Hamrâülesed Gazvesi: Nedenleri, Seyri ve Sonuçları
Hamrâülesed Gazvesi: Uhud'un ertesinde yaralı Müslümanlarla yapılan takip, Ma'bed el-Huzâî'nin rolü, beş yüz ateş ve Âl-i İmrân ayetleri anlatılıyor.
- Arka Plan
- Hz. Peygamber'in Çağrısı
- Hamrâülesed'e Varış
Hamrâülesed Gazvesi, Uhud Savaşı’nın ertesi günü Hz. Peygamber’in yalnızca Uhud’da bulunan yaralı sahabeyle Ebû Süfyân’ın ordusunu takip etmek için Medine’nin yaklaşık sekiz mil ötesindeki Hamrâülesed’e çıktığı seferdir. Bu hareket Kureyş’in Medine’ye dönme niyetini kırdı ve Âl-i İmrân 3/172-175 ayetlerinin konusudur.
Arka Plan
Uhud’da Müslümanlar ağır kayıp vermiş, çok sayıda yaralı bulunuyordu. Kureyş ordusu Mekke’ye doğru yola çıkmış, ancak Ravhâ mevkiinde konaklayıp “Muhammed’i ve arkadaşlarını bitirmeden dönmek yanlış oldu; geri dönüp işi bitirelim” tartışmasına başlamıştı. Hz. Peygamber bu niyeti duyunca morali yüksek tutmak ve düşmanı caydırmak istedi. Uhud’un olayları için Uhud Gazvesi yazısı okunabilir.
Hz. Peygamber’in Çağrısı
Uhud’un ertesi sabahı Hz. Peygamber, Bilâl aracılığıyla “Düşmanı takip edin; yalnızca dün Uhud’da bulunanlar çıksın” diye duyurdu. Yaralı, yorgun ve acı içindeki sahabe hemen çağrıya icabet etti. Câbir b. Abdullah, babası Abdullah b. Amr Uhud’da şehit olduğu için gitmemişti; Uhud’da bulunmadığı hâlde izin istedi ve Hz. Peygamber ona izin verdi (İbn Hişâm). Abdüleşhel’den iki yaralı kardeşin, biri yürüyemeyince sırayla birbirini taşıyarak orduya yetiştiği anlatılır (İbn Hişâm). Câbir’in hayatı için Câbir b. Abdullah’ın Rivayetleri yazısına bakılabilir.
Hamrâülesed’e Varış
Müslümanlar Medine’ye yaklaşık sekiz mil uzaklıktaki Hamrâülesed’e vardı ve üç gün boyunca burada kaldı. Her gece geniş bir alanda yüzlerce ateş yaktırdı; böylece büyük bir ordu izlenimi verildi. Ateşlerin sayısı kaynaklarda beş yüz olarak anılır. Hz. Peygamber, Muhammed b. Mesleme ve Zübeyr gibi sahabîleri keşif için gönderdi. Bu hareketler, düşmana büyük bir güç görüntüsü verdi ve onları geri dönmekten caydırdı.
Ma’bed el-Huzâî’nin Rolü
Huzâa kabilesinden Ma’bed el-Huzâî, henüz Müslüman olmamasına rağmen Hz. Peygamber’e sempati duyuyordu. Hz. Peygamber’in yaralılarına başsağlığı dileyip Medine’den ayrıldı; yolda Ravhâ’da Ebû Süfyân ile karşılaştı. Ebû Süfyân’a Müslümanların çok güçlü bir ordu topladığını, Uhud’a katılmayanların da ordu içinde yer aldığını, onlar kadar kuvvetlisini görmediğini söyledi. Bu haberler Ebû Süfyân’ı geri dönme planından vazgeçirdi. Ayrıca Kureyş’e bir Abdülkays kafilesiyle “Muhammed çok büyük bir ordu hazırladı” şeklinde haber gönderdiği rivayet edilir. Kafile Hz. Peygamber’i korkutmaya çalıştığında Müslümanlar “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” dedi (Âl-i İmrân 3/173). Bu söz, Hz. İbrâhim’in ateşe atıldığında söylediği söz olarak da Buhârî’de İbn Abbâs’tan rivayet edilir (Buhârî, Tefsir).
