🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İbn Rüşd ve Tehâfütü’t-Tehâfüt: Akıl ve Din Uyumu

İslam Felsefesi ve FilozoflarGüncelleme: 9 Haziran 20269 dk okuma

İbn Rüşd kimdir? Endülüslü filozof ve hekimin hayatı, Aristoteles şerhleri, Tehâfütü't-Tehâfüt'te Gazzâlî'ye cevabı, Faslü'l-Makāl'deki akıl-din uyumu görüşü ve Latin Batı'daki etkisi anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Aristoteles Şârihi
  • Faslü'l-Makāl: Akıl ve Din

İbn Rüşd (1126-1198), Endülüslü filozof, hekim ve Mâlikî fakihtir; Aristoteles şerhleri, Tehâfütü’t-Tehâfüt ve Faslü’l-Makāl eserleriyle akıl ve din arasında uyum olduğunu savunmuştur. Batı’da Averroes adıyla tanınır ve Latin skolastiğini etkilemiştir.

Hayatı

Ebü’l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Rüşd, Kurtuba’da kadılar yetiştiren bir ailede doğdu. Fıkıh, hadis, kelam, tıp ve felsefe eğitimi aldı. Muvahhidî halifesi Ebû Yakûb Yûsuf’un himayesine girdi; Aristoteles şerhlerini onun isteğiyle yazdığı rivayet edilir. Sevilla ve Kurtuba’da kadılık yaptı. Yaşlılığında halife el-Mansûr döneminde felsefi görüşleri nedeniyle sürgüne gönderildiği, kitaplarının yakıldığı rivayet edilir; ardından yeniden itibar kazandı. 1198’de Merakeş’te vefat etti. Bu olayın ayrıntıları kaynaklarda farklı aktarılır.

Aristoteles Şârihi

İbn Rüşd, Aristoteles’in hemen hemen bütün eserleri üzerine küçük, orta ve büyük şerhler yazdı. Ortaçağ Avrupa’sında “Şârih” (Commentator) unvanıyla anıldı. Şerhlerinde İbn Sînâ’nın yorumlarını eleştirerek Aristoteles’in asıl düşüncesine dönmeyi amaçladı. Bu yaklaşım onun felsefesini Fârâbî ve İbn Sînâ geleneğinden ayırır (İbn Sînâ).

Faslü’l-Makāl: Akıl ve Din

İbn Rüşd, Faslü’l-Makāl eserinde şer’î bir hukuk çerçevesi içinde felsefe yapmanın, hatta farz-ı kifâye olduğunu savunur. Dayanağı, Kur’an’ın varlık üzerinde düşünmeye çağıran ayetleridir. Ona göre vahiy ve burhan aynı hakikate götürdüğü için çelişemez; zahirî çelişki varsa te’vil yoluyla çözülür. İnsanlar bilgi seviyelerine göre üç gruba ayrılır: hitabet yoluyla ikna olan halk, cedel yoluyla ikna olan kelamcılar ve burhan yoluyla ikna olan filozoflar (burhan, cedel ve hitabet). Te’vilin halka açık tartışılmaması gerektiğini de vurgular.

Tehâfütü’t-Tehâfüt

Bu eserde Gazzâlî’nin filozoflara eleştirilerini madde madde cevaplar. Nedensellik meselesinde sebep-sonuç ilişkisinin zorunlu olduğunu, bunu inkâr etmenin bilgiyi ortadan kaldıracağını savunur. Âlemin ezeliliği konusunda Kur’an’ın yaratılış ifadelerinin farklı yorumlanabileceğini söyler. Gazzâlî’nin filozofları tekfir etmesini ise haksız bulur. Eser hem felsefî hem teolojik açıdan önemlidir (Gazzâlî’nin Tehâfüt’ü).

Fıkıh ve Batı’daki Etkisi

İbn Rüşd fıkıh alanında Bidâyetü’l-Müctehid ve Nihâyetü’l-Muktesid adlı eserle mezheplerarası karşılaştırmalı fıkıh geleneğinin önemli bir ismi oldu. Felsefi eserleri Latinceye çevrildi ve 13. yüzyılda Paris Üniversitesi’nde “Averroizm” adıyla anılan bir akım doğdu. Bu akım kilise otoritesiyle tartışmalara yol açtı. Thomas Aquinas gibi düşünürler hem ondan yararlandı hem onu eleştirdi. İslam dünyasında ise etkisi Batı’ya kıyasla sınırlı kaldı.

