🤲 Benim İçin Dua Et Giriş
📱

Güncel Sorular

Teknoloji, iş hayatı, tıp ve ekonomiye dair yeni sorular. 228 soru ve cevap.

Oruç ve Ramazan Hakkında Güncel Sorular

Güncel sorular, klasik fıkıh kitaplarında doğrudan yer almayan ancak teknoloji, tıp, iş hayatı ve ekonomideki gelişmelerle ortaya çıkan; elektronik sigara, insülin pompası, dijital zekât ödemesi, uzaktan çalışma ve yeni tedavi yöntemleri gibi konulara dair meseleleri kapsar. Bu sorular, fıkhın temel ilkeleri ve Din İşleri Yüksek Kurulu kararları ışığında cevaplanır.

İslam hukukçuları, yeni meseleleri çözerken kıyas yoluyla eski hükümlerle benzerlik kurar. Örneğin orucu bozan şeylerin temel ölçüsü, bir maddenin doğal bir yoldan vücut boşluğuna ulaşmasıdır. Bu ölçüye göre buhar veya duman halinde solunan elektronik sigara orucu bozarken, deriden emilen yamalar ve deri altı iğneler bozmaz. Endoskopi, anjiyo ve benzeri tıbbi işlemlerin hükmü ise işlemin türüne ve kullanılan maddelere göre değişir.

Ekonomik konularda da yeni sorular gündeme gelmektedir: Kripto paralar, borsa hisseleri, döviz ve altın hesaplarının zekâtı; zekât ve fitrenin internet üzerinden güvenilir kurumlara ödenmesi; bağış kampanyaları gibi. Bu konularda kural olarak, zekâta tabi malın nisaba ulaşıp üzerinden bir yıl geçmesi ve zekâtın hak sahibine ulaşması esas alınır. Online ödeme, zekâtın vekâleten verilmesi niteliğindedir.

Güncel meselelerde görüşler zamanla gelişebilir. Bu nedenle bu bölümdeki cevaplar Diyanet'in yayımladığı son açıklamalar esas alınarak hazırlanmıştır; kişisel durumunuz için Alo 190 Fetva Hattı'na danışabilirsiniz. Uzaktan çalışma, vardiyalı mesai ve gece hayatının yoğunlaştığı günümüz şartları da Ramazan'ın yaşanma biçimini etkilemektedir. İş yerinde oruçlu olmayan arkadaşlara karşı hoşgörülü davranmak, oruçlu çalışanlara da iftar saatinde kolaylık sağlamak güzel bir davranıştır. Sosyal medyada paylaşılan ve kaynağı belirsiz fetvalara itibar etmeden, güvenilir kurumların açıklamalarını esas almak gerekir.

  • Yeni meseleler kıyas ve temel ilkelerle çözülür.
  • Elektronik sigara orucu bozar.
  • Deri yaması ve deri altı iğne orucu bozmaz.
  • Güvenilir kurumlara online zekât ödemesi geçerlidir.

Sık Sorulan Sorular

İş yemeğine oruçluyken katılmak doğru mu?

Evet, oruçlu kişi iş yemeğine katılabilir; masada oturmak, sohbet etmek ve işi görüşmek orucu bozmaz. Önemli olan, yemek yemeden, içecek almadan ve yemeklerin tadına bakmadan oturmaktır. Mümkünse toplantıyı iftar saatine denk getirmeyi ya da iftar yemeği olarak düzenlemeyi önermek hem sizi rahatlatır hem de karşı tarafa Ramazan’ı tanıtma fırsatı olur. Masada alkol ikram edilen bir ortamda ise bulunmamak veya kısa tutmak daha uygundur. Orucunuzu kibarca belirtmek riya değil, doğal bir açıklamadır.

Soruya git ve paylaş →

Kredi kartı kullanmak caiz mi?

Evet, borç zamanında ödenip faiz doğmadığı sürece kredi kartı kullanmak caizdir. Kart, esasen alışverişte ödemeyi erteleyen bir araçtır; alışverişin kendisi normal bir satış akdidir. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu da ekstre borcunu son ödeme tarihinde tamamen kapatan kişinin kartı kullanmasında sakınca görmez. Sorun, borcun asgari tutarla ödenip kalan kısma faiz işletilmesinde ve kartla faizli nakit çekilmesinde ortaya çıkar. Bu yüzden kart kullanan kişinin harcamasını gelirine göre planlaması, borcunu faize düşmeden ödeyebileceğinden emin olması gerekir. Ödeyemeyeceğini bildiği hâlde harcama yapmak hem faize girmeye hem de israfa kapı açar. Kişisel durumunuz için müftülüğe veya Alo 190 hattına danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Yapay zekâya dinî soru sorup cevabına göre amel edebilir miyim?

Hayır, yapay zekâ cevaplarını tek başına dinî hüküm kaynağı olarak kullanmak doğru değildir. Bu araçlar metinleri istatistiksel olarak birleştirir; ayet ve hadis künyelerini uydurabilir, mezhep görüşlerini karıştırabilir, kişinin özel durumunu bilmez. Fetva, bilgi yanında sorumluluk da gerektirir ve bu sorumluluğu bir yazılım taşıyamaz. Kur’an, bilmediğimiz konularda “bilenlere” sormamızı öğütler. Yapay zekâyı genel bilgiye ulaşmak veya konuyu anlamak için yardımcı olarak kullanabilirsiniz; ancak amel edeceğiniz konularda cevabı güvenilir ilmihal kaynaklarıyla karşılaştırın. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışın.

Soruya git ve paylaş →

İnternette okuduğum dinî bilginin doğru olup olmadığını nasıl anlarım?

Bilginin kaynağını, yazanını ve dayandığı delili kontrol ederek anlayabilirsiniz. Güvenilir bir dinî bilgi genellikle ayet için sure ve ayet numarası, hadis için eser adını verir; “büyüklerimiz söylemiş” gibi belirsiz ifadelerle yetinmez. Şunlara dikkat edin:

  • Yazı kurumsal ve tanınmış bir kaynaktan mı geliyor?
  • Aşırı vaatler (“bunu okuyan cennete girer”) veya korkutma içeriyor mu?
  • Diyanet İlmihali gibi temel eserlerle çelişiyor mu?

Şüpheli bilgiyi amel etmeden ve paylaşmadan önce doğrulayın. Kur’an, gelen haberi araştırmayı emreder. Tereddütte Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kredi kartında asgari ödeme yapıp faize girmek günah mı?

Evet, bilerek ve imkânı varken borcu asgari tutarla ödeyip kalanına faiz işletilmesine razı olmak faiz ödemek sayılır ve günahtır. Kur’an faizi açıkça yasaklar; hadislerde faizi yiyenle birlikte yediren, yani ödeyen de kınanmıştır. Ancak gerçekten zor durumda kalıp tamamını ödeyemeyen kişi, gücü yettiği kadar fazlasını ödemeye, borcunu en kısa sürede kapatmaya ve kartı faiz doğuracak şekilde kullanmayı bırakmaya çalışmalıdır. Geçmişte bu hataya düşen kişi tövbe eder, kalan borcunu bir an önce kapatır ve harcama düzenini değiştirir. Faizli borçtan kurtulmak için gereksiz harcamaları kısmak, ek taksitlendirme gibi yeni faizli işlemlerden uzak durmak en sağlıklı yoldur.

Soruya git ve paylaş →

Müşteri ikram ettiğinde oruçlu olduğumu söyleyip reddetmek ayıp mı?

Hayır, ayıp değildir; nazik bir dille oruçlu olduğunuzu söyleyip teşekkür etmeniz yeterlidir. İkramı reddetmek karşı tarafı küçümsemek anlamına gelmez; özellikle niyetinizi açıkça belirtirseniz çoğu insan saygı duyar. İsterseniz ikramı iftarda tüketmek üzere alabilirsiniz. Peygamberimiz davete icabeti tavsiye etmiş, oruçlu olan kişinin de davete gidip ev sahibine dua etmesini öğütlemiştir. Bu ölçü iş hayatında da geçerlidir: güler yüz ve kısa bir dua, reddin kırıcılığını giderir.

Soruya git ve paylaş →

İşyerinde oruç tutmayanların yemek yemesini yasaklamak doğru mu?

Hayır, yasaklamak doğru bir yol değildir; bunun yerine karşılıklı saygıya dayalı bir düzen kurulmalıdır. İşyerinde hasta, yolcu, hamile, âdetli kadın veya farklı inançtan kişiler bulunabilir; hiç kimsenin mazeretini açıklamaya zorlanması uygun değildir. Oruç tutmayanların ayrı bir alanda ya da mutfakta yemek yemesi, oruçlu olanların da bunu hoşgörüyle karşılaması en güzel çözümdür. Dinimiz zorlamayı değil, “kolaylaştırın, zorlaştırmayın” ilkesini öğütler. Oruç, başkasına baskıyla değil kişinin kendi iradesiyle anlam kazanır.

Soruya git ve paylaş →

Kredi kartından nakit avans çekmek caiz mi?

Hayır, faiz işletilen nakit avans caiz değildir. Kartla alışveriş yapmak bir satış akdidir ve ödeme erteleme niteliği taşır; nakit avans ise bankadan borç para alıp geri öderken fazlasını vermek demektir. Borç verilen paraya şart koşulan her fazlalık fıkıhta faiz (riba) kabul edilir. Nakit avansta genellikle çekildiği günden itibaren faiz işlemeye başlar, bu yüzden erken ödense bile çoğu zaman faizden kurtulmak mümkün olmaz. Gerçek bir zaruret dışında bu yola başvurulmamalı; nakit ihtiyacı için akrabadan karz-ı hasen istemek, faizsiz finansman seçeneklerini araştırmak veya harcamayı ertelemek tercih edilmelidir. Zorunlu hâller için müftülüğe danışmak uygun olur.

Soruya git ve paylaş →

Taşıyıcı annelik (kiralık rahim) caiz mi?

Hayır, caiz değildir. Eşlerin kendi embriyosu bile olsa, bunun başka bir kadının rahmine yerleştirilmesi dinen uygun görülmez. Kur’an, annelerin çocuklarını doğuran kadınlar olduğunu vurgular; taşıyıcı annelikte ise genetik anne ile doğuran anne ayrışır ve annelik bağı tartışmalı hâle gelir. Ayrıca bir yabancı kadının rahmine evlilik dışı bir müdahale söz konusudur ve çoğu zaman kadın bedeninin ticarileşmesine yol açar. Diyanet bu uygulamayı caiz görmez; Türkiye’de de yasaktır.

