🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Gazzâlî ve Tehâfütü’l-Felâsife: Filozoflara Eleştirisi

İslam Felsefesi ve FilozoflarGüncelleme: 26 Ekim 20269 dk okuma

Tehâfütü'l-Felâsife nedir? Gazzâlî'nin filozofların yirmi meselesini eleştirdiği eserin amacı, tekfir ettiği üç mesele, nedensellik tartışması ve İbn Rüşd'ün cevabı tarihî ve akademik bakışla anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Eserin Yazılış Bağlamı
  • Yirmi Mesele
  • Tekfir Edilen Üç Mesele

Tehâfütü’l-Felâsife, Gazzâlî’nin (ö. 505/1111) yaklaşık 1095 yılında yazdığı ve filozofların, özellikle İbn Sînâ ve Fârâbî’nin yirmi meselesini eleştirdiği eserdir; yalnızca üç mesele tekfire konu olmuştur. Eser kelam-felsefe ilişkisinin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir.

Eserin Yazılış Bağlamı

Gazzâlî, Bağdat Nizamiye Medresesi’nde ders verirken felsefe eserlerini inceledi ve önce Makāsıdü’l-Felâsife adlı eserde filozofların görüşlerini tarafsızca özetledi. Ardından Tehâfüt‘te bu görüşlerin tutarsızlıklarını göstermeye çalıştı. Amacı, filozofların akıl ve burhan iddialarının metafizikte o kadar sağlam olmadığını ortaya koymaktır. “Tehâfüt” kelimesi “tutarsızlık, çöküş” anlamına gelir. Eser, dönemin Sünnî çizgisine karşı çıkan bazı filozof anlayışlarına verilmiş bir cevap niteliğindedir (kelamcıların felsefeyle ilişkisi).

Yirmi Mesele

Gazzâlî’nin ele aldığı yirmi mesele metafizik ve tabiat bilimleri alanlarını kapsar. Bunlardan on altısı ilâhiyat (Allah ve sıfatları, âlemin ezeliliği, nefsin bekâsı gibi), dördü tabiiyat konularıdır. Eleştirilerin çoğu “bid’at” olarak nitelenir; yani yanlış ama küfür olmayan görüşler olarak değerlendirilir. Gazzâlî filozofların delillerinin aklî açıdan zorunlu olmadığını göstermeye çalışır.

Tekfir Edilen Üç Mesele

  • Âlemin ezelî olması: Filozofların “âlem ezelîdir” görüşü, yaratılış inancına aykırı bulundu.
  • Allah’ın cüzileri bilmemesi: Filozofların, Allah’ın ancak tümelleri bildiği, tek tek olayları bilmediği iddiası.
  • Bedenî haşrin inkârı: Ahirette sadece ruhun dirileceği, bedenin dirilmeyeceği görüşü.

Gazzâlî bu üç görüşü Kur’an ve icmâ’ya aykırı bularak tekfir gerektirdiğini söylemiştir. Bu hüküm, tekfirde ihtiyat ilkesini savunan bir âlimin ciddi bir istisna yaptığı örnek olarak tartışılır (Ehl-i Kıble tekfir edilmez ilkesi).

Nedensellik Eleştirisi

Eserin en çok anılan kısımlarından biri, sebep-sonuç ilişkisinin zorunlu olmadığı iddiasıdır. Gazzâlî, ateşle pamuğun yanması arasındaki ilişkinin zorunlu olmadığını, bunun Allah’ın âdeti olduğunu savunur. Bu görüş, mucizelerin imkânı için zemin hazırlar. Aynı fikir daha sonra David Hume’un nedensellik eleştirisiyle karşılaştırılır (nedensellik problemi).

İbn Rüşd’ün Cevabı ve Tartışmanın Devamı

İbn Rüşd, Tehâfütü’t-Tehâfüt adlı eserinde Gazzâlî’nin filozofları yanlış aktardığını, İbn Sînâ’yı Aristoteles’in öğretisinden ayıramadığını ve bazı eleştirilerin haksız olduğunu savundu. Ona göre âlemin ezelîliği dinle çelişmez, çünkü Kur’an’ın yaratılış anlatımı farklı yorumlara açıktır. Ayrıca felsefenin ancak ehline anlatılması gerektiğini, halk için burhan dilinin uygun olmadığını vurguladı (İbn Rüşd). Tartışma, İslam dünyasında felsefenin sonraki kaderini etkiledi; Doğu’da İbn Sînâ geleneği Sühreverdî ve Molla Sadra ile sürdü, Batı’da ise İbn Rüşd Latin skolastiğinde yankı buldu.

