🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İbrahim Müteferrika Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Matbaası

Müslüman Bilim İnsanlarıGüncelleme: 3 Haziran 202610 dk okuma

İbrahim Müteferrika (yaklaşık 1674-1745) kimdir? Osmanlı'da ilk Türkçe matbaayı kuran Transilvanya kökenli devlet adamı ve yazarın hayatı, fermanı, bastığı kitaplar ve eserleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kökeni ve Müslüman oluşu
  • Devlet hizmeti ve yazarlığı
  • Matbaanın kuruluşu

İbrahim Müteferrika (yaklaşık 1674-1745), Transilvanya kökenli olup sonradan Osmanlı hizmetine girmiş, devlet görevlisi, yazar ve diplomat olarak çalışmış, 1727’de aldığı izinle Osmanlı’da Türkçe kitap basan ilk matbaayı kurmuş kişidir. Matbaasında tarih, coğrafya, lügat ve bilim alanında yaklaşık on yedi eser basılmış, bu kitaplar Osmanlı kültür hayatında yeni bir dönemin başlangıcı sayılmıştır.

Kökeni ve Müslüman oluşu

İbrahim Müteferrika’nın doğum yeri kaynaklarda Kolozsvár (bugünkü Cluj-Napoca, Romanya) olarak anılır. Doğum yılı kesin değildir; genellikle 1670’lerin başı gösterilir. Hıristiyan bir ailede doğduğu, sonradan Osmanlı topraklarına geçip Müslüman olduğu bildirilir. Bu geçişin tam zamanı ve nedenleri hakkında farklı rivayetler vardır: Bir görüşe göre esir düşerek, bir başkasına göre ise Osmanlı hizmetine girerek İstanbul’a gelmiştir. Bu yüzden biyografisinin ilk dönemi belirsizdir.

İstanbul’da medrese eğitimi aldı, Arapça, Farsça ve Türkçeyi öğrendi. Aynı zamanda Latince ve Macarca bildiği için ileride elçilik görevleri ve çeviri işlerinde yararlı oldu. Kaynaklar onu “müteferrika” yani saray çevresinde özel görevli olarak anar; bu unvan padişahın maiyetinde hizmet edenler için kullanılırdı.

Devlet hizmeti ve yazarlığı

İbrahim Müteferrika devlet hizmetinde çeşitli görevler üstlendi. Avusturya ve Macaristan çevresiyle ilişkilerde tercümanlık yaptığı, 1715-1716 civarında Osmanlı-Habsburg savaşları sırasında devlete hizmet verdiği belirtilir. Daha sonra sadrazam Damad İbrahim Paşa’nın yakın çevresinde yer aldı. Lale Devri olarak bilinen bu dönemde Batı ile temas arttı, Fransa ve Avusturya’ya elçiler gönderildi.

Yazarlık çalışmaları arasında Risâle-i İslâmiyye (Hıristiyanlara karşı İslam’ı savunan ve Hıristiyan mezhepleri hakkında bilgi veren bir kitap) ve siyaset düşüncesi üzerine yazdığı Usûlü’l-hikem fî nizâmi’l-ümem bulunur. İkinci eserde devletlerin düzeni, yönetim biçimleri (monarşi, aristokrasi, demokrasi) ve ordunun modernleşmesi üzerine görüşler vardır. Bu eser, Osmanlı’da Avrupa’ya bakışın ve ıslahat düşüncesinin erken örneklerinden kabul edilir.

Matbaanın kuruluşu

Osmanlı’da Arap harfli basım yeni değildi: Yahudi, Rum ve Ermeni cemaatleri 15. yüzyıl sonundan itibaren kendi alfabeleriyle kitap basıyordu. Müslümanların Arap harfli kitap basması ise uzun süre yaygın olmadı. Bunun sebepleri arasında hattatların ve müstensihlerin geçim endişesi, kutsal metinlerin basım yoluyla çoğaltılması konusundaki çekinceler ve teknik meseleler sayılır.

İbrahim Müteferrika, bu engelleri aşmak için 1726 civarında Sadrazam Damad İbrahim Paşa’ya bir layiha sundu. Layihada matbaanın faydalarını, kitapların çoğalmasıyla ilmin yayılacağını, hataların azalacağını ve devletin yararına olacağını anlattı. Şeyhülislam Abdullah Efendi’nin fetvası ve III. Ahmed’in 1727 tarihli fermanı ile matbaa kurma izni verildi. İzin, dinî kitapların (tefsir, hadis, fıkıh, kelam) basılmamasını şart koşuyordu. Bu yüzden basılan eserler tarih, lügat, coğrafya ve bilim alanında oldu.

Bastığı kitaplar

1729’da basılan ilk eser Vankulu Lügati (Sıhah-ı Cevherî tercümesi) oldu. Ardından Kâtip Çelebi’nin Tuhfetü’l-kibâr fî esfâri’l-bihâr (deniz savaşları tarihi) ve Cihannümâ (coğrafya), Naîmâ, Râşid ve Çelebizâde tarihleri gibi eserler basıldı. Bu kitaplarda gravür harita ve şekiller de yer aldı. Toplam eser sayısı yaklaşık on yedi, cilt sayısı ise yirmi üç civarında kabul edilir. Rakamlar kaynağa göre küçük farklar gösterebilir. Matbaanın faaliyetleri ve etkisi İbrahim Müteferrika’nın buluşları ve modern bilime etkileri yazısında ayrıca incelenmiştir.