Soruya git ve paylaş →

Telefondaki hadis uygulamalarında yazan hadislere güvenebilir miyim?

Uygulamanın kaynağına bağlıdır; künyesi verilmeyen hadislere ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Bazı uygulamalar Buhârî, Müslim gibi eserlerin güvenilir tercümelerini sunarken, bazıları kaynağı belirsiz, zayıf hatta uydurma rivayetleri de “hadis” diye yayar. Bir hadisin hangi eserde geçtiği ve sıhhat durumu belirtilmiyorsa onu Peygamberimize (s.a.s.) kesin olarak nispet etmemek gerekir. Hz. Peygamber, kendisine yalan isnat etmenin ağır bir vebal olduğunu bildirmiştir. Diyanet’in yayımladığı hadis kaynaklarını veya tanınmış tercüme külliyatlarını tercih edin, şüpheli metinleri başkalarına iletmeyin.

Soruya git ve paylaş →

Kredi kartıyla taksitli alışveriş yapmak caiz mi?

Evet, taksit sayısı ve toplam fiyat baştan belli olduğu ve gecikmede faiz ödenmediği sürece caizdir. Mağazanın peşin fiyatla aynı tutarı taksitlere bölmesi de, taksitli fiyatı peşinden biraz yüksek belirlemesi de vadeli satış kapsamında değerlendirilir; fıkıhta satış anında kesinleşen vade farkı faiz sayılmaz. Önemli olan, taksitlerin zamanında ödenmesi ve sonradan “ek taksit”, “borç erteleme” gibi faizli işlemlere girilmemesidir. Alışveriş sonrasında bankanın taksitlendirmeyi faizle yapması ise durumu değiştirir; bu, borca faiz eklemek anlamına gelir. Taksit kolaylığı ihtiyaç dışı harcamaya yol açmamalı, aylık gelir hesaplanarak kullanılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Kur’an mealini veya tefsirini yapay zekâdan öğrenmek doğru mu?

Hayır, temel kaynak olarak doğru değildir. Yapay zekâ ayetleri yanlış numarayla verebilir, mealde kelimeleri değiştirebilir veya ayete olmayan anlamlar yükleyebilir. Kur’an’ı anlamak için dil, siyak-sibak, nüzul sebepleri ve hadislerle birlikte değerlendirme gerekir; bunu ehil kişilerin hazırladığı meal ve tefsirler sağlar. Diyanet’in Kur’an Yolu tefsiri ve güvenilir mealler bu konuda iyi başlangıçtır. Yapay zekâdan bir ayet hakkında özet aldıysanız, ayet metnini mutlaka basılı veya resmî bir mushaf ve mealden kontrol edin. Kur’an hakkında bilgisizce konuşmak ayrıca uyarılan bir tutumdur.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken öğle molasını uyuyarak veya ibadetle geçirmek uygun mu?

Evet, uygundur; öğle molasını kısa bir uyku, namaz veya Kur’an okumakla değerlendirmek hem bedeni dinlendirir hem de gönlü tazeler. Öğle vakti yapılan kısa uyku (kaylûle), sahabe döneminden beri bilinen bir alışkanlıktır ve öğleden sonraki verimi artırır. Ancak mola süresinin işverenle kararlaştırılan süreyi aşmaması gerekir; aksi hâlde başkasının hakkına girilmiş olur. Uyku uzun sürecekse alarm kurmak, öğle namazını da kaçırmamak için dikkatli olmak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Boşanma veya eşin ölümünden sonra dondurulmuş embriyo kullanılabilir mi?

Hayır, kullanılamaz. Tüp bebeğin caiz olmasının temel şartı, işlemin geçerli bir evlilik içinde yapılmasıdır. Boşanma ile evlilik bağı kopar; eşin ölümüyle de nikâh sona erer. Bu durumda eski eşe veya ölmüş eşe ait hücrelerden çocuk dünyaya getirmek, evlilik dışı bir döllenme niteliği kazanır ve nesep, miras, iddet gibi hükümlerde ciddi sorunlar doğurur. Diyanet de evlilik sona erdikten sonra dondurulmuş embriyo veya sperm kullanımını caiz görmemektedir. Aynı hüküm ölmüş kocanın saklanan spermi için de geçerlidir.

Soruya git ve paylaş →

Kredi kartına yıllık aidat ödemek faiz sayılır mı?

Hayır, kart aidatı borca bağlı bir fazlalık değil, bankanın verdiği hizmetin ücreti olarak görüldüğü için faiz sayılmaz. Faiz, borç verilen paranın miktarına ve süresine göre artan fazlalıktır. Aidat ise kart kullanılsın ya da kullanılmasın sabit alınan bir hizmet bedelidir. Bu sebeple Diyanet çizgisinde, borcunu zamanında ödeyen kişinin aidat ödemesi dinen sakıncalı görülmez. Yine de gereksiz masraftan kaçınmak için aidatsız kart seçenekleri değerlendirilebilir. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, gecikme faizi, nakit avans faizi ve faizli taksitlendirme gibi borçla orantılı ücretlerdir; bunlar hizmet bedeli değildir.

Soruya git ve paylaş →

Mesai sırasında namaz kılmak için kısa ara vermek caiz mi?

Evet, farz namazı vaktinde kılmak için kısa bir ara vermek caizdir; ancak bunun işverenle uyum içinde yapılması gerekir. Namaz belirli vakitlere bağlı bir farzdır ve çoğu namaz vakti birkaç saat sürdüğünden, mola veya işin sakin olduğu bir anda kılınabilir. Namaz için ayrılan süreyi uzatmamak, işi aksatmamak ve gerekirse bu süreyi mesai sonunda telafi etmek kul hakkı açısından önemlidir. İşverenle önceden konuşup bir düzen belirlemek, anlaşmazlıkların önüne geçer.

Soruya git ve paylaş →

Yapay zekânın yazdığı bir duayı okumak caiz mi?

Evet, anlamı doğru ve itikada uygun olduğu sürece okunabilir. Dua, kulun Rabbine kendi diliyle yalvarmasıdır; kelimeleri kimin kaleme aldığı esas değildir. Ancak yazılım tarafından üretilen metinde tevhide aykırı ifadeler, Allah’a yakışmayan sıfatlar veya “bu dua mutlaka kabul olur” gibi dayanaksız vaatler bulunabilir; bunlara dikkat edin. En faziletli dualar Kur’an’da ve sahih hadislerde geçen dualardır. Yapay zekâdan aldığınız bir metni kaynaklı bir dua gibi paylaşmayın ve “Peygamberimizin duası” diye nitelendirmeyin. En samimi dua, kalpten gelen sade sözlerdir.

Soruya git ve paylaş →

Bekâr kadının ileride kullanmak için yumurta dondurması caiz mi?

Tıbbi bir gerekçe varsa ve yumurtalar ileride yalnızca evlilik içinde, kendi eşiyle kullanılacaksa caiz görülebilir. Örneğin kanser tedavisi (kemoterapi) yumurtalıklara zarar verecekse, önceden yumurta saklamak bir tedavi tedbiridir. Burada sakınca, dondurulan yumurtanın evlilik dışında veya başka biri için kullanılmasıdır; bu kesinlikle caiz değildir. Tıbbi zorunluluk olmadan, sadece evliliği ertelemek amacıyla yapılan uygulamalar konusunda ise âlimler temkinlidir. Kişisel durumunuz için müftülüğe danışmanız uygun olur.

Soruya git ve paylaş →

Kredi kartı puanlarını (bonus, mil) kullanmak caiz mi?

Evet, faizli bir işlemin karşılığı olmadığı sürece alışverişten kazanılan puanları kullanmak caizdir. Bu puanlar, banka ve üye işyerlerinin müşteri çekmek için verdiği bir tür indirim veya hediye niteliğindedir. Kişinin borcunu zamanında ödediği normal alışverişlerden gelen puan, alışverişin fiyatında yapılmış bir indirim gibidir. Ancak puan, faizli nakit avans, faizli kredi veya gecikme faizi gibi işlemlerin karşılığında kazanılıyorsa bu işlemlerin kendisi sorunlu olduğu için onlardan uzak durmak gerekir. Puan kazanmak için ihtiyaç dışı harcama yapmak da israf olur. Oruçlu olsun olmasın, alışverişte ölçülü olmak Ramazan’ın öğrettiği değerlerdendir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da cuma namazı için işten izin almak gerekir mi?

Evet, cuma namazı mükellef erkeklere farz olduğundan bunun için işverenden izin istemek ve mümkün olan düzeni kurmak gerekir. Cuma suresinde ezan okununca alışverişin bırakılıp namaza koşulması emredilir, namazdan sonra ise yeniden rızık aramaya dönülmesi istenir. Ramazan’da da hüküm aynıdır. Öğle molasını cuma saatine kaydırmak veya bu süreyi başka bir zamanda telafi etmek, hem ibadeti hem de iş sorumluluğunu korur. Kadınlara ve yolculara cuma farz değildir. Özel durumunuz için müftülüğe danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Yapay zekâyla peygamber veya sahabe görseli üretmek caiz mi?

Hayır, peygamberlerin tasvir edilmesi İslâm âlimlerinin genel kanaatine göre caiz görülmez; bu yapay zekâ için de geçerlidir. Peygamberlerin yüzünü ve bedenini tasvir etmek, onlara karşı saygıyı zedeleyebilecek, hayalî ve yanlış bir imaj oluşturabilecek bir iştir. İslâm geleneğinde bu nedenle Hz. Peygamber’in şemaili resimle değil, hilye gibi sözlü tasvirlerle anlatılmıştır. Büyük sahabilerin tasviri konusunda da benzer bir hassasiyet vardır. Sosyal medyada karşılaşılan bu tür görselleri paylaşmamak ve beğenmemek yerinde olur. Ayrıntı için müftülüğe danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Bankadan faizli ihtiyaç kredisi çekmek caiz mi?