Eserin Mirası

Tehâfüt, kelam ile felsefenin etkileşimini hızlandıran bir eser oldu. Gazzâlî eleştiri yaparken felsefenin kavramlarını da kullandı; sonraki kelamcılar bu yöntemi geliştirdi. Eserin yöntemi, karşı görüşü önce anlayıp sonra eleştirme ilkesine dayanması bakımından akademik olarak da örnek gösterilir. Bugün eser hem İslam düşünce tarihinde hem felsefe tarihinde ilk elden başvuru kaynağıdır ve çeşitli dillere çevrilmiştir.

Gazzâlî’nin Yöntemi ve Dönüşümü

Gazzâlî’nin felsefeye yaklaşımı, kişisel bir şüphe ve arayış sürecinden doğdu. el-Munkız mine’d-Dalâl (Dalaletten Kurtuluş) adlı otobiyografik eserinde kelamcılar, bâtınîler, filozoflar ve sûfîler olmak üzere dört grubun yöntemlerini incelediğini anlatır. Kelamın savunma için faydalı ama gerçek bilgi için yeterli olmadığını, bâtınîlerin imam bilgisine dayanan iddialarının dayanaksız kaldığını, filozofların ise mantık ve matematikte başarılı olduğu halde metafizikte hata ettiğini belirtir. Sonunda tasavvufun kalbî tecrübesinde huzur bulduğunu söyler. Bu anlatı, onun Tehâfüt’te sergilediği eleştirel tavrın arka planını anlamak için önemlidir. Anlatının tarihî doğruluğu konusunda araştırmacılar bazı yorumlar yapmakla birlikte, eserin Gazzâlî’nin düşünce yolculuğuna dair ana kaynağı olduğunu kabul eder.

Eserin Kelam ve Fıkıh Üzerindeki Etkisi

Tehâfüt, kelamcıların filozoflarla mücadelesinde yeni bir dönem açtı. Gazzâlî’nin mantığı fıkıh usulüne dâhil etmesi, el-Mustasfâ adlı eserinde görülür; bu eser Şâfiî usûlünde etkili oldu. Kelamda ise Eş’arî çizgisindeki sonraki isimler, felsefenin kavramlarını eleştirel biçimde kullanma yöntemini benimsedi. Bunun yanında tasavvuf alanındaki İhyâü Ulûmi’d-Dîn adlı eseri, şeriat-tarikat dengesini kuran bir kaynak olarak Müslüman toplumlarda yaygın biçimde okundu. Dolayısıyla Gazzâlî’nin Tehâfüt’ü, onun çok yönlü ilmî kişiliğinin yalnızca bir parçasıdır ve değerlendirilirken bu bütünlük göz önünde bulundurulmalıdır.

Tehâfüt’ün üslubu ayrıca dikkat çekicidir: Gazzâlî her meselede önce filozofların argümanını bütün kuvvetiyle sunar, sonra “buna şöyle itiraz edilir” diyerek eleştirir. Bu yöntem, karşı görüşü en güçlü hâliyle ele alma ilkesine benzer. Bazı meselelerde Gazzâlî filozofları çürütmekten çok, onların delillerinin kesin olmadığını göstermeyi amaçlar; kendi çözümünü ise başka eserlerinde sunar. Bu yüzden eseri okurken Gazzâlî’nin her eleştirisinin kendi görüşü olarak değil, çoğu zaman “ilzam” yöntemiyle yapılmış bir tartışma olarak anlaşılması gerektiği belirtilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tehâfütü’l-Felâsife nedir?

Gazzâlî’nin 1095 civarında yazdığı, filozofların yirmi meselesini eleştiren kelam-felsefe eseridir.

Hangi üç meselede tekfir etti?

Âlemin ezelî olması, Allah’ın cüzileri bilmemesi ve bedenî haşrin inkârı.

Gazzâlî felsefeyi tamamen mi reddetti?

Hayır; mantığı ve bazı tabii bilimleri kabul etti, yalnızca metafizikteki bazı görüşleri eleştirdi.

İbn Rüşd nasıl cevap verdi?

Tehâfütü’t-Tehâfüt adlı eserinde Gazzâlî’nin eleştirilerinin filozofların görüşünü yanlış aktardığını savunarak cevap verdi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Gazzâlî" ve "Tehâfütü'l-Felâsife" md.; Gazzâlî, Tehâfütü'l-Felâsife; Gazzâlî, Makāsıdü'l-Felâsife; İbn Rüşd, Tehâfütü't-Tehâfüt

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Gazzâlî" ve "Tehâfütü'l-Felâsife" md.
  2. Gazzâlî, Tehâfütü'l-Felâsife
  3. Gazzâlî, Makāsıdü'l-Felâsife
  4. İbn Rüşd, Tehâfütü't-Tehâfüt

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.