Yaratılış ve Âlem Anlayışı

İbn Rüşd’e göre âlem ezelî bir yaratılış süreci içindedir; Allah âlemi zaman içinde bir anda değil, sürekli yaratan bir fâildir. Bu görüş, Aristotelesçi geleneği sürdürürken ilâhî fiilin ezelîliğini vurgular. Kur’an’daki “göklerin ve yerin altı günde yaratılması” ifadelerini ise belirli zaman dilimlerinin ötesinde yorumlar. Kelamcılar bu görüşü yaratma inancına aykırı bulmuş, İbn Rüşd ise âlemin ezelî olmakla birlikte yaratılmış (Allah’a bağımlı) olduğunu savunmuştur. Bu fark, filozoflar ve kelamcılar arasındaki en köklü ihtilaflardan biridir (âlemin ezeliliği tartışması).

Kelam Eleştirisi

İbn Rüşd, Menâhicü’l-Edille adlı eserinde Eş’arî kelamının delillerini eleştirir ve halkın imanının Kur’an’ın sade delillerine dayanması gerektiğini söyler. Ona göre Eş’arîlerin cevher-araz delilleri halk için de filozoflar için de yetersizdir. Buna karşılık Kur’an’ın inâyet ve ihtirâ’ (düzen ve yaratış) delillerini temel kabul eder. Bu yaklaşım, kelamın karmaşık terimlerine mesafeli duran muhaddislerle bazı noktalarda ortak, diğer noktalarda farklıdır. Böylece İbn Rüşd hem filozoflara hem kelamcılara yönelik eleştiriler içeren bağımsız bir konum edinmiştir.

Tehâfüt Tartışmasının Güncel Okunuşu

Gazzâlî-İbn Rüşd tartışması günümüzde farklı yorumlara konu olmaktadır. Bazı araştırmacılara göre Gazzâlî’nin eleştirisi İslam dünyasında felsefenin gerilemesine yol açmıştır; ancak bu iddia tarihsel olarak aşırı basitleştirici bulunur çünkü felsefe, İran’da Molla Sadra ve Osmanlı medreselerinde hikmet dersleriyle sürdü. Diğer araştırmacılar ise tartışmanın iki farklı bilgi anlayışını temsil ettiğini söyler: Gazzâlî’de aklın sınırları ve Allah’ın iradesine vurgu, İbn Rüşd’te ise nedenselliğin zorunluluğu ve aklın bağımsızlığı. Bu iki yaklaşım, bilim felsefesi ve din-bilim ilişkisi tartışmalarında hâlâ referans alınır.

İbn Rüşd’ün düşünceleri Avrupa’da skolastik düşünce içinde ve Rönesans’ın hazırlanışında rol oynadı. Bu yüzden onun mirası, İslam dünyasının dışında Batı düşünce tarihinde de önemli bir yer işgal eder. Okur için önemli olan, tartışmayı ideolojik bir “akıl-nakil savaşı” olarak değil, ince felsefî ve dinî argümanlar içeren bir ilmî tartışma olarak görmesidir.

İbn Rüşd’ün fıkıh eseri Bidâyetü’l-Müctehid, mezhepler arasındaki ihtilafların sebeplerini usûl farklarına ve nasların yorumuna bağlayarak açıklar. Bu yaklaşım onun yöntemsel titizliğini gösterir; filozof olmasının yanında bir fakih ve kadı olarak da saygın bir konumdadır. Bu çok yönlülük, onun din ve felsefe uyumuna dair görüşlerini içeriden bir fakihin sesi olarak okumayı da mümkün kılar.

Sıkça Sorulan Sorular

İbn Rüşd kimdir?

1126’da Kurtuba’da doğan, 1198’de Merakeş’te vefat eden Endülüslü filozof, hekim ve Mâlikî fakihtir; Batı’da Averroes olarak bilinir.

Tehâfütü’t-Tehâfüt nedir?

Gazzâlî’nin filozoflara eleştirisine verilmiş cevaptır; bu eserde filozofların görüşlerini savunur.

Faslü’l-Makāl’in ana fikri nedir?

Din ile felsefenin çatışmadığını, vahyin felsefî düşünmeyi teşvik ettiğini ve görünürde çelişki varsa te’vil edilmesi gerektiğini savunur.

Fıkıh alanındaki eseri nedir?

Bidâyetü’l-Müctehid, mezhepler arası fıkıh farklarını delilleriyle karşılaştıran önemli bir eserdir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbn Rüşd" md.; İbn Rüşd, Faslü'l-Makāl; İbn Rüşd, Tehâfütü't-Tehâfüt; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid (fıkıh)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbn Rüşd" md.
  2. İbn Rüşd, Faslü'l-Makāl
  3. İbn Rüşd, Tehâfütü't-Tehâfüt
  4. İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid (fıkıh)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.