Ölünün Arkasından Ağlamak ve Yas Tutmanın Hükmü
Ölünün arkasından ağlamak ve yas tutmanın hükmü nedir? Gözyaşı, ağıt, yüksek sesle feryat, siyah giymek, yas günleri ve "ölü ağlanınca azap görür" hadisinin.
- Ağlamak ve duygunun meşruiyeti
- Nevh ve yasaklanan davranışlar
- "Ölü, ailesinin ağlamasıyla azap görür" hadisi
Ölünün arkasından sessizce ağlamak ve üzülmek caizdir; Peygamberimiz de oğlu İbrahim’in vefatında gözyaşı dökmüştür. Yasak olan, yüksek sesle feryat etmek, dövünmek, elbise yırtmak ve cahiliye ağıtlarıdır. Yas, eş için dört ay on gün, diğer yakınlar için en çok üç gündür.
Ağlamak ve duygunun meşruiyeti
İslam, ölüm karşısında duyulan üzüntüyü insani bir duygu olarak kabul eder. Enes b. Mâlik’ten rivayet edilen hadise göre Peygamberimiz, oğlu İbrahim’in vefatı sırasında onun yanında idi; gözlerinden yaşlar aktı. Abdurrahman b. Avf “Sen de mi ey Allah’ın Resûlü?” deyince, “Bu bir merhamettir” buyurdu. Sonra şöyle devam etti: “Göz yaşarır, kalp hüzünlenir; biz Rabbimizi razı edecek sözden başkasını söylemeyiz. Ey İbrahim! Senin ayrılığınla biz gerçekten hüzün içindeyiz” (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Fezâil). Bu hadis, ağlamanın günah olmadığını, merhamet ve sevgiden kaynaklandığını gösterir.
Sa’d b. Ubâde’nin hastalığında Peygamberimizin ağlaması ve “Allah gözyaşı ve kalp hüznü sebebiyle azap etmez; ancak şu (dil) sebebiyle azap eder veya merhamet eder” buyurması da aynı yöndedir (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Cenâiz). Yani yasaklanan, sesli feryat ve söz ile haksız şikâyet etmektir.
Nevh ve yasaklanan davranışlar
“Nevh”, ölü ardından yüksek sesle bağırarak ve dövünerek ağıt yakmak demektir. Cahiliye adetiydi ve İslam tarafından yasaklandı. Peygamberimiz şöyle buyurur: “Yüzlerine vuran, yakalarını yırtan ve cahiliye çağrısıyla bağıran bizden değildir” (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Îmân). Bir başka hadiste nevh yapan kadının tövbe etmeden ölmesi hâlinde kıyamet günü katrandan bir elbise ve uyuz gömleği giyeceği bildirilir (Müslim, Cenâiz).
Yasaklanan davranışlar şunlardır:
- Yüksek sesle bağırıp feryat etmek ve ölünün meziyetlerini abartarak sayıp ağıt yakmak.
- Yüze vurmak, saç yolmak, elbise yırtmak.
- Allah’ın kaderine isyan niteliğinde sözler söylemek.
- Dinen sabit olmayan yas gelenekleri (belirli gün sayısı boyunca sürekli yas ilanı, ağlayıcı kiralamak gibi).
“Ölü, ailesinin ağlamasıyla azap görür” hadisi
Hz. Ömer ve oğlu Abdullah’tan rivayet edilen hadiste “Ölü, yakınlarının ağlaması sebebiyle azap görür” buyrulur (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Cenâiz). Hz. Âişe bu hadisi duyunca şöyle demiştir: “Allah Ömer’e rahmet etsin. Peygamberimiz kâfir birinin ölümünde ailesinin onun için ağlaması sebebiyle azabının arttığını söylemişti. Sizin için Kur’an yeter: Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.” Bu itirazla Hz. Âişe, hadisin belirli bir olaya ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Âlimler bu hadisi şöyle yorumlar: Ölenin kendisi nevh yapılmasını vasiyet etmişse veya buna razı idiyse azap görür. Ya da ağlama sebebiyle ölünün üzülmesi, meleklerin ona “Sen böyle miydin?” diye azarlaması gibi yorumlar yapılmıştır. Ayrıca ayetteki “günahkâr başkasının günahını yüklenmez” ilkesi (En’âm, 6/164) esas alınarak hadis, yakınlarının ağlamasının doğrudan azaba sebep olmayacağı yönünde anlaşılır. Nevevî, Şerhu Müslim’de bu görüşü benimser.
Yas süresi ve yas tutan kişinin davranışı
Hadislere göre Müslüman kadın, kocası dışında hiçbir ölü için üç günden fazla yas tutmaz; kocası için ise dört ay on gün yas tutar (Buhârî, Cenâiz ve Talâk; Müslim, Talâk). Bu süre, kadının iddet beklemesiyle ilişkilidir; Bakara Suresi’nin 234. ayeti de bunu bildirir. Yas süresince kadın süslenmekten, güzel koku sürmekten ve evlenme teklifini kabulden kaçınır. Diğer yakınlar için yas süresi üç gündür.
