Fârâbî Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Bilime Katkıları
Fârâbî (yaklaşık 870-950) kimdir? Türkistan kökenli filozofun Bağdat, Halep ve Şam yılları, Muallim-i Sânî unvanı, Medînetü'l-fâzıla ve İhsâü'l-ulûm gibi eserleri anlatılıyor.
- Kökeni ve erken yılları
- Bağdat, Halep ve Şam
- Eserleri
Fârâbî, yaklaşık 870-950 yılları arasında yaşamış, felsefe, mantık, siyaset ve müzik alanlarında eserler vermiş bir İslam filozofudur. “Muallim-i Sânî” unvanıyla anılır ve Aristoteles felsefesinin İslam dünyasındaki başlıca yorumcularındandır.
Kökeni ve erken yılları
Ebû Nasr Muhammed b. Muhammed el-Fârâbî’nin doğduğu yer Sır Derya havzasındaki Fârâb bölgesidir. Biyografilerde babasının bir komutan olduğu, kendisinin ise önce Fârâb’da, sonra Buhara ve Semerkant çevresinde eğitim gördüğü aktarılır. Etnik kimliğine dair Türk, Fars ya da Soğd köken rivayetleri vardır; bu konuda kesin bir sonuç çıkarılamamıştır. Eğitimini Arapça, Farsça ve muhtemelen Türkçe dilleriyle sürdürdüğü kabul edilir.
Daha sonra Bağdat’a gitti ve orada mantık, felsefe ve tıp alanlarında çalışan Hıristiyan hocalarla tanıştı. Mantıkçı Yuhannâ b. Haylân ve Matta b. Yûnus’un çevresinde Aristoteles’in mantık eserlerini okudu. Bağdat’taki çalışma ortamı, tercüme hareketinin ürünü zengin bir kitap ve hoca birikimine dayanıyordu.
Bağdat, Halep ve Şam
Fârâbî Bağdat’ta uzun yıllar çalıştı ve burada öğrenci yetiştirdi. Siyasi karışıklıklar sebebiyle 940’larda Halep’e gitti ve Hamdânî emîri Seyfüddevle’nin sarayında bulundu. Seyfüddevle çevresi, şairler ve bilginlerle dolu parlak bir kültür ortamıydı. Fârâbî, sade ve mütevazı bir hayat sürdüğü, saray maaşını kabul etmeyip bahçelerde çalıştığı yönünde anlatılarla anılır. Bu anlatılar sonradan menkıbelerle süslenmiş olabilir. 950’de Şam’da öldü.
Eserleri
Fârâbî’nin eser sayısı yüzü aşar; büyük kısmı mantık, felsefe, siyaset ve müzik üzerinedir. Ârâ’ ehli’l-medîneti’l-fâzıla (Erdemli Şehir Halkının Görüşleri), ideal bir toplumun yapısını ve yöneticinin niteliklerini anlatır. Esere göre ideal şehrin başında filozof-yönetici bulunur; evren ve toplum bir düzen içinde tasarlanır. Bu fikir, Eflatun’un Devlet’inden etkilenmiş ve İslam düşüncesine uyarlanmıştır.
İhsâü’l-ulûm (İlimlerin Sayımı), ilimleri dil, mantık, matematik, fizik, metafizik, siyaset, fıkıh ve kelâm şeklinde sınıflandırır ve her ilmin konusunu açıklar. Bu eser Latinceye çevrilerek Avrupa’da ilimler tasnifi geleneğini etkiledi. Ayrıca Tahsîlü’s-saâde (Mutluluğa Ulaşmak), Kitâbü’l-Hurûf ve Kitâbü’l-Mûsîkî’l-kebîr önemli eserleri arasındadır.
Mantık şerhleri
Fârâbî, Aristoteles’in Organon külliyatını şerh ederek mantığı Arapçada sistemleştirdi. Mantığı dilbilgisiyle karşılaştırıp, mantığın bütün diller için ortak bir düşünce kuralları bilimi olduğunu savundu. Önermeler, kıyas türleri ve burhan (ispat) konularında ayrıntılı çalışmalar yaptı. Mantığın İslam düşüncesindeki yeri için mantık ilmi yazısına bakılabilir.
Müzik teorisi
Müzikle ilgili Kitâbü’l-Mûsîkî’l-kebîr, perdeler, aralıklar, ritim ve çalgılar üzerine kapsamlı bir kuramsal eserdir. Fârâbî’nin ud ve rebab gibi çalgıların perde düzenini ayrıntılı açıkladığı bilinir. Bazı kaynaklar kanun çalgısını onun icat ettiğini söyler; bu rivayet kesin değildir ve efsane niteliği taşıyabilir. Müzik, matematik ve akustik arasındaki ilişkiyi kuran bu eser, Orta Çağ’da hem Doğu’da hem Batı’da etkili oldu.
