🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Celâle Hayvan Nedir? Pislikle Beslenen Hayvanın Eti Yenir mi?

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Sandalyede Oturarak Namaz Kılmak Caiz mi? Şartları ve Usulü

Celâle, ağırlıklı olarak pislikle beslenen ve eti kokusu değişen hayvandır. Etinin ve sütünün hükmü, temizlenme süresi ve günümüz yem sorunu.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Celâle Kelimesinin Anlamı
  • Celâle Sayılmanın Ölçüsü
  • Mezheplerin Görüşleri

Celâle, eti yenen bir hayvanın ağırlıklı olarak pislik, leş veya necis maddelerle beslenmesi sonucunda etinde, sütünde ya da yumurtasında kötü koku ve tat değişikliği oluşan hayvandır. Peygamberimiz (s.a.v.) celâle hayvanın etini yemeyi ve sütünü içmeyi yasaklamıştır (Ebû Dâvûd; Tirmizî). Hanefi âlimlerine göre böyle bir hayvanın eti mekruhtur; ancak hayvan bir süre temiz yemle beslenip kokusu giderilirse eti ve sütü yeniden helal olur. Arada sırada pisliğe dokunan, fakat asıl beslenmesi temiz yem olan hayvan celâle sayılmaz.

Celâle Kelimesinin Anlamı

“Celâle” kelimesi Arapçada hayvan dışkısı anlamına gelen “celle” kökünden türemiştir. Arap toplumunda bazı hayvanların, özellikle serbest dolaşan tavuk, deve ve koyunların çöplüklerde ve pisliklerle beslendiği görülürdü. Peygamberimiz, bu şekilde beslenen hayvanların hem etinin hem sütünün tüketilmesini yasaklamış, bazı rivayetlerde de bu hayvanlara binilmesinden sakındırmıştır. Bu yasak, İslam’ın gıdada sadece “helal” değil, aynı zamanda “tayyib” yani temiz ve sağlıklı olmayı da gözettiğinin açık bir örneğidir.

Celâle Sayılmanın Ölçüsü

Âlimler, bir hayvanın celâle sayılması için iki ölçü üzerinde durmuştur:

  1. Beslenmenin ağırlığı: Hayvanın gıdasının çoğunu necis maddeler oluşturmalıdır. Arada sırada yerden pislik gagalayan tavuk celâle değildir.
  2. Değişimin görünür olması: Hanefi ve Şâfiî âlimlerin önemli bir kısmına göre asıl ölçü, etin veya sütün kokusunun ve tadının değişmiş olmasıdır. Beslenmesi pislik ağırlıklı olsa bile etinde hiçbir değişiklik yoksa hüküm hafifler.

Bu iki ölçü birlikte düşünüldüğünde, celâle hükmünün hayvanın türüne değil, beslenme biçimine ve bunun ete yansımasına bağlı olduğu anlaşılır. Aynı türden iki tavuktan biri helal ve temiz, diğeri celâle olabilir.

Mezheplerin Görüşleri

Hanefi mezhebi

Hanefilere göre celâle hayvanın eti ve sütü mekruhtur. Bu kerahet, etin pis kokusundan kaynaklanır. Hayvan bir süre bağlanıp temiz yemle beslenir ve kokusu giderilirse kerahet ortadan kalkar.

Şâfiî mezhebi

Şâfiî mezhebinde de tercih edilen görüş, celâle etinin mekruh olduğu yönündedir. Etin kokusu değişmişse kerahet söz konusudur; temiz yemle beslenerek bu değişiklik giderilince hüküm ortadan kalkar.

Hanbelî mezhebi

Hanbelî mezhebinde meşhur görüş, celâle hayvanın etinin haram olduğudur; bu hayvan temiz yemle beslenerek arındırılmadıkça yenmez.

Mâlikî mezhebi

Mâlikî âlimleri ise celâle hayvanın etini genel olarak mekruh bile saymaz, helal kabul eder; yasak rivayetini tenzîhî bir tavsiye olarak yorumlar.

Hayvan Nasıl Temizlenir?