Hayır, faizli ihtiyaç kredisi çekmek caiz değildir; ancak ciddi bir zaruret hâli ayrıca değerlendirilir. Bankadan alınan paranın fazlasıyla geri ödenmesi, Kur’an’ın yasakladığı faizin tipik örneğidir. Fıkıhta “zaruretler yasakları mubah kılar” kuralı vardır; fakat zaruret, kişinin hayatını, sağlığını veya temel geçimini tehdit eden, başka hiçbir çıkış yolu bulunmayan durumdur. Tatil, lüks eşya veya düğün masrafı gibi ihtiyaçlar bu kapsama girmez. Önce faizsiz borç, katılım finansmanı, erteleme veya tasarruf gibi yollar denenmelidir. Kendi durumunun zaruret olup olmadığını kişi kendi kendine karara bağlamak yerine müftülüğe veya Alo 190 hattına danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Bir hocanın sahte (deepfake) videosunu eğlence için paylaşmak günah mı?

Evet, günahtır. Birinin ağzından söylemediği sözleri çıkarmak yalan ve iftiradır; bu kişi bir din görevlisi olduğunda insanlar dinî konularda yanlış bilgilendirilebilir. Eğlence amacı taşıması bu sonucu değiştirmez; Hz. Peygamber insanları güldürmek için yalan söyleyene yazıklar olsun buyurmuştur. Ayrıca kişinin itibarını zedelemek kul hakkıdır ve helalleşmeyi gerektirir. Ramazan’da oruç tutan birinin yalan sözden ve yalanla amel etmekten sakınması ayrıca vurgulanmıştır. Böyle bir videoyla karşılaşırsanız paylaşmayın, mümkünse sahte olduğunu belirterek uyarın.

Soruya git ve paylaş →

Teravihe yetişmek için işten erken çıkabilir miyim?

Ancak işverenin izniyle çıkabilirsiniz; izinsiz erken ayrılmak kul hakkına girer. Teravih sünnet-i müekkede bir ibadettir, mesaiye uymak ise sözleşmeyle üstlenilmiş bir yükümlülüktür. Dinimiz verilen sözü tutmayı ve emanete riayet etmeyi emreder. Teravih yatsı namazından sonra, gecenin ilerleyen saatlerine kadar kılınabildiğinden, işten sonra yakındaki bir camide ya da evde kılmak da mümkündür. İşverenle konuşup telafi edilecek bir süre belirlemek en doğru yoldur.

Soruya git ve paylaş →

“Falanca hoca şöyle dedi” diye kaynaksız alıntı paylaşmak doğru mu?

Hayır, doğruluğundan emin olmadığınız bir sözü birine nispet etmek doğru değildir. Sosyal medyada meşhur âlimlere veya sûfîlere ait olmayan pek çok söz dolaşır; bunları kontrol etmeden yaymak, farkında olmadan yalanın aracı olmak anlamına gelir. Hz. Peygamber, kişiye günah olarak duyduğu her şeyi anlatmasının yeteceğini bildirmiştir. Paylaşmadan önce sözün hangi eserde geçtiğine bakın; bulamıyorsanız ya paylaşmayın ya da “kaynağı belirsiz” diye not düşün. Güzel bir öğüdü kimseye nispet etmeden kendi cümlenizle aktarmak daha emniyetlidir.

Soruya git ve paylaş →

Faizli konut kredisiyle ev almak caiz mi?

Hayır, Diyanet çizgisinde faizli konut kredisi kullanmak caiz görülmez. Barınma temel bir ihtiyaçtır, fakat kirada oturma imkânı bulunduğu sürece ev sahibi olmak zaruret sayılmaz. Bu nedenle öncelik; birikim yapmak, katılım bankalarının kâr paylı finansmanı, yasal düzenlemeye uygun faizsiz tasarruf finansman şirketleri, müteahhitten vadeli satış veya aile içinde faizsiz yardımlaşma gibi yollara verilmelidir. Daha önce faizli kredi kullanmış kişi bu hatasından tövbe eder; mümkünse borcunu erken kapatarak ödeyeceği faizi azaltmaya çalışır. Satın alınan ev ise kişinin mülküdür, evde oturmak haram olmaz. Özel durumlar için müftülüğe danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyum diye işte daha az çalışmak kul hakkı olur mu?

Evet, anlaşılan işi mazeretsiz olarak eksik yapmak kul hakkına girebilir. Çalışan, aldığı ücretin karşılığında belirli bir işi yapmayı taahhüt etmiştir. Oruç bu taahhüdü ortadan kaldırmaz. Elbette oruçla gelen doğal bir yorgunluk olabilir; bu durumda işverenle konuşup saatleri veya iş yükünü yeniden düzenlemek meşrudur. Fakat oruç bahanesiyle işi savsaklamak, hem orucun ahlakî amacına hem de emanet anlayışına aykırıdır. Oruç, kişiyi daha sorumlu kılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Aşılama (inseminasyon) yöntemi caiz mi?

Evet, kocanın spermiyle ve evlilik devam ederken yapılıyorsa caizdir. Aşılama, tüp bebekten daha basit bir işlemdir; kocadan alınan spermin hazırlanarak eşin rahmine verilmesinden ibarettir. Kısırlığın tedavisi amacıyla yapıldığı için dinen bir sakıncası yoktur. Tedavi sırasında kadının mahrem bölgelerinin görülmesi zaruret sebebiyle mubahtır; imkân varsa kadın hekim tercih edilmesi daha uygundur. Bağışçı sperm kullanılması ise tüp bebekte olduğu gibi caiz değildir.

Soruya git ve paylaş →

Katılım bankası ile klasik banka arasında dinen fark var mı?

Evet, fark vardır. Katılım bankaları faiz yerine murâbaha (kârla satış), icâre (kiralama), müşâreke ve mudârebe (ortaklık) gibi fıkhî akitlerle çalışmayı esas alır. Klasik bankada ise para, belirli bir faiz oranıyla borç verilir ve alınır. Diyanet, katılım bankacılığındaki işlemleri ilke olarak caiz kabul eder; bu bankalarda ayrıca danışma kurulları ve Türkiye’de ortak bir danışma kurulu bulunur. Bununla birlikte her ürünün uygulamada gerçekten bu akitlere uygun yürütülmesi önemlidir. Sözleşmede neyin satın alındığını, kâr oranını ve vadeyi okumak, anlaşılmayan noktayı bankaya sormak müşterinin de sorumluluğudur.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken doğruluğunu bilmediğim bir haberi paylaşmak orucumu etkiler mi?

Orucu fıkhen bozmaz, ancak yalan bir haberse orucun sevabını zedeler. Hz. Peygamber, yalan sözü ve yalanla iş görmeyi bırakmayanın yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı olmadığını bildirmiştir. Asılsız haber, özellikle bir kişiyi veya topluluğu itham ediyorsa iftira ve kul hakkı kapsamına da girebilir. Kur’an, bir haber geldiğinde onu araştırmayı, bilgisizce bir topluluğa zarar vermemeyi emreder. Oruçlu kişi için en iyisi, “paylaş” tuşuna basmadan önce birkaç dakika durup haberin kaynağını kontrol etmektir. Yanlış olduğunu fark ederseniz paylaşımınızı kaldırıp düzeltin.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken müşteriye sert davranmak orucu etkiler mi?

Orucu bozmaz ama sevabını azaltır. Peygamberimiz oruçlu kişinin kötü söz söylememesini, biri kendisiyle tartışırsa “Ben oruçluyum” diyerek kendini tutmasını öğütlemiştir. Yorgunluk ve açlık öfkeyi kolaylaştırabilir; bu yüzden oruçlu çalışanın özellikle müşteriyle ilişkide sabırlı olması gerekir. Zor bir müşteriyle karşılaşınca kısa bir ara vermek, derin nefes almak veya işi bir arkadaşa devretmek faydalı olur. Kırıcı bir söz söylendiyse özür dilemek kul hakkını gidermenin yoludur.

Soruya git ve paylaş →

Faizsiz ev-araba edindiren tasarruf finansman sistemlerine girmek caiz mi?

İlke olarak evet; faiz içermeyen, şeffaf ve yasal denetime tabi sistemler caiz kabul edilir. Katılımcıların birikim yapıp sırayla faizsiz finansman aldığı bu yöntem, özünde yardımlaşmaya dayalı bir borç ilişkisidir. Diyanet, organizasyon ücretinin hizmet bedeli olarak makul ve baştan belirli olması, gecikmelerde faiz işletilmemesi, çekiliş ya da kumar unsuru taşımaması gibi şartlarla bu tür sistemleri uygun görmüştür. Ancak geçmişte yasal güvencesi olmayan bazı şirketler mağduriyete yol açtığı için yalnızca ilgili resmî kuruluşların iznini ve denetimini almış şirketler tercih edilmeli, sözleşme dikkatle okunmalıdır. Tereddüt hâlinde müftülüğe sorulabilir.

Soruya git ve paylaş →

Güzel bir görselin üzerine yazılmış kaynaksız “hadis”i paylaşabilir miyim?

Kaynağını doğrulamadan paylaşmamanız daha doğrudur. Süslü görsellerde dolaşan “hadis”lerin önemli bir kısmı ya anlamca değiştirilmiş, ya zayıf, ya da hiç hadis olmayan sözlerdir. Hz. Peygamber’e ait olmayan bir sözü ona nispet etmek ağır bir sorumluluktur. Ayet paylaşıyorsanız sure ve ayet numarasını kontrol edin; hadis paylaşıyorsanız hangi eserde geçtiğini araştırın. Emin olamadığınız metni “hadis” etiketiyle değil, en fazla güzel bir söz olarak ve kimseye nispet etmeden paylaşabilirsiniz. Bu dikkat, iyi niyetle yapılan paylaşımların vebale dönüşmesini önler.

Soruya git ve paylaş →

Kısırlık tedavisi görmek kadere ve tevekküle aykırı mı?

Hayır, aykırı değildir. Tevekkül, sebeplere sarıldıktan sonra sonucu Allah’a bırakmaktır; sebepleri terk etmek değildir. Peygamber Efendimiz “Tedavi olun; Allah, ihtiyarlık dışında her hastalığın devasını yaratmıştır” buyurmuştur. Kısırlık da bir sağlık sorunudur ve meşru yollarla tedavi edilmesi sünnete uygundur. Tedavi sonuç vermezse bunu bir imtihan olarak görmek, ümitsizliğe kapılmamak ve eşler arasında birbirini suçlamamak gerekir. Dua ile tedaviyi birlikte yürütmek en doğru tutumdur.

Soruya git ve paylaş →

Müşteriyi ikna etmek için doğru olsa bile yemin etmek günah mı?

