🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İslam Matematiğinde Geometri ve Süsleme Desenleri

Bilim Dalları ve BuluşlarGüncelleme: 7 Mayıs 20269 dk okuma

Girih desenleri, çokgen ve yıldız kalıpları, Ebü'l-Vefâ el-Büzcânî'nin geometri kitabı ve İslam sanatında matematik ile estetiğin ilişkisi inceleniyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Geometrik süslemenin kökenleri
  • Matematikçiler ve zanaatkârlar
  • Girih desenleri ve Topkapı Tomarı

İslam sanatında geometrik süsleme, matematik ile estetiğin buluşmasıdır. Çokgenler, yıldızlar ve düğüm benzeri çizgilerle oluşan girih desenleri; pergel ve cetvelle çizilir, camilerde, medreselerde, çinilerde ve el yazmalarında görülür. Bu desenlerin arkasında matematikçilerin ve zanaatkârların ortak bilgisi vardır.

Geometrik süslemenin kökenleri

Geometrik desenler İslam öncesi Roma, Bizans ve Sasani sanatında da bulunur. İslam dünyasında ise bu desenler 9. yüzyıldan itibaren belirgin bir biçimde gelişti ve 11-12. yüzyıllarda Selçuklu döneminde karmaşık bir üslup kazandı. Bitkisel (rûmî ve hatayî) desenler ve yazı (hat) ile birlikte geometrik desen, İslam süsleme sanatının üç temel öğesinden biridir.

Süslemede figürlü tasvirlerin dinî mekânlarda tercih edilmemesi, geometri ve bitkisel desen alanlarının gelişmesini destekledi. Ancak bu tek açıklama değildir. Desenlerin tekrarı ve sonsuza uzanma hissi, sanatçılar tarafından evrensel düzen ve birlik fikri ile ilişkilendirildi. Bu yorum felsefi ve sembolik bir okumadır; sanatçıların hepsinin aynı niyetle çalıştığını söylemek zor olur.

Matematikçiler ve zanaatkârlar

Ebü’l-Vefâ el-Büzcânî (940-998), Fî mâ yehtâcu ileyhi’s-sâni’ mine’l-a’mâli’l-hendesiyye adlı eserinde zanaatkârların ihtiyaç duyduğu geometri bilgisini anlatır. Eserde bir karenin üç kareye ayrılması, çokgenlerin çizimi ve pergel-cetvelle çözümler yer alır. Bu kitap, matematikçilerle sanatçıların bir arada çalıştığı ortamı belgeler. Ayrıca Büzcânî, trigonometri ve astronomi alanlarında da önemli çalışmalar yaptı.

Bu bilgi, ustaların uygulamada kullandığı pratik yöntemlerle birleşti. Bir desenin çizimi, bir çokgenin bölünmesi ve yıldız oluşturulması gibi işlemler, atölye geleneğinde ustadan çırağa aktarıldı. Matematikçilerin kuramsal çözümleri ile zanaatkârların pratik yöntemleri arasında karşılıklı bir etkileşim vardı; bu ilişkinin yazılı ve sözlü kaynaklara dayalı kesin ayrıntıları ise tartışılmaktadır.

Girih desenleri ve Topkapı Tomarı

Girih desenleri, aynı çizgi ağından farklı biçimlerin türetilmesine dayanır. Gülru Necipoğlu’nun incelediği Topkapı Tomarı (15-16. yüzyıl), bu desenlerin şablonlarını gösteren çizimler içerir. Tomar, yazılı açıklama içermez; ancak desenlerin hangi alt şekillere bölünerek çizildiğini gösteren şemalar sunar. Bu belge, desen yapımının pratik bir kılavuzu olduğunu ortaya koyar.

2007’de Peter Lu ve Paul Steinhardt, 15. yüzyıl İran’daki bazı yapılarda bulunan girih desenlerinin yarı-kristal (quasi-crystalline) örgülere benzeyen bir yapı gösterdiğini ileri sürdü. Bu iddia, matematiksel olarak yarı-kristal desenlerin ancak 1970’lerde keşfedildiği düşünüldüğünde ilgi çekmişti. Ancak bu yorum bazı sanat tarihçileri ve matematikçiler tarafından eleştirildi; ustaların bu matematiksel yapıyı bilinçli olarak mı kurduğu, yoksa girih kalıplarının doğal sonucu mu ortaya çıktığı sorusu tartışmalıdır.

Mimari ve sanat uygulamaları

Geometrik desenler camilerde mihrap çevrelerinde, kubbe iç yüzeylerinde, medrese cephelerinde, çini panolarda, ahşap minberlerde ve el yazması Kur’an’ların sayfa bezemelerinde kullanıldı. Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde taş işçiliği ve çini, bu desenlerin başlıca uygulama alanlarıdır. Endülüs’te Elhamra Sarayı’ndaki mozaikler, geometrik desenlerin simetri çeşitliliğini gösteren örneklerdir.

Süsleme sanatıyla ilgili olarak Endülüs mimarisi ve kültürü hakkında Endülüs bilimi ve Avrupa Rönesansına etkisi yazısına bakılabilir. Osmanlı’da bu geleneğin sürdürülmesi ve vakıf mimarisi için Osmanlı’da mühendislik eğitiminin gelişimi da bağlamsal bir okuma sağlar.

