🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İbrahim Müteferrika’nın Katkıları ve Matbaanın Etkisi

Müslüman Bilim İnsanlarıGüncelleme: 25 Nisan 20269 dk okuma

İbrahim Müteferrika'nın Osmanlı'da matbaayı kurması, harita ve atlas basımı, Usûlü'l-hikem'deki yönetim fikirleri ve bilgiyi yaygınlaştırma çabalarının etkileri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Matbaanın kurulması ve hukukî zemini
  • Matbaanın yararlarına dair savunması
  • Coğrafya ve harita basımı

İbrahim Müteferrika’nın katkısı, Müslümanlara ait ilk Türkçe matbaayı fetva ve fermanla kurması, tarih, lügat ve coğrafya eserlerini haritalarla birlikte basması ve Avrupa’daki askerî ve siyasî düzenleri tanıtan Usûlü’l-hikem ile ıslahat düşüncesine katkı vermesidir. Bu çalışmalar Osmanlı’nın bilgi üretimi ve dolaşımı açısından yeni bir yöntem getirmiş, kitabı ilk kez çoğaltılabilir bir ürün hâline getirmiştir.

Matbaanın kurulması ve hukukî zemini

İbrahim Müteferrika’nın hayatı yazısında anlatıldığı gibi, matbaa 1727 tarihli fermanla kuruldu. Katkının ilk yönü, bu izni elde etmek için gösterdiği hukukî ve siyasî çabadır. Fetva, şeyhülislamın dinî görüşünü yansıtırken ferman, padişahın idari iznini ifade ediyordu. Müteferrika, matbaayı hem dinî hem idari açıdan meşru kılmak için resmî ve ilmî yolları birlikte işletti.

Ayrıca matbaanın kitap yazımını ortadan kaldırmayacağını, aksine okuyucu sayısını artıracağını savundu. Bu savunma, kitap kopyalama işinde çalışanların kaygılarını gidermek için de önemliydi. Matbaa ile hattatların işinin tamamen son bulmayacağı, sadece kitapların çoğalma biçiminin değişeceği anlatıldı.

Matbaanın yararlarına dair savunması

Müteferrika, Vesîletü’t-tıbâa adlı risalesinde matbaanın yararlarını sıralar. Basılı kitapların hatasız ve aynı biçimde çoğaltılacağını, ucuz olacağını, böylece ilmin geniş kitlelere ulaşacağını ve İslam ülkelerinin Avrupa’nın bilimsel birikiminden geri kalmayacağını söyler. Bu gerekçeler, bilgi yayımına dair bir politika önerisidir. Müteferrika, bilimin yayılmasını devletin gücü ve toplumun refahıyla ilişkilendirir. Bu bakış, 18. yüzyıl Osmanlı düşünce hayatında dikkate değer bir yeniliktir.

Coğrafya ve harita basımı

Matbaanın en dikkat çekici ürünlerinden biri Kâtip Çelebi’nin Cihannümâ adlı coğrafya kitabıdır. Müteferrika bu eseri yeni bilgilerle zenginleştirerek bastı ve çok sayıda gravür harita ekledi. Dünya haritası, Osmanlı coğrafyasının bölümleri ve çeşitli bölgeler için hazırlanan haritalar, Osmanlı okuyucusunu Avrupa kartografisiyle tanıştırdı. Aynı dönemde yayınlanan Tarih-i Seyyah ve deniz harbi kitabı da haritalar içeriyordu. Bu haritalar, Osmanlı’da basılı harita geleneğinin başlangıcı kabul edilir.

Daha önceki yüzyılda Seydi Ali Reis gibi denizciler harita ve seyir bilgisini el yazması kitaplarla aktarırken, basılı harita bilgiyi daha geniş kitleye ulaştırma imkânı verdi.

Tarih ve lügat eserlerinin yayımı

Müteferrika’nın bastığı eserlerin önemli kısmı tarihtir: Naîmâ Tarihi, Râşid Tarihi, Çelebizâde Tarihi gibi çalışmalar. Bu tarihler, Osmanlı devlet geleneğinin kendini tanımlama biçimini geniş okuyucuya sundu. Lügat alanında Vankulu Lügati, Arapça-Türkçe sözlüğün standart baskısı oldu. Bu kitapların basılması, ilmi eser kopyalama ve çoğaltma işlerini kolaylaştırdı. Fakat tirajlar, dönemin ölçülerine göre birkaç yüz nüsha civarında kaldığı için dolaşım sınırlıydı.

