Ali b. Rabben et-Taberî’nin Katkıları ve Modern Bilime Etkileri
Ali b. Rabben et-Taberî'nin Firdevsü'l-hikme adlı tıp ansiklopedisi, Hint tıbbını İslam dünyasına tanıtması, hastalık sınıflaması, beslenme ve ruh sağlığı bölümleri ile etkileri.
- Arapça tıp ansiklopedisi geleneğinin başlangıcı
- Hint tıbbının tanıtılması
- Hastalıkların sınıflandırılması
Ali b. Rabben et-Taberî’nin katkısı, tıbbın bütün konularını tek bir Arapça kitapta toplayan Firdevsü’l-hikme‘yi yazması, Hint tıbbı bilgisini İslam dünyasına tanıtması, hastalıkları sistemli biçimde sınıflaması ve beslenme ile ruh sağlığı konularına yer vermesidir. Eser, 9. yüzyıl Abbasi dünyasındaki çok kültürlü bilim ortamının somut bir ürünü olarak bugün tıp tarihi çalışmalarında sıkça başvurulan bir kaynaktır.
Arapça tıp ansiklopedisi geleneğinin başlangıcı
Ali b. Rabben et-Taberî’nin hayatı bölümünde belirtilen Firdevsü’l-hikme, Arapça yazılmış en eski kapsamlı tıp ansiklopedilerinden biridir. Eserde yedi makale ve otuz kadar bölüm vardır. İlk makale tabiat ve mizaç kuramına, ikinci ve üçüncü makaleler organlara ve hastalıklara ayrılmıştır. Sonraki bölümlerde beslenme, ilaçlar, zehirler, hastalıklardan korunma, kozmetik ve bakım bilgisi, son bölümlerde ise Hint tıbbı yer alır.
Daha önce Yunanca ve Süryanice metinlerin çevirisi şeklinde dolaşan bilgiler, Taberî’nin eserinde tek bir kitapta, kendi yorumlarıyla düzenlenmiştir. Bu, tıp bilgisinin bir “el kitabı” hâline getirilmesinin erken örneğidir. Sonraki dönemde er-Râzî’nin el-Hâvî ve İbn Sînâ’nın el-Kānûn eserleri bu çizginin daha gelişmiş meyveleridir.
Hint tıbbının tanıtılması
Kitabın son makalesi, Hint tıbbına (Ayurveda geleneği) ayrılmıştır. Taberî, Hint tıbbı kitaplarından Susruta ve Caraka gibi eserlerin Arapça çevirilerinden yararlanır. Hastalıkların sınıflandırılması, ilaç bitkileri, beslenme ilkeleri ve bazı tedavi yöntemleri anlatılır. Bu bölüm, İslam dünyasında Hint tıbbı bilgisinin bilinmesini sağladığı için önemlidir. Eserdeki bilgilerin ne kadarının doğrudan çeviri, ne kadarının Taberî’nin yorumu olduğu tartışmalıdır; metin eleştirisi çalışmaları bu ayrımı yapmaya çalışmaktadır.
Hastalıkların sınıflandırılması
Taberî, hastalıkları organlara göre ve mizaç bozukluklarına göre ele alır. Baş, göz, kulak, solunum, sindirim ve dolaşım gibi bölgesel başlıklar, hastalıkların belirtileri ve tedavi seçenekleri ile sunulur. Bu düzen, hekimin hastayı muayene ederken izleyeceği sırayı öğreten bir yapıdır. Her hastalık için belirti, neden ve tedavi bölümü bulunur. Yöntem, bugünkü tıp ders kitaplarındaki “tanım-etiyoloji-tedavi” düzenine benzer.
Beslenme ve korunma tıbbı
Kitapta beslenme ve sağlığı koruma geniş yer tutar. Mevsimlere, yaşa ve mizaca göre beslenme önerileri, içecekler, sebzeler ve meyveler hakkında bilgiler yer alır. Bu, hastalığı tedavi etmekten önce onu önleme anlayışını yansıtır. Dönemin tıp literatüründe “hıfz-ı sıhha” (sağlığı koruma) bölümleri yaygındı. Taberî’nin bölümleri de bu geleneğin bir örneğidir ve kitabın günümüz okuyucusuna en anlaşılır gelen kısımlarındandır. Elbette bu tavsiyeler dönemin mizaç kuramına dayanır; bugünkü beslenme bilimi için kılavuz olarak kullanılamaz.
Ruh sağlığı ve konuşma yoluyla tedavi
Bazı araştırmacılar, Taberî’nin kitabında ruh hastalıklarına ve moral desteğine yer verdiğini belirtir. Kaynaklara göre melankoli gibi hâller anlatılır ve hastayla konuşmanın, müzik ve güzel kokuların iyileştirici etkisi vurgulanır. Bu yaklaşım, modern psikoterapi ile doğrudan karşılaştırılmamalıdır; ancak bedensel tedavinin yanında hastanın ruhsal durumunu önemseyen bir anlayışı gösterir. Bu anlayışın Huneyn b. İshâk ve çağdaşlarının çevirdiği Yunan eserlerinden gelen birikimle ilişkisi vardır.
