Oruç Fidyesi Nedir, Kimler Verir? Fitre ve Kefaretten Farkı
Oruç tutamayan yaşlı ve sürekli hastalar fidyeyi nasıl öder? Fidyenin miktarını, kimlere verileceğini, fitre ve kefaretle farkını bu yazıda anlatıyoruz.
- Fidyenin dayanağı
- Kimler fidye verir, kimler vermez?
- Fidye miktarı ve ödeme şekli
Kısa cevap: Fidye, oruç tutmaya gücü yetmeyen ve ileride kaza etme ümidi de bulunmayan kimselerin, tutamadıkları her gün için bir fakiri doyuracak miktarda yaptıkları ödemedir. İleri derecede yaşlılar ve iyileşme ümidi olmayan sürekli hastalar fidye verir. Miktarı bir fitre kadardır; otuz günlük Ramazan için otuz fidye ödenir. Geçici hastalığı olan, yolcu, hamile veya emziren kişi ise fidye vermez; mazereti kalkınca orucunu kaza eder. Oruç tutup tutamayacağı konusunda kişinin güvenilir bir hekime danışması gerekir.
Fidyenin dayanağı
Allah Teâlâ oruç ayetlerinde şöyle buyurur: “Oruca (zorlukla) dayanabilenler üzerine bir yoksulu doyuracak fidye gerekir” (Bakara Suresi, 2/184). İbn Abbas bu ayetin hükmünün, oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlı erkek ve kadınlar için geçerli olduğunu; onların her gün için bir yoksulu doyuracaklarını söylemiştir (Buhârî, Tefsîr, Bakara 25). Fakihler, iyileşme ümidi kalmamış kronik hastaları da yaşlılara kıyas etmişlerdir.
Kimler fidye verir, kimler vermez?
- Fidye verenler: Oruç tutmaya takati kalmamış çok yaşlı kimseler ile hekimlerin oruç tutmasını sürekli olarak sakıncalı gördüğü, iyileşmesi beklenmeyen hastalar.
- Kaza edenler (fidye vermeyenler): Geçici hastalar, yolcular, hamileler, emziren anneler, âdet ve lohusalık hâlindeki kadınlar. Bunlar mazeretleri bitince gününe gün kaza ederler.
- Şafii mezhebindeki fark: Hamile veya emziren kadın yalnızca çocuğuna zarar gelmesinden korktuğu için oruç tutmamışsa hem kaza eder hem fidye verir.
Fidye vermeye gücü yetmeyen yoksul yaşlı ve hastalar için bir yükümlülük yoktur; Allah’tan af dilerler.
Fidye miktarı ve ödeme şekli
- Bir günlük fidye, bir fitre miktarıdır: bir fakirin bir günlük (sabah–akşam) yiyeceği veya bunun bedeli.
- Ramazan’ın tamamı için fidye, ay 29 çekmişse 29, 30 çekmişse 30 gün üzerinden hesaplanır.
- Fidyeler Ramazan’ın başında, içinde veya sonunda toplu olarak verilebilir.
- Tamamı tek bir fakire verilebileceği gibi, farklı fakirlere de dağıtılabilir.
- Para olarak verilebileceği gibi, fakiri sabah-akşam doyurmak suretiyle de yerine getirilebilir. Hanefi mezhebinde fidyede yemek yedirmek (ibâha) yeterli görülmüştür.
Her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıkladığı asgari fitre tutarı, aynı zamanda bir günlük asgari fidye tutarıdır. İmkânı olanların daha fazlasını vermesi güzeldir.
Fidye verdikten sonra iyileşen kişi
Fidye, oruç tutma gücünün kalıcı olarak kaybedilmesi şartına bağlıdır. Fidye veren kişi sonradan sağlığına kavuşup oruç tutabilecek duruma gelirse, verdiği fidyeler nafile sadakaya dönüşür ve tutamadığı oruçları kaza etmesi gerekir. Bu sebeple “bu yıl tutamıyorum, fidye vereyim” düşüncesi, geçici rahatsızlıklar için doğru değildir.
Tıbbî değerlendirme şarttır
Diyabet, böbrek yetmezliği, kalp hastalığı gibi durumlarda oruç tutmanın sakıncalı olup olmadığına kişi kendi başına karar vermemelidir. Alanında uzman, güvenilir bir hekimin görüşü esas alınır. Hekim oruç tutmayı sakıncalı görüyorsa ruhsattan yararlanmak dinin gereğidir; Allah kullarına zorluk değil kolaylık diler (Bakara Suresi, 2/185). Sağlığını ciddi biçimde riske atarak oruç tutmak takva değildir.
Fidye, fitre ve kefaret arasındaki farklar
- Fitre: Ramazan Bayramı’na ulaşan ve nisap miktarı malı olan her Müslümanın kişi başı verdiği vacip sadakadır. Oruç tutup tutmamakla ilgili değildir.
