🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Câbir b. Hayyân Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Bilime Katkıları

Müslüman Bilim İnsanlarıGüncelleme: 15 Temmuz 202610 dk okuma

Câbir b. Hayyân kimdir? Kimliği tartışmalı kimya bilgininin Kûfe ve Tûs rivayetleri, Câbir külliyatı ve Latin dünyasındaki Geber adının kaynak sorunları tarafsız biçimde anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kimliği üzerine tartışma
  • Câbir külliyatı
  • Laboratuvar bilgisi

Câbir b. Hayyân, Orta Çağ İslam dünyasında kimya ve simya alanında yazdığı kabul edilen bilgindir. Kimliği, yaşadığı dönem ve ona atfedilen eserlerin gerçek yazarı tartışmalıdır; yine de “Câbir külliyatı” adıyla anılan metinler, Orta Çağ kimya tarihinin temel kaynaklarındandır.

Kimliği üzerine tartışma

Klasik kaynaklara göre Câbir, 8. yüzyılda yaşamış, Kûfe ya da Tûs ile ilişkilendirilen bir bilgindir. Babası Hayyân’ın Kûfe’de eczacılık ve ilaç ticaretiyle uğraştığı, Emevîlere karşı hareketlere katıldığı ve Horasan’a gönderildiği anlatılır. Câbir’in Abbâsî halifesi Hârûnürreşîd ve Bermekîlerle ilişkisi olduğu, hatta Cafer el-Bermekî’nin himayesini gördüğü de aktarılır. İbnü’n-Nedîm’in el-Fihrist eserinde Câbir’e dair bilgiler bulunur; ancak aynı eserde bazı kişiler Câbir’in varlığını inkâr etmiştir.

20. yüzyılda Paul Kraus, Câbir adına nispet edilen yüzlerce eseri inceledi ve bunların tek kişiye ait olmayıp 9. yüzyılın sonu ile 10. yüzyıl arasında, büyük olasılıkla İsmâilî çevrelerle ilişkili bir grup tarafından yazıldığını ileri sürdü. Bu görüş geniş kabul görmekle birlikte, bazı araştırmacılar külliyatın çekirdeğinin daha erken bir döneme ait olabileceğini savunur. Dolayısıyla Câbir’in biyografisi, kesin tarihlerle değil, ihtimaller ve karşıt görüşlerle anlatılabilir.

Câbir külliyatı

Câbir’e atfedilen eserlerin sayısı kaynaklarda yüzlerle ifade edilir; en bilinen listeler yaklaşık 3000 risalelik bir koleksiyondan bahseder. Bunların günümüze ulaşan kısmı daha küçüktür. Eserler arasında Kitâbü’r-Rahme, Kitâbü’l-Mülk, Kitâbü’l-Mevâzîn (Teraziler Kitabı) ve “Yetmişler Kitabı” (Kitâbü’s-Seb’în) sayılabilir. İçerikleri kimya, simya, felsefe, tıp, mantık ve dinî-felsefî yorumları kapsar. Eserlerin bir kısmı sembolik ve şifreli dille yazılmıştır.

Câbir külliyatı, Yunan doğa felsefesini (Aristoteles’in dört unsur ve özellikler kuramı) laboratuvar pratiğiyle birleştiren bir yapıdadır. “Mîzan” (terazi) kavramı, maddelerin özelliklerinin sayısal oranlarla dengelenmesi fikrine dayanır ve külliyatın temel kuramsal çatısıdır. Bu kuram, tam bir deneysel kimya olmaktan çok, kozmolojik bir düzen anlayışıdır. Bu bakımdan külliyat, bilim ve mistik düşüncenin iç içe geçtiği bir yapı gösterir.

Laboratuvar bilgisi

Câbir külliyatında kimyasal işlemlerin ayrıntılı tarifleri yer alır: Damıtma, buharlaştırma, süzme, kristallendirme, süblimleşme, kalsinasyon ve eritme. Bu işlemler için kullanılan aletler olarak imbik (el-anbîk), kroze, fırın ve kum banyosu tanıtılır. Maddeler “ruhlar” (uçucu maddeler: kükürt, cıva, arsenik, nişadır), “madenler” (altın, gümüş, bakır, demir, kurşun, kalay) ve “kimyasal tuzlar” gibi sınıflara ayrılır. Bu tür bir sınıflandırma, kimya tarihinin erken bir adımıdır.

Madenlerin oluşumuna dair cıva-kükürt kuramı da külliyatla ilişkilendirilir: Her madenin cıva ve kükürt oranlarına göre oluştuğu ve oranlar ayarlanırsa bir madenin başka bir madene dönüşebileceği düşünülür. Bu fikir simyanın temelidir ve modern kimya açısından geçerli değildir. Ancak bu çalışmalar sırasında geliştirilen laboratuvar teknikleri, sonraki kimya tarihine miras kaldı.

Râzî ile karşılaştırma

Câbir külliyatı simyaya ve sembolik anlatıma dayanırken, Ebû Bekir er-Râzî daha deneysel ve açık bir dil kullandı. Râzî’nin Sırrü’l-esrâr adlı eseri maddelerin sınıflandırılması ve işlem tarifleri bakımından Câbir geleneğinden yararlanmakla birlikte daha net ifadelerle yazılmıştır. Bu karşılaştırma için Ebû Bekir er-Râzî’nin hayatı yazısı okunabilir.