Usûlü’l-hikem ve ıslahat düşüncesi

Müteferrika’nın siyaset eseri Usûlü’l-hikem fî nizâmi’l-ümem, 1731’de yazıldı ve ordu düzeni, devlet biçimleri ve Avrupa’nın askerî teknikleri gibi konuları ele alır. Müteferrika, Osmanlı devletinin askeri teşkilatını yenileme gereğine dikkat çeker. Eserin sonunda yeni usul bir orduyu savunur. Bu fikirler, 18. ve 19. yüzyıl ıslahatlarında ön plana çıkan düşüncelerin habercisi kabul edilir. Yine de eserin doğrudan bir politik etki yarattığına dair kesin kanıt bulunmaz.

Düzeltmen ve metin denetimi

Basım sürecinin önemli bir yenilik yönü, metin denetimiydi. Müteferrika, el yazması nüshaları karşılaştırarak seçilmiş bir metni basılacak asıl nüsha olarak belirlerdi. Her eserin sonuna basım tarihi ve düzeltme bilgisi eklendi; ayrıca sonraki baskılar için yanlışlar listesi (sehv cetveli) hazırlandı. Böylece okuyucu, kitaptaki hataları öğrenip düzeltebiliyordu. Bu uygulama, modern anlamda eleştirel baskı fikrinin Osmanlı’daki erken biçimlerinden biri olarak değerlendirilir.

El yazması geleneğinde her istinsah yeni bir hata kaynağı olabiliyordu; bir eserin yüzüncü nüshası aslından belirgin biçimde sapabilirdi. Basım ise aynı metnin aynı biçimde çoğaltılmasına imkân verdi. Bu durum özellikle sözlük, takvim ve cetvel gibi hassas içerikli kitaplarda önemliydi.

Toplumsal tepkiler

Matbaaya yönelik tepkiler tek tip değildi. Bir kısım âlim, fetva ile izin verilen girişime destek verdi; hat sanatıyla geçinenler arasında endişe vardı. Dönemin kaynaklarında matbaaya karşı kitlesel bir ayaklanmadan söz edilmez; faaliyetin yavaşlamasında ekonomik zorluklar, siyasi istikrarsızlık ve sınırlı okuyucu kitlesi ağır bastı. Bu nokta sıkça yanlış anlatıldığı için dikkat edilmelidir.

Etkisi ve sınırlılığı

Müteferrika matbaasının etkisi tartışmalıdır. Bazı tarihçiler, ilk matbaanın yaklaşık on yedi eserle sınırlı kalmasını başarısızlık olarak görür. Diğerleri ise Osmanlı’nın bilgi dolaşımı, hat sanatı ve ilim geleneği çerçevesinde bu girişimi önemli bir başlangıç sayar. Matbaanın kalıcı ve yaygın hâle gelmesi ancak 19. yüzyılda mümkün oldu. Dolayısıyla 1727, bir “başlangıç” tarihidir, “sonuç” tarihi değil.

Bilimsel mirasla ilişkisi

Müteferrika’nın basım programı, kendisinden önceki bilimsel birikimle bağ kurar. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si gibi seyahat edebiyatı örnekleri ise o dönemde basılmadı; el yazması olarak dolaştı. Bu fark, hangi eserlerin basılmaya uygun görüldüğünü ve bilgi politikasının nasıl belirlendiğini gösterir. Benzer şekilde Ali b. Rabben et-Taberî’nin tıp eseri gibi erken dönem bilim kitapları matbaa öncesi geleneğin ürünüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

Müteferrika matbaasının en önemli katkısı nedir?

Müslümanlara ait ilk Türkçe matbaa olarak tarih, lügat ve coğrafya eserlerini haritalarla birlikte basması ve bilgiyi yaygınlaştırma fikrini siyasî düzeyde savunmasıdır.

Cihannümâ neden önemlidir?

Kâtip Çelebi’nin coğrafya kitabı, Müteferrika tarafından yeni bilgilerle genişletilip gravür haritalarla basılmış ve Osmanlı’da basılı harita geleneğinin başlangıcı olmuştur.

Usûlü’l-hikem ne anlatır?

Devlet yönetimi biçimlerini, Avrupa devletlerinin askerî düzenini ve Osmanlı ordusunun yenilenmesi gerektiğini anlatan siyaset kitabıdır.

Matbaa neden hemen yaygınlaşmadı?

Baskı sayıları sınırlı kaldı, 1730 olayları ve ekonomik, kültürel nedenler faaliyeti yavaşlattı; yaygınlaşma ancak 19. yüzyılda gerçekleşti.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbrâhim Müteferrika" md.; İbrahim Müteferrika, Usûlü'l-hikem fî nizâmi'l-ümem; Orlin Sabev, İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni; Kâtip Çelebi, Cihannümâ

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbrâhim Müteferrika" md.
  2. İbrahim Müteferrika, Usûlü'l-hikem fî nizâmi'l-ümem
  3. Orlin Sabev, İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni
  4. Kâtip Çelebi, Cihannümâ

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.