- Fidye: Oruç tutamayan ve kaza imkânı da olmayan kişinin oruç yerine yaptığı ödemedir.
- Kefaret: Ramazan orucunu mazeretsiz ve bilerek bozmanın cezasıdır: iki ay kesintisiz oruç, buna gücü yetmeyen için altmış fakiri doyurmak.
Yaşlı bir kimse hem fitre hem fidye yükümlüsü olabilir; bunlar ayrı ayrı ödenir.
Vefat edenin oruç borcu ve fidye
Kaza borcu olduğu hâlde kaza etme imkânı bulup da etmeden vefat eden kimse, fidye verilmesini vasiyet etmişse mirasçıları terekenin üçte birinden bunu öder. Vasiyet yoksa mirasçılar yükümlü değildir; kendi istekleriyle öderlerse kabul edileceği umulur. Hastalığı ölümüne kadar süren ve kaza imkânı hiç bulamayan kişinin ise borcu yoktur. Halk arasında “ıskat ve devir” adıyla bilinen, az bir parayı elden ele dolaştırarak büyük borçları düşürme uygulamasının Kur’an ve sünnette bir dayanağı yoktur; Din İşleri Yüksek Kurulu bu uygulamayı doğru bulmamaktadır.
Namaz için fidye var mıdır?
Namaz bedenî bir ibadettir ve hayattayken kılınamayan namazın yerine fidye verilmesi söz konusu değildir. Kişi namazını oturarak, yatarak, ima ile kılabildiği sürece kılmakla yükümlüdür. Vefat edenin namaz borçları için fidye verilmesine dair ayet ve hadislerde açık bir hüküm bulunmaz; bazı Hanefi fakihler oruca kıyasla, vasiyet edilmişse verilmesini güzel görmüşlerdir.
Fidye verirken niyet
Fidye de bir ibadet olduğundan niyet gerekir. Parayı verirken veya ayırırken kalben “tutamadığım oruçların fidyesi” diye niyet etmek yeterlidir; alan kişiye bunu söylemek şart değildir.
Sık Sorulan Sorular
Fidyeyi kime verebilirim?
Zekât ve fitre alabilecek fakirlere verilir. Anne, baba, dede, nine, çocuk, torun ve eşe verilmez. Fakir kardeş, diğer akraba ve komşular önceliklidir.
Annemin fidyesini ben ödeyebilir miyim?
Evet. Annenizin bilgisi ve izniyle onun adına ödeyebilirsiniz. Annenizin ödeme gücü yoksa kendisine bir yükümlülük düşmez; sizin ödemeniz bir iyilik olur.
Geçmiş yıllarda fidye vermedim, toplu ödeyebilir miyim?
Evet. Tutamadığınız gün sayısını belirleyip her gün için bir fidyeyi bugünkü değer üzerinden ödeyebilirsiniz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/184-185); Buhârî, Tefsîr, Bakara 25; Mevsılî, el-İhtiyâr, Kitâbü's-Savm; Nevevî, el-Mecmû'; Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/184-185)
- Buhârî, Tefsîr, Bakara 25
- Mevsılî, el-İhtiyâr, Kitâbü's-Savm
- Nevevî, el-Mecmû'
- Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar
İlgili Yazılar
Mübarek ZamanlarYolculukta Oruç Tutulur mu? Seferîlik Ruhsatı ve Şartları
Yolcu oruç tutmak zorunda mı? Seferîlik mesafesi, yola çıkılan gün orucun durumu, uçak yolculukları ve tutmak mı tutmamak…
AileYaşlı Anne Babayı Huzurevine Vermek Caiz mi? Dini Bakış
Yaşlı anne babayı huzurevine veya bakımevine yerleştirmek günah mı? Evladın bakım sorumluluğu, mazeretler, dikkat edilecekler ve ziyaret görevi.
Kur'an ve TefsirRamazan’da Günde Kaç Sayfa Okumalı? Kolay Hatim Planı Önerileri
Ramazan'da hatim için günde kaç sayfa okumak gerekir? Namazlara bölünmüş planlar, çalışanlar ve yeni başlayanlar için esnek Kur'an…
Mübarek ZamanlarYeni Müslümanın İlk Ramazanı: Oruç İçin Bilinmesi Gerekenler
İlk kez oruç tutacak yeni Müslümanlar için sahur, iftar, orucu bozan şeyler, iş ve aile hayatında oruç ve…
AileYaşlılıkta Namaz ve Oruç: Oturarak Kılmak, Fidye ve Ruhsatlar
Yaşlılar namazı nasıl kılar, oruç tutamayan yaşlı fidye verir mi? Sandalyede namaz, ima ile kılış, abdest kolaylıkları ve…
İbadet RehberiOruca Niyet Ne Zamana Kadar Edilir? Niyetsiz Oruç Olur mu?
Ramazan orucuna niyet vakti ne zaman biter, sahura kalkmayan ne yapar? Niyetin şartları, oruç türlerine göre niyet vakti…