🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Bedrü’l-Mev’id (Bedr-i Sugrâ) Gazvesi: Nedenleri, Seyri ve Sonuçları

Gazveler ve SeriyyelerGüncelleme: 9 Ağustos 20269 dk okuma

Bedrü'l-Mev'id Gazvesi: Ebû Süfyân'ın Bedir'de buluşma sözü, sekiz günlük bekleyiş, ticaret kârı ve Kureyş'in kıtlık bahanesiyle geri dönmesi anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Söz ve Hazırlık
  • Ebû Süfyân'ın Girişimleri
  • Müslümanların Hareketi

Bedrü’l-Mev’id (Bedr-i Sugrâ) Gazvesi, Hicrî 4. yılın Şaban ayında Ebû Süfyân’ın Uhud dönüşünde “gelecek yıl Bedir’de buluşuruz” sözüne karşılık Hz. Peygamber’in yaklaşık bin beş yüz kişiyle Bedir’e gidip sekiz gün beklediği, Kureyş’in ise kıtlık bahanesiyle yolda geri döndüğü seferdir.

Söz ve Hazırlık

Uhud’dan dönerken Ebû Süfyân, “Gelecek yıl Bedir’de buluşuruz” demişti; Hz. Peygamber de Ömer’e “De ki: Evet, bu bizimle sizin aranızda bir sözleşmedir” diye cevap vermesini söylemişti. Sözleşme tarihi geldiğinde Mekke’de savaşa karşı isteksizlik vardı; kıtlık yılı olması sebebiyle ordunun hazırlığı zor ilerliyordu. Hz. Peygamber ise sözünü yerine getirmek için Medine’den çıkmaya karar verdi. Hamrâülesed’den sonraki bu gelişme için Hamrâülesed Gazvesi yazısına bakılabilir.

Ebû Süfyân’ın Girişimleri

Ebû Süfyân, Müslümanları korkutmak için Nuaym b. Mes’ûd el-Eşcaî’yi Medine’ye gönderip “Kureyş çok büyük bir ordu topladı, size büyük bir yenilgi hazırlıyorlar” diye propaganda yapmasını istedi; Nuaym’a on deve ödül vadetti. Nuaym Medine’de Müslümanları korkutmaya çalıştı; Hz. Peygamber “Elbette çıkacağız; yalnız kalsam da çıkarım” dedi ve sahabe “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” diyerek hazırlandı. Âl-i İmrân 3/173-175 bu konuşmaları yansıtır: “Onlara insanlar ‘Size karşı topluluk topladılar, onlardan korkun’ dediler; bu, onların imanını artırdı.” Ayetlerin Hamrâülesed ile birlikte bu sefer bağlamında da anılması müfessirlerin görüş ayrılığıdır.

Müslümanların Hareketi

Hz. Peygamber, Medine’de Abdullah b. Revâha’yı vekil bırakıp yaklaşık bin beş yüz yaya ve on at ile Bedir’e doğru yola çıktı. Ordu, Bedir kuyularının yanında konakladı ve Ebû Süfyân’ı bekledi. Bedir’de her yıl Zilkade başında panayır kurulurdu; Müslümanlar yanlarında getirdikleri ticaret mallarını burada sattı ve kâr elde etti: Rivayetlere göre dirhemlerini iki katına çıkardılar. Böylece sefer hem askerî hem ekonomik bir kazanç sağladı. Abdullah b. Revâha’nın vekilliği Abdullah b. Revâha yazısında anlatılan güvene bir örnektir.

Kureyş’in Geri Dönüşü

Ebû Süfyân, iki bin kişilik ordu ve elli süvariyle Mekke’den çıktı. Mekke’nin yakınındaki Merrüzzahrân’a (Mecenne) vardığında “Bu yıl kıtlık yılı; yeşil otlak ve süt bulunmadan savaş olmaz. Geri dönelim” diyerek yola devam etmedi (İbn Hişâm). Kureyş bu bahaneyle geri döndü; halk bunlara “Sevîk ordusu” (sevîk içenler) diye alay etti. Müslümanlar sekiz gün bekleyip savaşsız Medine’ye döndü. Bu durum, Ebû Süfyân’ın itibarını sarstı, Müslümanlara ise moral ve saygınlık kazandırdı.

Sonuçları

Bedr-i Sugrâ’da çatışma olmadı; fakat Uhud’un getirdiği psikolojik olumsuzluk sona erdi. Müslümanlar sözlerini tuttu, Kureyş ise tutmadı. Kureyş’in çekilişi, Arap kabileleri nezdinde Müslümanların caydırıcı gücünü artırdı. Bu sefer, Hendek’e kadar uzanan sürecin sakin dönemini oluşturdu. Kureyş’in Hendek’te Ahzâb ittifakıyla yeniden Medine’ye gelişi Hendek Gazvesi yazısında anlatılır.

