Peçe ve Çarşaf: Yüzün Örtülmesi Meselesi
Peçe ve çarşaf: yüzün örtülmesi meselesi. Mezheplerin yüz ve eller hakkındaki görüşleri, ihram halinde peçe, Osmanlı çarşafı ve fitne ölçüsü.
- Konunun Çerçevesi
- Mezheplerin Görüşleri
- Hadisler ve Uygulamalar
Yüzün ve ellerin örtülmesi konusunda mezhepler arasında görüş ayrılığı vardır. Hanefî ve Şâfiî mezheplerinin çoğunluğuna göre yüz ve eller avret değildir; peçe farz değil, fitne endişesine bağlı bir tercihtir. Çarşaf ise dinî bir zorunluluk değil, tarihî bir giyim biçimidir.
Konunun Çerçevesi
Nûr Suresi’ndeki “görünen kısım hariç süslerini göstermesinler” ifadesi, yüz ve ellerin örtülmesi konusundaki tartışmanın temelidir. Sahabe nesli ve tabiîn âlimleri bu ifadeyi farklı şekillerde yorumlamıştır. Bir grup “görünen kısım” ifadesini yüz ve eller olarak anlarken, diğer bir grup bunu dış giysi olarak yorumlamıştır. Bu yorum farkı, mezhepler arasında farklı hükümlere yol açmıştır.
Bu nedenle peçe konusu, ittifakla kabul edilen farz bir hükümden çok, içtihada açık bir meseledir. Konuya tarafsız bir tutumla yaklaşmak, farklı görüşlerin delilleriyle saygılı biçimde ele alınmasını gerektirir.
Mezheplerin Görüşleri
- **Hanefî mezhebi:** Kadının yüzü ve elleri avret değildir; yabancı erkekler karşısında fitne korkusu yoksa açılabilir. Geç dönem Hanefî âlimleri, fitnenin arttığı toplumlarda yüzün örtülmesini tavsiye etmişlerdir.
- **Şâfiî mezhebi:** Namazda yüz ve eller avret değildir. Yabancı erkekler karşısında ise bazı fakihler yüzün örtülmesini vacip görürken, bir kısmı fitne korkusuna bağlamıştır.
- **Mâlikî mezhebi:** Yüz ve eller avret değildir; fitne korkusu varsa örtülmesi gerekir.
- **Hanbelî mezhebi:** Bazı rivayetlerde yüzün de avret olduğu ve yabancı erkek karşısında örtülmesi gerektiği belirtilir. Mezhepte farklı görüşler bulunur.
Dolayısıyla “peçe farzdır” veya “peçe bid’attır” şeklindeki kesin ifadeler, mezhepler arasındaki geniş yelpazeyi göz ardı eder. Türkiye’de yaygın olan Hanefî çizgide, yüzün açık olması esas, fitne durumunda örtülmesi ise ihtiyat olarak kabul edilir.
Hadisler ve Uygulamalar
İhramdaki kadınlarla ilgili rivayet önemlidir. Buhârî’de Hz. Peygamber’in, ihramlı kadının peçe takmamasını ve eldiven giymemesini bildirdiği nakledilir (Cezâü’s-sayd 22). Bu hadis, bazı fakihlerce o dönemde kadınların yüzlerini örtme adetlerinin bulunduğuna delil olarak yorumlanmıştır. Ayrıca Hz. Âişe’den ihram halindeyken yanlarından yabancı erkekler geçince başörtülerini yüzlerine saldıklarına dair rivayet vardır (Ebû Dâvûd, Menâsik 14).
Diğer yandan Hz. Peygamber döneminde yüzü açık kadınların bulunduğunu bildiren rivayetler de mevcuttur; örneğin bayram namazında Hz. Peygamber’in kadınlara hitap ettiği rivayetler. Bu farklı deliller, mezhepler arasında yüzün örtülüp örtülmeyeceği konusunda farklı sonuçlara götürmüştür.
Çarşaf ve Tarihî Arka Plan
Çarşaf, Osmanlı’nın son döneminde şehirli kadınların kullandığı ferace ve çarşaf biçiminde ortaya çıkmış, Cumhuriyet döneminde farklı adlandırmalarla devam etmiştir. Arap dünyasında ise abaya, nikap ve burka gibi giysiler bölgesel örflere göre şekillenmiştir. Bu giysiler dinî birer zorunluluk değil, kültürel ve toplumsal şartlarla gelişmiş örtünme biçimleridir.
Dinen önemli olan, tesettürün ölçüleridir: avret yerlerini örtmek, bol ve kalın giysi, gösterişten kaçınmak. Çarşaf veya başka bir giysinin tercih edilmesi, bu ölçülere uygun olduğu sürece kişinin özgür seçimidir. Kimseye belli bir giysi dayatılmamalıdır.
Peçe Takan veya Takmayan Kadınlara Yaklaşım
İslam âlimleri, peçe takan kadınların bu tercihlerinin bir ibadet niyetiyle olduğunu kabul eder ve saygı gösterilmesini ister. Aynı şekilde, yüzünü açık bırakan ve Hanefî mezhebinin ölçülerini uygulayan kadınların da dinî sınırlar içinde davrandığı unutulmamalıdır. Her iki tarafın birbirini küçümsemesi, tekfir etmesi ya da dışlaması doğru değildir.
