🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kök Hücre Tedavisi ve Kordon Kanı Saklamak Dinen Caiz mi?

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20268 dk okuma

Unutarak Yemek İçmek Orucu Bozar mı? Hatırlayınca Ne Yapılır?

Kök hücre tedavisi, kordon kanı bankacılığı ve embriyonik kök hücre araştırmaları dinen caiz midir? Kaynağına göre değişen hükümleri sade bir dille anlatıyoruz.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kök Hücre Nedir?
  • Tedavinin Dinî Dayanağı
  • Kaynağa Göre Hükümler

Kök hücre tedavisi, kök hücrenin kaynağına bağlı olarak değerlendirilir. Kişinin kendi vücudundan, bir bağışçının kemik iliğinden veya doğum sonrası atılacak olan göbek kordonu kanından elde edilen kök hücrelerle yapılan tedavi dinen caizdir; hatta hayat kurtarıcı olduğu durumlarda teşvik edilir. Kordon kanının saklanması da caizdir. Tartışmalı olan, embriyonik kök hücrelerdir: Bu hücreleri elde etmek için özellikle embriyo üretmek ve yok etmek caiz görülmez. Tüp bebek tedavisinden artan ve zaten imha edilecek embriyolar konusunda ise âlimler arasında farklı görüşler bulunur.

Kök Hücre Nedir?

Kök hücreler, vücudun farklı hücre türlerine dönüşebilme özelliğine sahip ana hücrelerdir. Kan hastalıklarından bazı kanser türlerine, bağışıklık sistemi hastalıklarından doku onarımına kadar pek çok alanda tedavi amacıyla kullanılır. Kaynaklarına göre şöyle sınıflandırılır:

  • Yetişkin kök hücreleri: Kemik iliği, kan ve yağ dokusu gibi kaynaklardan elde edilir.
  • Kordon kanı kök hücreleri: Doğumdan sonra göbek kordonunda ve plasentada kalan kandan elde edilir.
  • Embriyonik kök hücreler: Döllenmeden birkaç gün sonraki erken dönem embriyodan elde edilir; bu işlem embriyonun yok olmasıyla sonuçlanır.
  • Yeniden programlanmış hücreler: Yetişkin hücrelerin laboratuvarda kök hücre özelliği kazanacak şekilde değiştirilmesiyle elde edilir.

Tedavinin Dinî Dayanağı

İslam, tedavi olmayı emreder ve hayatı korumayı dinin temel amaçlarından sayar. Peygamberimiz her hastalığın bir devası olduğunu, devası isabet ettiğinde Allah’ın izniyle iyileşme olacağını bildirmiştir (Müslim, Selâm). Kur’an ise bir canı kurtarmayı bütün insanlığı kurtarmakla eşdeğer tutar (Mâide Suresi, 5/32).

Bu genel ilkeler çerçevesinde, kök hücreyle yapılan tedaviler de diğer modern tedavi yöntemleri gibi meşrudur. Burada belirleyici olan, hücrenin nereden ve nasıl elde edildiğidir.

Kaynağa Göre Hükümler

Kişinin Kendi Kök Hücreleri

Kişinin kendi kemik iliğinden veya kanından alınan kök hücrelerin yine kendisinin tedavisinde kullanılması, kendi uzvundan faydalanmak olduğu için hiçbir sakınca taşımaz ve caizdir.

Bağışçıdan Alınan Kök Hücreler

Kemik iliği bağışı, organ bağışına benzer şekilde değerlendirilir. Bağışçının sağlığına ciddi zarar vermemesi, rızasıyla yapılması ve karşılığında para alınmaması şartıyla caizdir. Kemik iliği vücutta yeniden üretildiği için bu bağış, kan bağışına daha yakın görülmüştür. Lösemi gibi ağır hastalıklarda uygun bağışçı bulmak çok zordur; bu yüzden kemik iliği bağışçısı olmak büyük bir sevap vesilesidir.

Kordon Kanı

Göbek kordonu ve plasenta, doğumdan sonra normalde atılan dokulardır. Buradan kök hücre elde etmek ne anneye ne de bebeğe zarar verir. Bu nedenle kordon kanının saklanması da başkasına bağışlanması da caizdir. Ailenin kendi çocuğu için kordon kanını özel bir bankada saklaması, maliyeti israf boyutuna ulaşmadıkça meşru bir tercihtir. Kamu bankalarına bağışlanması ise ihtiyaç sahibi başka hastalara hayat verme imkânı sağladığı için ayrıca sevaptır.

