Sürekli Gaz Kaçırma ve İdrar Kaçırma Özrü
Sürekli gaz kaçırma ve idrar kaçırma özrü: özür sahibi kimdir, şartları, her vakit için abdest, vakit içinde bozulmama hükmü ve mezhep farkları.
- Özrün Dayanağı: Müstehâza Hadisi
- Özrün Şartları (Hanefî Mezhebi)
- Özür Sahibinin Abdesti
Özür, bir namaz vaktinin tamamında abdest alıp farz namazı kılacak kadar kesilmeyen idrar, gaz, kan veya akıntı halidir. Özür sahibi her namaz vakti için bir kez abdest alır; o vakit içinde özür sebebiyle çıkan şeyler abdesti bozmaz. Vakit çıkınca abdest sona erer.
Özrün Dayanağı: Müstehâza Hadisi
Özür hükmünün temel dayanağı, Fâtıma bint Ebî Hubeyş’in rivayetidir. Fâtıma, kendisinde sürekli kanama olduğunu ve temizlenemediğini söyleyerek Hz. Peygamber’e sorunca “Bu bir damar (kanaması)dır, hayız değildir. Hayız günlerin geldiğinde namazı bırak; sonra yıkan ve namaz kıl” buyurdu. Başka rivayette “Her namaz için abdest al” ifadesi de geçer (Buhârî, Vudû’ ve Hayz; Müslim, Hayz). Bu hadislerden fakihler, sürekli kanaması olan kadının her namaz için abdest alıp ibadetine devam edeceği hükmünü çıkarır. Aynı hüküm, idrar kaçırma, gaz kaçırma ve benzeri sürekli rahatsızlıklara kıyas edilir. Özür, dinde zorluk bulunmadığı ilkesinin güzel bir örneğidir: “Allah dinde size güçlük yüklemedi” (Hac 22/78).
Özrün Şartları (Hanefî Mezhebi)
Hanefî fıkhına göre özür sahibi olmanın şartları şunlardır: Rahatsızlığın bir namaz vaktinin tamamında devam etmesi ve bu süre içinde abdest alıp farz namazı kılacak kadar bir aralık bulunmaması. Başlangıçta rahatsızlık bu şekilde bir vakit boyunca sürerse özür sabit olur. Özrün devam etmesi için, sonraki her vakitte en az bir kez görülmesi yeterlidir. Özür sahibi kişi, özrün görüldüğü her vakitte bu hükümden faydalanır. Bir namaz vaktinin tamamında özür sebebiyle çıkan şey hiç görülmezse, özür sona erer. Bu ayrıntılar, uygulamada kişinin durumunu takip etmesini gerektirir.
Özür Sahibinin Abdesti
Özür sahibi, vakit girdikten sonra abdest alır ve o vakit içinde istediği kadar farz, vacip ve nafile namaz kılabilir. Vakit çıkana kadar özür sebebiyle idrar, gaz veya kan çıksa bile abdesti bozulmaz. Vakit çıkınca abdest sona erer. Bu hüküm, abdestin vaktin çıkmasıyla bozulması şeklinde ifade edilir. Hanefîlerde özürlü kişi abdest alırken özür sebebini engellemeye çalışır: Örneğin idrar damlaması için ped veya pamuk kullanır, namaz kılarken mümkün olduğunca bulaşmayı önler. Elbise ve bedene bulaşan necaset dirhem miktarını aşarsa, namaz öncesinde yıkanır veya elbise değiştirilir. Özrün bulaşmasına rağmen yıkamak, tekrar bulaşma ihtimali olduğundan namaz vakti içinde bir defaya mahsus yapılır.
Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî Mezhepleri
Şâfiîlerde sürekli idrar veya gaz kaçıran kişi (selisü’l-bevl) her farz namaz için ayrı abdest alır; necaseti yıkar, ped yerleştirir ve hemen namaza durur. Abdest ile namaz arasında gecikme olmamalıdır. Mâlikîlerde sürekli çıkan şey abdesti bozmaz (ancak bazı ayrıntılar vardır); kişi abdest alarak ibadetine devam eder. Hanbelîlerde de özür sahibi her namaz vakti için abdest alır ve vakit içinde özür sebebi abdesti bozmaz. Mezheplerin ortak noktası, özür sahibine kolaylık tanımaktır. Şâfiî mezhebinde namaz için abdestin vakit girdikten sonra alınması şartı da vardır.
Özrün Çeşitleri ve Tıbbi Boyutu
Özür halinde olan rahatsızlıklar şunlardır: Sürekli idrar damlatma (sidik tutamama), sürekli gaz kaçırma, sürekli ishal, burun kanaması, yara kanaması, kadınlarda sürekli akıntı ve istihâze kanaması. Bunların birçoğu tıbbi tedaviyle iyileşebilir; özür, tedavi yolunu kapatmaz. Kişi doktora başvurmalı, tedavi olmalıdır. Özür sahibi olmak bir aşağılık değildir ve hastalık nedeniyle ibadeti terk etmek için sebep teşkil etmez. Akıntı ve kadın sağlığı için akıntı abdesti ve guslü bozar mı yazısı okunabilir. Sürekli kanama için kadınlarda kanama sonrası temizlenme usulü yazısına bakılabilir.
Özür ve Vesvese Ayrımı
Her ıslaklık hissi veya her şüpheli damla özür sayılmaz. Özür, sağlıkla ilgili gerçek ve süreğen bir durumdur; vesvese ise temelsiz şüphedir. Özrün varlığından emin olmak için birkaç vakit boyunca durumu gözlemlemek gerekir. Şüphe halinde “yakin şüpheyle bozulmaz” ilkesi uygulanır. Vesveseli kişinin kendisini özürlü sanması yerine, bir din görevlisine danışması uygun olur. Bu konuda abdestte vesvese yazısı okunabilir. Gerçek özür hali ise rahatlıkla ruhsattan faydalanmayı gerektirir; ibadeti terk etmek yerine ruhsatla ibadete devam etmek esastır.
Uygulamada Dikkat Edilecekler
Özür sahibi namaza vakit girdikten sonra abdest almalıdır; vakit girmeden alınan abdest, özür sahibi için geçerli olmaz. Cuma günü öğle vaktinde alınan abdest, vakit çıkana kadar geçerlidir. Teheccüd ve nafile namaz için de vakit içinde olmak şartı gözetilir. Gusül gerektiren hallerde özür sahibi de gusül alır; özür gusle ruhsat vermez. Elbise ve mekân temizliği için idrar sıçraması ve damlama sorunu yazısı okunabilir. Hasta ve yaşlılar için kateter ve torba kullanımı ameliyat sonrası kateter ve torba ile abdest yazısında ele alınmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Özür sahibi kimdir?
Bir namaz vaktinin tamamında, abdest alıp farz namazı kılacak kadar bile kesilmeyen idrar, gaz, kan veya akıntı gibi bir hâl yaşayan kimseye denir.
Özür sahibi nasıl abdest alır?
Her namaz vakti için abdest alır ve o vakit içinde bu abdestle dilediği kadar namaz kılar. Özür sebebiyle çıkan şey, vakit içinde abdesti bozmaz.
Özür ne zaman sona erer?
Bir namaz vaktinin tamamında, abdest alıp namaz kılacak kadar tam bir aralık bulunursa özür sona erer.
Özür sahibi başka sebeple abdesti bozulursa ne olur?
Özür dışındaki bir sebeple (uyku, rüzgâr vb.) abdesti bozulursa, yeniden abdest alır. Özür sahibi olması bu hallerde ruhsat sağlamaz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Vudû' ve Hayz (Fâtıma bint Ebî Hubeyş rivayeti); Müslim, Hayz; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr; Nevevî, el-Mecmû'; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Özür" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Vudû' ve Hayz (Fâtıma bint Ebî Hubeyş rivayeti)
- Müslim, Hayz
- İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr
- Nevevî, el-Mecmû'
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Özür" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.