Latin dünyasında Geber

Latin Avrupa’da 13. yüzyıldan itibaren Geber adıyla dolaşan simya eserleri vardır. Bunların en ünlüsü Summa perfectionis magisterii‘dir. William Newman’ın araştırmaları, bu eserin Arapçadan çevrilmediğini, Latince yazılmış özgün bir eser olduğunu ve muhtemelen Tarantolu Paul olarak bilinen bir Fransisken keşiş tarafından kaleme alındığını ortaya koydu. Dolayısıyla Geber adının Avrupa’daki kimya tarihine etkisi, Câbir’in gerçek eserlerinden çok bu Latin eserlerin kullanılmasıyla ilişkilidir. Bu durum, Orta Çağ’da otorite için yazar adı kullanma pratiğinin (sahte nispet) bir örneğidir. Aktarımın genel çerçevesi için Toledo Tercüme Okulu yazısı bilgi verir.

Dil, şifre ve öğretim anlayışı

Câbir külliyatındaki sembolik dil, bilginin yalnızca ehil kişilere aktarılması gerektiği anlayışına dayanır. Metinlerde maddelerin adları bilinçli olarak kapalı ifadelerle verilir, bazı bölümlerde harf sayısal değerlerine dayalı bir sembolizm kullanılır. Bu üslup, okuyucuyu yavaş yavaş hazırlayan bir öğretim yöntemi olarak sunulur. Aynı zamanda sır saklama geleneğinin bir parçasıdır ve metinlerin yorumlanmasını güçleştirir. Bu nedenle bilim tarihçileri, külliyatın hangi kısmının gerçek bir laboratuvar tarifi, hangisinin sembolik ya da felsefi söylem olduğunu ayırmakta zorlanır.

Câbir’in öğretisinde terazi kavramı yalnızca fiziksel bir tartı değildir; varlığın uyumlu oranlarla kurulduğu düşüncesini temsil eder. Bu düşünce, Pisagorcu sayı mistisizmi ve Yeni Eflatuncu etkilerle beslenmiş olabilir. Ayrıca külliyatta insanın doğaya müdahalesinin ahlâkî ve dinî sınırları üzerine tartışmalar da yer alır. Simya çalışmaları, dinî çevrelerin bir kısmınca şüpheyle karşılandı; bu şüphe Râzî, İbn Sînâ ve İbn Haldûn gibi bilginlerin simyaya yönelik eleştirilerinde görülür. İbn Sînâ’nın madenlerin dönüşümüne yönelik eleştirisi için İbn Sînâ’nın buluşları yazısına bakılabilir.

Değerlendirme

Câbir b. Hayyân, “kimyanın babası” olarak sıkça anılır; ancak bu ifade, külliyatın niteliği ve yazarlık sorunları nedeniyle ihtiyatla kullanılmalıdır. Kaynaklara göre Orta Çağ İslam dünyasında kimya tek bir kişinin değil, uzun bir geleneğin ürünüdür. Câbir külliyatı, bu geleneğin en etkili metinlerinden biridir. Katkıların ayrıntısı için Câbir b. Hayyân’ın buluşları ve bugüne etkisi yazısına bakılabilir. Kimya terminolojisinin Avrupa dillerine geçişi için Avrupa dillerine geçen Arapça bilim terimleri yazısı faydalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Câbir b. Hayyân gerçekten yaşadı mı?

Bu konuda araştırmacılar arasında tartışma vardır. Klasik kaynaklar onu 8. yüzyılda yaşamış bir bilgin olarak anar; ancak Câbir adıyla dolaşan geniş külliyatın tek kişiye ait olmadığı, 9-10. yüzyıllarda bir çevre tarafından yazıldığı düşünülür.

Geber kimdir?

Latin Avrupa’da Geber adıyla dolaşan simya eserleri, büyük ölçüde Arap Câbir’e ait değildir. Summa perfectionis adlı eser 13-14. yüzyılda bir Latin yazara atfedilir ve “Sahte Geber” diye anılır.

Câbir’in kimyaya katkısı nedir?

Maddelerin sınıflandırılması, damıtma ve kristallendirme gibi laboratuvar işlemlerinin sistemli tarifi ve madenlerin cıva-kükürt kuramıyla açıklanması gibi katkılar Câbir külliyatına bağlanır.

Câbir’in Cafer es-Sâdık ile ilişkisi var mı?

Kimi anlatılar Câbir’i Cafer es-Sâdık’ın öğrencisi sayar. Bu rivayetin tarihsel dayanağı zayıf bulunur ve bilim tarihçileri tarafından ihtiyatla karşılanır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Câbir b. Hayyân" maddesi; İbnü'n-Nedîm, el-Fihrist; Paul Kraus, Jâbir ibn Ḥayyân: Contribution à l'histoire des idées scientifiques dans l'Islam, 1942-43; William R. Newman, The Summa perfectionis of Pseudo-Geber, 1991

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Câbir b. Hayyân" maddesi
  2. İbnü'n-Nedîm, el-Fihrist
  3. Paul Kraus, Jâbir ibn Ḥayyân: Contribution à l'histoire des idées scientifiques dans l'Islam, 1942-43
  4. William R. Newman, The Summa perfectionis of Pseudo-Geber, 1991

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.