🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kan Aldırmak, Kan Vermek ve Hacamat Orucu Bozar mı? Hükmü

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Sabah Namazına Uyanamıyorum: Ne Yapmalıyım, Günahı Var mı?

Oruçluyken tahlil için kan aldırmak, kan bağışlamak ve hacamat yaptırmak orucu bozar mı? Konuyla ilgili hadisler, mezheplerin görüşü ve pratik tavsiyeler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Konuyla İlgili Hadisler
  • Tahlil İçin Kan Aldırmak
  • Kan Bağışı

Kan aldırmak, kan bağışlamak ve hacamat yaptırmak orucu bozmaz. Hanefî, Şâfiî ve Mâlikî mezheplerinin görüşü bu yöndedir ve Din İşleri Yüksek Kurulu da bu görüşü esas alır. Çünkü oruç, vücuda giren şeylerle bozulur; vücuttan çıkan kan ise yeme içme anlamı taşımaz. İbn Abbas (r.anhümâ) Hz. Peygamber’in (s.a.v.) oruçluyken hacamat yaptırdığını nakletmiştir (Buhârî, Savm 32). Ancak kişiyi orucu tamamlayamayacak kadar hâlsiz bırakacaksa iftardan sonraya ertelemek daha uygundur.

Konuyla İlgili Hadisler

Bu meselede görünüşte birbirine zıt iki rivayet grubu vardır. İlki, “Hacamat yapanın da yaptıranın da orucu bozulmuştur” anlamındaki hadistir (Ebû Dâvûd, Savm 28; Tirmizî, Savm 60; İbn Mâce, Sıyâm 18). İkincisi ise İbn Abbas’ın yukarıdaki rivayetidir: “Peygamber (s.a.v.) oruçlu iken hacamat oldu.”

Âlimlerin çoğunluğu bu iki rivayeti şöyle değerlendirmiştir:

  • İlk hadis daha önceki bir döneme aittir; İbn Abbas’ın naklettiği uygulama ise daha sonradır ve önceki hükmü kaldırmıştır (nesh). İmam Şâfiî bu kanaattedir.
  • Enes b. Mâlik’e (r.a.) “Siz Resûlullah zamanında oruçlunun hacamat olmasını mekruh görür müydünüz?” diye sorulduğunda “Hayır, yalnızca zayıf düşürdüğü için (hoş karşılamazdık)” cevabını vermiştir (Buhârî, Savm 32). Bu söz, sakıncanın orucun bozulması değil, oruçlunun güçsüz kalması olduğunu gösterir.
  • Ebû Saîd el-Hudrî’den (r.a.) Resûlullah’ın oruçluya hacamat konusunda ruhsat verdiği nakledilmiştir (Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ; Dârekutnî). Ruhsat, önceki bir yasaktan sonra verildiğine işaret eder.

Hanbelî mezhebi ise ilk hadisi esas alarak hacamatın orucu bozduğu görüşündedir. Bu mezhebe göre hacamat olan kişi o günü kaza eder. Ülkemizde yaygın olan Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre oruç bozulmaz.

Tahlil İçin Kan Aldırmak

Tahlil için alınan kan birkaç tüpü geçmez; kişiyi zayıf düşürmesi de beklenmez. Oruca hiçbir zararı yoktur. Hatta açlık kan şekeri, kolesterol gibi tahliller zaten aç karnına yapıldığından, oruçlu olmak bu tahliller için elverişli bir durum bile oluşturur. Parmaktan kan şekeri ölçümü de orucu bozmaz; diyabet hastalarının oruç süresince şekerlerini düzenli ölçmeleri hem caiz hem de gereklidir.

Kan Bağışı

Kan bağışında yaklaşık 450 mililitre kan alınır. Bu miktar sağlıklı bir yetişkin için tehlikeli değildir; ancak uzun süre aç ve susuz kalmış bir bedende baş dönmesi, tansiyon düşmesi ve bayılma riskini artırabilir. Bu sebeple şu yol önerilir:

  1. Acil bir ihtiyaç yoksa kan bağışı iftardan birkaç saat sonra yapılır. Kan merkezleri Ramazan’da akşam saatlerinde de hizmet vermektedir.
  2. Acil kan ihtiyacı olan bir hasta varsa oruçlu kimse kan verebilir; bir canı kurtarmak büyük bir iyiliktir. “Kim bir cana hayat verirse bütün insanlara hayat vermiş gibi olur” (Mâide Suresi, 5/32).
  3. Kan verdikten sonra kişi fenalaşır ve orucuna devam edemeyecek hâle gelirse orucunu bozar; yalnızca kaza gerekir.

