Zikir Nedir? Kur’an’da ve Sünnette Zikrin Anlamı ve Çeşitleri
Zikir nedir, sadece tesbih çekmek midir? Kur'an ve sahih hadisler ışığında zikrin anlamı, dil, kalp ve beden ile yapılan zikir çeşitleri ve ölçüleri.
- Kur'an'da Zikir Kavramı
- Sünnette Zikir
- Zikrin Çeşitleri
Kısa cevap: Zikir, sözlükte “anmak, hatırlamak, unutmamak” demektir. Dinî bir kavram olarak ise kulun Rabbini diliyle, kalbiyle ve davranışlarıyla anması; O’nu unutmadan yaşamasıdır. Bu yüzden zikir yalnızca tesbih tanelerini çevirmekten ibaret değildir. Kur’an okumak, namaz kılmak, dua etmek, Allah’ın nimetlerini düşünmek ve bir haramın eşiğinde “Allah görüyor” deyip geri durmak da zikrin kapsamına girer. Yüce Allah, “Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım” buyurarak (Bakara Suresi, 2/152) zikri kul ile Rabbi arasındaki karşılıklı bir bağ olarak tanımlamıştır.
Kur’an’da Zikir Kavramı
Zikir kelimesi ve türevleri Kur’an-ı Kerim’de iki yüzden fazla yerde geçer ve tek bir anlamla sınırlı değildir. Kur’an’ın kendisine “zikir” denilmiştir (Hicr Suresi, 15/9). Namaz için “Beni anmak için namaz kıl” buyrulmuştur (Tâhâ Suresi, 20/14). Cuma namazına çağrı yapılan ayette de “Allah’ın zikrine koşun” ifadesi kullanılır (Cuma Suresi, 62/9). Demek ki Kur’an dilinde zikir, Allah’ı hatırlatan ve kulu O’na yönelten her şeyin ortak adıdır.
Müminlere yönelik en açık emir ise şudur: “Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin. O’nu sabah akşam tesbih edin” (Ahzâb Suresi, 33/41-42). Dikkat edilirse Kur’an pek çok ibadeti belli bir ölçüyle emrederken zikir için “çokça” kaydını koymuştur. Müfessirler bunu, zikrin belirli bir vakte ve mekâna bağlı olmayan, hayatın bütününe yayılması istenen bir ibadet olmasıyla açıklar.
Sünnette Zikir
Hz. Âişe (r.anhâ), Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) her hâlinde Allah’ı zikrettiğini haber verir (Müslim, Hayz). Resûlullah’ın sabah uyanırken, evden çıkarken, yemeğe başlarken, bineğe binerken, yatağa girerken okuduğu dualar, zikrin günlük hayatın akışına nasıl yerleştirildiğini gösterir. Bir sahâbî, İslam’ın hükümlerinin kendisine çok geldiğini söyleyip sımsıkı tutunacağı bir şey sorduğunda Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Dilin Allah’ı zikretmekten ıslak kalsın.” (Tirmizî, Deavât)
Bir kudsî hadiste ise Yüce Allah’ın şöyle buyurduğu nakledilir: “Kulum beni andığında ben onunla beraberim. O beni kendi içinde anarsa ben de onu kendi katımda anarım; beni bir topluluk içinde anarsa ben de onu daha hayırlı bir topluluk içinde anarım” (Buhârî, Tevhîd; Müslim, Zikir).
Zikrin Çeşitleri
Âlimler zikri genellikle üç başlık altında ele almışlardır:
- Dil ile zikir: Sübhânallah, elhamdülillah, Allâhü ekber, lâ ilâhe illallah gibi sözleri söylemek, Kur’an okumak, salavat getirmek ve istiğfar etmek bu gruba girer.
- Kalp ile zikir: Allah’ın büyüklüğünü, nimetlerini ve huzurunda bulunduğunu düşünmek; tefekkür etmek. “Onlar ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler” ayeti (Âl-i İmrân Suresi, 3/191) dil zikri ile tefekkürü yan yana anar.
- Beden ile zikir: Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak. Bir günahın eşiğinde Allah’ı hatırlayıp vazgeçen kimse, belki hiçbir söz söylemeden zikretmiş olur.
En makbul olanı, dilin söylediğine kalbin eşlik ettiği zikirdir. Bununla birlikte kalbi dağınık olduğu hâlde diliyle zikreden kişi de sevaptan mahrum değildir; âlimler bunun, zikri büsbütün terk etmekten çok daha hayırlı olduğunu ve zamanla kalbi de uyandırdığını belirtirler.
Zikir Sadece Tasavvuf Ehline mi Aittir?
Hayır. Zikir, ayet ve hadislerle bütün müminlere emredilmiş bir ibadettir. Bir tarikata bağlı olmak zikrin şartı olmadığı gibi, zikir için özel bir izin almak da gerekmez. Peygamberimizin öğrettiği zikirleri her Müslüman dilediği zaman, anlamını bilerek okuyabilir.