Ayrıca peçe, kimlik tespiti, güvenlik ve iletişim açısından bazı toplumlarda yasal düzenlemelere konu olabilmektedir. Müslüman, yaşadığı ülkenin kanunlarına uymakla birlikte, dinî hassasiyetlerini korumak için meşru yollarla haklarını talep edebilir.
Fitne Ölçüsü
Fitne, kadın-erkek ilişkilerinde haramın doğmasına zemin hazırlayabilecek durumlar için kullanılan bir kavramdır. Fakihler, fitne ihtimali olduğunda yüzün örtülmesinin daha uygun olduğunu söylerler. Fitne ölçüsü, zamana, mekâna ve topluma göre değişebildiğinden, kişi bu konuda hem vicdanını hem de güvenilir bilgin görüşlerini dikkate almalıdır. Bu çerçevede karma ortamlar: kadın erkek ilişkilerinde ölçüler yazısı da okunabilir.
İlgili Yazılar
Başörtüsünün hükmü için başörtüsü farz mı? yazısı, genel tesettür ilkeleri için kadınların tesettürü: ölçüleri ve delilleri yazısı, pantolon ve modern giyim için kadınların pantolon giymesi caiz mi? yazısı ve parfüm konusu için kadının parfüm sürerek dışarı çıkması yazısı faydalı olacaktır.
Nikap, Burka ve Abaya Arasındaki Farklar
Yüzün örtülmesiyle ilgili giyim biçimleri farklı adlarla anılır. Nikap, yüzün büyük kısmını örten ve genellikle gözlerin açık kaldığı peçedir. Burka, yüzü ve bütün bedeni örten, gözler için ağ bulunan giysidir; Afganistan’da yaygındır. Abaya ise Körfez ülkelerinde kadınların dışarıda giydiği geniş, uzun dış giysidir ve yüzü örtmeyebilir. Çarşaf ise Osmanlı’dan miras kalan geniş bir dış örtüdür. Bu giysilerin hepsi bölgesel örfle şekillenmiş olup dinî bir zorunluluk değildir.
Yüz Örtüsü ve Günlük Hayatın Gerekleri
Yüzünü örten bir kadın, resmî işlemlerde kimlik doğrulaması, eğitimde iletişim, sağlık hizmetlerinde muayene ve güvenlik kontrolleri gibi durumlarda yüzünü açmak zorunda kalabilir. Fakihler, bu tür zorunlu hâllerde yüzün açılmasının caiz olduğunu belirtirler. Bu ihtiyaçlar karşısında kadının mümkün olduğunca kadın görevliler eşliğinde işlem yapması istenebilir. Kolaylık ilkesi (Bakara 2/185) bu gibi durumlarda yol göstericidir.
Saygı ve Hoşgörü
Peçeli kadınlara ve peçesiz kadınlara yönelik önyargılar, her iki tarafta da bulunabilir. Farklı tercihleri küçümsemek ya da dayatmak yerine, mezheplerin ve âlimlerin ihtilaflı konularda geniş bir zemin tanıdığını bilmek, hoşgörüyü artırır.
Sonuç
Yüz ve ellerin örtülmesi, mezhepler arasında ihtilaflı bir meseledir. Hanefî ve Şâfiî çoğunluk görüşü, yüzün avret olmadığı yönündedir; ancak fitne durumunda örtülmesi ihtiyat olarak önerilir. Peçe ve çarşaf, dinen zorunlu değil ama caiz giyim biçimleridir. İnsanlara baskı yapmadan, farklı görüşlere saygı göstererek yaşamak en doğru yoldur.
Sıkça Sorulan Sorular
Yüzün örtülmesi farz mıdır?
Hanefî ve Şâfiî mezheplerinin çoğunluk görüşüne göre yüz ve eller avret değildir; fitne endişesi yoksa örtülmesi farz değildir. Bazı Hanbelî ve Mâlikî görüşlerinde ise örtülmesi gerekir.
Peçe takmak caiz mi?
Caizdir ve kişinin tercihidir; ancak farz sayılmamalı ve peçe takmayanlara baskı yapılmamalıdır.
İhramda peçe takılır mı?
İhramlı kadının yüzünü sarıp peçe takması yasaktır; yabancı erkekler karşısında yüzünü başka şekilde örtebilir.
Çarşaf Türk kültürüne özgü müdür?
Çarşaf, Osmanlı’nın son döneminde yaygınlaşan bir dış giysi şeklidir; dinî bir zorunluluk değil, örfî bir giyim biçimidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nûr Suresi (24/31); Ahzâb Suresi (33/59); Buhârî, Cezâü's-sayd 22 (ihramlı kadının peçe takmaması); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nikâb" ve "Setr-i Avret" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Nûr Suresi (24/31)
- Ahzâb Suresi (33/59)
- Buhârî, Cezâü's-sayd 22 (ihramlı kadının peçe takmaması)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nikâb" ve "Setr-i Avret" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.