Doğru söze yemin etmek günah değildir ama ticarette sık yemin etmek hoş görülmemiştir. Peygamberimiz alışverişte çok yemin etmekten sakındırmış, yeminin malı sattırsa da bereketi gidereceğini bildirmiştir. Yalan yere yemin ise büyük günahtır. Allah’ın adını satış aracı hâline getirmek O’na saygıya da uygun düşmez. Esnafın malını dürüstçe tanıtması, kusurunu söylemesi ve kararı müşteriye bırakması hem güven hem bereket sağlar. Ramazan bu alışkanlığı bırakmak için güzel bir fırsattır.

Soruya git ve paylaş →

Fiyatı önce artırıp sonra “Ramazan indirimi” yapmak aldatma mı?

Evet, gerçekte indirim olmadığı hâlde varmış gibi göstermek aldatmadır ve kul hakkına girer. İslam ticarette dürüstlüğü esas alır; Peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Müşteri, indirim olduğuna inanarak alım kararı verdiğinde yanıltılmış olur. Ramazan’ın manevi atmosferini böyle bir oyun için kullanmak, günahı daha da çirkin kılar. Gerçek bir indirim yapmak ise güzel ve sevaplı bir davranıştır. Esnafın fiyat politikasını açık ve tutarlı tutması güveni artırır.

Soruya git ve paylaş →

Mecburen bankada duran paramın faizini almazsam bankada kalmaz mı?

Faizi bankada bırakmak da bir çözüm sayılabilir; ancak Diyanet’in yaygın görüşü, istemeden hesaba geçen faizin alınıp sevap beklemeden ihtiyaç sahiplerine veya kamu yararına verilmesidir. Faiz kişinin mülkü sayılmadığı için onu kendi ihtiyacında kullanamaz. Bankada bırakılması hâlinde ise bu paranın faizli sistemi güçlendirmesi söz konusu olabilir. Asıl yapılması gereken, parayı faiz işlemeyen vadesiz hesapta, katılım bankasında veya altın gibi faizsiz yollarla değerlendirmek, böylece faizin oluşmasını baştan önlemektir. Maaş hesabı gibi zorunlu hesaplarda otomatik faiz tanımlıysa bankadan bu özelliğin kapatılması istenebilir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken internette müstehcen içerik izlemek orucu bozar mı?

Sadece izlemek orucu fıkhen bozmaz, ancak büyük bir günahtır ve orucun manevi değerini ciddi biçimde zedeler. Oruç yalnızca midenin değil gözün, kulağın ve kalbin de oruç tuttuğu bir ibadettir. Kur’an, mümin erkek ve kadınlara gözlerini haramdan sakınmalarını emreder. Bu içeriklerin kişiyi daha ileri davranışlara sürükleyebileceği de unutulmamalıdır; orucu bozan bir durum ortaya çıkarsa kaza gerekir. Ramazan, bu tür alışkanlıklardan kurtulmak için güçlü bir fırsattır. İçerik filtreleri kullanmak, yalnız kalınan ekran süresini azaltmak ve gerekirse bir uzmandan destek almak faydalı olur.

Soruya git ve paylaş →

İçki satılan bir markette kasiyer olarak çalışmak caiz mi?

İçkinin doğrudan satışına katılmak dinen hoş karşılanmaz; mümkünse bundan uzak durulmalıdır. Kur’an içkiyi yasaklamış, Peygamberimiz de içkiyi üreten, taşıyan, satan ve satın alan kişileri kınamıştır. Ancak marketin asıl işi gıda satışıysa ve içki yan ürün olarak bulunuyorsa, çalışanın kazancı bütünüyle haram sayılmaz; yine de içki satışını başka bir çalışana bırakmak veya daha uygun bir iş aramak tavsiye edilir. Geçim zorunluluğu gibi özel durumlar için müftülüğe veya Alo 190’a danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Maaş promosyonu almak caiz mi?

Evet, maaş promosyonu faiz sayılmaz ve alınması caizdir. Promosyon, bankanın bir kurumun maaş ödemelerini üstlenebilmek için kuruma ve çalışanlara verdiği bir hizmet karşılığı ya da tanıtım amaçlı ödemedir. Burada çalışan bankaya borç vermiş olmaz; ödeme, hesaba yatırılan paranın miktarına ve bekleme süresine göre artan bir fazlalık değildir. Bu nedenle Diyanet çizgisinde promosyon, hediye veya hizmet bedeli gibi değerlendirilir. Ancak promosyon, faizli kredi kullanma veya faizli mevduat açma şartına bağlanmışsa o şart sorunlu olur. Sözleşme şartlarını okuyup faizli bir yükümlülük içermediğinden emin olmak yeterlidir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken sosyal medyada karşı cinsin fotoğraflarına bakmak orucu etkiler mi?

Orucu bozmaz, fakat şehvetle ve bilerek bakmak günahtır ve orucun sevabını azaltır. İstem dışı ilk bakış kişiye yüklenmez; Hz. Peygamber Hz. Ali’ye ilk bakışın affedildiğini, ikincisinin ise aleyhine olduğunu söylemiştir. Sosyal medyada akış kendiliğinden bu tür görüntüler getirebilir; önemli olan orada durmamak ve bakışı sürdürmemektir. Takip ettiğiniz hesapları gözden geçirmek, keşfet sayfasında daha az vakit geçirmek pratik bir tedbirdir. Oruç, nefsi terbiye etmeyi amaçlar; göz de bu terbiyenin önemli bir parçasıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken online oyunda küfürleşmek orucu bozar mı?

Orucu fıkhen bozmaz, ancak orucun sevabını ciddi biçimde zedeleyen bir günahtır. Hz. Peygamber, oruçlu kişinin kötü söz söylememesini, biri kendisine sataşırsa “Ben oruçluyum” demesini öğütlemiştir. Sanal ortamda yazılan veya sesli sohbette söylenen hakaretler de gerçek hayattaki gibi sorumluluk doğurur; karşıdaki kişinin gönlünü kırmak kul hakkıdır. Oyunun gerginliği sizi öfkeye sürüklüyorsa oruçlu saatlerde sohbet özelliğini kapatmak, rekabetçi oyunlara ara vermek iyi bir çözümdür. Ramazan, dili korumayı alışkanlık hâline getirmek için güzel bir fırsattır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da talep arttı diye fiyatları yükseltmek günah mı?

Piyasa şartlarına göre makul fiyat belirlemek günah değildir; fakat insanların ihtiyacını fırsat bilip aşırı fiyat koymak, stok yapıp malı saklamak ve aldatıcı etiketler kullanmak günahtır. Hz. Peygamber, halkın ihtiyaç duyduğu malı pahalansın diye stoklayanı (ihtikâr) kınamıştır. Ramazan, cömertliğin ve merhametin arttığı bir aydır; oruçlunun sofrasına giren ürünleri gereksiz yere pahalandırmak bu ruhla bağdaşmaz. Esnafın maliyet artışını yansıtması haksızlık değildir; haksızlık, müşterinin zor durumundan faydalanmaktır. Dürüst ve ölçülü ticaretin hadislerde peygamberler ve sıddıklarla birlikte anılması, tüccar için güçlü bir teşviktir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da gündüz lokantamı açık tutmam günah mı?

Hayır, lokantayı açık tutmak tek başına günah değildir. Ramazan’da gündüz yemek yiyebilecek pek çok meşru mazeret sahibi vardır: yolcular, hastalar, hamile ve emzikli kadınlar, âdetli kadınlar, çocuklar ve Müslüman olmayanlar. Bu kişilere hizmet vermek meşru bir iştir. Yine de Ramazan’ın saygınlığına uygun davranmak, oruçluların duygularını gözetmek ve gösterişli bir “oruç tutmayana davet” havası oluşturmamak gerekir. Birçok esnaf gündüz sade hizmet verip iftarda ayrı bir düzen kurarak bu dengeyi sağlar.

Soruya git ve paylaş →

İhtikâr (karaborsacılık) nedir, neden haramdır?

İhtikâr, insanların ihtiyaç duyduğu bir malı fiyatı yükselsin diye piyasadan çekip saklamaktır ve haramdır. Müslim’de yer alan hadiste “Ancak günahkâr olan ihtikâr yapar” anlamında bir ifade bulunur. Hanefî âlimler ihtikârı özellikle gıda ve temel ihtiyaç maddelerinde, halka zarar verdiği durumda yasak saymıştır; günümüzde ilaç, yakıt gibi hayati ürünler de aynı kapsamda düşünülür. Normal ticari stok tutmak, mevsimlik ürünü depolamak ihtikâr değildir; belirleyici olan, kıtlık yaratma ve halkı sıkıştırma kastıdır. Özellikle Ramazan ve bayram öncesinde temel gıdaları bu amaçla saklamak hem dinen hem de hukuken ağır bir sorumluluktur.

Soruya git ve paylaş →

Oruç tutmayan birine gündüz yemek satmak günaha ortak olmak mı?

Hayır, genel olarak günaha ortak olmak sayılmaz; çünkü satıcı, müşterinin mazeretli olup olmadığını bilemez. Oruç tutmamanın pek çok meşru sebebi vardır ve kişinin mazeretini sorgulamak satıcının görevi değildir. Her insan kendi ibadetinden Allah’a karşı sorumludur. Ancak açıkça orucu küçümseyen, alay eden bir tutuma aracılık etmekten kaçınmak güzel ahlaktandır. Esnafın niyeti, ihtiyaç sahiplerine helal hizmet sunmak olmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oyundaki karakterim yemek yiyor; bu orucumu etkiler mi?

Hayır, hiçbir etkisi yoktur. Orucu bozan şey, ağız veya benzeri yollarla vücuda bir şeyin girmesi ve orucu bozan diğer fiillerdir. Ekrandaki sanal bir karakterin yemek yemesi, içecek içmesi veya bir şey tüketmesi sizin bedeninizle ilgili değildir; oruca zarar vermez. Bu tür sorular, orucun hükümlerine gösterilen özenden kaynaklanır ve bu güzeldir. Yalnız oyunun içeriği şiddet, müstehcenlik veya kumar unsuru taşıyorsa bunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca oyuna aşırı vakit ayırıp namazları geciktirmemeye dikkat edin.

Soruya git ve paylaş →

İnternette satış yaparken ürünün kusurunu yazmamak günah mı?

