Ahirette Allah’ı Görme ve Cennet Ehlinin En Büyük Nimeti
Ahirette Allah'ı görmek nedir? Rü'yetullah meselesinin ayet ve hadis delilleri, Ehl-i Sünnet ile Mu'tezile görüşü, dolunay hadisi ve cennet ehlinin en büyük.
- Meselenin tanımı
- Kur'an'daki deliller
- Hadislerdeki deliller
Ehl-i Sünnet’e göre cennet ehli ahirette Allah’ı görecektir. Bu, cennetin en büyük nimeti olarak kabul edilir. Dayanağı Kıyâme Suresi’nin 22-23. ayetleri ve dolunay hadisi gibi sahih rivayetlerdir. Görmenin keyfiyeti ise gayb olup Allah’a aittir.
Meselenin tanımı
Rü’yetullah, “Allah’ın görülmesi” demektir. Kelâm ilminde bu mesele, “Allah’ın ahirette gözle görülmesi mümkün müdür ve gerçekleşecek midir?” sorusu ekseninde ele alınır. Ehl-i Sünnet (Eş’arî ve Mâtürîdî) görmenin mümkün ve vâki olduğunu, Mu’tezile ve bazı Şia ve Havâric kolları ise imkânsız olduğunu savunur. Bu mesele itikat metinlerinin ana başlıklarındandır. Tahâvî’nin akîdesinde de “Cennet ehlinin Rablerini görmesi hak ve doğrudur; keyfiyetsiz ve sıfatı kavranmadan” ifadesi yer alır.
Görmenin gerçek mahiyeti hakkında “Allah’ın cismi, yönü veya mekânı yoktur” ilkesi korunur. Ehl-i Sünnet, görmeyi bu ilkelerle çelişmeyen, mahiyeti bilinmeyen bir lütuf olarak kabul eder.
Kur’an’daki deliller
- Kıyâme Suresi 22-23: “O gün bazı yüzler parlaktır; Rablerine bakıcıdırlar (nâzıra).” Ehl-i Sünnet müfessirleri, buradaki nâzıra kelimesini gözle bakma olarak yorumlar.
- Yûnus Suresi 26: “İyilik yapanlara daha güzeli (hüsnâ) ve ziyade vardır.” Hadiste “ziyade”nin Allah’ın yüzüne bakmak olduğu açıklanmıştır (Müslim, Îmân).
- Kāf Suresi 35: “Orada diledikleri her şey onlarındır; katımızda daha fazlası da vardır.” Bu “daha fazla” ifadesi de rü’yetullah olarak yorumlanır.
- Mutaffifîn Suresi 15: Kâfirlerin Rablerinden perdeleneceği bildirilir. Bu ifade, müminlerin perdelenmeyeceği, yani görmeyle şereflenebileceği şeklinde yorumlanır.
Mu’tezile’nin dayandığı ayet ise A’râf Suresi’nin 143. ayeti ve En’âm Suresi’nin 103. ayetidir: “Gözler O’nu idrak edemez, fakat O gözleri idrak eder.” Ehl-i Sünnet bu ayeti, görmenin değil, kuşatmanın (idrak) reddi olarak yorumlar: Gözler O’nu tamamıyla kuşatamaz. Bu ayrım kelâmî yorumun temelidir.
Hadislerdeki deliller
Cerîr b. Abdillah’tan rivayet edilen meşhur hadise göre bir gece dolunay vardı. Peygamberimiz aya baktı ve şöyle buyurdu: “Siz Rabbinizi şu ay’ı gördüğünüz gibi göreceksiniz; O’nu görmekte sıkıntı çekmeyeceksiniz” (Buhârî, Mevâkît ve Tevhîd; Müslim, Mesâcid). Buradaki benzetme, Allah’ı aya benzetmek değil, görmeyi aya bakmaya benzetmektir (“tşbîh-i rü’yet”); yani görmenin açık ve şüphesiz olduğunu anlatır. Hadis, mütevâtir derecede sahih kabul edilir.
Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre’den gelen uzun hadiste, bulutsuz günde güneş ve ayı görmede sıkıntı çekilmediği gibi, kıyamette Allah’ı görmede de sıkıntı olmayacağı bildirilir (Buhârî, Tevhîd; Müslim, Îmân). Ayrıca Suheyb’den gelen hadise göre cennet ehli cennete girdikten sonra Allah onlara “Daha bir şey ister misiniz?” diye sorar. Perdeyi kaldırır ve Rablerine bakmaktan daha sevimli bir şey verilmemiş olurlar (Müslim, Îmân). Bu hadis, görmenin cennetin en büyük nimeti olduğunu bildirir.
Dünyadaki durum
Dünyada Allah’ın gözle görülmesi mümkün değildir. Mûsâ aleyhisselam, “Rabbim, bana kendini göster, sana bakayım” deyince Allah, “Beni asla göremezsin; fakat şu dağa bak. Eğer yerinde durursa sen de beni göreceksin” buyurur. Allah dağa tecelli edince dağ paramparça olur, Mûsâ bayılır (A’râf, 7/143). Bu ayet, dünyadaki gözün ve varlığın Allah’ın tecellisini taşıyamayacağını gösterir.
Mi’rac hadisesinde Peygamberimizin Allah’ı gördüğü konusu ise sahabe arasında tartışılmıştır. Hz. Âişe görmediğini söylerken, İbn Abbas gönül gözüyle veya göz gözüyle gördüğünü ifade etmiştir (Müslim, Îmân). Çoğunluk bu rivayetleri farklı biçimlerde birleştirmiş; kesin hüküm vermekten kaçınmıştır.