Felsefi sistemi
Fârâbî’nin felsefesinde varlık, Birinci Varlık’tan (Allah) başlayarak aşamalı biçimde ortaya çıkan bir düzen olarak tasvir edilir. Bu tasvir, Yeni Eflatuncu “sudûr” fikrine yakındır: Birinci Varlık’tan akıllar, gök küreleri ve nihayet ay altı âlem meydana gelir. On akıl öğretisi ve insan aklının aşamaları (bilkuvve akıl, bilfiil akıl, müstefâd akıl) onun akıl kuramının temel taşlarıdır. Son aşamadaki “faal akıl”, insana bilginin ve hakikatin ulaşmasında aracılık eder. Bu öğreti, İbn Sînâ ve İbn Rüşd’ün düşüncesinde de farklı biçimlerde devam etti.
Fârâbî ayrıca din ile felsefe arasındaki ilişkiyi ele aldı. Ona göre dinler, hakikati halkın anlayabileceği sembol ve temsillerle sunar; felsefe ise aynı hakikati burhan (ispat) yoluyla sunar. İki alan çelişmez, fakat farklı kitlelere hitap eder. Bu yaklaşım, sonraki dönemlerde tartışma konusu oldu. Gazzâlî gibi bazı âlimler bu tür fikirlere itiraz etti. Tartışmanın ana hatları için Yunan felsefesinin Arapçaya aktarılması yazısına bakılabilir.
Siyaset felsefesi
Erdemli Şehir’de Fârâbî, toplumu bir beden gibi düşünür: Başı yöneten, diğer organlar ise farklı görevlerle birbirine bağlıdır. İdeal yönetici, bilgelik, adalet, cesaret ve ikna gücü gibi niteliklere sahip olmalıdır. Eserde erdemli şehrin karşısında cahil, fasık ve sapık şehir tipleri sayılır. Bu sınıflama, toplumların değerleri ve hedefleri bakımından karşılaştırılmasını sağlar. Fârâbî’nin amacı bir devlet kurmak değil, mutluluk için gereken toplumsal düzeni felsefi olarak tarif etmektir.
Siyaset felsefesinin sonraki etkileri, Nizâmülmülk’ün pratik yönetim kitabından Kınalızâde’nin ahlâk eserine kadar uzanan bir çizgide görülür. İbn Haldûn’un toplum kuramı ise başka bir yaklaşım sunar; karşılaştırma için sosyolojinin öncüsü sayılan İbn Haldûn yazısı okunabilir.
Dil ve mantık ilişkisi
Fârâbî’nin Kitâbü’l-Hurûf adlı eseri, felsefi terimlerin ve kavramların dildeki karşılıklarını inceler. Dilin gelişimi ile felsefenin doğuşu arasındaki ilişkiyi açıklar. Ona göre önce gündelik dil, sonra retorik, ardından şiir ve en sonunda burhan (ispat) dili ortaya çıkar. Felsefi dilin oluşumu için bu tür bir tarihsel açıklama, o dönem için özgündür. Bağdat’ta mantıkçıların nahivciler ile yaptığı tartışmaların da bu eserin yazımına ışık tuttuğu düşünülür.
Etkisi
Fârâbî’nin düşüncesi İbn Sînâ gibi sonraki filozofları etkiledi; İbn Sînâ’nın Aristoteles’in Metafizik’ini Fârâbî’nin kitabıyla anladığı yönündeki anlatı bilinir. Fârâbî’nin ayrıntılı katkıları için Fârâbî’nin buluşları ve bugüne etkisi yazısına, İbn Sînâ için İbn Sînâ’nın hayatı yazısına bakılabilir. Aynı dönemin tıp ve felsefe çevresi için Râzî’nin hayatı yazısı ek bağlam sunar.
Sıkça Sorulan Sorular
Fârâbî nerede doğdu?
Orta Asya’da Sır Derya kıyısındaki Fârâb (Otrar) bölgesinde, Vesiç köyünde doğduğu kabul edilir. Etnik kökeni konusunda Türk, Fars ve Sogd rivayetleri vardır ve kaynaklar kesin değildir.
Muallim-i Sânî ne demektir?
İkinci Öğretmen anlamına gelir. Aristoteles’in “birinci öğretmen” sayılması nedeniyle, Aristoteles mantığını ve felsefesini açıklayan Fârâbî’ye bu unvan verilmiştir.
Fârâbî nerede öldü?
Yaklaşık 950’de Şam’da vefat ettiği aktarılır. Halep’te Hamdânî emîri Seyfüddevle’nin himayesinde bulunduğu son yıllar kaynaklarda anılır.
En bilinen eseri hangisidir?
İdeal toplum ve yönetim üzerine yazdığı el-Medînetü’l-fâzıla (Erdemli Şehir) ile ilimlerin tasnifini yapan İhsâü’l-ulûm öne çıkar.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fârâbî" maddesi; Fârâbî, Ârâ' ehli'l-medîneti'l-fâzıla; Fârâbî, İhsâü'l-ulûm; Majid Fakhry, Al-Farabi, Founder of Islamic Neoplatonism, 2002
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fârâbî" maddesi
- Fârâbî, Ârâ' ehli'l-medîneti'l-fâzıla
- Fârâbî, İhsâü'l-ulûm
- Majid Fakhry, Al-Farabi, Founder of Islamic Neoplatonism, 2002
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.