Evet, bilinen bir kusuru gizleyerek satmak aldatmadır ve günahtır. Hz. Peygamber, pazarda ıslak buğdayı alta saklayan satıcıya “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Bu ilke internet satışında daha da önemlidir; çünkü alıcı ürünü elle görüp inceleme fırsatı bulamaz, yalnızca fotoğrafa ve açıklamaya güvenir. Filtreli veya yanıltıcı fotoğraf, eksik ölçü, “sıfır” yazılan ikinci el ürün ve gizlenen arıza bu kapsamdadır. Kusurunu açıkça yazan satıcı, alıcının rızasıyla satış yaptığı için kazancı helal olur. Ramazan’da orucun kul hakkına özen bilincini artırması, e-ticarette de dürüstlüğe yansımalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oyunlardaki parayla “sandık/kutu açma” sistemleri kumar sayılır mı?

Gerçek parayla, ne çıkacağı belli olmayan bir karşılık için ödeme yapılıyorsa bu durum kumara çok benzer ve kaçınılması gerekir. Kumarın temel unsuru, belirsiz bir sonuç için mal ortaya koyup ya kazanmak ya kaybetmektir. Parayla alınan ve içeriği şansa bağlı kutular, özellikle çocuk ve gençlerde bağımlılık ve israfa yol açabilir. Kur’an içki ve kumarı şeytan işi pislik olarak nitelemiştir. Hiç para ödenmeden oyun içi puanla açılan ödüller aynı hükmü taşımaz. Ramazan, bu tür harcamaları gözden geçirmek için iyi bir fırsattır. Tereddüt hâlinde Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Rahim nakli yaptırmak dinen caiz mi?

Bu, âlimler arasında yeni ve tartışmalı bir konudur. Rahim nakli, rahmi olmayan veya çalışmayan bir kadına bağışçıdan rahim nakledilerek kendi eşinden çocuk sahibi olmasını amaçlar. Bir kısım âlim, bunu diğer organ nakilleri gibi tedavi kapsamında değerlendirip evlilik içi döllenme şartıyla caiz görür. Diğerleri ise rahmin nesil ile ilgili özel konumu ve tıbbi riskleri sebebiyle temkinli yaklaşır. Kesin bir hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışılması tavsiye edilir.

Soruya git ve paylaş →

Restoranımda iftar rezervasyonu için önceden kapora almak caiz mi?

Evet, caizdir; kapora, hizmetin garanti altına alınması için yapılan meşru bir ön ödemedir. Ramazan’da iftar masaları önceden dolar ve rezervasyon yapıp gelmeyen müşteri işletmeye zarar verebilir. Bu yüzden kapora alınması anlaşılır bir uygulamadır. Ancak şartların baştan açıkça belirtilmesi gerekir: kaporanın yemek bedelinden düşülüp düşülmeyeceği, iptal hâlinde iade edilip edilmeyeceği net olmalıdır. Belirsiz şartlarla alınan para anlaşmazlığa ve kul hakkına yol açabilir.

Soruya git ve paylaş →

Çalışanlarıma verdiğim Ramazan kolisini zekâttan sayabilir miyim?

Kolinin çalışana ücret, ikramiye veya iş karşılığı olarak verilmesi hâlinde zekâttan sayılmaz. Zekât, karşılık beklenmeden, zekât alabilecek durumdaki kişiye mülk olarak verilen bir ibadettir. İş sözleşmesinin ya da işyeri geleneğinin parçası olan koli, emeğin karşılığıdır. Ancak çalışanınız gerçekten fakirse ve koliyi ücretinden bağımsız olarak, zekât niyetiyle ayrıca verirseniz zekât yerine geçer; bunu ona söylemeniz şart değildir. Çalışanınızı ücretten kısmak için zekâtı kullanmak ise uygun değildir.

Soruya git ve paylaş →

Dropshipping (stoksuz satış) caiz mi?

Doğru bir modelle yapılırsa caizdir. Fıkıhta kişinin mülkiyetinde olmayan malı satması yasaklanmıştır; dropshipping’de ise satıcı çoğu zaman ürünü hiç görmeden ve sahip olmadan satar. Bu sakıncayı gidermenin yolları şunlardır:

  • Aracılık (komisyon) modeli: Kendinizi tedarikçinin temsilcisi olarak tanıtıp satıştan belirli bir ücret almak.
  • Önce satın alma: Siparişi aldıktan sonra ürünü önce kendi adınıza satın alıp ardından müşteriye satmak.
  • Sipariş üzerine üretim/temin (istisnâ, selem benzeri): Özellikleri, fiyatı ve teslim süresi açıkça belirtilerek sözleşme yapmak.

Her durumda ürünün özellikleri, kargo süresi ve iade şartları doğru bildirilmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Kök hücre tedavisi caiz mi?

Evet, kişinin kendi vücudundan, kordon kanından veya yetişkin bağışçıdan alınan kök hücrelerle yapılan tedavi caizdir. Kemik iliği nakli gibi uygulamalar hayat kurtarıcıdır ve bir canı yaşatmanın bütün insanlığı yaşatmak gibi olduğunu bildiren ayetin kapsamına girer. Tartışma daha çok embriyonik kök hücreler etrafındadır; bu hücrelerin elde edilmesi için embriyo üretilip yok edilmesi, embriyonun saygınlığı açısından âlimlerce temkinle karşılanır. Tedavi seçeneklerini hekiminizle değerlendirmeniz uygun olur.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken yemek videoları (mukbang) izlemek orucu bozar mı?

Hayır, yemek videosu izlemek orucu bozmaz. Görmek veya canı çekmek, bir şey yutulmadıkça oruca zarar vermez. Ancak bu tür içerikler açlık hissini artırıp orucu zorlaştırabilir ve orucun amacı olan nefsi terbiye etmeyi zayıflatabilir. Özellikle aşırı miktarda yemek yiyen, israfı eğlence hâline getiren videolar, Kur’an’ın israfı yasaklayan öğüdüyle bağdaşmaz. Oruçlu saatleri yemek içerikleriyle doldurmak yerine faydalı okumalara, Kur’an’a veya dinlendirici uğraşlara yönelmek daha verimli olur. İftar tarifi aramak gibi amaçlı izlemede ise bir sakınca yoktur.

Soruya git ve paylaş →

Elimde olmayan ürünü ön sipariş ile satmak caiz mi?

Evet, ürünün özellikleri, fiyatı ve teslim tarihi açıkça belirlenirse caizdir. Fıkıhta bedeli peşin ödenip malın sonra teslim edildiği satışa selem, sipariş üzerine yapılan imalata istisnâ denir; her ikisi de belirli şartlarla meşru kabul edilmiştir. Hz. Peygamber de selem satışında ölçünün, tartının ve vadenin belli olmasını istemiştir. Ön siparişte belirsizlik, yani “ne zaman ve nasıl bir ürün gelecek” sorusunun cevapsız kalması tartışmaya yol açar ve akdi bozar. Satıcı söz verdiği tarihte teslim edemeyecekse müşteriyi bilgilendirmeli ve dilerse parasını geri vermelidir. Bu, hem ahlakın hem de tüketici hukukunun gereğidir.

Soruya git ve paylaş →

İş yerinde çalışanlarla ortak iftar düzenlemek sevap mı?

Evet, iş yerinde ortak iftar düzenlemek sevaplı ve kaynaştırıcı bir davranıştır. Peygamberimiz bir oruçluyu iftar ettiren kişiye, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin onun kadar sevap verileceğini bildirmiştir. Ortak iftar, çalışanlar arasında muhabbeti artırır, yöneticiyle çalışan arasındaki mesafeyi azaltır. Oruç tutmayan veya farklı inançtan çalışanları da davet etmek güzel bir nezakettir. Katılımın gönüllü olması ve israfa kaçılmaması dikkat edilmesi gereken noktalardır.

Soruya git ve paylaş →

Yemek içerik üreticisiyim; oruçluyken tarif videosu çekebilir miyim?

Evet, çekebilirsiniz; yemek hazırlamak ve kamerayla kaydetmek orucu bozmaz. Dikkat etmeniz gereken nokta tadımdır. Hanefî mezhebine göre ihtiyaç olmadan yemeğin tadına bakmak mekruhtur; zorunlu hâllerde dil ucuyla tadıp yutmadan tükürmek orucu bozmaz, ancak boğaza bir şey kaçarsa oruç bozulur. Videoda yemeği yiyormuş gibi göstermek gerekiyorsa bu çekimleri iftardan sonraya bırakmak en doğrusudur. İzleyicilerinize iftar ve sahur için sağlıklı, israftan uzak tarifler sunmak da içeriğinize Ramazan’ın ruhunu yansıtır.

Soruya git ve paylaş →

“Bugün oruçluyum” diye sosyal medyada paylaşmak riya olur mu?

Niyete bağlıdır; övülme amacı taşıyorsa riya tehlikesi vardır. Oruç, Allah’ın “O benim içindir” buyurduğu, özünde gizli bir ibadettir. Başkalarını teşvik etmek, oruca özendirmek veya bir sevinci paylaşmak gibi iyi bir niyetle yapılan paylaşım günah değildir. Ancak takdir toplamak, dindar görünmek veya başkalarını küçümsemek için yapılan paylaşımlar amelin sevabını azaltabilir. Kendinize “Bunu kimse beğenmese yine paylaşır mıydım?” diye sormak iyi bir ölçüdür. Kişisel ibadetleri, özellikle nafile oruçları gizli tutmak daha faziletlidir.

Soruya git ve paylaş →

Evlilik öncesi veya hamilelikte genetik test yaptırmak kadere aykırı mı?

Hayır, aykırı değildir. Talasemi gibi kalıtsal hastalıkları önceden öğrenmek, sebeplere sarılmanın bir parçasıdır. Peygamber Efendimiz bulaşıcı hastalık bulunan yere girmemeyi öğütlemiş, tedbiri tevekküle aykırı saymamıştır. Genetik test sonucu kimsenin kaderini değiştirmez; yalnızca aileye bilinçli karar verme imkânı sunar. Test sonucuna göre verilecek kararlarda (özellikle hamilelikte) mutlaka hekime ve gerekirse müftülüğe danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Önemli bir iş görüşmem var diye orucumu bozabilir miyim?

