk edebiyatında naatlar genellikle bir divanın başlarında yer alır; tevhidden ve münâcâttan sonra gelir. Naat okunurken saygı, vakar ve edep esastır. Abartı ve aşırılıktan kaçınmak, Peygamberimiz’i Allah’ın kulu ve elçisi olarak övmek gerekir; ona ilahlık sıfatı vermek veya insanüstü nitelikler yüklemek doğru değildir.
Naatın tarihî temeli
İslam’da Peygamber’i öven şiirin ilk örneklerini sahabe şairleri vermiştir. Hassân b. Sâbit, Kâ’b b. Mâlik ve Abdullah b. Revâha, müşriklerin hicivlerine şiirle cevap veren ve Peygamber’i öven şairler olarak anılır. Peygamberimiz, Hassân için mescitte bir minber koydurmuş, onun için dua etmiştir (Buhârî, Salât; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe). Bu rivayetler, güzel şiirin ve Peygamber’i övmenin meşruiyetine işaret eder. Kâ’b b. Züheyr’in “Bânet Suâd” kasidesi de bu geleneğin erken örneklerindendir.
Türk edebiyatında naat
Türk edebiyatında naat geleneği, Yunus Emre ve Ahmed Yesevî’nin hikmetleriyle başlar, divan şairleri tarafından gelişir. Başlıca şairler ve eserleri şunlardır:
- Nâbî: Oğluna öğüt veren Hayriyye mesnevisiyle ve dinî-ahlaki şiirleriyle bilinir.
- Nef’î: Naat ve kasideleri çok etkileyicidir.
- Fuzûlî: “Su Kasidesi” ile ünlüdür; aynı zamanda Hz. Peygamber’e yazdığı naatlar da meşhurdur.
- Şeyh Gâlib: Tasavvufî derinlikli naatlar kaleme almıştır.
- Mehmet Âkif Ersoy: Safahat’ta Peygamber sevgisine yer vermiş, “Çöl” gibi şiirlerinde Peygamber’in şahsiyetini yüceltmiştir.
- Necip Fazıl Kısakürek: Peygamber’i anlatan şiirleri yaygın biçimde bilinir.
Fuzûlî’nin Su Kasidesi, Hz. Peygamber’e övgü içeren bir yapıt olarak da kabul edilir. Naat, divan edebiyatında hem edebî bir yarış hem de manevi bir bağlılığı gösterme alanı olmuştur.
Naat ve musiki
Naatlar bestelenmiş, ilahi ve cami musikisi repertuvarına girmiştir. Mevlid-i Şerif törenlerinde naat okunur. Itrî’nin “Nevâ Kâr” adlı eseri, naat güftesiyle bestelenmiş en bilinen eserlerdendir. Bu eserin bestekârı ve geleneği hakkında bilgi için Itrî ve Tekbir bestesi yazısına bakılabilir. Naat, solo (naathan) veya koro olarak icra edilir. Naathan, makam ve usûl bilgisini şiirin anlamıyla uyumlu kullanmalıdır.
Peygamber sevgisinin sınırı
Peygamber’i sevmek imanın gereğidir; hadiste “Sizden biriniz beni, anasından babasından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olmaz” buyrulur (Buhârî, Îmân). Ancak sevgi, abartıya dönüşüp Peygamber’e Allah’a ait sıfatlar verilmesine dönüşmemelidir. Peygamberimiz, “Hristiyanların Meryem oğlu İsa’yı aşırı övdüğü gibi beni aşırı övmeyin; ben ancak Allah’ın kuluyum; bana Allah’ın kulu ve elçisi deyin” buyurmuştur (Buhârî, Enbiyâ). Bu uyarı naat yazarken ve okurken göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili konular
Dinî edebiyat için kaside, ilahi, Mevlevî ayini ve sema, ney sazının tasavvuftaki yeri ve temcid, tesbih ve münâcât yazıları incelenebilir.
Naatın edebî özellikleri
Naatlarda sıkça başvurulan teşbih ve istiare sanatları, Peygamber’i güneşe, aya, gül bahçesine ve rahmet bulutuna benzetir. Şairler “Nûr-ı Muhammedî”, “Ahmed”, “Mustafa”, “Habîb” gibi isimleri ve sıfatları kullanarak anlatımı zenginleştirir. Medine’ye duyulan özlem, Ravza-i Mutahhara’yı ziyaret arzusu ve şefaat umudu, naatın temel temalarındandır. Divan edebiyatında naatlar Arap harfli vezin kalıplarıyla yazılırken, halk edebiyatı ve tekke şiirinde hece ölçüsüyle yazılmış naatlar da vardır.
Modern dönemde de naat geleneği sürmektedir. Mehmet Akif’in Safahat’ındaki Peygamber sevgisi, Sezai Karakoç ve Necip Fazıl gibi şairlerin dizeleri bu geleneği çağdaş Türk şiirine taşımıştır. Naat yarışmaları, ilahi ve kaside programlarıyla birlikte düzenlenmekte, gençler arasında ilgi görmektedir.
Naat okurken sesin ve makamın yerinde kullanılması önemlidir. Özellikle Mevlid törenlerinde naat, programın en duygu yüklü bölümlerinden biri olur. Okuyucunun, sözün anlamını yaşayarak ve gösterişten uzak biçimde okuması, dinleyen üzerinde daha derin bir etki bırakır.
Naat yazımında dikkat edilecek bir diğer husus, rivayetlerin sahihliğidir. Zayıf veya uydurma rivayetlere dayanan mucize anlatımları, Peygamber sevgisini ifade ederken bile doğruluk ilkesini zedeleyebilir. Bu nedenle şairler ve okuyucular, siyer kaynaklarındaki sahih bilgilere öncelik vermelidir. Doğru bilgiyle beslenen sevgi, hem daha sağlam hem de daha örnek alıcıdır.
Çocuklara ve gençlere naat öğretmek, Peygamber sevgisini güzel bir sanat diliyle aktarmanın etkili yoludur.
Naat geleneği, Peygamber sevgisini canlı tutmanın yanında Arapça ve Türkçe edebi mirasımızın korunmasına da hizmet eder.
Sıkça Sorulan Sorular
Naat nedir?
Hz. Muhammed’i öven, onun sıfatlarını ve ahlakını anlatan dinî şiir türüdür.
İlk naat şairleri kimlerdir?
Hassân b. Sâbit, Kâ’b b. Mâlik ve Abdullah b. Revâha gibi sahabe şairleri.
Naat okumak caiz mi?
Peygamber sevgisini ifade eden güzel bir gelenektir; abartıdan ve Peygamber’e ilahlık sıfatı vermekten kaçınılmalıdır.
Ünlü naat yazarları kimlerdir?
Nâbî, Nef’î, Fuzûlî, Şeyh Gâlib, Mehmet Âkif Ersoy ve Necip Fazıl gibi şairler.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Na't" maddesi; İbn Hişâm, Sîre; Mehmet Kaplan, Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar; Ahzâb Suresi (33/56)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Na't" maddesi
- İbn Hişâm, Sîre
- Mehmet Kaplan, Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar
- Ahzâb Suresi (33/56)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.