🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Üç Günden Fazla Küs Durmak Günah mı? Kin ve Dargınlığın Hükmü

Ahlak ve ManeviyatGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Haset ile Gıpta Arasındaki Fark Nedir? Kıskançlığın Ölçüsü

Üç günden fazla küs durmak günah mıdır? Kin tutmanın kalbe zararını, dargınlığın caiz olduğu halleri ve barışmanın ilk adımını atmanın faziletini yazdık.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kin Nedir, Nasıl Oluşur?
  • Küslüğün Manevi Bedeli
  • Barışmada İlk Adımı Atmak

Evet; bir Müslümanın, dünyevî bir kırgınlık sebebiyle din kardeşine üç günden fazla küs durması helal değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bir Müslümanın, kardeşini üç geceden fazla terk etmesi helal olmaz. Karşılaşırlar, biri yüzünü öbür yana çevirir, diğeri de öbür yana. Onların hayırlısı, önce selam verendir” (Buhârî, Edeb 62; Müslim, Birr 25). Üç günlük süre, insanın öfkesinin dinmesi için tanınmış bir fıtrat payıdır; ötesi ise kalpte kinin yerleşmesi demektir.

Kin Nedir, Nasıl Oluşur?

Kin (hıkd), öfkenin dışa vurulamayıp veya affedilemeyip içte birikmesi ve kalıcı bir düşmanlık duygusuna dönüşmesidir. İmam Gazzâlî kini “öfkenin meyvesi” olarak tanımlar ve ondan sekiz kötülüğün doğduğunu söyler: haset, başa gelen musibete sevinme, küslük, küçümseme, gıybet ve sır ifşası, alay, eziyet ve hakkını vermeme. Dolayısıyla kin, tek başına kalmayan, başka günahları peşinden sürükleyen bir kalp hastalığıdır.

Kur’an, müminlerin duasını şöyle öğretir: “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma” (Haşr Suresi, 59/10). Cennet ehlinin özelliği de budur: “Onların göğüslerindeki kini söküp atmışızdır” (A’râf Suresi, 7/43; Hicr Suresi, 15/47).

Küslüğün Manevi Bedeli

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “Cennet kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır. Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayan her kul bağışlanır; ancak kardeşiyle arasında düşmanlık bulunan kimse müstesna. ‘Bu ikisini barışıncaya kadar bekletin’ denilir” (Müslim, Birr 35). Bu hadis, dargınlığın yalnızca iki kişi arasında bir mesele olmadığını, kulun Rabbiyle ilişkisini de etkilediğini gösterir.

Bir başka rivayette, kardeşine bir yıl küs duran kimsenin onun kanını dökmüş gibi olacağı bildirilmiştir (Ebû Dâvûd, Edeb 47). Akrabalar arasındaki küslük ise sıla-i rahmi kesmek anlamına geldiği için daha ağırdır: “Akrabalık bağını koparan cennete giremez” (Buhârî, Edeb 11; Müslim, Birr 18-19).

Barışmada İlk Adımı Atmak

Hadiste “hayırlı olan” diye övülen kişi haklı olan değil, önce selam verendir. Bu incelik önemlidir; çünkü küslüklerin çoğu “önce o gelsin” inadıyla uzar. Ebû Dâvûd’un rivayetinde, üç gün geçtikten sonra karşılaşıp selam veren kişinin, selamı alınırsa sevapta ortak oldukları, alınmazsa selam verenin küslük günahından çıkmış olacağı bildirilir (Ebû Dâvûd, Edeb 47). Yani sorumluluk, elinden geleni yapmakla kalkar.

Barışmak İçin Pratik Adımlar

  1. Selam vermek: En kısa ve en etkili başlangıçtır. Bir mesaj, bir bayram tebriği, bir hâl hatır sorma da aynı işlevi görür.
  2. Dua etmek: Kırgın olunan kişiye gıyabında hayır dua etmek, önce dua edenin kalbini yumuşatır.
  3. Hediye göndermek: “Hediyeleşin, birbirinizi seversiniz” anlamındaki rivayet (Buhârî, el-Edebü’l-müfred) bu konuda yol göstericidir.
  4. Geçmişi kurcalamamak: Barışma anında “kim haklıydı” tartışmasını yeniden açmamak.
  5. Aracı bulmak: İki tarafın da saygı duyduğu birinin ara bulması Kur’an’ın teşvik ettiği bir yoldur (Hucurât Suresi, 49/10).
  6. Kötülüğü iyilikle savmak: “Sen kötülüğü en güzel olanla sav. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluverir” (Fussilet Suresi, 41/34).