Kan bağışından sonra ikram edilen meyve suyu ve bisküviyi oruçlu kimse elbette alamaz; bu yüzden gündüz bağışta bulunacakların sahurda bol sıvı almış olmaları önemlidir.

Kan Almak ile Kan Verilmesi Aynı Değildir

Hastaya dışarıdan kan nakli yapılması farklı bir durumdur. Din İşleri Yüksek Kurulu’na göre kan nakli, vücuda gıda ve güç veren bir madde girişi olduğundan, kan alan hastanın orucu bozulur. Kan nakline ihtiyaç duyan kişi zaten oruç tutamayacak durumda bir hastadır; iyileşince kaza eder.

Hacamat ve Sülük

Hacamat, deri üzerine vakum uygulayıp küçük çiziklerle kan alınmasıdır ve Hz. Peygamber’in bizzat yaptırdığı, tavsiye ettiği bir uygulamadır (Buhârî, Tıb 13; Müslim, Selâm 71). Ramazan’da hacamat yaptırmak orucu bozmaz; fakat alınan kan ve uygulamanın bedende bıraktığı yorgunluk düşünülerek iftar sonrasına bırakılması isabetli olur. Sülük uygulaması da aynı hükümdedir.

Hacamatın faydalarına dair rivayetler sahihtir; ancak bunlar hacamatın her hastalığa kesin çare olduğu anlamına gelmez. Uygulamanın ehil ve yetkili kişilerce, hijyen şartlarına uygun yapılması ve mevcut tıbbi tedavinin ihmal edilmemesi gerekir.

Yaralanma ve Burun Kanaması

Kaza ile yaralanıp kan kaybetmek, burun kanaması, diş çekimi sonrası kanama gibi durumlar da orucu bozmaz. Dikkat edilecek tek nokta, ağza gelen kanın yutulmamasıdır. Burun kanaması sırasında kan genze akıp boğaza inerse ve tükürükten fazla miktarda yutulursa oruç bozulur ve kaza gerekir. Kanama sırasında başı öne eğmek, kanı yutmayıp tükürmek yeterlidir.

Kanın çıkması Hanefî mezhebine göre abdesti bozar; ancak abdestin bozulması ile orucun bozulması ayrı konulardır. Kan alındıktan sonra abdest tazelenir, oruç ise devam eder.

Sık Sorulan Sorular

Oruçluyken kan tahlili yaptırdım, ardından başım döndü. Orucumu bozmam günah mı?

Hayır. Sağlığınıza zarar gelmesinden endişe ediyorsanız orucunuzu açabilirsiniz. Bu durumda yalnızca bir gün kaza gerekir, kefaret gerekmez.

Hacamat yapan kişinin orucu bozulur mu?

Günümüzde hacamat vakum cihazlarıyla yapıldığından, uygulayan kişinin ağzına kan gelmesi söz konusu değildir. Hacamat yapanın orucu bozulmaz.

Plazma veya trombosit bağışı (aferez) orucu bozar mı?

Bu işlemde kanın bir kısmı ayrıştırılıp kalanı, pıhtılaşmayı önleyici sıvıyla birlikte bağışçıya geri verilir. Vücuda sıvı girişi olduğundan ve işlem uzun sürdüğünden, iftardan sonra yapılması ihtiyata uygundur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Savm 32; Ebû Dâvûd, Savm 28; Tirmizî, Savm 60; İbn Mâce, Sıyâm 18; Mâide Suresi (5/32); Buhârî, Tıb 13; Müslim, Selâm 71; Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar (Oruç bölümü)

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Buhârî, Savm 32
  2. Ebû Dâvûd, Savm 28; Tirmizî, Savm 60; İbn Mâce, Sıyâm 18
  3. Mâide Suresi (5/32)
  4. Buhârî, Tıb 13; Müslim, Selâm 71
  5. Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar (Oruç bölümü)

İlgili Yazılar