Hayır, iş görüşmesi, toplantı veya sunum orucu bozmak için meşru bir mazeret değildir. Orucu bozmayı mubah kılan hâller hastalık, yolculuk, ciddi sağlık tehlikesi gibi durumlardır. Heyecan, performans kaygısı veya “daha iyi görüneyim” düşüncesi bunlardan değildir. Ramazan orucunu mazeretsiz bozan kişiye Hanefî mezhebine göre kaza ile birlikte kefaret de gerekir. Görüşmeyi mümkünse sabah saatlerine almak, sahurda iyi beslenmek ve dinlenmiş olmak işinizi kolaylaştırır.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken internetten yemek siparişi vermek veya alışveriş yapmak orucu etkiler mi?

Hayır, alışveriş yapmak orucu bozmaz ve orucun sevabını kendiliğinden azaltmaz. İftar için yemek siparişi vermek, ürün incelemek ve satın almak mubah işlerdir. Ancak saatlerce ekranda gezinip gereksiz harcama yapmak, zamanı ve parayı israf etmek Ramazan’ın ruhuna uygun değildir. Orucun sevabını zedeleyen şeyler yalan, gıybet, aldatma ve kul hakkı gibi davranışlardır; alışveriş sırasında bunlardan sakınmak gerekir. Açken sipariş verildiğinde ihtiyaçtan fazla yemek almak da sık görülen bir hatadır; artan yemeğin çöpe gitmesi israftır. İhtiyaç listesiyle alışveriş yapmak bu konuda pratik bir çözümdür.

Soruya git ve paylaş →

İnsan klonlama dinen caiz mi?

Hayır, insan klonlama caiz görülmez. İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğu ve Diyanet, bir insanın genetik kopyasını üretmeyi nesep, aile yapısı ve insan onuru açısından ciddi sorunlar doğuran bir müdahale olarak değerlendirir. Klonlanan kişinin anne-babasının kim olduğu belirsizleşir, evlilik kurumunun dışında bir üreme yolu açılır. Buna karşılık bitki ve hayvanlarda, tedavi amaçlı hücre ve doku çalışmalarında klonlama teknolojisinin insanlığa fayda amacıyla kullanılması ayrı değerlendirilir.

Soruya git ve paylaş →

Kendi Kur’an okuyuşumu kaydedip sosyal medyada paylaşmak doğru mu?

Evet, niyet halis ve okuyuş düzgün olduğu sürece caizdir. Kur’an’ı güzel sesle okumak teşvik edilmiştir ve güzel bir tilavet başkalarını Kur’an’a ısındırabilir. Bununla birlikte iki hususa dikkat edin: Birincisi, tecvid hatalarının yaygınlaşmaması için okuyuşunuzu bir hocaya dinletin; anlamı bozan hatalar içeren kayıtları yaymayın. İkincisi, beğeni ve övgü beklentisi niyeti bulandırabilir. Kaydın arka planında müzik, uygunsuz görüntüler veya reklamlar bulunmamasına özen gösterin. Paylaşımı ayet mealiyle desteklemek dinleyene fayda sağlar.

Soruya git ve paylaş →

Kullandığım ürünü “hasarlı geldi” diyerek iade etmek caiz mi?

Hayır, kullanılmış veya sonradan zarar görmüş ürünü gerçeğe aykırı beyanla iade etmek yalan ve kul hakkıdır. Fıkıhta alıcıya tanınan “ayıp muhayyerliği” hakkı, ürünün teslim anında var olan kusuru içindir. Ürün gerçekten hasarlı geldiyse iade veya değişim istemek meşru bir haktır. Yasal cayma süresi içinde, ürünü mevzuatın izin verdiği ölçüde deneyip beğenmeyen kişinin iade etmesi de caizdir. Ancak bir etkinlikte giyip ertesi gün iade etmek, kendi hatasıyla kırdığı ürünü kargoya yüklemek veya ürünün bir parçasını alıkoyup iade etmek satıcının hakkını çiğnemektir. Böyle bir hata yapılmışsa satıcıyla helalleşmek ve zararı ödemek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken sunumda sesim kısılırsa su içebilir miyim?

Hayır, ses kısılması orucu bozmak için yeterli bir mazeret değildir; bilerek su içen kişinin orucu bozulur. Hanefî mezhebine göre Ramazan orucunu mazeretsiz bozmak kaza yanında kefareti de gerektirir. Ağız kuruluğunu azaltmak için ağzı suyla çalkalayıp suyu yutmadan tükürmek caizdir; yalnız suyun boğaza kaçmamasına dikkat edilmelidir. Sahurda bol su içmek, konuşmaları kısa aralıklarla yapmak ve sesi zorlamamak faydalı olur. Ciddi bir sağlık sorunu varsa hekime danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Büyük indirim günlerinde (Black Friday vb.) alışveriş yapmak caiz mi?

Evet, indirimli ürün almak caizdir; ihtiyaç olan bir şeyi uygun fiyata almak akıllıca bir tasarruftur. Dinen sorun, indirimin kendisinde değil, indirim bahanesiyle ihtiyaç dışı harcamaya, borçlanmaya ve gösterişe sürüklenmektedir. Kur’an “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz” buyurarak tüketimde ölçüyü emreder. Satıcı açısından ise önce fiyatı yükseltip sonra “indirim” göstermek, sahte stok sayacı koymak aldatmadır. İndirim günlerinde alışverişe çıkmadan önce ihtiyaç listesi yapmak, kredi kartı borcunu faize düşürecek harcamalardan kaçınmak ve “fırsat kaçıyor” baskısıyla karar vermemek sağlıklı bir yoldur.

Soruya git ve paylaş →

Organ bağışı dinen caiz mi?

Evet, caizdir. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ ve doku naklini belirli şartlarla caiz görmektedir: nakil zaruret hâlinde yapılmalı, başarı ihtimali uzman hekimlerce kuvvetli görülmeli, bağış rızaya dayanmalı ve karşılığında para alınmamalıdır. Kur’an, bir canı kurtaranın bütün insanları kurtarmış gibi olduğunu bildirir. Bu yüzden ölümden sonra organlarını bağışlamak, hayatını kaybetmek üzere olan birine yeniden umut olmak büyük bir iyilik ve sadaka-i câriye niyetiyle yapılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahur veya iftar sofrasından canlı yayın yapmak uygun mu?

Kendi başına haram değildir, ancak adaba ve niyete dikkat etmek gerekir. Uzaktaki yakınlarla bağ kurmak veya faydalı bir sohbeti paylaşmak için yapılan yayınlarda sakınca yoktur. Buna karşılık yayın, iftar anındaki duayı ve sükûneti gölgeliyor, sofradaki misafirlerin izni alınmadan onları gösteriyor veya bolluğu gösterişe dönüştürüyorsa uygun değildir. Yiyecek bulamayan insanların da bu yayınları izleyebileceğini hatırlamak gerekir. İftar vakti, duaların kabul edildiği değerli bir andır; bu anı ekran yerine Allah’a yönelerek geçirmek daha faziletlidir.

Soruya git ve paylaş →

Sahura kalktığım için işe geç gelmeyi alışkanlık hâline getirmek doğru mu?

Hayır, izin almadan sürekli geç gelmek mesai sözünü bozmak anlamına gelir ve kul hakkına girebilir. Sahur sünnettir ve bereketlidir; ancak sahur, işe zamanında gitme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Uykusuzluğu azaltmak için sahurdan sonra kısa bir uyku planlamak, akşam teravihten sonra erken yatmak veya sahuru imsaka yakın yapmak işe yarar. Ramazan boyunca mesai saatinin kaydırılması gerekiyorsa bunu işverenle açıkça konuşup yazılı ya da sözlü bir düzen kurmak en doğrusudur.

Soruya git ve paylaş →

“Şimdi al, sonra öde” sistemleri caiz mi?

Faiz veya gecikme cezası içermiyorsa caizdir. Bu sistemlerde ürün bugün alınır, bedel belirli bir tarihte veya taksitlerle ödenir. Toplam bedel ve vade baştan belli, ödeme zamanında yapıldığında ek ücret yoksa bu, vadeli satış veya faizsiz borç niteliği taşır. Ancak bazı uygulamalarda vadeye göre artan faiz, gecikme hâlinde borca eklenen faizli ceza veya kredi çekimi bulunur. Bu tür şartlar içeren hizmetler faizli işlem sayılır. Kullanmadan önce sözleşmede “faiz”, “gecikme faizi”, “kredi” ifadeleri aranmalı; ayrıca ödeme kolaylığının kişiyi gücünü aşan borçlara sürüklememesine dikkat edilmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Böbrek veya başka bir organımı para karşılığı satabilir miyim?

Hayır, organ satmak caiz değildir. İnsan bedeni ve organları alınıp satılan bir mal değildir; insana emanet olarak verilmiştir. Organ ticareti, özellikle yoksul insanların sömürülmesine yol açar ve insan onurunu zedeler. Organ nakli ancak karşılıksız bağış yoluyla meşrudur. Türkiye’de de organ ticareti ağır cezası olan bir suçtur. Maddi sıkıntı içindeyseniz zekât, sadaka ve sosyal yardım kurumları gibi meşru destek yollarına başvurmanız gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da “sosyal medya orucu” tutmak dinen anlamlı mı?

Evet, dinî bir ibadet şekli olmasa da orucun ruhuna uygun, faydalı bir tercihtir. Fıkhî anlamda oruç yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır; sosyal medyayı bırakmak ayrı bir ibadet sayılmaz. Ancak Hz. Peygamber, faydasız şeyleri terk etmenin kişinin Müslümanlığının güzelliğinden olduğunu bildirmiştir. Ramazan’da ekran süresini azaltmak; Kur’an okumaya, namaza, aileye ve düşünmeye daha çok vakit ayırmayı sağlar. Tamamen bırakmak zor geliyorsa belirli saatleri ekransız geçirmek veya bildirimleri kapatmak gibi kademeli adımlar atabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Sahurdan sonra uyuyamadığım için işte uyuklamak kul hakkı mı?

Elde olmadan yaşanan kısa bir dalgınlık günah sayılmaz; fakat işi aksatacak ölçüde uyumak ücret karşılığı üstlenilen sorumluluğu zedeler. Çalışanın aldığı ücret, işin gereği gibi yapılmasının karşılığıdır. Uyku düzenini sahur, teravih ve iş arasında dengelemek kişinin kendi sorumluluğudur. Öğle molasında kısa bir kaylûle, sahurdan sonra bir iki saatlik uyku ve gece geç saatlere kadar ekran başında kalmamak bu sorunu büyük ölçüde azaltır. Makine veya araç kullanan biri için yorgunluk ayrıca güvenlik riskidir.