Din ve devlet konusundaki eserleri
Taberî’nin tıp dışındaki en bilinen eseri ed-Dîn ve’d-devle‘dir. Eserde Hz. Muhammed’in peygamberliğine dair deliller, Tevrat ve İncil’deki bazı ifadelerin yorumuyla sunulur. Bu kitap, dinler arası tartışma geleneğinde bir kaynaktır. Tarafsız bilim tarihi açısından bu eserler, Taberî’nin dönemin dinî çevresindeki yerini ve karşılaştırmalı din bilgisini gösterir. Ayrıntılı dinî değerlendirmeler bu yazının kapsamı dışındadır.
Sonraki bilim insanlarına etkisi
Taberî’nin eseri sonraki hekimler tarafından kaynak olarak kullanıldı ve alıntılandı. Er-Râzî’nin onun öğrencisi olduğu rivayeti doğru ise, hocadan öğrenciye geçen birikimin değerli bir örneğidir. Ayrıca Firdevsü’l-hikme 20. yüzyılın başında Muhammed Zübeyr Sıddîkî tarafından Berlin’de yayımlandı; böylece modern araştırmacıların erişimine açıldı. İbn Baytar’ın ilaç sözlüğü ise tıbbın ilaç bilgisi yönünü sistemleştirerek aynı ilmî zincire katkıda bulundu. Bunlara ek olarak Müteferrika matbaası öncesindeki bilim kitaplarının yalnızca el yazmasıyla dolaştığını hatırlamak gerekir.
Eserin dili ve okunma biçimi
Firdevsü’l-hikme, Arapça yazılmış olmasına rağmen kitapta Süryanice, Farsça ve Hintçe kaynaklı birçok terim yer alır. İlaç, bitki ve hastalık adlarının farklı dillerdeki karşılıkları sıkça verilir. Bu çok dillilik, 9. yüzyıl Bağdat’ında bilimin hangi dil ve kültürlerin kesişiminde üretildiğini gösterir. Kitap, hekim çıraklarının eğitimi için de kullanıldı; öğrenciler bölümleri ezberleyerek hasta başında uygulama yapmayı öğrendi.
Kitabın güvenilir bir baskıya kavuşması 20. yüzyılda mümkün oldu. Önceki dönemlerde nüshalar arasında farklar bulunduğundan, bazı bölümlerin Taberî’ye mi yoksa sonraki istinsah edenlere mi ait olduğu araştırmacılar arasında tartışılır.
Sınırlar ve ihtiyat
Taberî’nin eseri, kendi çağının tıp anlayışına dayanır: mizaç kuramı, hastalık nedenlerinde kan, safra ve balgam dengesine vurgu ve ilaçlar konusunda gözleme dayanmayan bazı iddialar içerir. Bu nedenle günümüzde bir tedavi rehberi olarak değil, bilim tarihi kaynağı olarak okunmalıdır. Hastalık ve ilaç kullanımı için bugün hekim ve eczacıya başvurmak gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Firdevsü’l-hikme neden önemlidir?
Arapça yazılmış en eski kapsamlı tıp ansiklopedilerinden biridir; Yunan, Süryani ve Hint tıbbını bir araya getirir.
Taberî Hint tıbbını nasıl tanıttı?
Eserinin son makalesinde Hint tıp kitaplarından yararlanarak hastalıkları, bitkileri ve tedavi ilkelerini Arapça okuyuculara aktardı.
Eserdeki bilgiler bugün geçerli mi?
Hayır, eser dönemin mizaç kuramına dayanır; bilim tarihi kaynağı olarak değerlidir, tedavi için hekime danışılmalıdır.
Firdevsü’l-hikme ne zaman yayımlandı?
Arapça metin 1928’de Muhammed Zübeyr Sıddîkî tarafından Berlin’de yayımlandı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ali b. Rabben et-Taberî" md.; Ali b. Rabben et-Taberî, Firdevsü'l-hikme (nşr. M. Z. Siddiqi, 1928); İbn Ebû Usaybia, Uyûnü'l-enbâ; Fuat Sezgin, Geschichte des arabischen Schrifttums, c. III
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ali b. Rabben et-Taberî" md.
- Ali b. Rabben et-Taberî, Firdevsü'l-hikme (nşr. M. Z. Siddiqi, 1928)
- İbn Ebû Usaybia, Uyûnü'l-enbâ
- Fuat Sezgin, Geschichte des arabischen Schrifttums, c. III
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.