Ebü’d-Derdâ: Rivayet Ettiği Hadisler ve İlmî Mirası
Ebü'd-Derdâ'nın 179 hadis rivayeti, Salmân ile kardeşliği, Şam'daki ilim halkası, ilim yolunun fazileti hadisi ve talebeleri kaynaklarla anlatılıyor.
- İslam'a Girişi
- Salmân ile Kardeşlik Hadisi
- Önemli Rivayetleri
Ebü’d-Derdâ (Uveymir b. Mâlik), Hazrec’in Hâris kolundan, Bedir’den sonra Müslüman olan, Salmân-ı Fârisî ile kardeşleştirilen, Şam’da ilim halkası kuran ve yüz yetmiş dokuz hadis rivayet eden sahabîdir. İlmi ve zühdüyle tanınan Ebü’d-Derdâ, Şam’ın ilk kadılarındandır ve onun öğrencileri kıraat ve hadis zincirlerinde yer alır.
İslam’a Girişi
Uveymir b. Mâlik, Medine’de tüccarlıkla uğraşan bir Hazrec’liydi ve Bedir’e kadar putperest kalmıştı. Abdullah b. Revâha’nın onun evindeki putu kırması üzerine Müslüman olduğu rivayet edilir; evine dönen eşinin “Putu kırdılar” demesi üzerine puta güvenmenin boşluğunu anladı. Uhud’da Müslümanlarla birlikte savaştı; Hz. Peygamber onun için “Uveymir ne güzel süvaridir” buyurdu. Abdullah b. Revâha için Abdullah b. Revâha yazısına bakılabilir.
Salmân ile Kardeşlik Hadisi
Buhârî’nin Savm bölümünde Ebû Cuhayfe’nin rivayetiyle Hz. Peygamber, Salmân ile Ebü’d-Derdâ arasında kardeşlik kurdu. Salmân bir gün Ebü’d-Derdâ’yı ziyaret edince eşi Ümmü’d-Derdâ’nın bakımsız göründüğünü fark etti; sebebini sorunca “Kardeşin Ebü’d-Derdâ’nın dünyaya ihtiyacı yok” cevabını aldı. Ebü’d-Derdâ yemek yapınca Salmân “Sen de ye” dedi; o oruçlu olduğunu söyledi, Salmân yemedikçe yemeyeceğini söyleyince yedi. Gece namaza kalkınca Salmân “Uyu” dedi. Sabaha yakın “Şimdi kalk” dedi ve “Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır, nefsinin hakkı vardır, ailenin hakkı vardır; her hak sahibine hakkını ver” buyurdu. Hz. Peygamber de “Salmân doğru söylemiştir” dedi. Bu hadis, ibadette orta yolu öğretir.
Önemli Rivayetleri
Ebü’d-Derdâ’dan Tirmizî’de “Mizanda güzel ahlaktan daha ağır bir şey yoktur” hadisi rivayet edilir. Ebû Dâvûd’un İlim bölümünde “Kim ilim talep etmek için bir yola girerse Allah ona cennetin yolunu kolaylaştırır; melekler talebeye razı olarak kanatlarını indirir; âlim için göklerdekiler ve yerdekiler, hatta sudaki balıklar bile bağışlanma diler; âlimin âbide üstünlüğü ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir; âlimler peygamberlerin varisleridir” hadisi onun rivayetiyle bilinir. Bu hadisin senedi hakkında değerlendirmeler farklı olsa da, ilmin faziletini anlatan en bilinen rivayetlerdendir. Ayrıca “Kardeşinin ırzını koruyanı, Allah kıyamet günü cehennemden korur” hadisi de (Tirmizî, Birr) ona aittir.
Şam’daki İlim Halkası
Hz. Ömer, Şam’ın fethinden sonra Yezîd b. Ebî Süfyân’ın talebi üzerine Muâz b. Cebel, Ubâde b. Sâmit ve Ebü’d-Derdâ’yı Şam’a gönderdi. Ebü’d-Derdâ Dımaşk’ta kaldı; Dımaşk mescidinde on kişilik gruplara ayrılan yaklaşık bin altı yüz öğrencisine Kur’an öğrettiği, her grubun başında bir öğretici bulunduğu ve zorlandıklarında ona danıştıkları rivayet edilir. Kıraat imamlarından İbn Âmir’in Şam kıraati Ebü’d-Derdâ’ya dayanan bir senet zincirine sahiptir. Muâz’ın bu bölgedeki rolü için Muâz b. Cebel ve Ubâde b. Sâmit yazılarına bakılabilir.
