Abdullah b. Revâha: Rivayetleri ve İlmî Mirası
Şair ve komutan Abdullah b. Revâha'nın hayatı, Bedir müjdesi, Hayber'deki adaleti, Mûte şehadeti ve hakkında anlatılan hadisler kaynaklarla ele alınıyor.
- Soyu ve Kişiliği
- Akabe Nakîbi ve Bedir Müjdecisi
- Hayber'de Adalet
Abdullah b. Revâha, Hazrec’in Hâris oğullarından, şair ve okuma yazma bilen Ensârî; Akabe nakîbi, Bedir gazisi ve Mûte Savaşı’nda üçüncü komutan olarak şehit düşen sahabîdir. Doğrudan rivayet ettiği hadis sayısı çok sınırlı olsa da, hakkındaki rivayetler ve şiirleri onun ilmî ve ahlakî mirasını oluşturur.
Soyu ve Kişiliği
Abdullah b. Revâha, Cahiliye döneminde yazı bilen az sayıdaki Medinelilerden biriydi; bu özelliği ona Hz. Peygamber’in yanında vahiy ve yazışma konularında rol kazandırdı. Hz. Peygamber’in şairleri arasında Hassân b. Sâbit ve Ka’b b. Mâlik ile birlikte anılır. Zeyd b. Erkam’ın yetim olarak yetiştiği kişidir; yeğeni Nu’mân b. Beşîr de onun akrabasıdır. Hayatında şiir, cesaret ve ibadet bir arada yürümüştür. Ensâr’ın yapısı için Ensâr Kimdir? yazısına bakılabilir.
Akabe Nakîbi ve Bedir Müjdecisi
İkinci Akabe biatında Hazrec’in Hâris oğullarının nakîbi seçildi. Bedir’e katılan Abdullah, savaş sonrasında Zeyd b. Hârise ile birlikte Medine’ye zafer müjdesini ulaştırmakla görevlendirildi; Medine’nin çevresine seslenerek Müslümanların kazandığını ve Kureyş’in önde gelenlerinin öldüğünü haber verdi (İbn Hişâm). Bedir’in genel çerçevesi için Bedir Gazvesi yazısına bakılabilir.
Hayber’de Adalet
Hz. Peygamber, Hayber’in fethinden sonra Yahudilerle yapılan anlaşma gereği ürünün yarısının Müslümanlara ait olduğu durumda hurma tahmini için Abdullah b. Revâha’yı görevlendirdi. Yahudiler ona kıymetli takılar sunup gevşek davranmasını isteyince şöyle cevap verdi: “Allah’a yemin olsun, ben Allah’ın yarattıklarının en sevgilisinin yanından geldim; sizin de bana en nefret ettiğim kimselersiniz. Sevgim ve nefretim adalet etmeme engel olmaz.” Yahudiler “Gökler ve yer bu adaletle ayakta durur” dediler (Mâlik, Muvatta’; İbn Sa’d). Bu rivayet, adaletin düşmana karşı bile gözetilmesini örnekler. Hayber’in genel çerçevesi Hayber Gazvesi yazısında anlatılır.
Şiir ve Zikir
Şuarâ suresinin son ayetleri (“Şairlere ise azgınlar uyar”) indiğinde Abdullah, Hassân ve Ka’b ağlayarak Hz. Peygamber’e geldi; istisna ayetinin (“iman edip salih amel işleyenler, Allah’ı çok anan ve zulme uğradıktan sonra intisar edenler hariç”) indiğini öğrenince rahatladılar. Abdullah’ın arkadaşlarına “Gel bir saat iman edelim” demesi, zikir ve kalp temizliğine verdiği önemi gösterir; Buhârî muallak olarak bu sözü zikreder. Hz. Peygamber, mescit sohbetlerinde onu överdi: “Allah İbn Revâha’ya rahmet etsin; meleklerin gıpta ettiği meclisleri sever” yönündeki rivayetler zayıf senetlerle aktarılmıştır.
