🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Camiye, Derneğe, Vakfa Zekât Verilir mi? Temlik Şartı Nedir?

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Unutarak Yemek İçmek Orucu Bozar mı? Hatırlayınca Ne Yapılır?

Cami, Kur'an kursu, okul ve çeşme yapımına zekât verilir mi? Temlik şartının anlamını ve yardım kuruluşuna zekât verirken dikkat edilecekleri okuyun.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Temlik ne demektir?
  • "Fî sebîlillâh" sınıfı camiyi kapsamaz mı?
  • Yardım kuruluşlarına zekât vermek

Kısa cevap: Dört mezhebin çoğunluk görüşüne göre cami, okul, Kur’an kursu binası, yol, köprü, çeşme gibi hayır eserlerinin yapımına zekât verilmez. Çünkü zekâtta malın, zekât alma ehliyeti olan gerçek bir kişiye mülk olarak teslim edilmesi, yani temlik şarttır. Dernek ve vakıflara ise kurumun kendisi için değil, zekâtı fakirlere ulaştırmak üzere vekil sıfatıyla zekât verilebilir. Bu durumda kurumun zekât paralarını ayrı tutması ve yalnızca zekât alabilecek kişilere vermesi gerekir.

Temlik ne demektir?

Temlik, bir malı başkasının mülkiyetine geçirmektir. Zekâtın kimlere verileceğini bildiren ayet “Sadakalar ancak fakirler, düşkünler… içindir” diye başlar (Tevbe Suresi, 9/60). Ayetin başındaki “li” edatı mülkiyet bildirir. Fakihler buradan, zekâtın bir binaya, bir hizmete değil; onu alıp dilediği gibi harcayabilecek bir insana verilmesi gerektiği sonucuna varmışlardır. Peygamberimizin Muâz b. Cebel’e söylediği “zenginlerinden alınıp fakirlerine verilir” ifadesi de (Buhârî, Zekât 1; Müslim, Îmân 29) aynı esasa işaret eder.

“Fî sebîlillâh” sınıfı camiyi kapsamaz mı?

Ayetteki sekiz sınıftan biri “Allah yolunda olanlar”dır. Dört mezhebin klasik yorumunda bu ifade, cihada katılan ve ihtiyaç içinde olan gazileri; bazı âlimlere göre ayrıca yolda kalmış hacıları ve ilim yolundaki muhtaç öğrencileri ifade eder. Bazı çağdaş âlimler bu sınıfı genişleterek her türlü hayır hizmetini kapsadığını söylemiştir. Ancak Din İşleri Yüksek Kurulu ve mezheplerin çoğunluğu bu geniş yorumu benimsememiştir. Çünkü her hayır işi zekât kapsamına alınırsa, ayetin “ancak” diyerek sınırladığı sınıfların bir anlamı kalmaz ve fakirin hakkı binalara gider.

Cami, okul ve çeşme yaptırmak elbette büyük bir hayırdır; fakat bunların kaynağı zekât değil, nafile sadaka, bağış ve vakıftır.

Yardım kuruluşlarına zekât vermek

Bir dernek veya vakıf, zekât mükellefi ile fakir arasında köprü olabilir. Bu durumda kurum zekâtın sahibi değil, emanetçisidir. Zekâtınızı bir kuruma verirken şunlara dikkat edin:

  1. Ayrı zekât hesabı: Kurumun zekât için ayrı bir hesabı veya fonu olmalı; bağış makbuzunda ya da açıklamada “zekât” ibaresi yer almalıdır.
  2. Doğru yere harcama: Zekât fonu, kurumun kira, personel maaşı, reklam, bina yapımı gibi giderlerinde kullanılmamalı; doğrudan zekât alabilecek kişilere nakit, erzak, giyim, burs gibi mülkiyet devri içeren şekilde ulaştırılmalıdır.
  3. Makul sürede dağıtım: Zekât, vekil fakire teslim edince ödenmiş olur. Paranın kurum hesabında uzun süre beklemesi, zekâtın gecikmesi demektir.
  4. Güvenilirlik: Kurumun şeffaf, denetlenebilir ve fıkhî hassasiyetlere riayet eden bir yapı olması gerekir.