Küslüğün Caiz Olduğu Durumlar

Yasak olan, nefsî ve dünyevî sebeplerle küs durmaktır. Âlimler şu durumları bundan ayrı tutmuşlardır:

  • Dinî ve terbiyevî sebep: Peygamberimiz, Tebük Seferi’ne mazeretsiz katılmayan üç sahabi ile konuşulmasını elli gün boyunca yasaklamış, tövbeleri ayetle kabul edilince bu durum sona ermiştir (Buhârî, Meğâzî 79; Müslim, Tevbe 53; Tevbe Suresi, 9/118).
  • Zarardan korunmak: Görüşmeye devam etmek kişinin dinine, canına, ailesine veya ruh sağlığına ciddi zarar veriyorsa mesafeyi korumak caizdir. Bu durumda bile selamı kesmemek, kalpte kin beslememek ve karşı tarafa kötülük etmemek esastır.

“Mesafe koymak” ile “küsmek” aynı şey değildir. İnsan herkesle samimi olmak zorunda değildir; ancak karşılaştığında selam vermek, hakkını gözetmek ve hakkında kötü konuşmamak zorundadır.

Affetmek Zayıflık Değildir

Resûlullah (s.a.v.) “Allah, affeden kulunun ancak şerefini artırır” buyurmuştur (Müslim, Birr 69). Hz. Ebû Bekir (r.a.), kızı Hz. Âişe’ye atılan iftiraya karışan akrabası Mistah’a yaptığı yardımı kesmeye yemin edince şu ayet inmiştir: “Affetsinler, hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız?” (Nûr Suresi, 24/22). Hz. Ebû Bekir bunun üzerine “Evet, vallahi Allah’ın beni bağışlamasını isterim” diyerek yardımı sürdürmüştür (Buhârî, Meğâzî 34). Affetmek, karşı tarafı aklamak değil, kendi kalbini yükten kurtarmaktır.

Sık Sorulan Sorular

Ben barışmak istiyorum ama karşı taraf istemiyor; günahkâr olur muyum?

Selam verip barışma iradesini ortaya koyan kişi sorumluluktan kurtulur. Karşı taraf selamı almazsa vebal ona aittir (Ebû Dâvûd, Edeb 47). Bununla birlikte kapıyı açık tutmak ve dua etmeyi sürdürmek güzeldir.

Bana büyük haksızlık yapan akrabamla görüşmek zorunda mıyım?

Sıla-i rahim, asgari düzeyde selamı, hâl hatır sormayı ve ihtiyaç anında yardımı kesmemektir. Zarar gördüğünüz bir ilişkide sık ve samimi görüşme zorunlu değildir; ancak bağı tümden koparmamak gerekir. Peygamberimiz asıl sıla-i rahmin, ilişkiyi kesen akrabayla bağı sürdürmek olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Edeb 15).

Küs olduğum kişi vefat etti, ne yapabilirim?

Onun için istiğfar etmek, hayır ve sadaka yapmak, varsa maddi hakkını mirasçılarına ödemek ve onu hayırla anmak tavsiye edilir. Allah’ın rahmeti geniştir; samimi pişmanlık karşılıksız kalmaz.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Haşr Suresi (59/10); A'râf Suresi (7/43); Fussilet Suresi (41/34); Nûr Suresi (24/22); Buhârî, Edeb 62; Müslim, Birr 25; Müslim, Birr 35; Ebû Dâvûd, Edeb 47; Buhârî, Edeb 11, 15; Buhârî, Meğâzî 79; Müslim, Tevbe 53; Müslim, Birr 69

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Haşr Suresi (59/10)
  2. A'râf Suresi (7/43)
  3. Fussilet Suresi (41/34)
  4. Nûr Suresi (24/22)
  5. Buhârî, Edeb 62; Müslim, Birr 25
  6. Müslim, Birr 35
  7. Ebû Dâvûd, Edeb 47
  8. Buhârî, Edeb 11, 15
  9. Buhârî, Meğâzî 79; Müslim, Tevbe 53
  10. Müslim, Birr 69

İlgili Yazılar