🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İbn Rüşd Kimdir? Fakih Yönü, Hayatı ve Eserleri

Müfessirler ve FakihlerGüncelleme: 20 Temmuz 20269 dk okuma

İbn Rüşd'ün fakih ve kadı kimliği, Bidâyetü'l-müctehid'i, felsefe ve din ilişkisine dair Faslü'l-makâl'i ile hayatı ve Muvahhidler dönemi ilişkileri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Fakih Olarak İlmî Kişiliği
  • Başlıca Eserleri

İbn Rüşd (Ebü’l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Rüşd, 520/1126 – 595/1198), Endülüs’ün Kurtuba şehrinde doğmuş Mâlikî fakihi, kadı, filozof ve hekimdir. Latin dünyasında “Averroes” adıyla bilinir. Fakih yönüyle Bidâyetü’l-müctehid ve nihâyetü’l-muktesid adlı karşılaştırmalı fıkıh kitabını yazmıştır; bu eser mezhepler arası görüş farklarını gerekçeleriyle sunan en çok başvurulan kaynaklardandır.

Hayatı

İbn Rüşd, köklü bir hukukçu ve kadı ailesine mensuptu. Dedesi de aynı adı taşıyan, Mâlikî mezhebinde büyük bir fakih ve Kurtuba başkadısıydı. Bu yüzden onu ayırt etmek için dedesine “el-Ced” (dede), kendisine “el-Hafîd” (torun) denir. İbn Rüşd, fıkıh, hadis, kelâm, tıp ve felsefe eğitimi aldı. Muvahhidî halifesi Ebû Ya’kûb Yûsuf, onu saraya davet ederek Aristo eserlerini şerh etmesini istedi ve hekimliğini de kullandı.

Sevilla ve Kurtuba’da kadılık yaptı. Halife Ya’kûb el-Mansûr zamanında felsefî görüşleri nedeniyle itibar kaybına uğradı; rivayete göre bazı kitaplarının yakılması emredildi ve Lucena’ya sürgün edildi. Sonradan affedildi ve Marakeş’e döndü, 595/1198’de orada vefat etti. Cenazesi sonradan Kurtuba’ya taşındığı belirtilir. Bu olay felsefe ile dinî otoriteler arasındaki gerilimin bir örneği olarak sık anılır; ancak sürgünün gerçek sebepleri konusunda tarihçiler farklı yorumlar yapar.

Fakih Olarak İlmî Kişiliği

İbn Rüşd, Mâlikî fıkhının yanı sıra diğer mezhepleri de iyi bilen bir fakihtir. Fıkhî görüşlerini delile dayandırır ve ihtilafların nedenlerini açıklar. Bu özelliği, Bidâyetü’l-müctehid‘in diğer fıkıh kitaplarından farkını oluşturur. Eser fıkıh öğrencisine yalnızca hüküm değil, hükmün hangi nedenlerle farklı anlaşıldığını da öğretir. Bu yaklaşım Serahsî gibi Hanefî fakihlerde gördüğümüz karşılaştırmalı üslupla paralellik taşır.

Başlıca Eserleri

  • Bidâyetü’l-müctehid ve nihâyetü’l-muktesid: Dört mezhebin fıkhî görüşlerini ve ihtilaf sebeplerini inceleyen eser.
  • ed-Darûrî fî usûli’l-fıkh: Gazâlî’nin el-Müstasfâ‘sının özeti niteliğinde usul-i fıkıh kitabı.
  • Faslü’l-makâl ve Keşf an menâhici’l-edille: Din ve felsefe ilişkisi ile akaid delillerine dair eserler.
  • Tehâfütü’t-Tehâfüt: Gazâlî’nin filozoflara yönelik eleştirisine cevap.
  • Aristo şerhleri ve tıp kitapları: Felsefe ve tıp alanında geniş çalışmalar; el-Külliyyât fi’t-tıbb özellikle bilinir.

Bidâyetü’l-müctehid’in Özellikleri

Kitap, ibadet, muamelat, aile ve ceza hukukunu konu konu ele alır. Her mesele için önce hükümlerin kaynağını, sonra mezhep farklarını sıralar ve bu farkların neden ortaya çıktığını anlatır. Kur’an ayetlerinin anlam farkları, hadislerin sıhhat dereceleri, kıyas ve dil kuralları gibi sebepler açıklanır. Bu şekilde okuyucu mezheplerin görüşlerini delilleriyle birlikte değerlendirir. Eser, Türkçeye ve birçok dile çevrilmiş, ilahiyat ve hukuk eğitiminde sık kullanılmıştır. Daha ayrıntılı bilgi için görüşleri ve etkisi yazısına bakılabilir.

