🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Toledo Tercüme Okulu ve Latinceye Aktarılan Eserler

Bilim Dalları ve BuluşlarGüncelleme: 21 Ekim 20269 dk okuma

Toledo Tercüme Okulu nedir, hangi Arapça eserler Latinceye çevrildi? Gerardus, Domingo Gundisalvo, Kral Alfonso ve çeviri faaliyetinin Avrupa'ya etkisi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Toledo'nun tarihsel konumu
  • Çeviri yöntemi
  • Gerardus ve çevirileri

Toledo Tercüme Okulu, 12-13. yüzyıllarda İspanya’nın Toledo kentinde Arapça bilimsel ve felsefî eserlerin Latinceye aktarıldığı çeviri faaliyetlerine verilen addır. Cremonalı Gerardus gibi çevirmenlerin çalışmaları, Avrupa üniversitelerinin bilimsel kaynaklarını önemli ölçüde zenginleştirdi.

Toledo’nun tarihsel konumu

Toledo, 1085’te Kastilya Kralı VI. Alfonso tarafından alındı. Şehrin kütüphaneleri ve Arapça bilen aydın nüfusu yerinde kaldı. Kentte Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan toplulukların bir arada yaşaması, çeviri faaliyeti için uygun bir zemin oluşturdu. Başpiskopos Raimundo (1125-1152) döneminde katedral çevresinde çeviri çalışmaları başladı. Daha sonra X. Alfonso (1252-1284) döneminde kraliyet himayesinde Kastilyaca çeviriler de yaptırıldı.

Bu faaliyetin “okul” diye adlandırılması aslında sonradan olmuştur. Çevirmenler farklı yıllarda, farklı hamilerin desteğiyle çalıştı. Yine de ortak bir çalışma ortamı ve bilgi paylaşımı olduğu için “Toledo çevirmenleri” ifadesi yaygınlaştı.

Çeviri yöntemi

Birçok çeviri iki aşamalıydı. Arapça metni Arapça ve Romance diline (Kastilyaca) hâkim bir kişi, çoğu zaman Arapça bilen bir Yahudi ya da Mozarap (Arapça konuşan Hıristiyan), sözlü olarak Kastilyacaya aktarırdı. Ardından Latince bilen bir din adamı bunu Latinceye yazardı. Gundisalvo ile İbn Dâvûd (Avendauth) arasındaki çalışma bu yönteme örnek gösterilir. Ancak Gerardus gibi Arapça bilen çevirmenler doğrudan Arapçadan Latinceye de çeviri yaptı.

Çevirilerde literal yaklaşım egemendi; bu durum Arapça kelimelerin Latinceye aynen geçmesine yol açtı. “Alcohol”, “algebra”, “azimuth”, “zenith” gibi kelimeler bu şekilde Avrupa dillerine yerleşti. Konunun dil boyutu Avrupa dillerine geçen Arapça bilim terimleri yazısında işlenmiştir.

Gerardus ve çevirileri

Cremonalı Gerardus, Almagest’i 1175 civarında Arapçadan Latinceye çevirdi. Ayrıca Öklid’in Elemanlar‘ı, Harezmî’nin cebir kitabı, Kindî’nin optik eserleri, Fârâbî’nin bazı yazıları ve İbn Sînâ’nın Şifâ‘dan bölümleri çevirdiği kabul edilir. Zehrâvî’nin cerrahi bölümü ve Râzî’nin tıp eserleri de çeviri listesinde yer alır. Gerardus’un öğrencilerinin ve çevreden kişilerin de çeviriye katkısı olmuş olabilir.

Çevirilerin birçoğunun gerçekte kime ait olduğu konusu araştırmacılar arasında tartışmalıdır; “Gerardus’a atfedilen” ifadesi bu yüzden kullanılır. Toplam eser sayısı da farklı kaynaklarda farklı verilir.

Çevrilen alanlar

Astronomide Batlamyus’un Almagest’i, Farganî’nin (Alfraganus) astronomi özeti ve Zerkâlî’nin tabloları Latinceye geçti. Matematikte Harezmî’nin hesap ve cebir kitabı, Öklid’in eserleri ve Hint-Arap rakamlarını anlatan metinler tercüme edildi. Tıpta Râzî, İbn Sînâ’nın el-Kānûn fi’t-tıb eseri ve Zehrâvî’nin cerrahi bölümü Avrupa’da ders kitabı hâline geldi. Fizik ve optikte İbnü’l-Heysem’in Kitâbü’l-Menâzır eseri, Latince “De aspectibus” ya da “Perspectiva” adıyla dolaşıma girdi.

Felsefede ise Aristoteles’in yeniden keşfi büyük önem taşır. İbn Rüşd’ün şerhleri, Fârâbî’nin mantık eserleri ve İbn Sînâ’nın metafiziği Avrupa’da skolastik düşüncenin gelişimini etkiledi. Bu aktarım, daha önceki Yunan felsefesinin Arapçaya aktarılması sürecinin ikinci halkasıdır.

Bağlam: Çeviri zincirleri

Bu süreç, Bağdat’ta başlayan zincirin bir devamıdır. Yunanca eserler önce Süryaniceye, ardından Arapçaya, sonra Latinceye geçti. Bazı eserlerin bu zincirde değişikliğe uğradığı da bilinir. İlk halka olan tercüme hareketi ve Beytü’l-Hikme ile Endülüs’teki bilimsel ortam arasındaki bağlantı için Endülüs bilimi ve Avrupa Rönesansına etkisi yazısı okunabilir.