Embriyonik Kök Hücre

Bu konu en hassas olanıdır. İslam’da döllenmiş yumurtanın insan olma potansiyeli taşıdığı kabul edilir ve saygıyı hak eder. Âlimlerin yaklaşımları şöyle özetlenebilir:

  1. Sadece kök hücre elde etmek amacıyla embriyo oluşturmak ve bunu yok etmek caiz değildir.
  2. Tüp bebek tedavisinden artan, ailenin kullanmayacağı ve zaten imha edilecek embriyolar konusunda bazı fıkıh kurulları, ailenin rızası şartıyla araştırmada kullanılmasına izin vermiştir. Diğer bazı âlimler ise ihtiyat gereği buna da karşı çıkmıştır.
  3. Embriyonun anne rahmine yerleştirilmesinden sonra kök hücre için alınması kesinlikle caiz değildir.

Dikkat Edilmesi Gereken Etik Sınırlar

Kök hücre alanında bilimsel ilerleme hızlı olsa da her uygulama güvenilir değildir. Etkinliği kanıtlanmamış, “her derde deva” diye pazarlanan ve yüksek ücretler talep edilen kök hücre uygulamalarından uzak durmak gerekir. Hastaların umutlarını istismar eden bu tür uygulamalar hem maddi kayba hem de sağlık sorunlarına yol açabilir. Kur’an, insanların mallarını haksız yere yemeyi yasaklar (Bakara Suresi, 2/188). Bu nedenle tedavi, bilimsel olarak kabul görmüş yöntemlerle ve yetkili sağlık kurumlarında yapılmalıdır.

Ayrıca kök hücre ve embriyo çalışmalarının insan klonlama gibi alanlara kaymaması gerekir. İnsan klonlama, nesep karışıklığına yol açtığı ve insan onurunu zedelediği için İslam fıkıh kurullarınca caiz görülmemiştir.

Bağışçı Olmak: Bir Sadaka-i Câriye Fırsatı

Kemik iliği ve kordon kanı bağışı, pek çok insanın hayatını doğrudan etkileyen bir iyiliktir. Lösemi ve benzeri kan hastalıklarında, hastanın kendi ailesinde uygun bağışçı bulunamadığında, gönüllü bağışçı kayıtları tek umut hâline gelir. Doku uyumu nadir olduğu için, bağışçı sayısının artması her hasta için yeni bir şans demektir. Bu kayıtlara katılmak, kan örneği vermek ve çağrıldığında bağışa hazır olmak, bir müminin başkalarının derdine ortak olmasının güzel bir yoludur.

Peygamberimiz, bir müminin dünya sıkıntılarından birini gideren kişinin kıyamet günü sıkıntılarından birinin Allah tarafından giderileceğini müjdelemiştir (Müslim, Zikir). Bir hastanın hayatına vesile olmak, bu müjdenin en güzel örneklerinden biridir.

Sık Sorulan Sorular

Kemik iliği bağışlamak için para alınabilir mi?

Hayır. İnsan bedeninin parçaları alınıp satılamaz. Ancak bağışçının yol, konaklama ve tıbbi masraflarının karşılanması caizdir.

Kordon kanı saklamak için ödenen para israf mıdır?

Ailenin maddi durumuna göre değişir. Temel ihtiyaçlarını ve borçlarını karşılayamayan bir ailenin buna büyük para ayırması uygun olmaz. İmkânı olanlar için meşru bir tedbirdir.

Başka dinden birinin kök hücresi nakledilebilir mi?

Evet. Kan ve organ naklinde olduğu gibi kök hücre naklinde de bağışçı ile alıcının dininin farklı olması bir engel teşkil etmez.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Mâide Suresi (5/32); Bakara Suresi (2/188); Müslim, Selâm; Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar; İslam Fıkıh Akademisi (Cidde) kararları

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Mâide Suresi (5/32)
  2. Bakara Suresi (2/188)
  3. Müslim, Selâm
  4. Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar
  5. İslam Fıkıh Akademisi (Cidde) kararları

İlgili Yazılar