Yas sırasında yapılması güzel olanlar: Sabır göstermek, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” demek (Bakara, 2/155-156), ölü için dua etmek, ona sevap bağışlamak, borçlarını ödemek ve vasiyetini yerine getirmek. Ayrıca yakınların yemek ihtiyacını gidermek için komşuların yemek göndermesi sünnettir (Ebû Dâvûd, Cenâiz; Tirmizî, Cenâiz): “Ca’fer ailesine yemek yapın; çünkü onları meşgul edecek bir şey geldi.”
Taziye ve moral desteği
Taziye, ölü sahibi yakınlara başsağlığı dilemek ve onları teselli etmektir. Peygamberimiz, “Kim musibete uğrayan bir kimseyi teselli ederse, onun mükâfatı gibi mükâfat alır” buyurmuştur (Tirmizî, Cenâiz; İbn Mâce, Cenâiz). Taziyede kullanılan güzel söz: “Allah sana sabır versin, ölünü rahmetiyle kuşatsın, ecrini artırsın.” Taziye üç günden fazla uzatılmaz; ancak gurbette olan veya haber almayan kimseler için sonradan yapılabilir.
Ölen kimse için yas tutarken umut kaybı yaşamamak gerekir. Mümin için ölüm, bir son değil; ahirete geçiştir. Bu bilinçle ölüm hakkında ayet ve hadisler yazısı okunabilir. Kaybedilen yakınlar için dua ve sevap bağışı hakkında ölülere sevap bağışlamak yazısına, çocuk kaybı için erken ölen çocukların ahiretteki durumu yazısına bakılabilir.
Yas ve ruh sağlığı
Yas, kaybın ardından yaşanan doğal bir süreçtir. İslam bu süreci bastırmayı değil, doğru kanalize etmeyi öğretir. Gözyaşı ve hüzün, kalbi rahatlatan meşru bir ifadedir. Çok uzun süren, günlük hayatı engelleyen yas hâlleri ise uzman desteği gerektirebilir. Bu bakımdan dinî sabır tavsiyeleri, tedaviyi ve psikolojik destek aramayı dışlamaz. Ayrıca yakınlarının yanında olmak, onlara yemek götürmek, ziyaret etmek ve dinlemek, Peygamberimizin öğrettiği toplumsal dayanışmanın parçasıdır. Çocuklara ölümün anlatılması ve yas sürecinin birlikte yaşanması da önemlidir. Ölümün hatırlatılması ile ilgili ayrıntı için ölüm hakkında ayet ve hadisler yazısı okunabilir.
Bu çerçevede yas, insani bir duygunun dinî terbiye ile ifadesidir ve Müslümanın sabır ve teslimiyetini yansıtır.
Yas dönemi için pratik öneriler
Yas dönemindeki aileye yemek götürmek, çocuklarla ilgilenmek, resmî işlerde yardımcı olmak, dua etmek ve dinlemek en değerli desteklerdir. “Başınız sağ olsun” yerine “Allah rahmet eylesin, sabır versin” gibi dilek cümleleri kullanılabilir. Yas sürecinin uzaması durumunda uzman desteği almak, dinî sabra aykırı değildir. Ayrıca ölenin hayırlarını anmak, güzel yönlerini yaşatmak ve onun adına hayır yapmak, yası ibadete dönüştürür. Bu konuda ölülere sevap bağışlamak yazısı da okunabilir.
Ölüm sonrası ve kabir hayatı için kabir hayatı ve ölümün hemen öncesindeki süreç için ölüm anı ve sekerat hâli yazıları da okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ölünün arkasından ağlamak caiz mi?
Evet. Sessizce gözyaşı dökmek ve üzülmek insani ve meşrudur. Peygamberimiz oğlu İbrahim’in vefatında gözyaşı dökmüştür. Yasak olan, yüksek sesle feryat, dövünme ve cahiliye âdeti ağıttır.
“Ölü, yakınlarının ağlaması sebebiyle azap görür” hadisi nasıl anlaşılır?
Âlimler bu hadisi, ölüsünün arkasından nevh yapılmasını vasiyet edenlere veya nevhe razı olanlara yorumlar. Hz. Âişe de hadisi başka bir olaya bağlayarak düzeltmiştir.
Yas süresi ne kadardır?
Eş için dört ay on gün (iddet), diğer yakınlar için üç gün yas tutulması hadisle bildirilir (Buhârî, Cenâiz). Bu süre içinde aşırı süs ve gösterişten kaçınmak esastır.
Siyah giymek yas için gerekli mi?
Hayır. Dinî bir gereklilik değildir. Yas elbisesi giymek, saç sakal uzatmak gibi uygulamalar gelenektir; dinen zorunlu veya sünnet değildir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Cenâiz; Müslim, Cenâiz; Tirmizî, Cenâiz; Nesâî, Cenâiz; İbn Mâce, Cenâiz; Nevevî, Şerhu Müslim; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nevh" ve "Yas" maddeleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Cenâiz
- Müslim, Cenâiz
- Tirmizî, Cenâiz
- Nesâî, Cenâiz
- İbn Mâce, Cenâiz
- Nevevî, Şerhu Müslim
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nevh" ve "Yas" maddeleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.