Çocukların Nazardan Korunması ve Okunacak Dualar
Çocukların nazardan korunması için İslami yaklaşım: nazarın hadislerdeki yeri, okunacak dualar, Felak ve Nas sureleri ile ebeveynlere dikkat edilecek hususlar.
- Nazar Hadislerde Nasıl Anlatılır?
- Çocuklar Neden Nazara Daha Açık Görülür?
- Sünnette Öğretilen Koruma Duaları
Nazar, bir kimsenin beğenisi ya da kıskançlığının hedef aldığı kişiye veya şeye zarar verebileceği inancıdır. Hadislerde nazarın gerçek olduğu bildirilir. Çocukları koruma yolu ise Allah’a sığınmak, Felak ve Nâs sureleri ile sünnette öğretilen duaları okumak ve beğendiğimiz şey için “mâşâallah” demektir.
Nazar Hadislerde Nasıl Anlatılır?
Hz. Peygamber’in “Nazar haktır” buyurduğu rivayet edilir (Buhârî, Tıb 36; Müslim, Selâm 42). Aynı rivayetlerde, kaderin önüne geçecek bir şey olsaydı, nazarın geçeceği de eklenir. Bu ifade, nazarın büyütülmemesi, ama ciddiye alınması gerektiğini hatırlatır. Müslümanlar bu konuda ne inkâr ne de abartıya gitmelidir.
Kur’an’da “Kâfirler Zikri (Kur’an’ı) işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi” anlamındaki ayet (Kalem 68/51), âlimlerce nazarla ilişkilendirilen bir ayet olarak anılır. Yorumcular arasında bu ilişkinin kapsamı konusunda farklı görüşler bulunur.
Çocuklar Neden Nazara Daha Açık Görülür?
Halk arasında bebek ve çocukların özellikle nazara açık olduğu kabul edilir. Güzel, sağlıklı ve sevimli çocuklar hayranlık uyandırdığı için bu görüşe dayanak olarak gösterilir. Bununla birlikte, çocuğun her rahatsızlığını nazara bağlamak doğru değildir. Ateşlenme, huysuzluk ve iştahsızlık gibi durumlar öncelikle tıbbi açıdan değerlendirilmelidir. Hem tedbir hem tevekkül birlikte yürütülür.
Sünnette Öğretilen Koruma Duaları
Rivayetlere göre Peygamberimiz (s.a.s.) torunları Hasan ve Hüseyin için şu duayı okurdu: “Üçkümü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmeh” (Seni Allah’ın eksiksiz kelimeleriyle her şeytandan, zehirli canlıdan ve her zararlı gözden Allah’a sığındırırım). Bu dua Buhârî’de (Enbiyâ 10) nakledilir ve ebeveynler tarafından çocuklar için okunabilir.
- Felak ve Nâs sureleri: Sabah akşam okunup çocuğa üflenerek sığınma niyetiyle okunabilir.
- İhlâs Suresi: Üç sure birlikte “mu’avvizât” olarak anılır ve yatmadan önce okunması sünnettir (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 14).
- Âyetü’l-Kürsî: Yatmadan önce okunduğunda koruyucu olduğu rivayet edilir (Buhârî, Vekâle 10).
- “Mâşâallah, lâ kuvvete illâ billâh”: Beğenilen bir şey görüldüğünde söylenir (Kehf 18/39).
Ebeveynler İçin Dikkat Edilecek Hususlar
Bebek veya çocuğu her gelen ziyaretçiye göstermek, güzelliğini sürekli övmek veya fotoğraflarını gereğinden fazla paylaşmak, nazar korkusunun ötesinde mahremiyet açısından da düşünülmelidir. Övgü karşısında “Allah bağışlasın, mâşâallah” demek ve sade olmak yeterlidir. Burada mesele, kimseyi şüpheyle suçlamak değil, duayla korunmayı alışkanlık hâline getirmektir.
Nazar inancı bazen aşırılığa kayabilir: Çocuğa hastalandığında hemen birini suçlamak, büyücü veya medyumlara başvurmak, muska yazdırmak gibi. Bunlar dinen sakıncalıdır. Sünnetin öğrettiği şey, Allah’a sığınmak, rukye yapmak ve gerektiğinde tedavi olmaktır.
Bir Dua Rutini Oluşturmak
Çocuk için günlük bir dua rutini kurmak, nazar korkusundan çok daha kalıcı bir manevi iklim oluşturur. Sabah evden çıkmadan önce kısa bir dua, akşam yatmadan önce üç Kul sure ve Âyetü’l-Kürsî, uygun görülürse çocuğun da katılımıyla okunur. Çocuk büyüdükçe bu duaları kendisi okumayı öğrenir, böylece koruma duasını bir korku değil, Allah’a güven ve bağlılık olarak yaşar. Bu konuyla ilgili ayrıntı için çocuğa okunacak sureler ve koruma duaları yazısına bakabilirsiniz.
Nazar Konusunda Aşırılıktan Kaçınmak
Toplumumuzda nazar inancı bazen dengeyi aşabilir. Bebeğin her ağlamasını, evdeki her aksiliği ya da çocuğun her hastalığını nazara bağlamak, hem gerçek sebepleri gözden kaçırmaya hem de çevredeki insanlar hakkında kötü zan beslemeye yol açar. Oysa İslam kötü zandan sakınmayı emreder (Hucurât 49/12). Çocuğunuz huzursuz olduğunda önce beslenme, uyku, sağlık gibi doğal sebepleri düşünmek, ardından dua etmek en dengeli yoldur.