Soruya git ve paylaş →

Faturayı geç ödeyince alınan gecikme bedeli faiz sayılır mı?

Borç miktarına ve gecikme süresine göre artan gecikme bedeli, özünde faize benzer; bu yüzden ödemelerin zamanında yapılması dinen de önemlidir. Elektrik, su, vergi gibi kamu borçlarında gecikme zammı kişinin iradesi dışında yasal olarak uygulanır. Borcunu vaktinde ödeyen kişi bu duruma hiç düşmez. İhmal sonucu ödemek zorunda kalan kişi zammı öder, fakat bu durumu alışkanlık hâline getirmemelidir. Hz. Peygamber, “Zenginin borcunu geciktirmesi zulümdür” buyurarak imkânı olanın borcu ertelememesini istemiştir. Otomatik ödeme talimatı vermek hem gecikme zammından hem de kul hakkına girmekten korur.

Soruya git ve paylaş →

Hayattayken bir yakınıma böbreğimi bağışlamam caiz mi?

Evet, hekimler bağışçının sağlığının ciddi şekilde tehlikeye girmeyeceğini onaylarsa caizdir ve büyük bir fedakârlıktır. Burada ölçü, kişinin kendisini tehlikeye atmamasıdır; Kur’an kendi elimizle kendimizi tehlikeye atmamamızı ister. Bu yüzden tek böbreğin veya karaciğerin bir bölümünün bağışı, uzman değerlendirmesinden sonra ve tamamen gönüllü olarak yapılmalıdır. Ailenin baskısıyla değil, özgür iradeyle verilen karar esastır. Bağış öncesi hem hekimlerle hem de yakınlarınızla açıkça konuşmanız önerilir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç tutmadığını paylaşan ünlülerin altına eleştiri yorumu yazmak doğru mu?

Hakaret, alay ve yargılama içeren yorumlar doğru değildir. Birinin orucunu tutup tutmadığı onunla Allah arasındadır; kişinin hasta, yolcu veya başka bir özür sahibi olup olmadığını bilemeyiz. Açıkça ve alenen orucu küçümseyen bir paylaşım karşısında bile üslup, Kur’an’ın öğrettiği gibi güzel öğüt ve yumuşak söz olmalıdır. Kalabalık yorumlarla birini linç etmek, tebliğ değil gönül kırmaktır ve kul hakkı doğurabilir. Rahatsız olduğunuz içerikten uzak durmak, gerekirse kısa ve kırıcı olmayan bir hatırlatma yapmak yeterlidir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç yorgunluğu için sahte rapor alıp izin kullanmak caiz mi?

Hayır, gerçek dışı rapor almak veya kullanmak yalan ve aldatmadır; hem kul hakkına hem kamu hakkına girer. Ramazan’da yapılan yalan, orucun manevi değerini de zedeler; Peygamberimiz yalan söz ve davranışı bırakmayanın aç kalmasına Allah’ın ihtiyacı olmadığını bildirmiştir. Gerçekten dinlenmeye ihtiyacınız varsa yıllık izin, ücretsiz izin veya mesai düzenlemesi gibi meşru yolları kullanmalısınız. Gerçek bir hastalık varsa hekimin verdiği rapor elbette meşrudur.

Soruya git ve paylaş →

Beyin ölümü gerçekleşen kişi dinen ölmüş sayılır mı?

Günümüz âlimlerinin ve fıkıh kurullarının önemli bir kısmı, uzman hekimlerce kesin olarak tespit edilen beyin ölümünü ölüm olarak kabul eder ve organ alınmasını bu şartla caiz görür. Diyanet de ölümün tespitinde uzman hekimlerin kararını esas alır. Beyin ölümü, kişinin cihazlarla kalbi atsa bile geri dönüşü olmayacak şekilde hayatını kaybetmesidir; koma veya bitkisel hayattan farklıdır. Tespitin birden fazla uzmanca, yasal usullere uygun yapılması gerekir. Tereddütte kalan aileler müftülükten bilgi alabilir.

Soruya git ve paylaş →

İftar hazırlığı veya bayram alışverişi için mesaiden izinsiz ayrılmak caiz mi?

Hayır, izinsiz ayrılmak caiz değildir; ancak işverenden izin alınarak erken çıkılabilir. Mesai, karşılıklı rızayla yapılmış bir sözleşmedir ve tek taraflı olarak kısaltılması kul hakkı doğurur. İftar sofrası hazırlamak ya da bayram alışverişi yapmak güzel işlerdir, fakat bir hakkı çiğneyerek yapılan hayrın bereketi olmaz. Pek çok işveren Ramazan’da esneklik tanır; bu imkânı açıkça istemek, gerekiyorsa süreyi başka bir gün telafi etmek hem gönül rahatlığı hem de güven sağlar.

Soruya git ve paylaş →

Kimliği gizli (anonim) hesapla yapılan hakaretin vebali daha mı azdır?

Hayır, vebalde hiçbir fark yoktur. İnsanlar kimliğinizi bilmese de Allah her sözü bilir; Kur’an, insanın söylediği her sözün yanında hazır bir gözetleyici bulunduğunu bildirir. Anonim hesaptan yapılan hakaret, iftira veya alay da kul hakkıdır. Üstelik kimliğin gizli olması helalleşmeyi zorlaştırdığı için sorumluluğu daha da ağırlaştırabilir. Böyle bir hatanız olduysa tövbe edin, yazdıklarınızı silin; mümkünse kişiden helallik isteyin, bu mümkün değilse onun için dua ve istiğfar edin. Oruçlu kişi, gizli-açık her ortamda dilini ve kalemini korumalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Kripto para alıp satmak caiz mi?

Diyanet İşleri Başkanlığı, kripto paraların alım satımını mevcut hâliyle dinen uygun görmemektedir. Gerekçe olarak, bu paraların devlet güvencesinden yoksun olması, fiyatlarının aşırı spekülatif hareket etmesi, kumar benzeri bir kazanç beklentisine yol açması ve yasa dışı işlemlerde kullanılmaya elverişli olması gösterilmiştir. Farklı ülkelerde bazı âlimler belirli şartlarla caiz görse de Türkiye’deki resmî çizgi ihtiyatlı yöndedir. Zaten elinde kripto varlık bulunan kişi, durumunu değerlendirip müftülükten görüş alabilir. Zekâtı ile ilgili hükümler ise ayrı bir konudur. Her durumda birikimini tamamen kaybetme riskini göz ardı eden yatırımlardan kaçınmak, malı koruma ilkesinin gereğidir.

Soruya git ve paylaş →

Başka biri adına sahte sosyal medya hesabı açmak günah mı?

Evet, günahtır. Başkası adına hesap açıp onun kimliğine bürünmek aldatma, yalan ve çoğu zaman iftira içerir. Hz. Peygamber “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Böyle bir hesaptan yapılan paylaşımlar kişinin itibarını zedeler ve kul hakkına girer; ayrıca yasal olarak da suç teşkil edebilir. Şaka amacıyla yapılması hükmü değiştirmez. Takma adla, kimseyi taklit etmeden hesap kullanmak ise tek başına günah değildir; önemli olan bu hesapla yapılan davranışların dürüst ve zararsız olmasıdır.

Soruya git ve paylaş →

Borsada hisse senedi alıp satmak caiz mi?

Evet, faaliyet alanı helal olan şirketlerin hisselerini almak ilke olarak caizdir. Hisse senedi, şirkete ortak olmak anlamına gelir ve ortaklık (şirket) İslam’da meşrudur. Ancak dikkat edilmesi gerekenler vardır:

  • Şirketin ana faaliyeti alkol, kumar, faizli bankacılık gibi haram alanlarda olmamalıdır.
  • Şirketin faizli borç ve faiz gelirleri makul ölçüyü aşmamalıdır; bu amaçla katılım endeksleri bir rehber olabilir.
  • Kredili (kaldıraçlı) işlem, açığa satış ve vadeli işlemler gibi faiz veya belirsizlik içeren yöntemler sorunludur.

Günlük al-sat yoluyla şansa dayalı spekülasyon da kumara yaklaştığı için ihtiyatla karşılanmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İşveren olarak Ramazan’da mesaiyi kısaltırsam ücretten kesinti yapabilir miyim?

Bu, tarafların anlaşmasına ve yürürlükteki iş mevzuatına bağlıdır; tek taraflı ve habersiz kesinti yapmak doğru değildir. Mesaiyi kendi isteğinizle ve iyilik olarak kısalttıysanız, sonradan bunun karşılığını ücretten düşmek çalışanı mağdur eder. Kesinti veya telafi mesaisi düşünülüyorsa bu baştan açıkça konuşulmalı, çalışanların rızası alınmalıdır. İslam ticarî ilişkilerde belirsizliği ve karşı tarafın habersizce zarara uğratılmasını hoş görmez. Hukukî ayrıntılar için bir uzmana danışmak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Ölen yakınımın organlarını bağışlamaya aile olarak karar verebilir miyiz?

Evet, kişi hayattayken buna karşı çıkmamışsa, yakınlarının izniyle organ bağışı caizdir. Diyanet’in çizgisine göre bağış, ölenin sağlığında verdiği izne veya bu izin yoksa velisinin ya da yakınlarının onayına dayanabilir. Merhum sağlığında açıkça “organlarımı vermeyin” demişse bu iradeye saygı gösterilmelidir. Acı anında böyle bir karar vermek zordur; bu yüzden sağlığında bu konuyu aile içinde konuşmak, niyetini yakınlarına bildirmek herkes için kolaylık sağlar.

Soruya git ve paylaş →

Forex ve kaldıraçlı işlemler caiz mi?

Hayır, yaygın uygulanan biçimiyle kaldıraçlı forex işlemleri caiz görülmez. Döviz alım satımı kendi başına caizdir; fakat fıkıhta paranın parayla değişiminde karşılıklı ve peşin teslim şarttır. Forex’te çoğunlukla gerçek bir döviz teslimi olmadan, aracı kurumun verdiği borçla (kaldıraç) fiyat farkı üzerinden işlem yapılır. Pozisyon gece taşındığında “swap” adıyla faiz alınır veya verilir. Ayrıca yüksek risk ve şansa dayalı kazanç beklentisi kumara benzer. Diyanet bu nedenle bu tür işlemleri uygun görmemektedir. Gerçekten ihtiyaç duyulan dövizi bankadan veya döviz bürosundan peşin olarak almak ise sorunsuzdur.

