🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İslam Düşüncesinde Zaman ve Ebediyet Kavramları

İslam Felsefesi ve FilozoflarGüncelleme: 25 Eylül 20268 dk okuma

İslam düşüncesinde zaman nasıl anlaşılır? Kelamcıların zaman anlayışı, filozofların hareketin ölçüsü tanımı, ezelîlik, ebediyet, dehr ve vakit kavramları ile cennet-cehennemin ebediyeti tartışması anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kur'an'da Zaman
  • Filozofların Zaman Anlayışı
  • Kelamcıların Zaman Anlayışı

İslam düşüncesinde zaman, kelamcılar tarafından âlemle birlikte yaratılmış ve olayların ardışıklığını ölçen bir kavram, filozoflar tarafından ise hareketin ölçüsü olarak tanımlanır; ebediyet ise sonsuz devamı ifade eder ve ezelîlik ile bekâ kavramlarıyla ilişkilidir. Allah zamandan münezzehtir.

Kur’an’da Zaman

Kur’an’da zaman, gün (yevm), vakit, ecel, asır (Asr 103/1) ve dehr (İnsân 76/1) gibi kelimelerle anılır. “Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyandadır” (Asr 103/1-2) ayeti zamanın değerini vurgular. Göklerin ve yerin altı günde yaratılması gibi ifadeler, “gün” kavramının yorumuna dair tartışmaları doğurmuştur: Bunlar zaman dilimleri mi yoksa evre anlamında mı anlaşılmalıdır sorusu müfessirler arasında farklı cevaplar bulur. Hadislerde “Dehre sövmeyin; çünkü dehr Allah’tır” şeklinde bir rivayet bulunur; âlimler bunu dehrin ardında Allah’ın fiilinin bulunduğunu hatırlatan bir ifade olarak yorumlar.

Filozofların Zaman Anlayışı

Aristoteles’e göre zaman, hareketin öncelik-sonralık bakımından sayısıdır. İbn Sînâ bu tanımı benimseyerek zamanı hareketin ölçüsü olarak gördü. Hareket ezelî olduğuna göre zaman da başlangıcı olmayan bir süreçtir. Bu yaklaşım âlemin ezeliliği görüşünün de temelidir (âlemin ezeliliği tartışması). Fahreddin er-Râzî ise zamanın varlığını sorgular ve onu zihnin bir ölçüsü olarak değerlendirir.

Kelamcıların Zaman Anlayışı

Kelamcılar zamanı âlemle birlikte yaratılmış bir şey saydı. Onlara göre “âlemden önce zaman vardı” demek tutarsızdır; çünkü zaman olmasaydı “önce” kavramı da olamazdı. Bazı kelamcılar zamanı, olayların birbirine nispetle belirlenmesi şeklinde “itibarî” bir kavram olarak değerlendirdi. Atomculuk teorisinde ise zaman bölünemeyen anlardan oluşur (atomculuk). Bu anlayış, Allah’ın zamandan ve mekândan münezzeh olduğu ilkesiyle uyumludur.

Ezelîlik, Bekâ ve Ebediyet

Kıdem (ezelîlik), başlangıcı olmamak; bekâ ise sonu olmamaktır. Allah ezelî ve ebedîdir (“O ilk ve sondur”, Hadîd 57/3). Cennet ve cehennemin ebediyeti ise yaratılmış olup Allah’ın dilemesiyle sürmeleridir. Kelamcılar Allah’ın ebedîliğini zâtî, cennet ve cehennemin ebediyetini ise Allah’ın iradesine bağlı bir devamlılık olarak ayırt eder. Cehmiyye’ye nispet edilen cennet-cehennemin sonlu olduğu görüşü ise Ehl-i Sünnet tarafından reddedilmiştir (Cehm b. Safvân).

Tasavvufî Boyut

Tasavvufta zaman, “vakit” ve “an” kavramlarıyla anlaşılır: “Sûfî ibnü’l-vakttir” (sûfî vaktin oğludur) sözü, geçmiş ve geleceğe değil, içinde bulunulan ana odaklanmayı ifade eder. Bu anlayış, zamanın manevî değerini ve ibadette hazır bulunmayı vurgular. Akademik çalışmalar, bu yorumun felsefî zaman anlayışından farklı, tecrübî bir boyut taşıdığını belirtir.

