🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hayır ve Şer Allah’tan mıdır? Kötülüğü Kim Yaratır, Kim Seçer?

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Diş Fırçalamak Orucu Bozar mı? Macun, Misvak ve Gargara Hükmü

Âmentü'deki "hayrın ve şerrin Allah'tan olması" ne anlama gelir? Allah kötülüğü neden yaratır, kul şerden nasıl sorumlu olur? Ehl-i Sünnet açıklaması.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Âmentü'deki İfade
  • Yaratmak ile Razı Olmak Aynı Şey Değildir
  • "İyilik Allah'tan, Kötülük Nefsinden" Ayeti

Ehl-i Sünnet inancına göre hayrı da şerri de yaratan Allah’tır; çünkü O’ndan başka yaratıcı yoktur. Ancak Allah şerri emretmez ve ondan razı olmaz. Şerri isteyen ve seçen kuldur; Allah ise imtihan gereği kulun seçtiğini yaratır. “Şerrin Allah’tan olması” yaratma bakımındandır; sorumluluk ise onu tercih eden insana aittir.

Âmentü’deki İfade

İman esaslarını özetleyen Âmentü metninde “kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna” iman edilir. Bu ifade Cibrîl hadisine dayanır; Hz. Peygamber (s.a.s.) imanı anlatırken “hayrıyla şerriyle kadere inanmandır” buyurmuştur (Müslim, Îmân 1). Bu cümlenin amacı, kâinatta iki ayrı yaratıcı (biri iyiliğin, diğeri kötülüğün tanrısı) bulunduğu yolundaki eski inanışları reddetmektir. Kur’an açıkça bildirir: “Allah her şeyin yaratıcısıdır” (Zümer Suresi, 39/62).

Yaratmak ile Razı Olmak Aynı Şey Değildir

Âlimler burada üç kavramı birbirinden ayırır:

  • İrade (dileme): Allah’ın dilemesi olmadan hiçbir şey meydana gelmez.
  • Emir: Allah yalnızca iyiliği emreder. “Allah kötülüğü emretmez” (A’râf Suresi, 7/28).
  • Rıza: Allah yalnızca imandan ve iyilikten razı olur. “O, kullarının inkârına razı olmaz” (Zümer Suresi, 39/7).

Bir öğretmen düşünelim: Sınavda öğrencinin yanlış şıkkı işaretlemesine engel olmaz, çünkü sınavın anlamı budur. Fakat yanlış cevaptan memnun da değildir ve doğrusunu defalarca öğretmiştir. İmtihan dünyasında Allah kulun önüne iki yol koymuş, doğrusunu peygamberler ve kitaplarla bildirmiştir (Beled Suresi, 90/10).

“İyilik Allah’tan, Kötülük Nefsinden” Ayeti

Nisâ Suresi’nde (4/78-79) önce “Hepsi Allah’tandır” denir, ardından “Sana gelen iyilik Allah’tandır, başına gelen kötülük ise nefsindendir” buyurulur. Müfessirler bunu şöyle açıklar: Yaratma yönünden her şey Allah’tandır. Sebep olma yönünden ise iyilik Allah’ın lütfudur; kötülük ise çoğu zaman insanın kendi hatasının, ihmalinin ve günahının sonucudur. Bu yüzden edep gereği mümin, iyiliği Rabbine, kusuru kendine nispet eder. Hz. İbrâhim’in “Hastalandığımda bana şifa veren O’dur” sözünde (Şuarâ Suresi, 26/80) hastalığı kendine, şifayı Allah’a nispet etmesi bu edebin örneğidir.

Şer Gibi Görünenin Ardındaki Hikmet

İnsanın şer saydığı şeyler iki türlüdür. Birincisi, insanların kendi iradeleriyle işledikleri zulüm, hırsızlık, cinayet gibi ahlâkî kötülüklerdir; bunların sorumlusu işleyendir. İkincisi hastalık, deprem, kayıp gibi insan iradesi dışındaki musibetlerdir. Bunlar mutlak şer değildir; imtihan, günahlara kefaret, derecelerin yükselmesi ve insanın acziyetini hatırlaması gibi hikmetler taşır. Peygamberimiz, müminin başına gelen yorgunluk, hastalık, keder, hatta ayağına batan diken sebebiyle bile günahlarının bağışlandığını bildirmiştir (Buhârî, Merdâ; Müslim, Birr).

