🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kabir Ziyareti Adabı: Ne Okunur, Nasıl Dua Edilir?

Ahiret, Kıyamet ve AlametleriGüncelleme: 9 Haziran 202610 dk okuma

Kabir ziyareti adabı nedir? Kabir ziyaretinin hükmü, selam verme, okunacak dua ve sureler, kadınların ziyareti, yasaklar ve ziyaretin hikmeti hakkında.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Ziyaretin hükmü
  • Ziyaret adabı
  • Okunacak dua ve zikirler

Kabir ziyareti sünnettir. Ziyaretin amacı ölümü ve ahireti hatırlamak ve ölüler için dua etmektir. Kabristanda selam verilir, dua ve istiğfar edilir, edebe uyulur. Ölüden yardım istemek, kabri tavaf etmek veya kabre secde etmek ise yasaktır.

Ziyaretin hükmü

İslam’ın ilk döneminde Peygamberimiz, putperestlik kalıntıları ve ağlama adetleri sebebiyle kabir ziyaretini yasaklamıştı. Daha sonra bu yasağı kaldırdı. Büreyde’den gelen hadiste şöyle buyurur: “Ben size kabir ziyaretini yasaklamıştım. Artık ziyaret edin. Çünkü o, ahireti hatırlatır” (Müslim, Cenâiz; Ebû Dâvûd, Cenâiz). Bir başka rivayette “Çünkü kabirler dünyadan soğutur ve ahireti hatırlatır” ifadesi geçer (İbn Mâce, Cenâiz). Bu hadisler ziyaretin ölümü hatırlatma hikmetine işaret eder.

Peygamberimizin annesinin kabrini ziyaret edip ağladığı, çevresindekileri de ağlattığı rivayet edilir (Müslim, Cenâiz). Ayrıca Bakî’ kabristanını ziyaret edip oradakiler için dua ettiği bilinir. Bu uygulamalar ziyaretin sünnet olduğunu gösterir.

Ziyaret adabı

  • Abdestli olmak ve temiz kıyafet: Zorunlu olmasa da güzel bir edeptir.
  • Selam vermek: Kabristana girerken selam öğretilen şekilde verilir.
  • Sessiz ve saygılı olmak: Yüksek sesle konuşmamak, gülmemek ve eğlenceli davranışlardan kaçınmak.
  • Kabirlere basmamak, üzerine oturmamak: Hadiste kabrin üzerine oturmak yasaklanmıştır (Müslim, Cenâiz).
  • Ayakkabılarla ilgili hükmü: Ebû Dâvûd’daki rivayette kabirler arasında ayakkabıyla yürüyen birine Peygamberimizin ayakkabılarını çıkarmasını söylediği bildirilir (Ebû Dâvûd, Cenâiz). Âlimler bunu edep ve temkine yorumlar; ayakkabıyla girmenin caiz olduğunu da söyleyen görüşler vardır.
  • Ağlayıp bağırmamak: Sessizce gözyaşı dökmek caizdir; feryat ve dövünmek yasaktır.

Okunacak dua ve zikirler

Müslim’de Hz. Âişe’den rivayet edilen duada Peygamberimiz şöyle selam vermeyi öğretmiştir: “Es-selâmü aleyküm ehle’d-diyâri mine’l-mü’minîne ve’l-müslimîn, ve innâ inşâallâhu bikum lâhikûn. Nes’elullâhe lenâ ve lekumü’l-âfiye.” (Ey bu yurdun mümin ve Müslüman halkı, selam sizin üzerinize olsun. İnşallah biz de size kavuşacağız. Allah’tan bizim ve sizin için afiyet dileriz.) (Müslim, Cenâiz). Bu, ziyaretin en sahih duasıdır.

Ölü için dua olarak “Allah’ım, onu bağışla, ona merhamet et” gibi dualar yapılır. Ayrıca bazı mezheplerde Fâtiha, İhlâs, Felak, Nâs ve Yâsîn surelerinin okunup sevabının ölüye bağışlanması uygulanır. Bu uygulama hakkında mezhepler arasında görüş farkı vardır: Hanefî ve Hanbelî mezheplerinin çoğunluğu caiz görür; Şâfiî mezhebinde dua ile birlikte yapılması şartıyla fayda umulur. Ayrıntı için ölülere sevap bağışlamak yazısı okunabilir.

Kadınların ziyareti

Hadislerde kabir ziyareti yapan kadınlara lanet edildiğine dair bir rivayet vardır (Tirmizî, Cenâiz; İbn Mâce, Cenâiz). Ancak bu hadis, ziyaretin serbest bırakılmasından önceki döneme ait ya da çok ziyaret eden ve aşırı ağlama yapan kadınlara yönelik olarak yorumlanmıştır. Hz. Âişe’nin Peygamberimize “Kabirleri ziyarette ne diyeyim?” diye sorması ve cevap alması, kadınların ziyaretine delil sayılır. Hanefî mezhebinin müteahhir âlimleri, ağlama ve edebe aykırı davranış olmaması şartıyla kadınların ziyaretini de caiz kabul etmiştir. Diyanet de aynı yaklaşımı benimser.

