Allah’ın Subuti Sıfatları: Hayat, İlim, İrade ve Kudret
Allah'ın subuti sıfatları: hayat, ilim, irade ve kudret. Sem', basar, kelam ve tekvin sıfatları, ayetlerdeki dayanakları, Eş'arî ve Mâtürîdî yaklaşımları.
- Subuti Sıfatların Yeri
- Hayat
- İlim
Subuti sıfatlar, Allah’ın kemal derecesinde sahip olduğu hayat, ilim, sem’, basar, irade, kudret ve kelam sıfatlarıdır. Mâtürîdî kelamında buna tekvin de eklenir. Bu sıfatlar Allah’ın zatından ayrı bir varlık değil, O’nun mükemmelliğini ifade eden, benzerlerinden farklı sıfatlardır.
Subuti Sıfatların Yeri
Ehl-i Sünnet kelamı, Allah’ın sıfatlarını zati ve subuti olarak ikiye ayırır. Zati sıfatlar, Allah’ı eksiklikten ve benzerlikten uzak tutar; subuti sıfatlar ise O’nun kemal niteliklerini ortaya koyar. Allah’ın hayat sahibi olması, bilmesi, işitmesi, görmesi, dilemesi, gücü yetmesi ve konuşması bu sıfatlar arasında sayılır. Bunlar yaratılmışlarda da benzer adlarla bulunsa da, mahiyet bakımından tamamen farklıdır.
Bu sıfatların bir kısmı zat için asli, bir kısmı ise fiil için kaynak sıfattır. Allah’ın sıfatlarını anlamada insan dili sınırlıdır; bu nedenle isimler benzer olsa da, mahiyet farklıdır. Şûrâ 42/11 ayeti bu temel ilkeyi korur. Zati sıfatlar için Allah’ın zati sıfatları: vücud, kıdem ve beka yazısı okunabilir.
Hayat
Hayat, Allah’ın diri olması, yok olmayan ve ölümsüz bir hayata sahip olmasıdır. Âyetü’l-Kürsî’de “Allah, kendisinden başka ilah olmayandır; el-Hayy’dır, el-Kayyûm’dur” buyurulur (2/255). Allah’ın hayatı, ezelî ve ebedîdir. Bu hayat, canlıların hayatı gibi doğum, gelişim ve ölümle sınırlı değildir. Hayat sıfatı, diğer subuti sıfatların da temelidir; çünkü hayat sahibi olmayan bir varlığın bilmesi, dilemesi ve gücü olması düşünülemez.
İlim
İlim, Allah’ın her şeyi bilmesidir. En’âm Suresi’nde gaybın anahtarlarının Allah katında olduğu, karada ve denizde olanı bildiği, bir yaprağın dahi düşmesinin O’nun bilgisi dahilinde olduğu bildirilir (6/59). Allah’ın ilmi geçmişi, şimdiyi ve geleceği, açığı ve gizliyi kapsar. İlim sıfatı, insan bilgisinden farklı olarak öğrenme, unutma ve değişme niteliği taşımaz. İlahî ilim ile insanın özgür iradesi arasındaki ilişki, kelamda uzun tartışmalara konu olmuştur; fakat çoğunluk görüşüne göre Allah’ın ilmi, kuldan sadır olacak fiili bilir ancak onu zorlamaz.
Sem’ ve Basar
Sem’, Allah’ın bütün işitilebilecek şeyleri işitmesi; basar ise görülebilecek bütün şeyleri görmesidir. Şûrâ 42/11’de “O, işitendir, görendir” buyurulur. Bu sıfatlar, Allah’ın kulların sözlerini, dualarını ve davranışlarını bilmesini ve onlara karşılık vermesini ifade eder. Duanın anlamı da buna dayanır: Allah işitir ve görür, bu nedenle kul dua eder. Bu sıfatlar, insanın organlarına bağlı değildir; Allah işitme ve görme için organlara ihtiyaç duymaz.
İrade
İrade, Allah’ın var olacak şeyleri, var olma zamanlarını ve biçimlerini belirlemesidir. Yâsîn Suresi’nde “O bir şeyi dilediği zaman, ona sadece ‘ol’ der, o da hemen oluverir” buyurulur (36/82). İrade, ilahî hikmetin tercih yönünü gösterir. İrade ile emir arasında fark vardır: Allah’ın emri her zaman iradesine uygun olmayabilir. Örneğin Allah, iman etmeyi emreder fakat bazı kullar iman etmez; Allah kullara seçme hürriyeti vermiştir. Bu ayrım, kader ve cebr-ihtiyar tartışmalarının temelini oluşturur.
Kudret
Kudret, Allah’ın dilediği her şeyi yapabilmesidir. Bakara Suresi’nde Allah’ın her şeye gücü yetendir olduğu ifade edilir (2/20, 2/284). Kudret, mümkün olan bütün şeyleri kapsar; mantıksal olarak imkânsız olan şeyler (örneğin hem var hem yok olan bir şey) kudretin konusu değildir, çünkü bunlar gerçek bir şey değildir. Allah’ın kudreti sınırsızdır, ancak hikmetle ve iradeyle birlikte işler.