Bununla birlikte her musibeti “günahının cezası” diye yorumlamak doğru değildir. En ağır imtihanları peygamberler yaşamıştır. Deprem gibi olaylarda ihmali bulunan insanların sorumluluğu da ayrıca ortadadır; ilâhî takdire iman, insanî kusurun hesabının sorulmasına engel değildir.

Şeytanın ve Nefsin Rolü

Kötülüğe çağıran iki ses vardır: nefis ve şeytan. Fakat ikisinin de zorlama gücü yoktur. Şeytan ahirette şöyle diyecektir: “Benim sizin üzerinizde bir gücüm yoktu; sadece çağırdım, siz de geldiniz. Beni değil, kendinizi kınayın” (İbrâhim Suresi, 14/22). Bu ayet, kötülüğün sorumluluğunu başkasına yüklemenin ahirette işe yaramayacağını gösterir.

İblis’in Yaratılmasındaki Hikmet

Sıkça sorulan bir soru da şudur: Allah şeytanı neden yarattı? Âlimler bu soruya, imtihanın ancak karşıt seçeneklerin varlığıyla anlam kazandığını söyleyerek cevap verirler. Karanlık olmasa ışığın, hastalık olmasa sağlığın kıymeti bilinmezdi. Sabır, cesaret, affetmek, nefsine hâkim olmak gibi erdemler de ancak zorluğun ve kötülüğe çağıran bir sesin bulunduğu bir dünyada ortaya çıkar. Şeytanın varlığı kötüdür; fakat ona rağmen iyiliği seçen insanın bu tercihi, Allah katında büyük bir değer taşır.

Bu İnancın Günlük Hayata Yansıması

Hayrın ve şerrin Allah’ın bilgisi ve yaratması dâhilinde olduğuna inanan mümin, hayatın iniş çıkışları karşısında dengesini korur. Kur’an bunu şöyle ifade eder: “Başınıza gelen hiçbir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın… Bu, elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiğiyle şımarmayasınız diyedir” (Hadîd Suresi, 57/22-23).

Peygamberimiz müminin bu hâlini şöyle anlatır: “Müminin durumu ne hoştur! Her hâli onun için hayırdır. Sevinecek bir şeyle karşılaşsa şükreder, bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı gelse sabreder, bu da onun için hayır olur” (Müslim, Zühd). Bu bakış, şerri görmezden gelmek değildir. Mümin kötülükle mücadele eder, zulme karşı durur, hatasını düzeltir; fakat elinde olmayan karşısında yıkılmaz. Bir şeyin hayır mı şer mi olduğunu da çoğu zaman sonradan anlarız: “Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır, sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz” (Bakara Suresi, 2/216).

Sık Sorulan Sorular

Allah kötülüğe neden engel olmuyor?

Dünya imtihan yurdudur; irade serbest bırakılmasaydı imtihanın, sevabın ve cezanın anlamı kalmazdı. Allah zalime mühlet verir ama ihmal etmez; tam adalet ahirette gerçekleşecektir (İbrâhim Suresi, 14/42).

“Şer Allah’tandır” demek edebe aykırı mı?

İnanç olarak doğrudur; ancak âlimler, tek başına “şerrin yaratıcısı” gibi ifadelerle Allah’ı anmayı edebe uygun bulmamış, “her şeyin yaratıcısı” denilmesini tavsiye etmişlerdir.

Başıma gelen musibete üzülmem kadere isyan mıdır?

Hayır. Üzülmek ve ağlamak insanîdir; Peygamberimiz oğlu İbrâhim vefat ettiğinde gözyaşı dökmüştür (Buhârî, Cenâiz). İsyan, Allah’ı suçlayan söz ve davranışlardır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Müslim, Îmân 1; Zümer Suresi (39/7, 39/62); A'râf Suresi (7/28); Nisâ Suresi (4/78-79); Şuarâ Suresi (26/80); İbrâhim Suresi (14/22, 14/42); Buhârî, Merdâ; Müslim, Birr; Buhârî, Cenâiz

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Müslim, Îmân 1
  2. Zümer Suresi (39/7, 39/62)
  3. A'râf Suresi (7/28)
  4. Nisâ Suresi (4/78-79)
  5. Şuarâ Suresi (26/80)
  6. İbrâhim Suresi (14/22, 14/42)
  7. Buhârî, Merdâ; Müslim, Birr
  8. Buhârî, Cenâiz

İlgili Yazılar