🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Zâtürrikâ Gazvesi: Nedenleri, Seyri ve Sonuçları

Gazveler ve SeriyyelerGüncelleme: 1 Kasım 20269 dk okuma

Zâtürrikâ Gazvesi'nin tarihi, Necid seferi, korku namazı uygulaması, Gavres b. Hâris olayı ve namazda ok yiyen Abbâd b. Bişr kaynaklarla anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Tarih Tartışması
  • Neden Zâtürrikâ?
  • Seferin Seyri

Zâtürrikâ Gazvesi, Necid bölgesindeki Muhârib ve Sa’lebe (Gatafan) kabilelerine karşı yapılan, çatışma yaşanmadan sona eren, korku namazının uygulandığı ve Gavres b. Hâris olayının yaşandığı seferdir. Tarihi konusunda Hicrî 4 ve Hicrî 7 şeklinde iki görüş vardır.

Tarih Tartışması

İbn İshak ve İbn Sa’d gazveyi Hicrî 4. yılın Rebîülâhir veya Cemâziyelevvel ayına yerleştirir. Buhârî ise Ebû Mûsâ el-Eş’arî’nin bu gazveye katıldığını belirtir; Ebû Mûsâ Hayber sırasında Habeşistan’dan gelen muhacirlerle Medine’ye ulaştığından, gazve Hayber’den sonra, Hicrî 7’de olmalıdır. Bu durum, hadis kaynakları ile siyer kaynakları arasında kronoloji farkını gösterir. Bu fark iki ayrı sefer olabileceği yorumuyla da uzlaştırılır: Bir sefer Hicrî 4’te, bir diğeri Hicrî 7’de yapılmış olabilir. Seferler arasındaki genel sıralama için Gazve ve Seriyye Nedir? yazısına bakılabilir.

Neden Zâtürrikâ?

Ebû Mûsâ el-Eş’arî’nin anlatımına göre altı kişi bir deveyi nöbetle kullanıyordu; yürümekten ayakları yarılıp tırnakları düştüğü için ayaklarını bez parçalarıyla (rikâ’) sardılar. Bu nedenle sefere “bezli” anlamında Zâtürrikâ dendiği rivayet edilir (Buhârî, Megâzî). Başka açıklamalara göre bölgedeki bir dağın kırmızı-beyaz-siyah renklerde yamalı görüntüsü veya bir ağacın adı sebebiyle bu isim verilmiştir. Ebû Mûsâ bu hatırayı anlatmaktan hoşlanmamış, “Bunu söylemek istemezdim, çünkü ameli açıklamak gibi geliyor” demiştir.

Seferin Seyri

Hz. Peygamber, Gatafan’a bağlı Muhârib ve Sa’lebe kabilelerinin Müslümanlara saldırı hazırlığı yaptığı haberi üzerine Necid’e doğru yaklaşık yedi yüz kişiyle yola çıktı. Medine’de Ebû Zerr (veya Osman b. Affân) vekil bırakıldı. Müslümanlar Nahl bölgesinde düşman topluluğuyla karşılaştılar; fakat iki taraf çarpışmadan birbirinden ayrıldı. Düşmanın korku içinde dağılması, Müslümanlara moral kazandırdı ve kabilelerin Medine’ye tehdit oluşturma cesaretini kırdı.

Korku Namazı

İki ordu karşı karşıya durduğunda Hz. Peygamber, korku namazı (salâtü’l-havf) kıldırdı. Câbir’in rivayetine göre ordu iki gruba ayrıldı: Bir grup Hz. Peygamber’in arkasında namaz kılarken diğeri düşmana karşı nöbet tuttu; sonra gruplar yer değiştirdi (Buhârî, Megâzî; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn). Fıkıhta korku namazının çeşitli uygulamaları bu ve benzeri gazvelerde yapılan namazlara dayanılarak belirlenir. Namazın savaş sırasında bile terk edilmediği bu uygulamanın önemli dersidir. Hendek’te ise kaza edilen namazlar için Hendek Gazvesi Dersleri yazısına bakılabilir.

Gavres b. Hâris Olayı

Câbir b. Abdullah’ın anlattığına göre Hz. Peygamber bir vadide kılıcını bir ağaca asıp uyudu. Düşman kabilelerden Gavres b. Hâris gelip kılıcı aldı ve “Beni senden kim koruyacak? Seni benden kim kurtaracak?” dedi. Hz. Peygamber “Allah” cevabını verdi. Gavres’in elinden kılıç düştü; Hz. Peygamber kılıcı alıp “Şimdi seni benden kim kurtaracak?” diye sordu. Gavres “Ey Muhammed, sen kılıç tutanların en iyisisin” dedi. Hz. Peygamber onu bağışladı; Gavres kavmine döndü ve “Sizin yanınıza insanların en hayırlısının yanından geldim” dedi (Buhârî, Megâzî; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe). Rivayetin bazı ayrıntıları farklı aktarılır; ana anlatı sahih kabul edilir. Olay, tevekkül ve affın örneğidir.