Yasak ve uygunsuz davranışlar

  • Kabirden yardım istemek: Ölüden şefaat veya medet ummak şirke yaklaştırır. Dua Allah’a yapılır.
  • Kabri tavaf etmek, secde etmek, adak adamak: Bunlar tevhide aykırıdır. Peygamberimiz kabirlerin mescit edinilmesine lanet etmiştir (Buhârî, Salât; Müslim, Mesâcid).
  • Kabir üzerine yapı yapmak, kandil yakmak: Müslim’de kabrin üzerinin sıvanması ve üzerine bina yapılması yasaklanmıştır (Müslim, Cenâiz).
  • Ağıt ve dövünme: Cahiliye âdetidir ve yasaktır. Yas konusu ölünün arkasından ağlamak ve yas tutmanın hükmü yazısında anlatılmıştır.
  • Yılın belirli günlerinde zorunlu ziyaret anlayışı: Dini bir zorunluluk değildir; ancak bayram ve cuma gibi günlerde ziyaret güzel bir gelenektir.

Ziyaretin hikmeti

Kabir ziyareti, kişinin dünyaya aşırı bağlanmasını engeller, ölümü hatırlatır, ölülere vefa borcunu ödemeyi sağlar. Peygamberimiz “Lezzetleri yok edeni, ölümü çok anın” buyurmuştur (Tirmizî, Zühd; Nesâî, Cenâiz). Mümin kabristanda hem geçmişlere dua eder hem kendi akıbetini düşünür. Ayrıca ziyaret, yaşayanlar için nasihattir. Defin sonrası uygulamalar için telkin vermek caiz mi? yazısı, kabirdeki süreçle ilgili kabir hayatı yazısı okunabilir. Ölüm ve kıyamet hazırlığı için ölüm hakkında ayet ve hadisler yazısı da faydalıdır.

Ziyarette niyet ve hatırlatmalar

Ziyaretin niyeti, ölüler için dua etmek ve kendi ölümünü hatırlamak olmalıdır. Ziyaret sırasında hurafelere kapılmak, kabir üzerine bez bağlamak, taş koymak veya adak adamak gibi uygulamalar dinî dayanak taşımaz. Ziyaret bir ibadet olarak görülmeli, kalbin yumuşaması ve ahiret bilincinin artması hedeflenmelidir. Çocukların da edebe uygun şekilde bu ortamla tanıştırılması, ölüm bilincini sağlıklı biçimde kazandırabilir. Ayrıca ziyaretin sıklığı konusunda bir sınır yoktur; her fırsatta, özellikle cuma, bayram ve mübarek günlerde yapılması güzeldir.

Özel zamanlarda ziyaret

Bayram arifesi, cuma günü, Kadir Gecesi ve Ramazan gibi mübarek zamanlarda kabir ziyareti toplumda yaygındır. Hadislerde belirli bir günün ziyaret için özel olarak tayin edildiğine dair sağlam bir dayanak yoktur; bu nedenle ziyaret her zaman yapılabilir. Cuma günü ziyaret konusunda bazı rivayetler zayıf kabul edilir. Önemli olan ziyaretin niyeti, edebi ve kalbin ahirete yönelmesidir. Ayrıca kabristanın temizliği, düzeni ve çevresine saygı da edebin parçasıdır; çöp bırakmak, ağaçlara zarar vermek veya gürültü yapmak uygun değildir.

Ziyaret sırasında okunan sureler ve dualar konusunda sahih sünnet, selam ve istiğfardır. Ek olarak Kur’an okumak mezheplere göre caiz kabul edilir. Fâtiha ve İhlâs gibi kısa surelerin sevabının bağışlanması yaygın uygulamadır.

Ziyaretin sonunda kabristandan ayrılırken de selam vermek ve ölüler için tekrar dua etmek güzel bir edep olarak kabul edilir.

Ziyaretçi, ölüm bilincini kalbine yerleştirerek ayrılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kabir ziyareti sünnet midir?

Evet. Peygamberimiz önce kabir ziyaretini yasaklamış, sonra serbest bırakmış ve “Kabirleri ziyaret edin; çünkü ölümü hatırlatır” buyurmuştur (Müslim, Cenâiz; Tirmizî, Cenâiz). Bu nedenle sünnet kabul edilir.

Kabirde ne okunur?

Selam verilir, ölü için dua ve istiğfar yapılır. Fâtiha, İhlâs, Yâsîn gibi surelerin okunup sevabının bağışlanması bazı mezhep ve fetva kurumlarınca caiz görülmüştür. Kur’an okuma konusunda mezheplerin görüşleri farklıdır.

Kadınlar kabir ziyaret edebilir mi?

Hanefî ve Şâfiî mezheplerinde görüşler farklı olsa da çoğunluk, ağlayıp bağırmamak ve edebe uymak şartıyla caiz görür. Hz. Âişe’nin ziyaret ettiği ve selam duasını öğrendiği rivayet edilir (Müslim, Cenâiz).

Kabirden yardım istemek caiz mi?

Hayır. Ölüden medet ummak, tevhid ilkesine aykırıdır. Kabirde yapılan ibadet Allah’a yönelik olmalı, ölüden bir şey istenmemelidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Müslim, Cenâiz; Ebû Dâvûd, Cenâiz; Tirmizî, Cenâiz; İbn Mâce, Cenâiz; Buhârî, Cenâiz; Nevevî, Riyâzü's-sâlihîn; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kabir ziyareti" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Müslim, Cenâiz
  2. Ebû Dâvûd, Cenâiz
  3. Tirmizî, Cenâiz
  4. İbn Mâce, Cenâiz
  5. Buhârî, Cenâiz
  6. Nevevî, Riyâzü's-sâlihîn
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kabir ziyareti" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.