🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kıyamet Ne Zaman Kopacak Kehanetlerine Dinî Bakış

Ahiret, Kıyamet ve AlametleriGüncelleme: 13 Ağustos 202610 dk okuma

Kıyamet ne zaman kopacak kehanetlerine dinî bakış nasıl olmalı? Tarih verme iddiaları, ebced hesapları, Mayalar ve benzeri kehanetlerin İslam açısından.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Gaybı yalnızca Allah bilir
  • Tarih verme girişimleri
  • Ebced hesapları ve harf yorumları

Kıyamet kehanetleri, İslam açısından gayb iddiası sayılır ve kabul edilmez. Kur’an kıyametin vaktini yalnızca Allah’ın bildiğini bildirir; ebced, yıldız falı veya yorumlanmış hesaplarla tarih vermek dinen dayanaktan yoksundur. Müslümanın görevi tarih aramak değil, hazırlıklı olmaktır.

Gaybı yalnızca Allah bilir

Kur’an gaybın bilgisini Allah’a ait kılar: “De ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilmez” (Neml, 27/65). En’âm Suresi’nin 59. ayetinde “Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez” buyrulur. Cin Suresi’nin 26-27. ayetleri ise Allah’ın gaybı hiç kimseye açmadığını, ancak razı olduğu elçiye dilediğini bildirdiğini söyler. Dolayısıyla peygamberler bile gaybı ancak vahiy yoluyla bilir.

Kıyamet vakti de bu gayb bilgisinin parçasıdır. Hz. Peygamber’e kıyametin zamanı sorulduğunda: “Bilgisi ancak Allah’ın katındadır” cevabı verilmiştir (A’râf, 7/187). Cebrail hadisinde de aynı cevap geçer. Bu çerçevede hiçbir kimsenin kıyametin tarihini bildiğini iddia etme hakkı yoktur. Bu konuya dair temel bilgiler kıyamet ne zaman kopacak? yazısında anlatılmıştır.

Tarih verme girişimleri

Tarih boyunca bazı kişi ve gruplar ahir zaman beklentisiyle kıyamet için tarihler belirlemiştir. Ortaçağ’da Hıristiyan âlemde, “bin yıl” yorumlarıyla belirlenmiş tarihler, 19. yüzyılda bazı mezhepsel hareketlerin açıkladığı tarihler, 20. ve 21. yüzyılda ise çeşitli televizyon vaizlerinin ilan ettiği tarihler gerçekleşmemiştir. Müslümanlar arasında da ebced hesabı, bazı ayetlerin harf sayıları veya “bin yıl” yorumları üzerinden tarih verme girişimleri olmuştur. Bu girişimlerin hiçbiri gerçekleşmediği için güvenilmez olduğu görülmüştür.

Mayalar takvimi gibi dış kaynaklı kehanetler de zaman zaman Müslümanlar arasında ilgi görmüştür. İslam bakış açısıyla bu tür kehanetlerin dinî temeli yoktur. Gaybı, ilahî vahiy dışındaki kaynaklardan öğrenme iddiaları reddedilir.

Ebced hesapları ve harf yorumları

Ebced, Arap alfabesindeki harflere sayı değeri verme sistemidir. Tarih düşürmede, şiirde ve edebi kullanımlarda yer almış olsa da, dinî hüküm veya gaybî bilgi kaynağı olarak kullanılması âlimlerce kabul edilmemiştir. Kur’an’ın hurûf-ı mukattaa (Elif-Lâm-Mîm gibi) başlangıçlarını tarih bulmak için kullanmaya çalışmak da dayanaksızdır. Bu harflerin anlamı konusunda müfessirler farklı görüşler belirtmiştir; ancak hiçbiri bunun kıyamet hesabı olduğunu söylememiştir.

Ayetlerdeki sayıları (örneğin “bin yıl”) sembolik anlamlarından koparıp matematiksel hesaplarla kıyamet tarihi bulmaya çalışmak da yöntemsel hatadır. Secde Suresi’nin 5. ayeti ve Hac Suresi’nin 47. ayeti, Allah katındaki günün bin yıl gibi olduğunu bildirir; bu, zamanın relatif olduğunu hatırlatır, bir takvim hesabı vermez.

Kâhin, falcı ve müneccim

Hadislerde kâhine gitmek, falcıya inanmak ve gaybi haberler almak yasaklanmıştır. Müslim’de “Kim bir arrâfa (falcıya) gidip ona bir şey sorarsa, kırk gün namazı kabul edilmez” buyrulur (Müslim, Selâm). Ebû Dâvûd’da kâhini tasdik edenin Muhammed’e indirileni inkâr ettiği bildirilir. Burada kastedilen, gayb iddia eden ve insanlara gelecekten haber verdiğini söyleyen kimselerdir.

Yıldızlara bakarak gelecek hakkında hüküm çıkarmak (astroloji), İslam âlimlerince reddedilmiştir. Gök cisimlerinin hareketlerinin ve mevsimlerin hesaplanması (astronomi) ise ibadet vakitleri ve takvim için faydalı bir ilim olarak kabul edilir. İkisi arasındaki fark, gayb iddiası taşıyıp taşımamasıdır.