Namazda Ok Yiyen Sahabî

Ebû Dâvûd’un Tahâret bölümünde Câbir şunu anlatır: Zâtürrikâ’da bir Müslüman bir müşriğin kadınını esir almıştı. Kadının kocası intikam yemini ederek Müslümanları takip etti. Hz. Peygamber gece nöbeti için Ammâr b. Yâsir ve Abbâd b. Bişr’i görevlendirdi. Abbâd namaz kılarken müşrik ona ok attı; Abbâd oku çıkarıp namazına devam etti. Üç ok yedi, kanamasına rağmen namazı bitirdi, sonra arkadaşını uyandırdı. Ammâr “Neden ilk okta uyandırmadın?” deyince “Okuduğum sureyi (Kehf) bırakmak istemedim” dedi. Fıkıhta kan akmasının abdesti bozup bozmadığı tartışmasında bu hadis delil olarak kullanılır; Hanefîler akan kanı abdesti bozucu sayar, bu hadisi farklı yorumlar. Hadisin ahlaki yönü ise ibadete bağlılık ve görev bilincidir.

Seferin kronolojisi ve içeriği, hadis ve siyer kaynakları arasındaki farkların nasıl yorumlanacağını da gösterir. İki ayrı sefer olduğu görüşü, aynı adı taşıyan iki ayrı olayın bulunabileceğini kabul eder. Bu yaklaşım, kaynakların çelişkisini azaltır ve her iki rivayeti de değerlendirmeye imkân verir. Tarihçilerin çoğu Buhârî’nin Ebû Mûsâ kaydını esas alarak Hicrî 7 tarihini tercih eder; İbn İshak’ın tarihi ise Hicrî 4 olarak kalır.

Zâtürrikâ’da Müslümanların dikkate değer bir özelliği, sıkıntıya rağmen şikâyet etmemeleriydi. Altı kişinin bir deveye sırayla binmesi, ayaklarının yarılması ve yine de yola devam etmeleri, sefer ahlakının örneğidir. Hz. Peygamber bu şartlarda yürüyen sahabeye dua etti; bazı rivayetlerde “Allah’ım, bunları taşıt kıl” anlamında dualara yer verilir. Bu olay, zorluk içinde sabrın ve dayanışmanın önemini hatırlatır.

Sonuçları

Zâtürrikâ seferi çatışma olmadan bitse de Necid kabilelerinin tehdit edici tavrını sona erdirdi. Hz. Peygamber, çatışmasız dönüşünde Mustalık ve sonraki seferlere hazırlandı. Seferin korku namazı rivayetleri, ibadet hukukuna kalıcı katkılar yaptı. Sonraki sefer olan Dûmetülcendel için Dûmetülcendel Gazvesi, önceki Mustalık seferi için Benî Mustalık Gazvesi yazısına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Zâtürrikâ Gazvesi ne zaman oldu?

İbn İshak’a göre Hicrî 4, Buhârî’nin rivayetlerine göre Hayber’den sonra Hicrî 7. yılda yapılan Necid seferidir; tarih konusunda iki görüş vardır.

Neden bu adla anılır?

Müslümanların ayaklarını bez parçalarıyla (rika) sardıkları, ya da bölgenin renkli taşları veya bir ağacın adı sebebiyle bu ad verilmiştir.

Korku namazı ilk burada mı kılındı?

Rivayetlere göre korku namazı (salâtü’l-havf) uygulaması Zâtürrikâ’da yapılmıştır; ancak bu namaz farklı gazvelerde değişik şekillerde uygulandı.

Gavres olayı nedir?

Bir müşriğin Hz. Peygamber’in kılıcını alıp “Seni benden kim kurtaracak?” demesine karşılık Hz. Peygamber’in “Allah” cevabıyla kılıcın adamın elinden düşmesidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Megâzî; Salâtü'l-havf; Müslim, Fezâilü's-sahâbe; Salâtü'l-müsâfirîn; Ebû Dâvûd, Tahâret; Salât; İbn Hişâm, es-Sîre; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zâtürrikā Gazvesi" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Megâzî; Salâtü'l-havf
  2. Müslim, Fezâilü's-sahâbe; Salâtü'l-müsâfirîn
  3. Ebû Dâvûd, Tahâret; Salât
  4. İbn Hişâm, es-Sîre
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zâtürrikā Gazvesi" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.