Kadılığı ve Zühdü
Ebü’d-Derdâ, Hz. Ömer’in ve Muâviye’nin döneminde Dımaşk kadısı olarak görev yaptı. Hz. Ömer’e yazdığı mektuplardaki adalet öğütleri ve “Allah’a dönmeden önce dünyaya fazla yönelme” tavsiyeleri sıkça nakledilir. Zühdü sebebiyle bazı rivayetlerde Hz. Peygamber’in onu “ümmetin hakîmi” olarak niteleyen sözleri geçer; ancak bu rivayetlerin senedi hakkında temkinli olunmalıdır. Sade yaşamı, ibadet ve ilim arasındaki dengeyi öğütleyen sözleriyle meşhurdur.
Ebü’d-Derdâ’nın öğütleri arasında şu söz sık nakledilir: “İnsanların en akıllısı, Allah’a itaat edendir; en cahili, ona isyan edendir.” Ayrıca ölüm hastalığında “Ya Rabbi, korkum fazla, ümidim fazla” şeklinde dua ettiği rivayet edilir. Sözleri, Zühd kitaplarında ve Hilyetü’l-Evliyâ gibi eserlerde yer alır; bunların bir kısmı senedi zayıf olan menkıbelere dayanır. Bu nedenle onun ilmî mirası değerlendirilirken sahih hadis rivayetleriyle kıssaları ayırmak gerekir.
Ebü’d-Derdâ’nın Salmân ile kardeşliği, İslam’da Muhacir-Ensâr kardeşliğinin yalnız barış zamanı değil, ibadet, nasihat ve ahlaki gelişim alanında da işlediğini gösterir. Salmân, Ebü’d-Derdâ’ya dengeli yaşamayı öğretti; Ebü’d-Derdâ da Şam’da bu dengeyi talebelerine aktardı. Hz. Peygamber’in “Rabbinin hakkı vardır” ilkesi, daha sonra Şam’daki ilim halkasında sık sık tekrarlanan bir öğüt hâline geldi. Benzer bir ibadet-denge örneği için Ebû Lübâbe’nin Örnek Davranışları yazısına bakılabilir.
Talebeleri ve Vefatı
Ebü’d-Derdâ’dan Ebû İdrîs el-Havlânî, Ebû Müslim el-Havlânî, Sâlim b. Ebi’l-Ca’d, Cübeyr b. Nüfeyr ve oğlu Bilâl hadis aldı. Hz. Ömer’in Şam’a gelişinde ona saygı gösterdiği, Muâviye’nin onunla istişare ettiği rivayet edilir. Hicrî 32 yılında Dımaşk’ta vefat etti; Hz. Osman’ın hilafet döneminde bu tarih verilir. Ensâr’dan Şam’a hizmet eden bu üç büyük sahabî, Şam ilim merkezini kurmuş, Kur’an ve fıkıh geleneğini oraya taşımıştır. Fakih sahabîler için Fakih Sahabîler yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ebü’d-Derdâ kimdir?
Hazrec’in Hâris kolundan Uveymir b. Mâlik, Bedir’den sonra Müslüman olan, Salmân-ı Fârisî ile kardeşleştirilen, Şam’da Kur’an ve fıkıh öğreten ve kadılık yapan sahabîdir.
Kaç hadis rivayet etmiştir?
Kaynaklarda yüz yetmiş dokuz hadis rivayet ettiği belirtilir.
Salmân’la hadisi nedir?
Ebü’d-Derdâ’nın ibadete aşırı yönelip ailesini ihmal etmesi üzerine Salmân’ın “Rabbinin, nefsinin ve ailenin senin üzerinde hakkı var” demesi, Hz. Peygamber’in de “Salmân doğru söylemiş” demesidir.
Nerede vefat etti?
Hicrî 32 yılında Şam’da vefat ettiği rivayet edilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Savm; Edeb; Ebû Dâvûd, İlim; Tirmizî, Birr; İbn Sa'd, et-Tabakāt; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebü'd-Derdâ" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Savm; Edeb
- Ebû Dâvûd, İlim
- Tirmizî, Birr
- İbn Sa'd, et-Tabakāt
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebü'd-Derdâ" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.