🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Günahkâr Mümin Cehennemde Ebedî Kalır mı? Büyük Günah ve İman

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Sabah Namazına Uyanamıyorum: Ne Yapmalıyım, Günahı Var mı?

Büyük günah işleyen Müslüman dinden çıkar mı, cehennemde sonsuza dek kalır mı? Ehl-i Sünnet'in iman-amel ilişkisi, tövbe ve ilâhî af hakkındaki görüşü.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • İman ile Amel Ayrı Şeylerdir
  • Tarihteki Farklı Görüşler
  • Ayet ve Hadislerden Deliller

Ehl-i Sünnet inancına göre büyük günah işleyen mümin, günahı helal saymadıkça dinden çıkmaz ve cehennemde ebedî kalmaz. Tövbe etmeden ölürse durumu Allah’a kalmıştır: Allah dilerse affeder, dilerse günahı kadar cezalandırır; ancak kalbinde iman bulunan kimse sonunda cehennemden çıkarılıp cennete konulur. Cehennemde ebedî kalacak olanlar, inkâr ve şirk üzere ölenlerdir.

İman ile Amel Ayrı Şeylerdir

Ehl-i Sünnet âlimlerine göre iman, kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır; amel ise imanın olgunluğunu gösteren meyvesidir. Amel imanın bir parçası olsaydı, bir farzı terk eden herkesin kâfir sayılması gerekirdi. Oysa Kur’an, günah işleyenlere de “ey iman edenler” diye hitap eder. Birbirleriyle savaşan iki topluluktan “müminler” diye söz eder (Hucurât Suresi, 49/9) ve kısas ayetinde katil ile maktulün velisini “kardeş” olarak niteler (Bakara Suresi, 2/178). Öldürmek en büyük günahlardan olduğu hâlde failinin mümin sayılması, günahın kişiyi imandan çıkarmadığını gösterir.

Bununla birlikte amel önemsiz değildir. Amelsiz iman, fanussuz bir mum gibidir; günah rüzgârları karşısında sönme tehlikesi taşır. Günahlarda ısrar kalbi karartır, ibadet zevkini alır ve zamanla günahı hafife almaya, hatta helal görmeye götürebilir. İşte asıl tehlike buradadır; çünkü kesin bir haramı helal saymak inkârdır.

Tarihteki Farklı Görüşler

  • Hâricîler: Büyük günah işleyenin kâfir olduğunu ve cehennemde ebedî kalacağını savunmuşlardır. Bu anlayış, Müslümanları kolayca tekfir etmeye ve kan dökmeye yol açmıştır.
  • Mu’tezile: Büyük günah sahibinin ne mümin ne kâfir olduğunu, ikisi arasında bir yerde (el-menzile beyne’l-menzileteyn) bulunduğunu; tövbesiz ölürse cehennemde ebedî kalacağını söylemiştir.
  • Mürcie: İman olduktan sonra günahın zarar vermeyeceğini ileri sürmüştür. Bu da günahı önemsizleştiren yanlış bir uçtur.
  • Ehl-i Sünnet: Büyük günah sahibi mümindir fakat günahkârdır (fâsık). Günahı zarar verir, cezayı hak eder; ama imanı onu ebedî azaptan kurtarır.

Ayet ve Hadislerden Deliller

“Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bunun dışındakileri dilediği kimse için bağışlar” (Nisâ Suresi, 4/48, 116). Bu ayet, şirk dışındaki günahların, tövbe edilmemiş olsa bile Allah’ın dilemesine bağlı olarak affedilebileceğini gösterir. Tövbe edildiğinde ise şirk dâhil her günah affedilir (Zümer Suresi, 39/53).

Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Lâ ilâhe illallah diyen ve kalbinde arpa tanesi ağırlığınca hayır (iman) bulunan kimse cehennemden çıkar… Kalbinde zerre kadar hayır bulunan cehennemden çıkar” (Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân). Ebû Zer’in naklettiği hadiste Peygamberimiz, Allah’a ortak koşmadan ölen kimsenin cennete gireceğini bildirmiş; Ebû Zer’in “Zina etse, hırsızlık yapsa da mı?” sorusuna üç kez “Evet” cevabını vermiştir (Buhârî, Libâs; Müslim, Îmân). Bu hadis günahı hafife almak için değil, tevhidin değerini ve Allah’ın rahmetinin genişliğini anlatmak içindir; o kimsenin cezasını çektikten sonra cennete girmesi de hadisin kapsamındadır.

