🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Cehennemde Ebedi Kalacaklar Kimlerdir?

Ahiret, Kıyamet ve AlametleriGüncelleme: 28 Eylül 202610 dk okuma

Cehennemde ebedi kalacaklar kimlerdir? Kâfirler ve müşrikler, Ehl-i Sünnet'in görüşü, ebedîlik ayetleri, farklı yorumlar ve günahkâr müminlerin durumu.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Ebedîlik ayetleri
  • Şirk ve inkâr
  • Hüccet ve fetret ehli

Ehl-i Sünnet’e göre cehennemde ebedî kalacaklar, Allah’a ortak koşan veya iman etmeden ölen kâfir ve müşriklerdir. Mümin olarak ölen günahkârlar ise cehenneme girseler bile sonunda çıkarılacaktır. Bu hüküm kesin delillere dayanır; kişilerin akıbeti hakkında hüküm vermek ise Allah’a aittir.

Ebedîlik ayetleri

Kur’an’da “orada ebedî kalacaklardır” ifadesi birçok yerde cehennem ehli için kullanılır. Bakara Suresi’nin 39. ayetinde “İnkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir; orada ebedî kalacaklardır” buyrulur. Mâide Suresi’nin 72. ayeti şirk koşanın cennetin kendisine haram kılındığını ve barınağının ateş olduğunu bildirir. Beyyine Suresi’nin 6. ayeti ise Ehl-i Kitap’tan ve müşriklerden inkâr edenlerin cehennem ateşinde ebedî kalacaklarını ve yaratılmışların en kötüsü olduklarını söyler.

Bu ayetler, inkârın ve şirkin ahiretteki cezasının ebedî olduğunu bildirir. Ehl-i Sünnet’in çoğunluğu bu ayetleri zahirine göre anlar. Tahâvî’nin akîdesinde de “Cennet ve cehennem yaratılmış olup yok olmazlar ve fani değildirler” ifadesi geçer.

Şirk ve inkâr

Nisâ Suresi’nin 48. ve 116. ayetleri, Allah’ın kendisine ortak koşulmasını bağışlamayacağını, bunun dışındaki günahları ise dilediği kimse için bağışlayacağını bildirir. Âlimler bu ayeti iki biçimde yorumlar: Tövbe etmeden şirk üzere ölen bağışlanmaz; tövbe ederse şirk de bağışlanır (Zümer, 39/53). Yani ebedî cehennem, şirk veya küfür üzere ölen kimse için geçerlidir. İman ile ölen günahkâr Müslümanların durumu için cehennem ebedi midir? Günahkâr müminlerin durumu yazısına bakılabilir.

Müşrik ve kâfir kavramları kelâmda ayrıntılı tartışılmıştır. Bir kimsenin küfür üzere ölüp ölmediği ve hüccetin ona ulaşıp ulaşmadığı, kişinin durumuna göre değişir. Bu sebeple kimse hakkında “cehennemlik” diye kesin hüküm vermek doğru olmaz; Ehl-i Sünnet bu konuda ihtiyatlı davranır.

Hüccet ve fetret ehli

İsrâ Suresi’nin 15. ayeti: “Biz bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.” Bu ilke, hüccetin tamamlanmasını şart koşar. Bu çerçevede kendilerine peygamber veya dinin gerçek mesajı ulaşmamış kimselerin durumu (fetret ehli) tartışılmıştır. Mâtürîdî geleneğine göre akıl, Allah’ın varlığını ve birliğini anlamaya yeter; dolayısıyla temel inanç konusunda mazeret sınırlıdır. Eş’arî geleneğe göre ise vahiy ulaşmadıkça sorumluluk yoktur. Hadiste ahirette bu kimselerin imtihan edileceğine dair rivayetler de bulunur (Ahmed b. Hanbel, Müsned; senedi tartışmalıdır).

Çocuklar ve akıl hastaları gibi mükellef olmayanlar da bu kapsamda değerlendirilir: erken ölen çocukların ahiretteki durumu ve kâfir ailelerin çocukları yazılarına bakılabilir. Bu konularda Allah’ın adaleti ve rahmeti esas alınır.

Ebedîlik konusundaki farklı yorumlar

Cehennemin sonsuzluğu konusunda İslam düşünce tarihinde farklı ihtimaller tartışılmıştır. İbn Teymiyye ve İbn Kayyim’e nispet edilen bazı görüşler cehennemin fani olabileceği ihtimalini gündeme getirmiş, ancak Ehl-i Sünnet’in çoğunluğu bu görüşü kabul etmemiş ve ebedîlik ayetlerini esas almıştır. Bu tartışma ilmî bir ihtilaf olarak aktarılmalı, bir tarafın diğerini tekfir etmesine yol açmamalıdır. Ayrıca Mu’tezile ve Havâric büyük günah işleyen müminlerin de ebedî kalacağını savunmuş; bu görüş reddedilmiştir.

Kelâmcılar sonsuz cezanın gerekçesini, kâfirin sonsuz yaşasa sonsuz inkâr üzere kalacağı niyetine bağlar. Bu bir açıklama çabasıdır; esas dayanak nakildir. İnsan aklı Allah’ın hikmetini tam kavrayamaz, ama adaletinin kamil olduğuna iman eder.