Tarım ve bitki bilgisinin aktarımı

Çeviri faaliyeti yalnızca felsefe ve astronomi ile sınırlı değildi. Tarım, botanik ve eczacılığa dair Arapça eserlerin de Latince ve Romance dillerine aktarıldığı bilinir. Filâha geleneği ve bitki bilgisinin Avrupa’ya aktarımı, bu çevirilerin gündelik hayata dokunan yönlerinden biridir.

Çevirmenlerin kimlikleri ve ortak çalışma

Toledo’da çalışan çevirmenlerin kimlikleri, faaliyetin çok kültürlü yapısını gösterir. Cremonalı Gerardus bir İtalyan din adamı idi; Domingo Gundisalvo (Dominicus Gundissalinus) Segovia başdiyakozuydu; Yahudi bilgin Avendauth (İbn Dâvûd olduğu düşünülür) ile Mozarap Hıristiyanlar da çeviri sürecinin parçalarıydı. Bunlar arasında Arapça bilen yerli topluluklar, çeviri kalitesi ve terim seçimi bakımından belirleyiciydi. Bu çok kültürlü ortam, farklı dinlere mensup insanların ilmî amaçlarla işbirliği yapabildiğini gösteren tarihî bir örnektir; ancak aynı dönemin siyasi çatışmaları ve dinî gerilimleri de unutulmamalıdır.

Çeviri sırasında seçilen metinlerin belirlenmesinde, Avrupa’daki kilise okullarının ihtiyaçları, üniversitelerin açılması ve tıp eğitimine duyulan talep rol oynadı. Örneğin İbn Sînâ’nın Kānûn‘u, Avrupa tıp fakültelerinde yüzyıllarca temel metin olarak okutuldu. Bu uzun süreli etki, çevirinin ne kadar derin bir kurumsal sonucu olduğunu gösterir.

Çevirilerin bilimsel sonuçları

Çeviriler, Avrupa’da yeni kavramların ve yöntemlerin yerleşmesini sağladı. Optik alanında İbnü’l-Heysem’in eseri 13. yüzyılda Roger Bacon, Witelo ve Peckham gibi yazarların çalışmalarına yansıdı. Hint-Arap rakamları ticarette yaygınlaştı; Fibonacci’nin Liber Abaci adlı eseri (1202) bu yeni sayı sistemini tanıttı. Tıpta Avicenna ve Rhazes adlarıyla anılan Müslüman hekimler, üniversite müfredatının parçası oldu. Bu örnekler, çevirilerin soyut bir bilgi birikimi olmadığını, eğitim sistemini ve ticaret hayatını doğrudan etkilediğini gösterir.

Etkinin sınırları

Toledo çevirilerinin Avrupa’ya etkisi büyüktür, ancak mutlak değildir. Aynı dönemde Sicilya’da Yunanca’dan doğrudan çeviriler yapılıyordu, Bizans’tan gelen el yazmaları da vardı. 13. yüzyılda Paris, Oxford ve Bologna gibi üniversitelerde Arapça kaynaklı bilgi, yerel gelişmelerle birleşerek yeni bir sentez oluşturdu. Bu nedenle etkiyi doğrudan “kopyalama” olarak değil, “alıp dönüştürme” olarak görmek gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Toledo Tercüme Okulu gerçekten bir okul muydu?

Modern araştırmacılar, bunun resmî bir okuldan çok, farklı dönemlerde çalışan çevirmenlerin oluşturduğu gevşek bir çeviri çevresi olduğunu belirtir. “Okul” adı sonradan yaygınlaştı.

Gerardus kimdir?

Cremonalı Gerardus (1114-1187 civarı), Toledo’da yaşayan ve seksenden fazla eseri Arapçadan Latinceye çevirdiği kabul edilen bir çevirmendir. Batlamyus’un Almagest’ini ve İbn Sînâ’nın bazı eserlerini çevirenler arasındadır.

Hangi Müslüman bilginlerin eserleri çevrildi?

Harezmî, Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ, Zehrâvî, İbn Rüşd, İbnü’l-Heysem ve Râzî gibi birçok bilginin eseri Latince çevirilerle Avrupa’ya ulaştı.

Çeviriler yalnızca Arapça eserleri mi kapsıyordu?

Hayır. Arapçaya daha önce çevrilmiş Yunan eserleri de Latinceye Arapçadan aktarıldı. Bu yüzden Batlamyus, Öklid, Galen ve Aristoteles’in birçok metni Avrupa’ya Arapça aracılığıyla ulaştı.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Toledo" maddesi; Charles Burnett, "The Coherence of the Arabic-Latin Translation Program in Toledo", Science in Context, 2001; Marie-Thérèse d'Alverny, Translations and Translators; Dimitri Gutas, Greek Thought, Arabic Culture, 1998

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Toledo" maddesi
  2. Charles Burnett, "The Coherence of the Arabic-Latin Translation Program in Toledo", Science in Context, 2001
  3. Marie-Thérèse d'Alverny, Translations and Translators
  4. Dimitri Gutas, Greek Thought, Arabic Culture, 1998

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.