🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Camilerdeki Büyük Hat Levhalarında Ne Yazar? Anlamları ve Tarihi

İslam Kültürü ve SanatıGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Aşure Tatlısı Geleneği: Kökeni, Anlamı ve Komşuya Dağıtmak

Camilerde asılı büyük yuvarlak levhalarda ne yazar, neden Allah, Muhammed ve dört halifenin isimleri yazılır? Levhaların anlamı ve hikâyesi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Levhaların Yerleşim Düzeni
  • Levhalarda Yer Alan İsimler ve Anlamları
  • Levhaların Taşıdığı Mesaj

Kısa cevap: Büyük camilerde asılı olan dev yuvarlak levhalarda genellikle Allah lafzı, Muhammed (s.a.v.) ismi, dört halife Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali ile Peygamberimizin torunları Hasan ve Hüseyin’in isimleri yazılıdır. Bu levhalar, Ehl-i Sünnet anlayışında Peygamberimizden sonra ümmetin önde gelenlerine duyulan saygıyı ve sevgiyi ifade eder. Ayrıca camilerde kelime-i tevhid, besmele, ayetler, hadisler ve Esmâ-i Hüsnâ yazılı levhalar da bulunur. Bu levhalar, celî sülüs hattıyla yazılmış hat sanatının en büyük boyutlu eserleridir.

Levhaların Yerleşim Düzeni

Osmanlı selâtin camilerinde büyük levhalar genellikle kubbeyi taşıyan ayakların ve duvarların üst kısmına, belirli bir düzenle yerleştirilir. Çoğu zaman mihrabın bir tarafında “Allah”, diğer tarafında “Muhammed” levhası bulunur. Diğer levhalar ise mekânın çevresine dağıtılır. Bu yerleşim, cemaatin nereye bakarsa baksın bir mübarek isimle karşılaşmasını sağlar. Levhaların sayısı camiden camiye değişebilir; bazı camilerde yalnızca Allah ve Muhammed levhaları, bazılarında ise sekiz levhalık tam takım bulunur.

Levhalarda Yer Alan İsimler ve Anlamları

  • Allah: Yüce yaratıcının özel ismidir. Diğer bütün isimler onun sıfatlarını ifade eder. Levhaların en başında gelir.
  • Muhammed: Son peygamberin ismidir. “Çok övülmüş” anlamına gelir. Allah lafzıyla birlikte kelime-i şehadetin iki rüknünü hatırlatır.
  • Ebû Bekir: İslam’ı kabul eden ilk hür erkek, hicret yolculuğunda Peygamberimizin yol arkadaşı ve ilk halifedir. “Sıddîk” lakabıyla anılır.
  • Ömer: İkinci halifedir. Adaletiyle tanınır ve “Fârûk” (hakla batılı ayıran) lakabıyla anılır.
  • Osman: Üçüncü halifedir. Kur’an’ı çoğaltarak İslam dünyasına yaymıştır. Peygamberimizin iki kızıyla evlendiği için “Zinnûreyn” (iki nur sahibi) lakabıyla anılır.
  • Ali: Dördüncü halifedir. Peygamberimizin amcasının oğlu ve damadıdır. İlmi ve cesaretiyle tanınır.
  • Hasan ve Hüseyin: Hz. Ali ile Hz. Fâtıma’nın oğulları, Peygamberimizin sevgili torunlarıdır. Peygamberimiz onların cennet gençlerinin efendileri olduğunu bildirmiştir (Tirmizî, Menâkıb 30).

Levhaların Taşıdığı Mesaj

Bu levha düzeni, Ehl-i Sünnet’in sahabe ve Ehl-i Beyt’e bakışını özetler. Dört halifenin birlikte anılması, onların her birine duyulan saygıyı ve hilafet sıralamasına dair Ehl-i Sünnet görüşünü yansıtır. Hasan ve Hüseyin’in isimlerinin de bulunması, Ehl-i Beyt sevgisinin Ehl-i Sünnet anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterir. Böylece levhalar, ümmetin birliğini ve sahabe ile Ehl-i Beyt arasında ayrım yapmadan hepsini sevmeyi öğütleyen sessiz bir ders niteliği taşır.