Modern Fizik ve Zaman

Çağdaş fizik, özellikle görelilik teorisi, zamanın mutlak olmadığını ve mekânla birlikte bir süreklilik oluşturduğunu söyler. Bu bilgi, klasik kelamın “zaman âlemle birlikte yaratılmıştır” ilkesinin fizikî bir yankısı olarak yorumlanır; fakat bu karşılaştırma dikkatle yapılmalıdır, çünkü fiziğin zamanı ile felsefî ve teolojik zaman aynı bağlamda ele alınmaz. Bazı çağdaş kelamcılar zamansız bir ilâhi ilim ve zamanın içinde gerçekleşen özgür eylem arasındaki ilişkiyi, bu fiziksel verilerle tartışır. Böylece Allah’ın ilmi ile kulun iradesi konusunda yeni bir açıklama imkânı aranır (insanın iradesi ve Allah’ın takdiri).

Zamanın Ahlaki ve Dinî Değeri

İslam geleneğinde zaman, emanet ve ibadet fırsatı olarak görülür. Hadislerde “İki nimet vardır ki insanların çoğu bunlarda aldanmıştır: sağlık ve boş vakit” (Buhârî) denilir. Bu ifade zamanın değerini hatırlatır. Namaz vakitleri, oruç ayı ve hac mevsimi gibi ibadetler zamanla düzenlenmiş olup müminin hayatına ritim kazandırır. Ölümün ve kıyametin yakınlığı bilinci, zamanın sınırlı olduğunu hatırlatan bir ahlaki uyarı olarak anılır. Bu bütüncül bakış, zaman kavramını felsefî bir soru olmanın ötesinde yaşantıya yön veren bir değer hâline getirir.

Zaman Üzerine Kelamî Tartışmalar: Âlem ve Zamanın Başlangıcı

Kelamcılar zamanın yaratılmışlığını, Allah’ın zamandan münezzeh olmasıyla birleştirir. “Allah ezelden beri vardı ve O’nunla birlikte hiçbir şey yoktu” anlamındaki hadis (Buhârî, Bed’ü’l-Halk), âlemin yaratılışından önce yalnızca Allah’ın bulunduğunu bildirir. Bu rivayetin anlamı, âlem ile birlikte zamanın da yaratıldığı şeklinde yorumlanır. Bu yaklaşım, Allah’ın ilminin zamanla sınırlı olmadığını, geçmiş, şimdi ve geleceği bir bütün olarak kuşattığını savunmayı kolaylaştırır. Böylece kader konusundaki “ezelî ilim” fikri de zaman üstü bir ilim anlayışıyla desteklenir (kader ve kaza).

Ebediyet ve Ahiret Hayatı

Ahirette zamanın nasıl işlediği ise Kur’an’da bazı ifadelerle ima edilir: Kıyamet günü “elli bin yıl” olarak anlatılır (Meâric 70/4), cennet ve cehennem ehli orada “ebedî” kalır. Âlimler bu ifadelerin zaman ölçülerinin dünyevî ölçülerden farklı olduğunu, ahiret zamanının bizim kavrayışımızı aştığını söyler. Ebediyet, zamanın sonsuza uzaması olarak da, zamansız bir devamlılık olarak da yorumlanmıştır. Bu konuda kesin bilgi nasslarla sınırlıdır; fazladan spekülasyondan kaçınılması öğütlenir. Cennet ve cehennem ehlinin durumu ayrıca cehennemde ebedî kalacaklar yazısında incelenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kelamcılar zamanı nasıl tanımlar?

Zamanı, olayların ardışıklığını ölçmek için kullanılan itibarî bir ölçü veya âlemle birlikte yaratılmış bir şey olarak görürler.

Filozoflar ne der?

Aristotelesçi geleneğe göre zaman hareketin ölçüsüdür ve âlem ezelî olduğu için zaman da başlangıcı olmayan bir süreçtir.

Ebediyet nedir?

Sonu olmayan süreklilik; cennet ve cehennemde kalış ve Allah’ın bekâsıyla ilişkilendirilir.

Allah zamanla sınırlı mıdır?

Hayır; Allah zamandan ve mekândan münezzehtir; zaman O’nun yaratmasıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zaman" ve "Ebediyyet" md.; Fahreddin er-Râzî, el-Metâlibü'l-Âliye; İbn Sînâ, eş-Şifâ (Tabiiyyât); Kur'an'da yevm ve ecel ifadeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zaman" ve "Ebediyyet" md.
  2. Fahreddin er-Râzî, el-Metâlibü'l-Âliye
  3. İbn Sînâ, eş-Şifâ (Tabiiyyât)
  4. Kur'an'da yevm ve ecel ifadeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.