Matbaanın teknik ve mali yönü

Matbaanın kuruluşunda harf kalıpları, mürekkep ve kâğıt temini önemli bir meseleydi. Arap harfli matbaa için hurûf (harf) dökümü, harflerin bitişme biçimleri nedeniyle zordu; Müteferrika bu sorunu aşmak için hattatlardan ve harf dökümcülerinden yardım aldı. Matbaanın bir ortaklıkla kurulduğu ve kitap satışından elde edilen gelirle faaliyetini sürdürmeye çalıştığı bildirilir; mali ayrıntılar kaynaklarda tartışmalıdır. Kitaplar hattatların güzel yazı geleneğini gözeten bir düzenle basıldı ve sayfalar, eser sahibinin denetiminden geçmek üzere özel düzeltmenlere (musahhih) gönderilirdi. Bu denetim, basılı kitabın el yazması kadar güvenilir olmasını amaçlıyordu.

Matbaanın ürünleri, Osmanlı kütüphanelerinde ve yurtdışındaki müzelerde bugün de görülebilir. Bazı nüshalarda gravür haritalar, ilk Türkçe basılı haritalar arasında yer alır.

Son yılları

1730’daki Patrona Halil İsyanı Lale Devri’ni sona erdirdi ve Damad İbrahim Paşa öldürüldü. Matbaa bir süre kapandı; sonra Müteferrika’nın mücadelesiyle yeniden faaliyete başladı. Müteferrika, 1745 yılında İstanbul’da vefat etti. Matbaası, ölümünden sonra bir süre daha çalıştı ve oğlunun elinden çıkan nüshalarla devam etti; ancak 18. yüzyılın ikinci yarısında yeniden uzun bir durgunluk yaşandı.

Tarihsel değerlendirme

Müteferrika’yı değerlendirirken iki yanlıştan kaçınmak gerekir. Birincisi, Osmanlı’da matbaanın “yüzyıllarca yasak” olduğu fikri abartılıdır; Müslüman olmayan topluluklar basım yapıyordu ve Müteferrika’ya da fetva ile izin verildi. İkincisi, onun matbaasının hemen toplumsal bir devrim yarattığı söylenemez; baskı sayıları sınırlıydı. Buna rağmen girişimi, Osmanlı kültür tarihinde bir dönüm noktasıdır. Aynı yüzyılın seyahat ve gözlem geleneği için Evliya Çelebi ve Seydi Ali Reis yazılarına da bakılabilir.

Ali b. Rabben et-Taberî ile ilişkisi

Müteferrika’nın Risâle-i İslâmiyye’sinde Hıristiyanlık hakkında yazarken İslam âlimlerinin eski mukayeseli din çalışmalarından yararlanmış olması mümkündür. Hıristiyanlıktan Müslümanlığa geçen ilk dönem âlimlerinden Ali b. Rabben et-Taberî de benzer bir geçmişe sahipti ve hekimliğinin yanında Hıristiyanlara karşı İslam’ı savunan eserler yazmıştı. Bu benzerlik dikkat çekicidir, fakat doğrudan bir aktarım olduğu belgelenmemiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

İbrahim Müteferrika kimdir?

Transilvanya kökenli, sonradan Müslüman olan ve Osmanlı hizmetinde çalışan, 1727’de aldığı izinle ilk Türkçe matbaayı kuran devlet adamı ve yazardır. Yaklaşık 1745’te vefat etti.

Matbaa Osmanlı’da yasak mıydı?

Hayır; gayrimüslim cemaatler kendi dillerinde basım yapıyordu. Müteferrika’ya da fetva ve fermanla izin verildi, ancak dinî kitapların basımı başlangıçta şart dışı bırakıldı.

İlk basılan kitap hangisidir?

1729’da basılan Vankulu Lügati, Müteferrika matbaasının ilk eseridir.

Usûlü’l-hikem fî nizâmi’l-ümem nedir?

Müteferrika’nın devlet yönetimi biçimlerini ve Avrupa ordularının düzenini tanıtan, Osmanlı’da ıslahat fikrine katkı yapan siyaset kitabıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbrâhim Müteferrika" md.; İbrahim Müteferrika, Vesîletü't-tıbâa (Risâle-i İslâmiyye ile birlikte anılan matbaa takrizleri); Orlin Sabev, İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni; Kemal Beydilli, "Müteferrika" çalışmaları

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbrâhim Müteferrika" md.
  2. İbrahim Müteferrika, Vesîletü't-tıbâa (Risâle-i İslâmiyye ile birlikte anılan matbaa takrizleri)
  3. Orlin Sabev, İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni
  4. Kemal Beydilli, "Müteferrika" çalışmaları

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.