Kur’an’daki “Ebedî Kalır” İfadeleri

Bazı ayetlerde bir mümini kasten öldürenin (Nisâ Suresi, 4/93) veya faiz yemeye dönenin (Bakara Suresi, 2/275) cehennemde “ebedî kalacağı” bildirilir. Müfessirler bunları şöyle açıklamıştır: Bu hüküm, söz konusu fiili helal sayarak işleyen kimse içindir; ya da “hulûd” kelimesi burada çok uzun süre kalmak anlamındadır. Çünkü şirk dışındaki günahların affedilebileceğini bildiren ayetler ve imanı olanın cehennemden çıkacağını bildiren hadisler açıktır. Yine de bu ayetlerin ağır üslubu, söz konusu günahların ne kadar büyük olduğunu göstermeye yeter.

Büyük Günahlar Nelerdir?

Peygamberimiz “helak edici yedi günahı” şöyle saymıştır: Allah’a ortak koşmak, sihir yapmak, haksız yere cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak ve iffetli kadınlara zina iftirası atmak (Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Îmân). Başka hadislerde anne babaya isyan ve yalan şahitlik de büyük günahlar arasında zikredilmiştir (Buhârî, Edeb; Müslim, Îmân). Âlimler genel bir ölçü olarak, hakkında dünyada ceza veya ahirette azap tehdidi bulunan günahları büyük günah saymışlardır.

Küçük günahlar da ihmal edilmemelidir. Âlimler, “Israr edilen küçük günah küçük kalmaz; istiğfar edilen büyük günah da büyük kalmaz” demişlerdir. Küçük günahı önemsememek, onu işleyip sevinmek ve başkalarına anlatmak, günahın vebalini büyütür. Peygamberimiz, günahını açıkça işleyip duyuranlar dışında ümmetinin bütününün affa daha yakın olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Edeb; Müslim, Zühd).

Çıkış Yolu: Tövbe

  1. Günahı hemen bırakmak,
  2. İşlediğine içtenlikle pişman olmak,
  3. Bir daha dönmemeye kararlı olmak,
  4. Kul hakkı varsa sahibine ödemek veya helallik almak.

Büyük günahlardan kaçınanların küçük günahlarının örtüleceği de Kur’an’da müjdelenmiştir (Nisâ Suresi, 4/31). Beş vakit namaz, cuma ve Ramazan orucu da büyük günahlardan kaçınıldığı sürece aradaki küçük günahlara kefarettir (Müslim, Tahâret).

Sık Sorulan Sorular

Namaz kılmayan kişi kâfir olur mu?

Hanefîlerin de içinde bulunduğu âlimlerin çoğunluğuna göre namazın farz olduğunu kabul ettiği hâlde tembellikle kılmayan kimse dinden çıkmaz; fakat büyük günah işlemiş olur. Namazın farziyetini inkâr eden ise dinden çıkar.

Bir Müslümana “kâfir” demek doğru mu?

Hayır. Peygamberimiz, din kardeşine “kâfir” diyen kimsenin bu sözünün ikisinden birine döneceğini bildirmiştir (Buhârî, Edeb; Müslim, Îmân). Tekfir, son derece ağır bir hükümdür ve sıradan kişilerin işi değildir.

Cehennem azabı geçici olsa bile hafife alınabilir mi?

Asla. Hadislerde cehennem azabının en hafifinin bile insanın beynini kaynatacak şiddette olduğu bildirilir (Buhârî, Rikâk; Müslim, Îmân). “Nasılsa çıkarım” düşüncesi akıl kârı değildir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nisâ Suresi (4/31, 4/48, 4/93, 4/116); Zümer Suresi (39/53); Hucurât Suresi (49/9); Bakara Suresi (2/178, 2/275); Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân; Buhârî, Libâs; Müslim, Îmân (Ebû Zer hadisi); Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Îmân (yedi helak edici günah); Müslim, Tahâret; Ebû Hanîfe, el-Fıkhü'l-ekber

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Nisâ Suresi (4/31, 4/48, 4/93, 4/116)
  2. Zümer Suresi (39/53)
  3. Hucurât Suresi (49/9)
  4. Bakara Suresi (2/178, 2/275)
  5. Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân
  6. Buhârî, Libâs; Müslim, Îmân (Ebû Zer hadisi)
  7. Buhârî, Vesâyâ; Müslim, Îmân (yedi helak edici günah)
  8. Müslim, Tahâret
  9. Ebû Hanîfe, el-Fıkhü'l-ekber

İlgili Yazılar