Müminin tavrı

Kıyamet kehanetleri karşısında Müslümanın tavrı şu ilkelere dayanır: Gayb bilgisi Allah’a aittir; kehanetlere inanılmaz ve yayılmaz; sahih rivayetler dışında alametlerle ilgili iddialara temkinle yaklaşılır; korku ve panik yayan söylemlerden kaçınılır. Alametleri okuyan kişi, bunları hazırlığa vesile yapar. Kıyamet alametlerine dair sahih bilgiler için küçük alametler ve büyük alametler yazılarına, güncel olayları alamet sayma konusundaki temkine ise âhir zaman fitneleri yazısına bakılabilir.

Peygamberimizin kıyamet sorusuna “Ona ne hazırladın?” cevabı, tavrımızın temelidir (Buhârî, Edeb; Müslim, Birr). Her insan için ecel, bir bakıma kendi kıyametidir. Bu nedenle esas olan, kehanetlerle değil, ahlak ve amel ile hazırlanmaktır. Zamanın akışına dair diğer rivayetler için zamanın kısalması hadisi yazısı okunabilir.

Medya ve dijital çağda kehanetler

Günümüzde sosyal medya ve internet, kıyamet kehanetlerinin hızla yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Doğrulanmamış videolar, kaynağı belirsiz alıntılar ve sansasyonel başlıklar, çoğu kez insanları korkutarak ilgi çekmeyi hedefler. Müslüman kullanıcının bu durumda ilk görevi, kaynağı kontrol etmek ve sağlam hadis kitaplarına başvurmaktır. Peygamberimiz, “İşittiği her şeyi anlatması, kişiye yalan olarak yeter” buyurmuştur (Müslim, Mukaddime). Bu uyarı, dijital çağda paylaşım sorumluluğunu da kapsar. Din görevlileri ve eğitimciler, halkı bu konuda bilinçlendirmeli; kehanet söylemlerine karşı sağlam bilgiyi sunmalıdır.

Bilimsel tahmin ile gayb arasındaki fark

Bilim, gözlem ve verilere dayanarak gelecekte olabilecek olaylar hakkında tahminler yürütür: Hava durumu, deprem riski, iklim değişikliği veya astronomik olaylar gibi. Bu tahminler, sebeplere dayalı bilimsel çıkarımlardır ve gayb iddiası değildir. İslam bu tür bilgileri yasaklamaz; aksine kâinattaki kanunları incelemeyi teşvik eder. Gayb iddiası ise, hiçbir sebebe dayanmadan Allah’a özgü bilgiyi bildiğini söylemektir. Kıyamet tarihi bu ikinci türdendir. Bu fark, bilim ile din arasındaki sahte bir karşıtlık algısını da giderir.

Bununla birlikte, bilim insanları yıldızların ömrü veya evrenin geleceği hakkında tahmin yürüttüğünde bu tahminleri Kur’an’daki kıyamet haberiyle eşleştirmek de isabetsizdir. Kur’an’ın bildirdiği kıyamet, Allah’ın dilediği anda gerçekleşecek ilahî bir olaydır; bilimsel bir sonuç olarak değerlendirilemez.

Sonuç olarak İslam’ın kehanet karşısındaki tavrı nettir: Gayb Allah’a aittir, vahyin sınırları içinde kalınır, sansasyon yerine hazırlık esastır.

Sonuçta müminin yükümlülüğü kehanetleri değil, Kur’an ve sünneti esas alıp hazırlıklı yaşamaktır; Allah’ın dilediği vakit kıyamet gelecektir.

Bu ilkeler, hem dinî hem akli bir tavrın özetidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kıyamet için tarih vermek caiz midir?

Hayır. Kur’an ve hadisler kıyametin vaktini yalnızca Allah’ın bildiğini açıkça bildirir. Bu konuda tarih belirlemek gaybı bilme iddiasıdır ve dinen kabul edilemez.

Ebced hesaplarıyla kıyamet tarihi bulunabilir mi?

Ebced hesapları, harflere sayı değeri vererek yapılan hesaplardır ve ayet ya da hadislerde kıyamet tarihi bulmak için dayanak yoktur. Âlimler bu yöntemi temelsiz ve güvenilmez bulur.

Kehanet ve falcılık hakkında İslam ne der?

Hadislerde kâhine ve falcıya gidip onları tasdik etmek yasaktır. “Kim kâhine gidip söylediğini tasdik ederse Muhammed’e indirileni inkâr etmiştir” rivayeti vardır (Ebû Dâvûd, Tıb; Tirmizî, Tahâret).

Gelecek hakkında bilgi hiç mi yoktur?

Allah’ın peygamberlerine bildirdiği gaybî haberler (vahiy) ile sınırlıdır. Bunlar da kıyametin vaktini kapsamaz. Tecrübe, ilim ve planlama gibi çıkarımlar ise gayb değil, sebeplere dayalı tahminlerdir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Neml Suresi (27/65), En'âm Suresi (6/59), Cin Suresi (72/26-27), A'râf Suresi (7/187); Buhârî, Tevhîd ve Tefsîr; Müslim, Îmân; Ebû Dâvûd, Tıb; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kehânet" ve "Gayb" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Neml Suresi (27/65), En'âm Suresi (6/59), Cin Suresi (72/26-27), A'râf Suresi (7/187)
  2. Buhârî, Tevhîd ve Tefsîr
  3. Müslim, Îmân
  4. Ebû Dâvûd, Tıb
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kehânet" ve "Gayb" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.