Zikrin Kula Kazandırdıkları
Kur’an, zikrin en belirgin meyvesini şöyle bildirir: “Biliniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” (Ra’d Suresi, 13/28). Zikir kulu gafletten korur; zira Allah’ı unutan kimse sonunda kendi değerini ve yaratılış gayesini de unutur (Haşr Suresi, 59/19). Peygamber Efendimiz, Rabbini zikredenle zikretmeyeni diri ile ölüye benzetmiştir (Buhârî, Deavât). Bu benzetme, zikrin kalp için su ve hava kadar hayati olduğunu anlatır.
Şunu da hatırlamak gerekir: Zikir bir “sihirli formül” değildir. Belli sözleri belli sayıda söyleyince dünyevî isteklerin mutlaka gerçekleşeceği şeklindeki vaatlerin sahih bir dayanağı yoktur. Zikrin asıl gayesi Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nunla bağı canlı tutmaktır.
Zikre Nereden Başlanır?
- Farz namazlardan sonraki tesbihatı (33’er defa sübhânallah, elhamdülillah, Allâhü ekber) ihmal etmemek.
- Sabah ve akşam birkaç dakikayı Peygamberimizden nakledilen zikirlere ayırmak.
- Günlük işlerde besmele, hamd ve istiğfarı alışkanlık hâline getirmek.
- Söylenen sözlerin anlamını öğrenmek; az da olsa devamlı olmak.
Resûlullah (s.a.v.), Allah katında amellerin en sevimlisinin az da olsa devamlı olanı olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Rikâk; Müslim, Müsâfirîn). Zikirde de esas olan sayının çokluğu değil, sürekliliktir.
Sık Sorulan Sorular
Zikir ile dua aynı şey midir?
Aynı değildir ama iç içedir. Dua, Allah’tan bir şey istemektir; zikir ise O’nu anmak ve yüceltmektir. Her dua bir zikirdir, fakat her zikir bir istek içermez. Bazı hadislerde hamd ve tehlil gibi zikirler “en faziletli dua” olarak da anılmıştır.
Anlamını bilmeden zikir çekmek geçerli olur mu?
Geçerlidir ve sevabı vardır. Ancak anlamını bilerek yapılan zikir kalbe daha çok tesir eder. Bu yüzden sık okunan zikirlerin kısa anlamlarını öğrenmek tavsiye edilir.
Zikir için belirli bir vakit var mıdır?
Zikir her vakit yapılabilir. Bununla birlikte ayetlerde sabah ve akşam vakitleri, hadislerde namaz sonraları, seher vakti ve yatmadan önceki zaman özellikle teşvik edilmiştir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/152); Ahzâb Suresi (33/41-42); Ra'd Suresi (13/28); Âl-i İmrân Suresi (3/191); Buhârî, Tevhîd; Müslim, Zikir; Müslim, Hayz; Tirmizî, Deavât; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zikir" maddesi
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/152)
- Ahzâb Suresi (33/41-42)
- Ra'd Suresi (13/28)
- Âl-i İmrân Suresi (3/191)
- Buhârî, Tevhîd; Müslim, Zikir
- Müslim, Hayz
- Tirmizî, Deavât
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zikir" maddesi
İlgili Yazılar
Dua ve ZikirZikirde Sayı Belirlemek Caiz mi? 33, 100 ve 1000 Sayılarının Aslı
Zikirlerde 33, 100 gibi sayılar nereden gelir, kendimiz sayı belirleyebilir miyiz? Hadislerde geçen sayılar, halk arasındaki adetler ve…
Dua ve ZikirDuada Haddi Aşmak Ne Demek? Sık Yapılan Yanlış Dua Örnekleri
Kur'an'da yasaklanan duada haddi aşmak (i'tidâ) nedir? Bağırarak dua, aşırı ayrıntı, yapmacık kafiye, günah istemek gibi yanlışlar ve…
Dua ve ZikirDua Kaderi Değiştirir mi? Kader, Kaza ve Dua Arasındaki İlişki
Her şey kaderde yazılıysa dua etmenin anlamı ne? Dua kaderi değiştirir mi sorusuna "Kazayı ancak dua geri çevirir"…
Dua ve ZikirDuada Tevessül Nedir? Vesile Edinmenin Meşru Şekilleri Nelerdir
Tevessül nedir, duada neler vesile edilebilir? Allah'ın isimleri, salih ameller ve salih kimselerin duasıyla tevessülün delilleri ve dikkat…
Dua ve ZikirEt-Tevvâb İsminin Anlamı: Tövbeleri Kabul Eden Allah ve Kul
Et-Tevvâb ismi ne demektir, Allah'ın kuluna tövbe etmesi nasıl anlaşılır, Kur'an'da geçtiği ayetler ve kulun özür kabul etme…
Dua ve ZikirTürkçe Dua Edilir mi? Kendi Dilinle Dua Etmenin Hükmü Nedir?
Türkçe dua edilir mi, Arapça bilmeden yapılan dua kabul olur mu, namazda Türkçe dua okunur mu? Kendi dilinde…