Kelam
Kelam, Allah’ın konuşmasıdır. Nisâ Suresi’nde Allah’ın Mûsâ ile bizzat konuştuğu bildirilir (4/164). Kur’an, Allah’ın kelamıdır. Kelam sıfatının mahiyeti, İslam kelamının en tartışmalı konularından biri olmuştur. Mu’tezile Kur’an’ın mahlûk (yaratılmış) olduğunu savunurken, Ehl-i Sünnet kelam sıfatının kadîm olduğunu, Kur’an’ın Allah’ın kelamı olduğunu, ancak okunan lafızlarda yaratılmış unsurlar bulunduğunu kabul etmiştir. Bu ayrıntı, Mâtürîdîlerin “nefsî kelam” ile “lafzî kelam” ayrımına dayanır.
Tekvin Sıfatı
Mâtürîdî kelamında, kudret ve irade sıfatlarına ek olarak tekvin sıfatı kabul edilir. Tekvin, Allah’ın var etme ve yaratma fiilinin kaynağı olan ezelî sıfatıdır. Mâtürîdîlere göre yaratma (halk) ve var etme, Allah’ın fiili olup, bu fiilin kaynağı olan ayrı bir sıfat vardır. Eş’arîler ise bu sıfatı ayrı olarak kabul etmez, onu kudret ve iradeyle açıklar. Bu ayrım, iki ekol arasındaki ince farklardan biridir ve lafzî tartışma olarak da değerlendirilir.
İlgili Konular
Allah’ın varlığının delilleri için Allah’ın varlığının delilleri yazısı, tevhid çeşitleri için tevhid çeşitleri yazısı, şirk için şirk nedir? yazısı ve küfür için küfür çeşitleri ve insanı dinden çıkaran sözler yazısı okunabilir. Allah’ın birliği için Allah’ın birliğine dair ayetler yazısı da faydalıdır.
Sıfatların Mahiyeti ve Sınır
Allah’ın sıfatlarının mahiyetini kavramak insan aklının sınırlarını aşar. Bu yüzden âlimler, sıfatları Kur’an ve sünnetteki ifade çerçevesinde kabul edip, “nasıl” sorusunu sorgulamamayı öğütlemişlerdir. İmam Mâlik’in “İstivâ bellidir, keyfiyeti meçhuldür, ona iman farzdır, hakkında soru sormak bid’attır” sözü bu yaklaşımın ünlü ifadesidir. Kelam âlimleri ise müteşabih nasları, tenzih ilkesine uygun biçimde te’vil etmeyi tercih etmiştir.
İnsan Davranışına Yansıyan Boyutlar
Allah’ın ilim sıfatını bilmek, kişiyi gizlide de Allah’ın kendisini bildiği bilinciyle yaşamaya iter. Sem’ ve basar, dua ve zikrin anlamını güçlendirir. Kudret ve irade, tevekkülü artırır. Kelam sıfatı ise Kur’an’a ve vahye verilen değeri yükseltir. Bu sıfatları öğrenmek, ahlakı olgunlaştıran bir bilinç üretir.
Sıfatlar konusunda dikkat edilecek önemli bir ilke, Allah’ın sıfatlarının zatından ayrı ve sonradan olmayan, O’nunla birlikte ezelî olduğunun kabul edilmesidir. Kelam ilminde bu mesele, sıfatların aynı mı yoksa gayrı mı olduğu tartışmasıyla ele alınmıştır. Ehl-i Sünnet, sıfatların ne zatın aynı ne de ondan ayrı olduğunu söyleyerek orta bir yol izlemiştir. Bu ince tartışma, ilâhî sıfatları yaratılmışlara benzetmeden anlamaya yönelik bir çabadır.
Günlük hayatta bu bilgi, Allah’ın kulları üzerindeki ilmini, işitmesini ve görmesini hatırlayarak ibadetlerde samimiyeti artırır.
Sonuç
Subuti sıfatlar, Allah’ın kemal sahibi olduğunu gösterir: diri, her şeyi bilen, işiten, gören, dileyen, gücü yeten ve konuşandır. Bu sıfatlar yaratılmışların sıfatlarından özü itibarıyla farklıdır. Eş’arî ve Mâtürîdî ekolleri arasında ayrıntı farkları bulunsa da, temel akide aynıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Subuti sıfatlar nelerdir?
Hayat, ilim, sem’, basar, irade, kudret, kelam ve Mâtürîdîlerde ayrıca tekvin sıfatları olmak üzere Allah’ın kemal sıfatlarıdır.
İlim sıfatı ne anlama gelir?
Allah’ın her şeyi, gizli ve açık, geçmiş ve gelecek bütün ayrıntılarıyla bilmesidir.
Kudret ile irade arasındaki fark nedir?
Kudret, Allah’ın dilediğini yapmaya gücünün yetmesi; irade ise hangi şeyin hangi zamanda, hangi şekilde var olacağını belirlemesidir.
Tekvin sıfatı nedir?
Mâtürîdî kelamına göre Allah’ın yaratma ve var etme fiilinin kaynağı olan sıfattır; Eş’arîler bunu kudret ve irade ile açıklar.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/255); En'âm Suresi (6/59); Yâsîn Suresi (36/82); Nisâ Suresi (4/164); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sıfât-ı Sübûtiyye" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/255)
- En'âm Suresi (6/59)
- Yâsîn Suresi (36/82)
- Nisâ Suresi (4/164)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sıfât-ı Sübûtiyye" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.