Muvahhidler Dönemi ve Sarayla İlişkisi

Muvahhidler, Mağrib ve Endülüs’te Murâbıtların yerini alarak kuruldu ve fıkıhta zâhirî yönteme yakın bir politika izledi. Halife Ebû Ya’kûb Yûsuf, felsefeye ilgi duyan bir hükümdardı; İbn Rüşd’ü Aristo’yu şerh etmeye teşvik etti. Rivayete göre İbn Tufeyl, İbn Rüşd’ü halifeyle tanıştırdı ve halifenin Aristo’nun anlaşılmasındaki güçlükleri sorması üzerine şerhler yazılmaya başlandı. Bu anlatım İbn Rüşd’ün biyografisinde sık anılır, fakat ayrıntıları rivayet niteliğindedir.

Kadılık Görevleri

İbn Rüşd, Sevilla ve Kurtuba’da kadılık yapmış, Kurtuba’da başkadı olarak görev almıştır. Kadılık görevi, ona Mâlikî fıkhının uygulamasını yakından görme imkânı verdi. Bidâyetü’l-müctehid gibi eserlerin pratik yönü, bu tecrübeyle ilişkilendirilir. Bu görevlerinde yargıda adaletli ve bilgili bir kadı olarak anıldığı belirtilir.

Mağrib’deki Siyasi Gelişmeler

Ya’kûb el-Mansûr zamanında Hıristiyan krallıklarla savaşlar nedeniyle halkın muhafazakâr fakihlerin desteğine ihtiyacı arttı. Bu durum, felsefe karşıtı çevrelerin güç kazanmasına ve İbn Rüşd’ün sürgüne gönderilmesine yol açtı. Tarihçiler sürgünün sebebi olarak hem halkın tepkisini hem sarayın siyasi dengelerini gösterir. Sonrasında İbn Rüşd’ün affedildiği ve itibarını geri kazandığı kaydedilir.

Aile ve Öğrenciler

İbn Rüşd’ün ailesi köklü bir ulemâ ailesiydi; dedesi ve babası da kadılık yapmıştı. Öğrencileri arasında İbn Rüşd’ün eserlerini Doğu’ya ve Batı’ya aktaran isimler vardır. Yahudi filozoflar da onun eserlerini İbranîceye çevirerek Avrupa’ya aktardı. Dünya düşünce tarihinde “Averroizm” akımı bu şerhlerle ilgilidir.

Mâlikî Fıkhındaki Yeri

Mâlikî fıkıh geleneğinde İbn Rüşd, hem dedesinin hem kendi eserleriyle önemli bir ismi temsil eder. Özellikle Kurtubî gibi Endülüslü Mâlikî âlimler onun metotlarından yararlanmıştır. Mâlik’in Muvatta’ı, Endülüs fıkıh geleneğinin temel metnidir ve İbn Rüşd bu metni sık sık referans alır.

Torunu olduğu İbn Rüşd el-Ced’in kitapları arasında el-Beyân ve’t-tahsîl yirmi ciltlik bir fetva ve şerh derlemesidir. Dedesinin ilmî çevresi, İbn Rüşd’ün fıkıh formasyonunu belirleyen faktörlerdendir. Böylece aile, Mâlikî kadılık geleneğinin üç kuşaklık bir temsilcisi olarak Endülüs tarihinde yer aldı.

İbn Rüşd’ün mezar yeri konusunda şu bilgi aktarılır: Marakeş’te defnedildi, daha sonra naaşı Kurtuba’ya nakledildi. Bu nakil sırasında bir devenin bir tarafına naaşın, diğer tarafına kitaplarının yüklendiği anlatılır; bu anlatım ünlü olsa da rivayet niteliğindedir.

Sıkça Sorulan Sorular

İbn Rüşd el-Hafîd ile el-Ced arasındaki fark nedir?

El-Ced (dede), Mâlikî fakih ve kadı olan dedesidir; el-Hafîd (torun) ise burada konu edilen ünlü filozof ve fakihtir.

Bidâyetü’l-müctehid neden önemlidir?

Mezhepler arası ihtilafları sebepleriyle açıkladığı için karşılaştırmalı fıkıh ve usul çalışmalarında temel kaynaktır.

İbn Rüşd neden sürgüne gönderildi?

Felsefî görüşleri sebebiyle sarayın desteğini kaybettiği, bunda siyasi etkenlerin de rolü olduğu belirtilir; tarihçiler arasında farklı değerlendirmeler vardır.

İbn Rüşd hangi mezhepten?

Fıkıhta Mâlikî mezhebine mensuptur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbn Rüşd" md.; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid ve nihâyetü'l-muktesid; İbn Rüşd, Faslü'l-makâl; İbn Ebî Usaybia, Uyûnü'l-enbâ

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbn Rüşd" md.
  2. İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid ve nihâyetü'l-muktesid
  3. İbn Rüşd, Faslü'l-makâl
  4. İbn Ebî Usaybia, Uyûnü'l-enbâ

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.