Bedr-i Sugrâ’nın Kur’an’daki yansıması konusunda müfessirler arasında farklı görüşler bulunur. Âl-i İmrân 3/173-175 ayetlerinin Hamrâülesed’de mi yoksa Bedr-i Sugrâ’da mı indiği tartışılır; Zeccâc, İbn Abbâs ve Mücâhid gibi müfessirlerin rivayetleri iki bağlamı da zikreder. Bazı âlimler bu ayetlerin her iki olayı da kapsadığını söyler. Böylece ayetlerin genel hükmü, korkutma ve propagandaya karşı tevekkül ilkesi olarak kabul edilir.

Seferin siyasi önemi, Kureyş’in Uhud’dan sonra elde ettiği psikolojik avantajı kaybetmesidir. Müslümanların sözünde durması ve Kureyş’in ise geri çekilmesi, Arap kabileleri nezdinde kimin güçlü olduğuna dair algıyı değiştirdi. Bu algı, Hendek’e kadar olan süreçte Müslümanlara olan itibarı artırdı. Ayrıca Hz. Peygamber’in komutasındaki ordunun disiplini ve bağlılığı, Bedr-i Sugrâ’da bir kez daha görüldü.

Medine’ye dönüşte Müslümanlar, Allah’ın lütfuyla zarar görmeden ve kazançla dönmenin sevincini yaşadı. Âl-i İmrân 3/174 “Allah’tan bir nimet ve fazl ile döndüler, onlara bir kötülük dokunmadı; Allah’ın rızasına uydular” buyurur. Bu ayet, Allah rızasını gözeten kişinin hem maddi hem manevi kazançla döneceğini bildirir. Ticaret ve cihadın bir arada yürütülebilmesi, İslam toplumunun dengeli yapısını yansıtır.

Seferin tarihî önemini anlamak için Uhud’dan sonraki dönemdeki Recî’ ve Bi’r-i Maûne olaylarının da hatırlanması gerekir: Müslümanlar bu olaylarda ağır kayıp verdikten sonra, Bedr-i Sugrâ’da kararlılıklarını gösterdi. Bi’r-i Maûne’de yetmiş kurrânın kaybı ve Kureyş’in gerilemesi arasında zamansal bir sıralama bulunur; bu sebeple bu sefer, Medine’nin yeniden güç toplama dönemini temsil eder.

Sözün Önemi ve Dersler

Hz. Peygamber, düşmanla yapılan söz verme konusunda bile dürüst davrandı; tarafların yeminlerine ve sözlerine sadakat bu sefer ile gösterildi. Aynı zamanda propagandaya karşı soğukkanlılık, tevekkül ve kararlılıkla yanıt verdi. Ekonomik kâr elde edilmesi, İslam’da ticaretin savaş hâlinde bile unutulmadığını gösterir. Seferin ahlakı, söze bağlılık ve korkutma politikalarına direnmedir. Sevîk seferi ve diğer erken dönem hareketleri için Sevîk Gazvesi yazısı okunabilir. Seferlerin genel kronolojisi Gazve ve Seriyye Nedir? yazısında bulunur.

Sıkça Sorulan Sorular

Bedrü’l-Mev’id Gazvesi nedir?

Uhud’un ardından Ebû Süfyân’ın “gelecek yıl Bedir’de buluşuruz” sözü üzerine Hicrî 4. yılın Şaban ayında Müslümanların Bedir’e gidip düşmanı beklediği, ancak Kureyş’in gelmediği seferdir.

Neden “Sugrâ” denir?

Küçük Bedir anlamında, Hicrî 2’deki Bedir Gazvesi’nden ayırt edilmesi için.

Kimler katıldı?

Hz. Peygamber yaklaşık bin beş yüz kişiyle çıktı; Medine’de Abdullah b. Revâha vekil bırakıldı.

Sonuç ne oldu?

Çatışma olmadı; Müslümanlar sekiz gün bekleyip panayırda ticaret yaparak kâr elde etti.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân 3/173-175; İbn Hişâm, es-Sîre; İbn Sa'd, et-Tabakāt; Taberî, Târîh; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bedrü'l-Mev'id Gazvesi" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân 3/173-175
  2. İbn Hişâm, es-Sîre
  3. İbn Sa'd, et-Tabakāt
  4. Taberî, Târîh
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bedrü'l-Mev'id Gazvesi" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.