Hükümde ihtiyat ve tavır

Müslümanın bu konudaki tavrı, kimsenin akıbetine kesin hüküm vermemek, ancak Kur’an ve sünnetteki ilkeleri bilmektir. Ölmüş birini cehennemlik ilan etmek, dinen uygun değildir. Peygamberimiz, “Ölülerinize sövmeyin; çünkü onlar işledikleri şeye ulaşmışlardır” buyurmuştur (Buhârî, Cenâiz). Ayrıca diğer inançlara mensup kişilere karşı da adalet ve saygı esastır; hesap Allah’a aittir.

Cehennemin tabakaları ve azabı için cehennemin tabakaları ve cehennem azabının çeşitleri yazıları okunabilir. Cehennemden çıkan kişilerle ilgili rahmet rivayetleri için cehennemden en son çıkacak kişi yazısına bakılabilir.

Hükmün dünyada uygulanmasında dikkat

Ebedî cehennemlik hükmünün belirli bir kişiye uygulanması, dünyada yapılamaz; çünkü kişinin son hâli ve hüccetin ona ulaşıp ulaşmadığı bilinemez. Bu sebeple Ehl-i Sünnet “ehl-i kıble’yi tekfir etmeme” ilkesini benimser. Kişi Müslüman olduğunu söylüyorsa, inkâr ettiği kesin bir şey açıkça ortaya çıkmadıkça iman dairesinde sayılır. Bu ilke, Müslümanlar arasında tekfir ve çatışmaların önüne geçmek için önemlidir. Ayrıca gayrimüslimlerle ilişkilerde de adalet ve saygı esastır; ahiret hükmü Allah’a aittir. Peygamberimiz Medine’de Yahudi ve Hıristiyanlarla anlaşmalar yapmış, haklarını korumuştur. Bu da dünyadaki toplumsal ilişkilerin ahiret hükmünden ayrı yürütüldüğünü gösterir.

Dua ve hidayet

Müslümanın görevi, hidayet için dua etmek, doğru bilgi ulaştırmak ve güzel örnek olmaktır. Peygamberimiz, İslam’a girmeyen birçok kimse için hidayet duası etmiş; Ebû Hüreyre’nin annesi ve Devs kabilesi için yaptığı dualar bunlara örnektir (Müslim, Fezâilü’s-sahâbe; Buhârî, Cihâd). Bu da ahiretteki ebedî sonuç meselesinin insanları hor görmeye değil, merhamete ve davete yönlendirmesi gerektiğini gösterir.

Ebedîlik bilgisi, müminin imanını korumasına ve Allah’a sığınmasına vesile olur.

Sonuç

Cehennemde ebedî kalacaklar konusu, kelâmın hassas başlıklarındandır. Ehl-i Sünnet’in tutumu; nasların bildirdiği çerçeveyi kabul etmek, kimsenin akıbetine dünyada hüküm vermemek ve Allah’ın adaleti ile rahmetine güvenmektir. Müminin görevi, kendi imanını korumak, insanlara hidayet için dua etmek ve güzel ahlakla davet etmektir. Ahiretteki sonuç bilgisi, dünyada insanlara kötü davranmak için değil, kendini kurtarma sorumluluğu için verilmiştir.

Müminin duası

Müslüman, iman üzere ölmeyi dilemeli ve “Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi eğriltme” (Âl-i İmrân, 3/8) duasına devam etmelidir. Ayrıca Yusuf aleyhisselamın duası da güzel bir örnektir: “Beni Müslüman olarak vefat ettir ve beni salihlere kat” (Yûsuf, 12/101). Bu dualar, sonun hayırlı olması ve cehennemden korunma talebini ifade eder. Cehennem azabından Allah’a sığınma duası her namazda okunur.

Sıkça Sorulan Sorular

Cehennemde ebedî kalacaklar kimlerdir?

Ehl-i Sünnet’e göre ebedî kalacaklar, şirk üzere veya inkâr hâlinde ölen kâfir ve müşriklerdir. Mümin olarak ölen günahkârlar ise cehenneme girseler bile sonunda çıkarılır.

Şirk neden bağışlanmaz?

Nisâ 48’e göre Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındakini dilediği için bağışlar. Âlimler bunu, tövbe etmeden şirk üzere ölenin durumuyla ilişkilendirir.

Hiç peygamber ulaşmayanlar için hüküm nedir?

Fetret ehli konusunda görüşler farklıdır. İsrâ 15’e göre peygamber gönderilmeden azap yoktur. Çoğunluk, hüccet ulaşmayanın cezalandırılmayacağı kanaatindedir; kesin hüküm Allah’a aittir.

Cehennemin sonsuz olması akla uygun mu?

Kelâm âlimleri, sonsuz inkârın sonsuz cezayı gerektirdiğini, niyetin sürekliliğine göre karşılığın sürekli olduğunu söyler. Bazı âlimler farklı ihtimaller tartışmış, çoğunluk ebedîlik ayetlerini esas almıştır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/39, 2/81), Nisâ Suresi (4/48, 4/116), Mâide Suresi (5/72), Beyyine Suresi (98/6); Buhârî, Îmân ve Tevhîd; Müslim, Îmân; Tahâvî, el-Akîdetü't-Tahâviyye; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cehennem" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/39, 2/81), Nisâ Suresi (4/48, 4/116), Mâide Suresi (5/72), Beyyine Suresi (98/6)
  2. Buhârî, Îmân ve Tevhîd
  3. Müslim, Îmân
  4. Tahâvî, el-Akîdetü't-Tahâviyye
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Cehennem" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.