Oruç Hadisi ve Rivayetleri
Abdullah b. Revâha hakkında en sahih rivayetlerden biri Ebü’d-Derdâ’dan gelir: “Hz. Peygamber ile bir seferde, sıcaktan insanın elini başına koyduğu bir gün oruçlu olan yalnızca Hz. Peygamber ve Abdullah b. Revâha idi” (Müslim, Sıyâm; Buhârî, Savm). Bu rivayet, onun ibadet hassasiyetini gösterir. Doğrudan ondan nakledilen hadis sayısı çok sınırlıdır; Ebü’d-Derdâ ve Enes b. Mâlik gibi sahabîler aracılığıyla hakkında bilgi korunmuştur. Bu yüzden onun ilmî mirası, hadis kitaplarından çok siyer ve şiir antolojilerinde aranır. Ebü’d-Derdâ için Ebü’d-Derdâ’nın Rivayetleri yazısına bakılabilir.
Mûte’de Şehadet
Hicrî 8’de Hz. Peygamber, Zeyd b. Hârise, Cafer b. Ebî Tâlib ve Abdullah b. Revâha’yı sırayla komutan tayin ederek Mûte’ye gönderdi. Yola çıkarken Abdullah’ın ağlaması “Dünya sevgisinden veya size olan bağlılıktan değil; Hz. Peygamber’in okuduğu ayeti (Meryem 71) hatırladığım için ağlıyorum” şeklinde açıklandığı rivayet edilir. Savaşta Zeyd ve Cafer şehit düşünce Abdullah sancağı aldı; at üzerinde tereddüt ederken “Ey nefsim, ya isteyerek ya zorla cennete gireceksin” mealindeki şiiri okudu ve çarpışarak şehit oldu. Bu bölüm Mûte Savaşı yazısında ayrıntılandırılmıştır.
Abdullah’ın Hz. Peygamber’e olan sevgisi, Umretü’l-Kazâ’da (Hicrî 7) Mekke’ye girerken söylediği şiirle de görülür: Hz. Peygamber’in devesinin yularını tutarak “Ey kâfirlerin oğulları, yolu açın! Hayır, onun yolundadır” mealinde şiir okuduğu aktarılır. Hz. Ömer bunu kınayınca Hz. Peygamber “Bırak Ömer, onun sözü onlara ok yağmurundan daha etkilidir” buyurmuştur. Bu rivayet, şiirin İslam’ın savunusunda meşru ve etkili bir araç olarak kullanıldığını gösterir.
Abdullah’ın hayatı, ilim, şiir ve cesaretin ibadetle birlikte yaşandığı ideal bir Ensârî modelini yansıtır.
Hz. Peygamber’in Haberi ve Anısı
Hz. Peygamber, Mûte’deki durumu vahiy yoluyla Medine’de sahabeye haber verdi: “Sancağı Zeyd aldı, şehit oldu; sonra Cafer aldı, şehit oldu; sonra Abdullah b. Revâha aldı, şehit oldu” derken gözleri yaşlıydı (Buhârî, Megâzî). Abdullah’ın hayatı, şair, âlim ve komutan kimliklerinin Ensâr’ın bir ferdinde birleşmesine örnektir. Aynı dönemin şehidi Hanzala yazısı da okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Abdullah b. Revâha kimdir?
Hazrec’in Hâris kolundan, şair ve okuma yazma bilen bir Ensârî, Akabe nakîbi, Bedir gazisi ve Mûte Savaşı’nda üçüncü komutan olarak şehit düşen sahabîdir.
Hadis rivayeti var mı?
Kendisinden rivayet edilen hadis sayısı çok azdır; daha çok şiirleri ve hakkındaki rivayetlerle bilinir.
Hayber’deki tutumu nasıldı?
Hz. Peygamber’in hurma ölçümü için gönderdiği Abdullah, Yahudilerin rüşvet teklifini reddederek adaletle davranmıştır.
Mûte’de nasıl şehit oldu?
Zeyd b. Hârise ve Cafer b. Ebî Tâlib’den sonra sancağı alıp çarpışırken şehit düşmüştür.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Megâzî; Îmân (muallak); Müslim, Sıyâm; İbn Hişâm, es-Sîre; İbn Sa'd, et-Tabakāt; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdullah b. Revâha" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Megâzî; Îmân (muallak)
- Müslim, Sıyâm
- İbn Hişâm, es-Sîre
- İbn Sa'd, et-Tabakāt
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdullah b. Revâha" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.