Cennet ehlinin en büyük nimeti
Cennet nimetleri arasında maddi ve manevi pek çok ikram vardır. Ancak sahih rivayetler, Allah’ı görmenin ve O’nun rızasının bunların hepsinden üstün olduğunu bildirir. Bu konu Cennette Allah’ın rızası: en büyük mükâfat yazısıyla birlikte düşünülmelidir. Cennet nimetlerinin genel tasviri için cennet nimetleri, cennet dereceleri için cennetin dereceleri yazıları faydalıdır.
Bazı rivayetlerde cennet ehlinin Allah’ı her cuma günü görecekleri (Tirmizî, Sıfatü’l-cenne) ve sabah-akşam göreceği söylenir; bu rivayetler senet bakımından tartışmalı olup, ayrıntılar kesin kabul edilmemelidir. Müminin hedefi, bu nimete layık olmak için iman ve salih amelde sebat etmektir.
Bu inancın ibadet hayatına yansıması
Allah’ı görme umudu, müminin ibadetteki ihsan bilincini besler. Sabah ve ikindi namazlarının faziletini anlatan hadiste, bu iki namazı koruyanın Allah’ı göreceği müjdelenir: “Siz Rabbinizi bu ayı görür gibi göreceksiniz. Eğer güneşin doğmasından ve batmasından önce kılınan namazlarınızı terk etmemeye gücünüz yeterse öyle yapın” (Buhârî, Mevâkît; Müslim, Mesâcid). Bu rivayet, namazın ahiretteki bu büyük nimetle ilişkisini gösterir. Namaz konusunda ahirette ilk hesaba çekilecek amel: namaz yazısı da ilgilidir.
Kelâm tarihinde tartışma
Rü’yetullah meselesi Mu’tezile ile Ehl-i Sünnet arasındaki en belirgin kelâmî ayrılıklardan biridir. Mu’tezile, tenzih ilkesini aşırı vurgulayarak Allah’ın görülmesini mümkün görmemiş ve ilgili ayetleri te’vil etmiştir. Eş’arî, nakle dayanan bir delilin sabit olduğunu, görmenin ise akli bakımdan mümkün olduğunu savunmuştur. Mâtürîdî ise görmenin “keyfiyetsiz” yani bir yön, mekân ve kuşatma olmaksızın gerçekleşeceğini söylemiştir. Bu yaklaşım Ehl-i Sünnet’in tenzih ve tecsim arasında orta yolu ifade eder. Rü’yetullah, ahirette Allah’ın rızasına ermenin zirvesi olarak cennet nimetlerinin da tamamlayıcısıdır.
Sonuç
Rü’yetullah, Ehl-i Sünnet’in ahiret anlayışının zirve noktasıdır. Müminin bu umutla yaşaması, ibadetini ve ahlakını güzelleştirir. Ancak bu konu, tartışma ve mezhep çekişmesi için değil, Allah’a duyulan özlemin bir ifadesi olarak anlaşılmalıdır. Peygamberimiz şöyle dua ederdi: “Allah’ım, senin yüzüne bakmanın lezzetini ve sana kavuşma özlemini isterim” (Nesâî, Sehv; Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu dua, mümin kalbinin en yüce arzusunu dile getirir ve rü’yetullahın duygusal boyutunu gösterir.
Bu müjde, müminin dünya sıkıntılarına sabrını ve ibadetteki gayretini artırır.
Allah’ı görme nimeti, ibadetin ve ihsanın zirvesidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Cennette Allah görülecek mi?
Ehl-i Sünnet’e göre evet. Kıyâme Suresi’nin 22-23. ayetinde bazı yüzlerin Rablerine baktığı bildirilir. Sahih hadislerde de müminlerin Rablerini dolunayı görür gibi göreceği belirtilir.
Dolunay hadisi nedir?
Buhârî ve Müslim’de geçen rivayette Peygamberimiz, ashabıyla birlikte dolunaya bakarak, “Siz Rabbinizi bu ay’ı görür gibi göreceksiniz; onu görmekte sıkıntı çekmeyeceksiniz” buyurur. Benzetme, görmeyi değil, açıklığı anlatır.
Mu’tezile neden rü’yetullahı kabul etmez?
Mu’tezile, Allah’ın bir yönde veya mekânda olmadığını, bu nedenle görülemeyeceğini savunur. Ehl-i Sünnet ise görmenin keyfiyetini bilmeden nakle iman eder.
Dünyada Allah’ı görmek mümkün mü?
Hadislere ve ayete göre dünyada gözle Allah görülmez. Mûsâ’nın talebine “Beni göremezsin” cevabı verilmiştir (A’râf, 7/143). Ahiretteki görme, Allah’ın lütfuyla gerçekleşir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Kıyâme Suresi (75/22-23), Yûnus Suresi (10/26), Kāf Suresi (50/35), Mutaffifîn Suresi (83/15); Buhârî, Mevâkît ve Tevhîd; Müslim, Îmân ve Mesâcid; Taberî, Câmiu'l-beyân; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Rü'yetullah" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Kıyâme Suresi (75/22-23), Yûnus Suresi (10/26), Kāf Suresi (50/35), Mutaffifîn Suresi (83/15)
- Buhârî, Mevâkît ve Tevhîd
- Müslim, Îmân ve Mesâcid
- Taberî, Câmiu'l-beyân
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Rü'yetullah" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.