Âlimler, celâle hayvanın temiz yemle beslenerek arındırılmasını öngörmüştür. Sahabe ve tâbiûn dönemine ait bazı nakillerde tavuğun üç gün, koyunun yedi gün, deve ve sığırın ise daha uzun süre, örneğin kırk gün bağlanıp temiz yemle beslenmesinden söz edilir. Bu süreler kesin bir nas değil, tecrübeye dayalı tahminlerdir. Asıl ölçü, etteki ve sütteki kötü kokunun kaybolmasıdır. Bu yüzden bazı âlimler, sürelerin hayvanın cüssesine ve pislikle beslenme süresine göre değişebileceğini söylemiştir.

Günümüz Hayvancılığında Celâle Meselesi

Klasik dönemde celâle meselesi, çöplüklerde dolaşan hayvanlarla ilgiliydi. Günümüzde ise konu farklı bir boyut kazanmıştır. Endüstriyel hayvancılıkta kullanılan bazı yemlerde, maliyeti düşürmek amacıyla hayvansal atıklar, kan unu, et-kemik unu veya kanatlı dışkısı gibi maddelerin kullanıldığı dönemler olmuştur. Deli dana hastalığı krizinden sonra birçok ülke, geviş getiren hayvanların yemlerinde hayvansal protein kullanımını yasaklamıştır.

Çağdaş âlimler, domuz kaynaklı veya necis maddeler içeren yemlerle ağırlıklı olarak beslenen hayvanların celâle hükmüne girebileceğini, bu nedenle hayvancılıkta temiz yem kullanımının dinî bir sorumluluk olduğunu vurgulamaktadır. Helal sertifikasyon standartlarının bir kısmı da yem içeriğini denetim kapsamına almaktadır. Yem içeriği yasal olarak denetlenen ve bitkisel ağırlıklı yemle beslenen hayvanlarda ise celâle endişesine gerek yoktur.

Balık Çiftlikleri ve Tavukçuluk

Balık çiftliklerinde kullanılan yemlerde balık unu, bitkisel proteinler ve bazen kanatlı kaynaklı unlar bulunur. Bu yemlerin çoğu temiz maddelerden oluştuğu için celâle hükmü doğurmaz. Tavukçulukta da modern yemler genellikle mısır, soya ve buğday gibi bitkisel ürünlere dayanır. Tüketicinin, yasal denetim altında üretilen tavuk ve balık konusunda vesveseye kapılmasına gerek yoktur. Ancak bir hayvanın bilinçli olarak necis maddelerle beslendiği somut olarak biliniyorsa, onun etinden kaçınmak gerekir.

Üreticilere Düşen Sorumluluk

  • Hayvanlara temiz, sağlıklı ve dinen sakıncasız yem vermek.
  • Maliyet düşürmek için necis veya haram kaynaklı yem katkılarına başvurmamak.
  • Serbest dolaşan hayvanların çöplük ve atık alanlarına erişimini önlemek.
  • Hayvanları kesimden önce bir süre temiz yemle beslemek.

Bu sorumluluk sadece dinî değil, aynı zamanda tüketici sağlığını korumakla ilgili ahlaki bir yükümlülüktür. Müslüman bir üretici, sattığı etin helal ve tayyib olmasından Allah’a karşı sorumludur.

Sık Sorulan Sorular

Köy tavukları yerden yem topladığı için celâle midir?

Hayır. Köy tavuklarının beslenmesi çoğunlukla tahıl, ot ve böceklerden oluşur; arada bir pisliğe dokunmaları onları celâle yapmaz. Etinde kötü koku oluşmadıkça yenmesinde sakınca yoktur.

Celâle ineğin sütü içilir mi?

Sütünde koku ve tat değişikliği varsa Hanefilere göre içilmesi mekruhtur. Hayvan temiz yemle beslenip bu değişiklik giderildikten sonra sütü helal olur.

Celâle hayvan kurban edilebilir mi?

Bu hayvanın kurban edilmesinden önce bir süre temiz yemle beslenmesi gerekir. Etinde koku değişimi devam eden bir hayvanı kurban etmek uygun değildir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Ebû Dâvûd; Tirmizî (celâlenin eti ve sütünün yasaklanması); Bakara Suresi (2/168); A'râf Suresi (7/157); İbn Kudâme, el-Muğnî; Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Ebû Dâvûd; Tirmizî (celâlenin eti ve sütünün yasaklanması)
  2. Bakara Suresi (2/168)
  3. A'râf Suresi (7/157)
  4. İbn Kudâme, el-Muğnî
  5. Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi

İlgili Yazılar