Öğrenci bursu ve yurt masrafı

İhtiyaç sahibi öğrenciye verilen burs, para doğrudan öğrencinin eline veya hesabına geçtiği için zekât olur. Öğrencinin yurt ücretinin kuruma ödenmesi ise şu şekilde geçerli olur: Öğrenci (küçükse velisi), kurumu kendi adına zekât almaya ve bunu yurt masrafına harcamaya vekil tayin eder. Böyle bir vekâlet yoksa, doğrudan yurdun genel giderlerine aktarılan para zekât yerine geçmez.

Hîle-i şer’iyye meselesi

Bazı kaynaklarda, zekâtın önce bir fakire verilip onun da kendi rızasıyla camiye bağışlaması şeklinde bir yoldan söz edilir. Fakir gerçekten serbest bırakılır ve kendi isteğiyle bağışlarsa bu işlem hukuken geçerlidir. Ancak önceden anlaşarak fakiri yalnızca bir “geçiş kapısı” gibi kullanmak, zekâtın fakiri gözetme amacını ortadan kaldırır. Diyanet’in tavsiyesi de zekâtın doğrudan ihtiyaç sahiplerine verilmesi, hayır eserlerinin ise zekât dışı bağışlarla desteklenmesidir.

Zekât verilmeyen diğer yerler

  • Cenaze kefenleme ve defin masrafları (ölü mülk edinemez),
  • Ölmüş bir kimsenin borcunun doğrudan ödenmesi,
  • Hastane, aşevi, kütüphane inşası,
  • Zengin kimseler ve onların bakmakla yükümlü olduğu küçük çocukları.

Buna karşılık bir aşevi, pişirdiği yemeği fakirin kabına koyup ona teslim ediyorsa, yemeğin maliyeti kadar zekât geçerli olur; çünkü burada temlik gerçekleşmektedir.

Hayır eserleri için doğru kaynak: vakıf ve sadaka-i câriye

İslam medeniyetinde camiler, medreseler, köprüler, hastaneler ve çeşmeler zekâtla değil, vakıflarla inşa edilmiş ve yaşatılmıştır. Peygamber Efendimiz, insan öldükten sonra amel defterinin üç şey dışında kapandığını bildirmiştir: devam eden sadaka (sadaka-i câriye), faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat (Müslim, Vasiyyet 14). Cami veya okul yapımına yapılan bağış bu “devam eden sadaka”nın en güzel örneklerindendir. Dolayısıyla “zekât verilmez” hükmü bu hizmetleri değersizleştirmez; yalnızca kaynağını ayırır: Fakirin hakkı olan zekât fakire, hayır eserlerinin payı ise gönüllü bağışlara bırakılır. İmkânı olan Müslümanın her ikisine de bütçesinden pay ayırması, toplumun hem bugünkü ihtiyaç sahiplerini hem de gelecek nesillerini gözetmesi demektir.

Sık Sorulan Sorular

Kur’an kursu öğrencilerine zekât verilir mi?

Kurs binasına veya genel giderlerine verilmez. Fakir olan öğrencilerin kendilerine, küçük iseler velilerine veya onların vekil kıldığı yetkiliye verilebilir.

Yurt dışındaki mazlumlara kurum aracılığıyla zekât gönderebilir miyim?

Evet. Zekâtı kişinin bulunduğu yerdeki fakirlere vermek asıl olmakla birlikte, daha muhtaç kimselerin veya akrabanın bulunduğu başka bir yere göndermek caizdir. Kurumun bunu nakit ya da erzak olarak fakirlere teslim ettiğinden emin olunmalıdır.

Geçmişte camiye zekât niyetiyle para verdim, ne yapmalıyım?

Çoğunluk görüşüne göre bu para zekât yerine geçmemiş, nafile sadaka olmuştur; sevabı zayi olmaz. İhtiyaten o miktarı yeniden hesaplayıp zekât alabilecek kişilere vermeniz gerekir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Tevbe Suresi (9/60); Buhârî, Zekât 1; Müslim, Îmân 29; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, Kitâbü'z-Zekât; İbn Kudâme, el-Muğnî, Kitâbü'z-Zekât; Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Tevbe Suresi (9/60)
  2. Buhârî, Zekât 1; Müslim, Îmân 29
  3. İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, Kitâbü'z-Zekât
  4. İbn Kudâme, el-Muğnî, Kitâbü'z-Zekât
  5. Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar

İlgili Yazılar