Ayrıca kurşun dökmek, nazar boncuğu takmak, kapıya sarımsak ve benzeri nesneler asmak gibi uygulamaların dinen bir dayanağı yoktur. Bu tür uygulamalar, koruyucu gücü Allah’tan başka bir şeye vermek anlamına gelebileceği için, kişinin inancına zarar verebilir. Kaynaklarda ortak vurgu, Allah’a sığınma ve sünnetin öğrettiği duaların yeterli olduğudur.
Çocuğa Nazar Bilinci Nasıl Anlatılır?
Okul çağındaki çocuğa nazar konusu korkutucu biçimde değil, nezaket ve şükür çerçevesinde anlatılmalıdır. Bir arkadaşının güzel bir eşyası olduğunda “Mâşâallah, çok güzelmiş” demesi, kıskançlığı içine atmaması, başkasının sahip olduğu nimeti çekememezlik etmemesi bu eğitimin temelidir. Böylece çocuk hem nazardan korunmanın hem de nazar etmemenin adabını öğrenir. Kendisi de bir şeyi çok beğendiğinde sessizce dua etmeyi alışkanlık edinir. Bu bakış açısı, nazarı bir korku kaynağı olmaktan çıkarıp ahlaki bir eğitime dönüştürür.
Sıkça Düşülen Yanlışlar
Nazar konusunda sık görülen yanlışlar şunlardır: Çocuğa sürekli kırmızı iplik, boncuk ya da benzeri nesneler takmak; hasta çocuğu doktora götürmek yerine sadece okuyup üfletmeye güvenmek; bir kişiyi “nazarlı” ilan edip ondan uzak durmak; çocuğun güzelliğini göstermemek için aşırı kapalı tutmak. Bunların hepsi dengeyi bozar. Doğru yaklaşım, günlük duaları sürdürmek, çocuğu sevgiyle yetiştirmek, çevreyi gereksiz şüpheyle suçlamamak ve sağlık sorunlarında tıbbi desteği ihmal etmemektir. Peygamberimizin hem dua etmeyi hem tedavi olmayı öğütlediği bilinir (“Ey Allah’ın kulları, tedavi olunuz” anlamındaki hadis, Ebû Dâvûd, Tıb 1; Tirmizî, Tıb 2).
İlgili Konular
Çocuğun duygusal ve ahlaki gelişimi, manevi korunmayla birlikte ele alınmalıdır. Öfke patlamaları için çocuklarda öfke kontrolü, merhamet eğitimi için hayvan sevgisi ve doğa bilinci okunabilir. Özel ihtiyaçlı çocuğu olan aileler için manevi destek ve kaybın acısını yaşayanlar için teselli ve sabır yazıları ayrıca önerilir.
Sonuç olarak nazar konusunda dengeli bir tutum, hem tedbiri hem tevekkülü birlikte içerir. Çocuğunuz için dua edin, beğendiğinizde mâşâallah deyin, tedbir alın ve gerisini Allah’a havale edin. Böylece hem boş inançlardan hem de aşırı kaygıdan uzak kalırsınız.
Unutulmamalıdır ki hiçbir korunma yolu, tek başına bir “garanti” değildir; hastalık ve sıkıntı insan hayatının bir parçasıdır. Mümin, başına gelen her şeyde sabreder ve Allah’tan hayır umar. Bu bilinci çocuğa da küçük yaşta aşılamak, ona gerçek manada bir korunma duygusu verir.
Sıkça Sorulan Sorular
Nazar boncuğu çocuğu korur mu?
Nazar boncuğunun koruyucu olduğuna dair dinî bir dayanak yoktur. Koruma, Allah’a sığınmak ve sünnette öğretilen dualarla aranır; boncuğa güç atfetmek inanç açısından sakıncalıdır.
Çocuğa nazar değdiğinde ne yapılır?
Rivayetlere göre nazar değdiğinde nazarı değdiren kişinin abdest suyuyla yıkanma yönteminden söz edilir; bununla birlikte sıkça tercih edilen yol, dua okumak ve Allah’a sığınmaktır. Rahatsızlık sürerse doktora gidilmelidir.
Çocuğu övünce “maşallah” demek gerekir mi?
Evet. Beğenilen bir şey karşısında “Mâşâallah, lâ kuvvete illâ billâh” demek, Kur’an’da övülen bir sözdür (Kehf 18/39) ve nazardan korunma adabıdır.
Çocuğun nazara karşı korunmasında ebeveyne düşen nedir?
Her gün sabah akşam dua etmek, çocuğu gereksiz yere aşırı sergilememek, doktor önerilerini ihmal etmemek ve tevekkül ile birlikte tedbir almak ebeveyne düşen görevlerdir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kalem Suresi (68/51), Felak ve Nâs sureleri; Buhârî, Tıb 36; Müslim, Selâm 42; Buhârî, Enbiyâ 10 (Hz. Hasan ve Hüseyin için dua); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nazar" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kalem Suresi (68/51), Felak ve Nâs sureleri
- Buhârî, Tıb 36; Müslim, Selâm 42
- Buhârî, Enbiyâ 10 (Hz. Hasan ve Hüseyin için dua)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nazar" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.