Âl-i İmrân 172-175 Ayetleri
“Yaralanmalarına rağmen Allah ve Resûlü’ne icabet edenler için, iyilik yapıp korunanlara büyük bir mükâfat vardır. Onlara insanlar ‘Size karşı topluluk topladılar, onlardan korkun’ dedi; bu onların imanını artırdı ve ‘Allah bize yeter, ne güzel vekildir’ dediler” (3/172-173). Müfessirler bu ayetlerin Hamrâülesed bağlamında indiğini söyler. Ayetler, korkutma ve psikolojik savaş karşısında imanın artmasını ve Allah’a tevekkülü öğretir. 3/175 ise korkutanın şeytan olduğunu bildirir.
Ebû Azze’nin Öldürülmesi ve Muaviye b. Muğîre
Müslümanlar takip sırasında Bedir esirlerinden olup fidyesiz salıverilen şair Ebû Azze’yi yakaladı; Hz. Peygamber “Müminin aynı delikten iki kez ısırılması olmaz” diyerek onu bağışlamadı ve öldürülmesini emretti. Ayrıca Hz. Osman’ın akrabası Muaviye b. Muğîre, Medine’ye sızmaya çalışırken yakalanıp öldürüldü (İbn Hişâm; senedi tartışmalı). Bu iki olay, Uhud sonrası güvenlik tedbirlerinin ciddiyetini gösterir.
Sonuçları ve Dersleri
Hamrâülesed, çatışma olmadan psikolojik üstünlük sağladığı için “gazve” sayılır. Müslümanlar Uhud’un moral kaybını telafi etti; Kureyş’in Medine’ye saldırma niyeti sona erdi. Hz. Peygamber’in kararlılığı, yaralıların bağlılığı ve düşman psikolojisini kullanmaya dair taktikler öne çıkar. Uhud’un dersleri için Uhud Gazvesi Dersleri yazısı, sonraki sefer için Bedrü’l-Mev’id Gazvesi yazısı okunabilir.
Hamrâülesed’in fıkhî ve ahlaki bir yönü de yaralı iken sefere çıkmanın zorluğudur. Âl-i İmrân 3/172, “yaralanmalarına rağmen” icabet edenleri över. Bu ayet, görev bilinci yüksek müminlerin fiziksel zorlukları bahane etmediğini gösterir. Ancak aynı ayetler, fıkıh kaidesi olarak zor durumdaki kişilerin ruhsattan yararlanmasını yasaklamaz; burada söz konusu olan, Hz. Peygamber’in özel çağrısına verilen cevaptır.
Seferin hatırası, Müslümanlar arasında yaralılara gösterilen bağlılıkla anılır; bu hatıra sonraki dönemlerde yaralı gazilere saygı geleneğinin dayanağı olmuştur.
Gazve ve Seriyye Sınıflandırması
Hamrâülesed, Hz. Peygamber’in bizzat çıktığı ve çatışmaya girmeyen sefer olduğu için gazve olarak anılır. Seferin Uhud sonrasında yapılması, Müslüman ordunun toparlanma kapasitesini gösterdi. Ayrıntılı sıralama için Gazve ve Seriyye Nedir? yazısına bakılabilir. Bu seferden çıkan en kalıcı mesaj, ağır yenilgiden sonra bile moral ve inancın toparlanabileceğidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hamrâülesed Gazvesi ne zaman oldu?
Hicrî 3. yılın Şevval ayında, Uhud Savaşı’nın ertesi günü, Medine’ye yaklaşık sekiz mil uzaklıktaki Hamrâülesed’e yapılan seferdir.
Kimler katıldı?
Uhud’da yaralanan Müslümanlar katıldı; Hz. Peygamber yalnızca Uhud’da bulunanların çıkmasını emretti.
Ebû Süfyân neden geri döndü?
Müslümanların takibe çıktığını ve çok güçlü göründüğünü duyup Mekke’ye çekildi.
Hangi ayetler iner?
“Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” ifadesini içeren Âl-i İmrân 3/172-175 ayetleri bu sefer bağlamında anılır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân 3/172-175; Buhârî, Megâzî; Tefsir; İbn Hişâm, es-Sîre; İbn Sa'd, et-Tabakāt; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hamrâülesed Gazvesi" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân 3/172-175
- Buhârî, Megâzî; Tefsir
- İbn Hişâm, es-Sîre
- İbn Sa'd, et-Tabakāt
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hamrâülesed Gazvesi" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.