Soruya git ve paylaş →

Ölüden organ almak ölünün bedenine saygısızlık olmaz mı?

Hayır, zaruret ve şartlar dahilinde yapıldığında saygısızlık sayılmaz. Peygamber Efendimiz ölünün kemiğini kırmanın diriyi kırmak gibi olduğunu bildirmiştir; bu hadis, ölü bedenine keyfî ve saygısız müdahaleyi yasaklar. Ancak organ nakli bir hayatı kurtarmak için yapılan, tıbbi usullere uygun ve saygılı bir işlemdir. Başka bir canın yaşaması gibi büyük bir maslahat söz konusu olduğundan âlimler bunu caiz görmüştür. Organ alındıktan sonra cenaze yıkanır, kefenlenir ve normal şekilde defnedilir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç tutmayan iş arkadaşımı yöneticiye veya başkalarına söylemeli miyim?

Hayır, söylememelisiniz; başkasının oruç tutup tutmadığını araştırmak ve yaymak dinen hoş görülmez. Kur’an, insanların kusurlarını araştırmayı ve arkalarından konuşmayı yasaklar. Arkadaşınızın hastalık, ilaç kullanımı veya kadınlara özgü hâller gibi söylemek istemediği bir mazereti olabilir. Mazereti olmasa bile oruç, kişi ile Allah arasındaki bir ibadettir; iş yeri disiplininin konusu değildir. Samimi bir dostluğunuz varsa, uygun bir zamanda ve baş başa, kırmadan nasihat etmek mümkündür. Peygamberimiz Müslüman’ın ayıbını örteni Allah’ın da örteceğini bildirmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç ve Ramazan hakkında komik paylaşımlar (caps) yapmak caiz mi?

Dinî değerlerle alay etmeden, hayatın hâllerini anlatan zararsız mizah caizdir. Sahur uykusu, iftar öncesi sabırsızlık gibi gündelik durumlarla ilgili hafif espriler kimseyi incitmez; Hz. Peygamber de doğruyu söyleyerek şaka yapmıştır. Ancak orucu, namazı, ayetleri, hadisleri veya dindar insanları küçümseyen, alay konusu yapan içerikler ciddi bir hatadır. Kur’an, Allah’ın ayetleriyle alay etmeyi ağır bir dille kınar. Ölçü şudur: Paylaşım, dinin bir hükmünü veya kutsalını gülünç duruma düşürüyorsa ya da bir kişiyi aşağılıyorsa paylaşmayın.

Soruya git ve paylaş →

Altını kredi kartıyla veya taksitle almak caiz mi?

Hanefî fıkhına göre altının parayla değişiminde peşinlik şart olduğundan, altını taksitle almak caiz görülmez. Hz. Peygamber altın, gümüş gibi değerlerin değişiminde “elden ele” yani peşin teslimi emretmiştir. Günümüzde kâğıt para da semen (para) kabul edildiği için altın ile para arasındaki değişimde bu kural uygulanır. Kredi kartıyla tek çekimde altın alındığında ise ödeme satıcıya banka tarafından hemen yapıldığından, Diyanet bunu peşin satış hükmünde görür ve caiz sayar; sakıncalı olan taksitli alımdır. Takı niteliğindeki işlenmiş altın konusunda bazı âlimler daha geniş görüş bildirmişse de ihtiyatlı olan peşin almaktır.

Soruya git ve paylaş →

Fotoğraflarda Ramazan temalı filtre ve çerçeve kullanmak caiz mi?

Evet, içeriği uygun olduğu sürece bir sakıncası yoktur. Hilal, fener, mahya gibi süslemelerle Ramazan’ın sevincini paylaşmak mübahtır ve ayın havasını hissettirebilir. Dikkat edilecek noktalar şunlardır: Filtrelerde ayet veya Allah’ın isimleri varsa saygısızlık içeren bir bağlamda kullanılmamalı; yüzü aşırı değiştiren, kişiyi olduğundan farklı gösteren filtreler aldatmaya dönüşmemelidir. Ayrıca bu paylaşımlar gösteriş amacı taşımamalıdır. Ramazan’ın özü süslemelerde değil, ibadet ve güzel ahlaktadır.

Soruya git ve paylaş →

Organlarımı bağışlarsam kıyamette eksik organla mı dirilirim?

Hayır, böyle bir dinî bilgi yoktur. Bu, halk arasında yaygın ama sahih kaynağı olmayan bir endişedir. Kur’an, Allah’ın çürümüş kemikleri bile yeniden yaratmaya kadir olduğunu bildirir. Toprağa karışan, yanan veya denizde kaybolan bedenler de dirilecektir; bedenin dünyadaki durumu ahiretteki dirilişe engel değildir. Kaza veya savaşta uzuvlarını kaybeden şehitler de eksik sayılmaz. Organ bağışı, iyi bir niyetle yapıldığında sevabı umulan bir iyiliktir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç tutmayan yolcum taksimde yemek yerse ne yapmalıyım?

Hiçbir şey yapmanıza gerek yoktur; başkasının yemesi sizin orucunuzu etkilemez. Yolcunun yolculuk, hastalık veya başka bir meşru mazereti olabilir; bunu sorgulamak ya da kınamak doğru değildir. Aracınızda yemek yenmesini genel bir kural olarak istemiyorsanız, bunu Ramazan’a bağlamadan kibarca belirtebilirsiniz. Kokunun rahatsız etmesi orucu bozmaz. Oruç sabrı ve nezaketi öğretir; yolcuya karşı güler yüzlü olmak da o nezaketin bir parçasıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftar vakti dükkânı kapatıp iftar etmek mi, müşteriye hizmet etmek mi daha doğru?

İftarı geciktirmemek sünnettir; bu yüzden iftar vakti girince en azından bir yudum su veya bir hurmayla orucu açmak, sonra işe devam etmek en uygun yoldur. Peygamberimiz iftarda acele edildikçe insanların hayır üzere olacağını bildirmiştir. Dükkânı tamamen kapatmak şart değildir; iftarı kısa tutup müşteriye hizmet etmek mümkündür. Çalışanları sırayla iftar ettirmek de güzel bir düzendir. Akşam namazını vaktinde kılmaya da özen gösterilmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Kadınlar arasında yapılan altın günü caiz mi?

Evet, herkesin verdiği miktar kadar geri aldığı altın veya para günleri caizdir. Bu uygulama, katılımcıların birbirine sırayla faizsiz borç vermesi demektir ve yardımlaşma niteliği taşır. Dikkat edilecek hususlar: Herkesin verdiği ile aldığı aynı cins ve miktarda olmalı; altın verilmişse altın, para verilmişse aynı tutarda para alınmalıdır. Sıra ilk başta belirlenmeli, sonradan “altın değerlendi” diyerek farklı miktar istenmemelidir. Toplantılar gıybet, gösteriş ve israf ortamına dönüşmemeli; Ramazan’da yapılıyorsa iftar sofrası ve ibadet düzenini aksatmamalıdır. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişi başkalarının hakkını üzerine almış olur.

Soruya git ve paylaş →

Müslüman olmayan birine organ bağışlanabilir veya ondan organ alınabilir mi?

Evet, caizdir. Organ naklinde din farkı bir engel değildir. Kur’an bir canı kurtarmayı “bir insan” üzerinden anlatır ve bunu bütün insanlığı kurtarmaya eşit sayar. Müslüman bir hastanın gayrimüslim bir bağışçıdan organ alması da, Müslüman birinin organının gayrimüslim bir hastaya nakledilmesi de meşrudur. Organ sıralaması tıbbi uygunluğa ve bekleme listesine göre yapılır. Kan nakli için de aynı hüküm geçerlidir.

Soruya git ve paylaş →

Sosyal medyadaki duaların altına “Âmin” yazmak dua yerine geçer mi?

Evet, samimi bir kalple yazılan “Âmin”, o duaya katılmak anlamına gelir ve güzel bir davranıştır. “Âmin”, “Allah’ım kabul eyle” demektir. Dua esasen kalbin Allah’a yönelmesidir; yazıyla yapılması da bu niyeti taşıdığı sürece değer taşır. Ancak “Âmin”i alışkanlıkla, düşünmeden ve yüzlerce paylaşımın altına mekanik olarak yazmak, duanın özünü zayıflatır. Ayrıca metnin gerçekten dua olduğundan, içinde uygunsuz bir ifade bulunmadığından emin olun. Yazmanın yanında kendi dilinizle, kalben de dua etmeyi ihmal etmeyin.

Soruya git ve paylaş →

“Âmin yazmadan geçme” diye paylaşılan gönderilerde yazmazsam günah olur mu?

Hayır, günah olmaz. Bir paylaşımın altına “Âmin” yazmak veya yazmamak dinî bir yükümlülük değildir; “yazmayan şöyle olur” gibi tehditlerin hiçbir dinî dayanağı yoktur. Bu tür ifadeler çoğu zaman etkileşim artırmak için kullanılır ve insanlara korku ile baskı yoluyla ibadet yaptırmaya çalışmak dinin ruhuna aykırıdır. Dilerseniz içten bir niyetle dua edebilirsiniz; dilemezseniz geçmenizde vebal yoktur. Allah’a yapılan dua için bir gönderiye muhtaç değiliz; dilediğimiz an doğrudan O’na yönelebiliriz.

Soruya git ve paylaş →

Altın gününde altın yerine o günün parasını vermek doğru mu?

Borç alınan şeyin aynısı geri verilmelidir; altın alındıysa altın verilmesi esastır. Altın gününde sırası gelen kişi diğerlerinden altın aldığı için, onlara aynı gram ve ayarda altın borçlanmış olur. Taraflar ödeme günü razı olursa, o günkü değeri üzerinden para verilmesi de caizdir; çünkü bu, ödeme anında yapılan peşin bir değişimdir. Ancak baştan “altın alırım, para öderim” diye belli bir tutar kararlaştırmak, altının değer kazanıp kaybetmesine göre taraflardan birini haksız kazanca veya zarara uğratabilir. Anlaşmazlığı önlemek için grup kurulurken birim olarak neyin (çeyrek, gram) esas alınacağı açıkça belirlenmelidir.

Soruya git ve paylaş →

← Tüm konular

Bu konuyla ilgili araçlar