Ayasofya’nın Dev Levhaları

Bu türün en ünlü örnekleri Ayasofya’dadır. Ayasofya’daki sekiz dev levha, XIX. yüzyılda Sultan Abdülmecid döneminde yapılan büyük restorasyon sırasında, dönemin ünlü hattatı ve aynı zamanda kazasker olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılmıştır. Çapları yedi metreyi aşan bu levhalar, dünyanın en büyük hat levhaları arasında gösterilir. Yeşil zemin üzerine altın varakla yazılmış olan bu levhalar, celî sülüs hattının zirve örneklerinden kabul edilir. Ayasofya’nın kubbesindeki Nûr Suresi’nin 35. ayetini içeren yazı da aynı hattatın eseridir.

Levhalar Nasıl Yazılır?

Bu kadar büyük levhaların yazılması özel bir teknik gerektirir. Hattat, önce yazıyı kâğıt üzerinde küçük boyutta hazırlar. Ardından bu yazı, kareleme yöntemiyle veya ölçekli çizimle büyütülür. Büyütülen yazı, kalıp kâğıdına aktarılır ve iğneyle delinir. Bu delikli kalıp levhanın zeminine yerleştirilir ve üzerine kömür tozu serpilerek yazının hatları zemine geçirilir. Son olarak yazının içi altın varak veya boyayla doldurulur. Bu işlemde asıl ustalık, küçük boyutta güzel görünen yazının büyütüldüğünde oranlarını kaybetmemesini sağlamaktır. Celî sülüs yazısında hattatın bu konudaki becerisi büyük önem taşır.

Camilerdeki Diğer Yazılar

Büyük isim levhalarının yanında camilerde şu yazılara da sıkça rastlanır:

  1. Kubbe yazıları: Genellikle Nûr Suresi’nin 35. ayeti veya Fâtır Suresi’nin 41. ayeti gibi göklerle ilgili ayetler yazılır.
  2. Mihrap yazısı: Çoğunlukla Âl-i İmrân Suresi’nin 37. ayetindeki “Zekeriyyâ her mihraba girişinde” ifadesi yer alır.
  3. Kapı üstü yazıları: Kelime-i tevhid, besmele veya caminin yapılış tarihini içeren kitabeler.
  4. Pencere alınlıkları: Ayetler ve Esmâ-i Hüsnâ’dan isimler.
  5. Kuşak yazıları: Duvarları çevreleyen uzun yazı şeritleri; genellikle bir surenin tamamı veya uzun bir ayet grubu içerir.

Levhaları Okuyabilmek

Celî sülüs yazıda harfler iç içe istiflendiği için levhaları okumak, Arap harflerini bilenler için bile başlangıçta zor olabilir. Bu nedenle cami ziyaretlerinde levhaların neyi ifade ettiğini bilmek, mekânı daha bilinçli bir şekilde gezmeyi sağlar. Bazı camilerde levhaların anlamlarını açıklayan bilgilendirme tabelaları da bulunmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Camilerde neden sadece dört halifenin ismi yazılır?

Hulefâ-i Râşidîn, yani doğru yolda olan halifeler olarak anılan dört halife, Peygamberimizden sonra ümmetin önderliğini üstlenmiş ve örnek alınması tavsiye edilmiş kişilerdir. Peygamberimiz, kendi sünnetine ve kendisinden sonraki raşid halifelerin sünnetine sarılmayı tavsiye etmiştir (Ebû Dâvûd, Sünnet 5; Tirmizî, İlim 16).

Hasan ve Hüseyin levhaları her camide bulunur mu?

Hayır. Her camide bulunmaz; özellikle büyük selâtin camilerinde ve Ayasofya gibi özel mekânlarda sekizli levha takımı içinde yer alır.

Evde bu tür levhaları asmak uygun mudur?

Evet, saygıya uygun ve temiz bir yere asılması şartıyla uygundur. Levhaların amacı, mübarek isimleri hatırlatmak ve evde manevi bir atmosfer oluşturmaktır; onlara tılsım gibi anlam yüklenmemelidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nûr Suresi (24/35); Âl-i İmrân Suresi (3/37); Tirmizî, Menâkıb 30; Ebû Dâvûd, Sünnet 5; Tirmizî, İlim 16; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Levha" ve "Mustafa İzzet Efendi, Kazasker" maddeleri

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Nûr Suresi (24/35)
  2. Âl-i İmrân Suresi (3/37)
  3. Tirmizî, Menâkıb 30
  4. Ebû Dâvûd, Sünnet 5
  5. Tirmizî, İlim 16
  6. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Levha" ve "Mustafa İzzet Efendi, Kazasker" maddeleri

İlgili Yazılar