Simetri ve matematik

Modern matematikçiler, İslam süslemelerindeki desenleri simetri grupları açısından inceledi. Düzlemde on yedi farklı duvar kâğıdı simetri grubu olduğu kanıtlanmıştır ve İslam sanatında bunların çoğunun örnekleri bulunur. Bu bulgu, ustaların sistematik bir simetri anlayışına sahip olduğunu gösterir. Ancak bu, ustaların modern grup teorisini bildiği anlamına gelmez; matematik daha sonraki bir çerçeve sunar.

Bu sanat geleneği, yalnızca teknik bir beceri değil, estetik ve ruhsal bir ifade biçimi olarak da görülür. Tekrar eden desenler, zikir ve tefekkür atmosferini destekleyen bir görsel ritim yaratır. Bu yorum sanat tarihçilerinin ve sanatçıların farklı vurgularla paylaştığı bir bakıştır.

Bilimin sanat ve zanaatla ilişkisi

Geometri, kıble hesabı, usturlap yapımı ve harita çizimi gibi bilimsel uygulamaların da temelidir. Kartografya ve kıble haritaları yazısı, aynı geometri bilgisinin farklı bir alandaki kullanımını gösterir. Dönemin bilim kurumları ve kültürü için Lâle Devri ve Osmanlı bilim hayatı yazısı ek bağlam sunar. Bu geniş birikimin uluslararası tanınırlığı için ise Ay’daki kraterlere verilen adlar yazısı bir başka örnektir.

Eğitim, atölye ve usta çırak geleneği

Desen bilgisi büyük ölçüde atölyelerde aktarıldı. Bir çırak önce temel şekillerin, yani daire, kare, altıgen, sekizgen ve ongen yapısının pergel ve cetvelle çizimini öğrenirdi. Ardından bu temel şekillerin birleşimiyle oluşan yıldız ve düğüm desenlerine geçerdi. Desenler çoğu zaman kâğıda ya da kartona önceden çizilir, delinerek veya iğneyle işaretlenerek uygulama yüzeyine aktarılırdı. Bu teknik, Topkapı Tomarı gibi belgelerdeki şablonlarla uyum gösterir ve atölye pratiğinin yazılı kayıtlara geçmesine imkân verir. Kâğıdın yaygın olmasının bu belgelerin oluşumuna katkısını kâğıt üretiminin tarihi yazısında görmek mümkündür.

Sonuç

İslam matematiği ve süsleme sanatı, soyut bilginin somut bir güzelliğe dönüşebildiğini gösterir. Bu mirası değerlendirirken, desenlerin kökenleri, yöntemleri ve anlamları konusunda kesin olmayan noktalar da belirtilmelidir. Matematikçilerin ve ustaların işbirliği, kaynakların izin verdiği ölçüde anlatılmalı; mistik ya da sembolik yorumlar ise yorum olarak sunulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Girih nedir?

Girih, İslam mimarisi ve sanatında görülen, çokgenlerin ve yıldızların düz çizgilerle birleşmesinden oluşan geometrik süsleme sistemidir. Fars dilinde “düğüm” anlamına gelir.

Topkapı Tomarı nedir?

Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan, 15-16. yüzyıla ait olduğu düşünülen ve geometrik süsleme desenlerinin çizim şemalarını içeren uzun bir tomardır. Mimarlar ve ustalar tarafından kullanılmış bir desen kılavuzudur.

İslam sanatında neden geometri yaygındır?

Birden fazla neden öne sürülür: Figürlü tasvirlere mesafeli duruş, matematiğe verilen önem, evrensel düzen düşüncesi ve zanaat geleneklerindeki sürekli desen çeşitliliği. Tek bir neden yoktur.

Pergel ve cetvel yeterli miydi?

Evet. Girih desenleri pergel ve cetvelle çizilen geometrik yapılara dayanır. Ustalar çokgen ve yıldız kalıplarını kâğıt üzerinde hazırlayıp uygulama alanına aktarırdı.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hendese" ve "Girih" maddeleri; Gülru Necipoğlu, The Topkapı Scroll: Geometry and Ornament in Islamic Architecture, 1995; Peter J. Lu - Paul J. Steinhardt, "Decagonal and Quasi-Crystalline Tilings in Medieval Islamic Architecture", Science, 2007; Ebü'l-Vefâ el-Büzcânî, Fî mâ yehtâcu ileyhi's-sâni' mine'l-a'mâli'l-hendesiyye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hendese" ve "Girih" maddeleri
  2. Gülru Necipoğlu, The Topkapı Scroll: Geometry and Ornament in Islamic Architecture, 1995
  3. Peter J. Lu - Paul J. Steinhardt, "Decagonal and Quasi-Crystalline Tilings in Medieval Islamic Architecture", Science, 2007
  4. Ebü'l-Vefâ el-Büzcânî, Fî mâ yehtâcu ileyhi's-sâni' mine'l-a'mâli'l-hendesiyye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.